üstad Necip Fazildan...

16.295 görüntülenme · 144 yanıt

Paylaş:
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#41
nihalimAğlayamayan, anlayamayan, yumruğunu sıkamayan insandan iğreniyorum!...

Necip Fazıl Kısakürek

Selamünaleyküm...kardeşim ALLAH c.c. razı olsun...Necip Fazıl Kısakürek'in 25. vefat yıl dönümü...emeğinize sağlık güzel bir paylaşım...biraz katkıda bulunmak istedim izinsiz oldu kusura bakmayın...selam ve dua ile...



ve aleyküm selam...RABBİM cümlemizden razı olsun...katkılarınız için teşekkürler...çok iyi oldu....RABBE emanetsiniz....selam ve dua ile.......
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#42
GÖNLÜM UÇMAK DİLERKEN SEMAVİ ÜLKELERE ;

AYAĞIM TAKILIYOR YERDE Kİ GÖLGELERE...

nfk
kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#43
bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez,
eşten,dostan,sevgiliden ayrılmadan geçilmez..........

nfk....Allahcc razı olsun GÖNÜLDAŞLAR...BESMELE...SELAM...DUA...
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#44
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?

nfk

kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#45
......
Ali Osman meçhul bir arkadaşa sahiptir. Sanki kendi gölgesi gibi onu takip etmektedir. Ali Osman o gölgeye “Gönüldaş” adını takmıştır. Evet tahmin ettiğiniz gibi bu tabir de bir Necip Fazıl tabiridir. Güzel tabir…

GÖNÜLDAŞ- Üstad’ı okurken en çok neye dikkat edersin?

A.OSMAN- Zevke… O’nu okurken, en içtimai konurları bile öyle bir dille anlatıyor ki, harika. Ayrıca herkesin kendisini anlama derdinde değil. Kim ne der umurunda değil, inanıyor ve yazıyor. Sen ne düşünürsen düşün, inandığı şey için kalemini kılıç gibi kullanabiliyor. Kimini okşuyor, kimini çiziyor. Beğenilmek derdi yok, dava büyük.

Ha! Geçen bir kitabını okurken kitap kapağındaki resme gözüm takıldı.

GÖNÜLDAŞ- Her kitabında zaten resmi var.

A.OSMAN- Yok, öyle değil, resimden ziyade “gözlerine” dikkat ettim. Yıllardır aynı resimleri görmeme rağmen, O’nun gözlerinde hiç bu manayı sezmemiştim.

GÖNÜLDAŞ- Nasıl bir mana? Gözlerdeki mananın şerhini bekliyorum!

A.OSMAN- Evet, şerh, fertten ferde değişen anlayış “yorum”.

GÖNÜLDAŞ- Her neyse, yorum, şerh, tabir ne kabul edersen, seni bekliyorum!

A.OSMAN- Bu resim hayatının son yıllarlındaki hallerini gösteren vesikalık bir fotoğraf. O gözler, ah o gözler… Bir ömür evet, dopdolu yaşanan, çileyle yumak yumak örülmüş bir hayat ve o gözler… Derin gözler, fikir fışkıran “sana bakıyorum, anla beni!” diyen gözler…

GÖNÜLDAŞ- Yine duygulandın, gözlerin buğulandı. İstersen devam etme, burada keselim.

A.OSMAN- Hayır, hayır! O’nun gözünün derinliklerine bakmadan onu anladığını söyleyenlere söyleyeceklerim var! "Üstad, Üstad" diyen papağanlar acaba onu anlayabilmişler miydi? O’nu kendi ucuz ve basit fikirlerine alet etmek isteyenler, “açık gözler” herhalde anlayamamışlardır.

GÖNÜLDAŞ- Taş kime?

A.OSMAN- Yarası olan gocunur. Sözlerimi üzerine alan varsa, niye alınıyorsun demem. Üstad, basit işlerin, dünyalık-süfli endişelerin adamı değildi. Yetmişdokuz yıl hayat süren merhum zat, ömrünün kırkbeş yılını “çile” çekmekle geçirmiştir.

GÖNÜLDAŞ- “Çile" tabirini açalım...

A.OSMAN- Pek tabii. Necip Fazıl’ın çilesi arabesk, sulandırılmış bir çile değildi, fikir çilesiydi. Hiçbir zaman zorluklar, belalar karşısında salya-sümük ağlamadı. Romantik bir mizaca sahip ve aynı zamanda idealist idi.

GÖNÜLDAŞ- Aynı zamanda realist, üçü bir arada; romantizm, idealizm, realizm…

A.OSMAN- Evet, evet. Nakşi sırrıydı kavgası. Halk içinde Hak ile beraber idi. Bir yandan manevi yolda ilerlerken zahiri mücadelede de öncü rolünü oynadı. Düşünebiliyor musun, “İman ve İslam Atlası” ismindeki şaheserini hapishanede yazmıştır. Kabuğuna çekilmeyi marifet sayanlardan değildi. Kamil insan’ın “manzur-u nazar-ı piran-ı kiram’ın eteklerine yapıştı. Ağladı, Üstad çok ağladı.

GÖNÜLDAŞ- Sözlerin çelişkilerle dolu Ali Osman. Az önce hiç ağlamadı diyordun, şimdi ise çok ağladı diyorsun.

A.OSMAN- Sözümü bitirmedim ki! Üstad nefsi için, iç temizliğini kısaca “Allah için” ağladı, düşmanlarından korktuğu için değil. Aksine onlarla her sahada mücadele etti. Adam yerine koymadı onları, tahkir etti. “Kibirliye kibir etmek sadakadır” ölçüsü gereğince başı her zaman dik idi.

GÖNÜLDAŞ- Bazıları Üstad’a “kibirli” diyor. Sen ne diyorsun?

A.OSMAN- Evet, kibirliydi ama kime karşı? Kafirlere karşı, Müslüman’a karşı değil. “İçinde bir damla kibir bulunan cennete giremez” ölçüsü ortadayken O’na kibirli deyip, kestirip atmak, insafa ve izana sığmaz. Konferanslarının kalabalık olmasını istemiş, alkışı severmiş, konvoyla karşılanmak istermiş vesaire iddialar var. Bütün bunlar “gözdağı ve gövde gösterisi” olarak algılanmıyor da “kibir” olarak tefsir ediliyor ne yazık ki.

GÖNÜLDAŞ- Yani…

A.OSMAN- Yanisi şu: Üstad’ın kibri “müsbet kibir” idi. Allah’tan gayrısına itibar etmezdi. Evliya ulularından birinin dediği gibi müsbet kibir insanı “fena” mertebesine ulaştırır.

GÖNÜLDAŞ- “Fena” mertebesi dedin de, Üstad’ın tasavvuf takipçilerinden, sofilerden bekledikleri neydi? Kusura bakma, daldan dala atlıyorum ama bilinmesi gerekir diye düşünüyorum.

A.OSMAN- Laf lafı açıyor, önemli değil. Üstad, bence sofileri bulundukları noktadan “zıplatmayı” denemiştir. “Başbuğ Velilerden 33” müellifi ile “ideolocya örgüsü” müellifi aynı zatı muhteremdir. Yani bir yanda Allah’a erme ve olgunlaşma yolunun incilerini anlatan kitap, diğer yanda da yaşadığımız dünyaya mutlak saadeti sağlayacak devlet bilgilerini veren kitap...
kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#46
...Yukardan devam...

GÖNÜLDAŞ- Madde ve mana iç içe, harmanlanmış halde…

A.OSMAN- Aslında madde diye bir şey de yok zaten. Her şey manadan ibaret. Madde olarak gördüğümüz her şey yok, hissettiğimiz her mana ise hakiki anlamda “var”. “Hiç ölmeyecek gibi bu dünya, yarın ölecek gibi ahiret için” ölçüsünde bile bu dünya için çalışma, nihayetinde “öteki dünya”yı hedeflemektedir. Her şey ölüm sonrası gerçek hayat için, gerisi boş…

GÖNÜLDAŞ- Senin en çok bu huyunu sevmiyorum Ali Osman. Çok çabuk duygulanıyorsun, hemen sözlerin titriyor.

A.OSMAN- “Ağlamayı bilmeyen, düşünmeyi de bilmez” gönüldaş. Önderimiz niye ağladıysa biz de onun için ağlarız. Sulu göz değiliz, ama gözyaşları kalpleri yıkar, temizler. Çok günah işlediği halde başına hiç bela gelmeyen birisi bu konuyu vurgulayınca şu ilahi ikazı alıyor: “Biz ondan gözyaşını kaldırdık, yetmez mi?” Daha önce de belirttiğim gibi “kafire karşı hiddetli, mümine karşı şefkatli” hikmeti de bu hususu işaret ediyor.

GÖNÜLDAŞ- Anladım, konumuza dönersek, sofiler ve Üstad…

A.OSMAN- Öncelikle şunu belirteyim: Üstad’ın gerçek şahsiyeti kendi milletinden gizlenmiştir. Gelelim sofi-üstad meselesine: Tasavvuf dergahı “miskinler tekkesi” diye istihza ile anılırken “kaba softa-ham yobaz” tipi arasından hakiki sofiyi bulmak güçleşti. Üstad’ın ve kitaplarının sofilerce tanınması engellendi. Necip Fazıl denince akla sadece “çile” adlı şiir kitabı geldi. Bu kitaptaki şiirleri de anlayışsızca-idraksizce okudular.

GÖNÜLDAŞ- Üstad’ın tanınması engellendiyse bunda sofinin suçu ne?

A.OSMAN- Sofi suçludur! Aramamış, araştırmamış, okumamış, okutmamış, kolaycılığı seçmiştir. Sofiler, hele hacegan yolunun takipçileri Üstad’ın kitaplarını mutlaka okumalıdırlar. Şuurlu her sofinin okuması gereken “Rabıta-i Şerife, Başbuğ Velilerden 33, Veliler Ordusundan 333, O ve Ben, Tasavvuf Bahçeleri” gibi kitaplar derlenmiş, toparlanmış birer kaynak, birer hazinedirler.

GÖNÜLDAŞ- Peki sofileri zıplatabildin mi Üstad? Hiç öyle görünmüyor da.

A.OSMAN- Üstad ölmedi Gönüldaş. Çok klasik bir laf oldu, ama gerçekten öyle. O’nun zamanında zıplamamış, zıplayamamış olabilirler. Ama “sen ve ben” varız ve yeteriz. “Kim var?” Sorusuna sağa sola bakmadan “ben varım!” diyenler yeter. Hakikat her zaman “çok”tan yana olmaz.

GÖNÜLDAŞ- Evet ama…

A.OSMAN- Aması ne? Meğer ki "ben" varım, hiçbir şey yok o halde. İlla kelle sayısı mı istiyorsun? Hiçbir güç sayı çokluğu sebebiyle galip gelmediği gibi, azlık sebebiyle de yenilmemiştir. 'Düşünen insan’ı yakala ve doğru düşünmeyi öğret, yeter. “Her hakikate bir sahtesi musallat olur” hikmeti gereğince sahte mürşidler, sahte sofiler de bulunacaktır. Bunların terakki göstermesi asla mümkün değildir. Samimi olanlar Üstad’ın çağrısına “evet” derken, samimiyetsizler zırlamaya ve ticaretlerine devam edegeleceklerdir.

GÖNÜLDAŞ- Üstad’ın gözlerinden nerelere geldik!

A.OSMAN- Bunlar o gözlerle alakalı da ondan. Üstad yıllarca o mana ile baktı. O’nu anlayanları tenzih ederim, maalesef çoğunluk anlamadı, anlayamadı.

GÖNÜLDAŞ- Bu kadar muhabbet yeter sanırım. Gene görüşürüz Ali Osman.

A. OSMAN- Yetmez, ama yoruldum. Aniden gelme, haber ver, hazırlanayım.

ALININTI...
Allahcc yar ve yardımcınız olsun...
BESMELE...SELAM...DUA...
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#47
RABBİM razı olsun gönüldaşım,
emeğine sağlık...
güzel bir katkıydı..devamını beklerim inşaALLAH..
selam ve dua ile..
ALLAHA emanetsin..
ismaile

ismaile

Mübarek Üye · 1.872 mesaj

#48
emeğinize sağlık hayırlı paylaşımlar
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#49
ismaileemeğinize sağlık hayırlı paylaşımlar


ALLAH razı olsun...
selam ve dua ile..
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#50
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#51
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#52
odtulu.seyma

odtulu.seyma

Mübarek Üye · 686 mesaj

#53
Uyan yarim, uyan, söndü yıldızlar,
Gün, karşı tepeden doğmak üzredir.
Her sabah güneşi seyreden kızlar,
Mahmur gözlerini oğmak üzredir.

Uyan yarim, sesler geldi derinden,
Karanlık oynadı, koptu yerinden;
İlk ışık, kapının eşiklerinden,
Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir.

Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık,
Baygın gözlerimi aldı aydınlık,
İçimde tıkandı, kaldı ayrılık,
Bu aydınlık beni boğmak üzredir.

NECİP FAZIL KISAKÜREK
Guo1903

Guo1903

Mübarek Üye · 2.657 mesaj

#54
Guo1903

Guo1903

Mübarek Üye · 2.657 mesaj

#55
YaralıGönül

YaralıGönül

Mübarek Üye · 1.053 mesaj

#56
Maşallah. elinize , yüreğinize sağlık kardeşlerim.
üsdat dan ne güzel dörtlükler.
selam ve dua ile...
yarensin

yarensin

Mübarek Üye · 978 mesaj

#57
emeğinize sağlık harika olmuş...
Guo1903

Guo1903

Mübarek Üye · 2.657 mesaj

#58
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#59
odtulu.seyma, post: 1052919, member: 60957Uyan yarim, uyan, söndü yıldızlar,
Gün, karşı tepeden doğmak üzredir.
Her sabah güneşi seyreden kızlar,
Mahmur gözlerini oğmak üzredir.

Uyan yarim, sesler geldi derinden,
Karanlık oynadı, koptu yerinden;
İlk ışık, kapının eşiklerinden,
Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir.

Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık,
Baygın gözlerimi aldı aydınlık,
İçimde tıkandı, kaldı ayrılık,
Bu aydınlık beni boğmak üzredir.

NECİP FAZIL KISAKÜREK


fotocuMaşallah. elinize , yüreğinize sağlık kardeşlerim.
üsdat dan ne güzel dörtlükler.
selam ve dua ile...


yarensinemeğinize sağlık harika olmuş...


RABBİM razı olsun..
katkılarınız için teşekkür ederim katkılarınız için...
ALLAHA emanetsiniz..selam ve dua ile..
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#60
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.