Kur'ân-ı Kerim okumak
Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
''Bana, ümmetimin günahları arzedildi. Kur'ân-ı Kerim'den bir sûreyi, önce öğrendiği halde, bilâhere unutan kimsenin günahından daha büyüğünü görmedim.'' (Ebu Davud, Tirmizi)
Medineli Hacı Osman şöyle söylemiştir:
''Kur'ân-ı Kerim okumak gibi insanı Allah'a götürecek hiçbir ibadet yoktur. Ne kadar çok okursan o kadar büyük bir ibadet yapmış ve Allah'a yaklaşmış olursun.
Asr-ı Saadette Ashab-ı Kiram Kur'ân-ı ezberlediler, okudular, okuttular. Onlardan sonra gelen ikinci asrın müslümanları daha çok hafız yetiştirdiler. Bu durum kıyamete kadar devam edecektir.''
Mevlânâ şöyle söylemiştir:
Kur'ân-ı Kerim, Peygamberlerin hâl ve evsafıdır. Kur'ân-ı Kerim'i huşû ile okuyup tatbik edersen, kendini Peygamberler ile, veliler ile görüşmüş farzet! Peygamber kıssalarını okudukça ten kafesi, can kuşuna dar gelmeye başlar!
Biz bu ten kafesinden ancak bu vâsıta ile kurtulduk. O kafesten halâs olmak için, bu yoldan yani tevhid tarikından başka çâre yoktur.
Kim benim zikrimden (Kur'ân'dan ve Allah'ı anmaktan) yüz çevirirse, şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak...'' (Tâhâ, 124)
Allah'ın Kitabını okumaya devam edenler, namaz kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarfedenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler.'' (Fatır, 29)
Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
''Kur'ân-ı hafız olmayarak kendisine zor geldiği halde taahhüd edip çalışarak okuyan kimsenin meseli ise, ona iki ecir vardır.''
Bir Allah dostu şöyle demiştir:
İnsanoğlu Kur'ân-ı okuduktan sonra günah ile karışık hareketlerde bulunur, sonra dönüp yine de Kur'ân'ı okursa, kendisine (Allah tarafından) denilir ki:
''Sen nerede Benim Kelâmım nerede?''
Kur'ân Okumanın Âdâbı
Kur'ân okurken abdestli olmak,
Okumaya müsaid, temiz bir yer seçmek,
Namaz dışında da olsa kıbleye dönmek,
Edep ile diz çöküp öyle okumak,
Okumaya istiâze (eûzü billahi...) ile besmele çekerek başlamak,
Yalnız başına okurken de hocamızın karşısında oturuyormuş gibi edep ile oturmak,
Kur'ân'ın mânâsını düşünerek ve anlayarak okumak,
Güzel sesle okumaya çalışmak, teganni ile (şarkı gibi) okumamak,
Namazda okunan sûre ve dûaları düzgün bir şekilde ezberlemek,
Kur'ân okurken düzgün okumakla birlikte bize emredildiği gibi yaşamayı arzu ve niyet ederek okumak,
Sûreleri birbirinden ayırarak okumak,
Allah'ın huzurunda olduğunu düşünerek dünya gailesinden uzak olmak,
Tertîl ile tane tane okumak,
Kur'ân'ı tekrar tekrar okumak, hatim edince yeniden başlamak gerekir.
Önce kendimiz Kur'ân okumayı öğrenmeli, namaz içinde okunacak sûre ve dûaları ezberlemeli ve çocuklarımıza da okutup ezberletmeliyiz.
Hasan Basrî (r.a.) şöyle söyler:
Allah'a yemin ederim ki, Kur'ân'dan daha üstün bir zenginlik olmadığı gibi, ondan mahrum olmaktan da daha fakirlik yoktur.
Kaynak: İnsan ve Huzur (Allah dostlarından tavsiyeler)
YÂ RAB, KUSURUMUZU AFFET.BİZİ,KENDİNE KUL KABUL ET.EMANETİNİ KABZETMEK ZAMANINA KADAR BİZİ EMANETTE EMİN KIL.AMİN...
SAİD NURSİ