insanlar maden gibidir

1.207 görüntülenme · 2 yanıt

Paylaş:
suaranur

suaranur

Üye · 44 mesaj

#1
İnsanlar Madenler Gibidir

Geleceğin terbiyecileri de, yine Buhâri ve Müslim’in rivayet ettikleri şu hadîs üzerinde çalışmalar yapmalıdırlar. Allah Resûlü buyuruyor:

الناس مَعادِنُ كمعادن الفضة والذهب. خيارهم في الجاهلية خيارهم في الإسلام إذا فقهوا

“İnsanlar, aynen altın ve gümüş madenlerine benzerler. Cahiliyede hayırlı olanları, İslâm’a girip onda derinleşip, (onu hazmettiklerinde) yine en hayırlıdırlar.” [1]

Bu ifadeleriyle Efendimiz, sanki bütün pedagog ve psikologları önüne alıyor, onlara şu dersi veriyor:

İnsanları terbiyede, onların karakterlerini tesbit çok mühimdir. Fizyonomileri, insanların ruh dünyalarını ele verir. Öyleyse evvela, her insanın ruh dünyası anlaşılmalı, daha sonra da her insan eritilebileceği potaya konarak eritilmelidir. Terbiye, bir mânâda ona şekil vermektir. Şekil vermek ise, ancak o insanın belli bir potada eritilebilmesiyle mümkündür.

Bilmeden, gelişigüzel yapılmak istenen terbiyenin, hiçbir faydası olmayacağı gibi, büyük zararlara da yol açabilir. Onun için Allah (cc) bu işin başını çeken Zat’a şöyle buyurmaktadır:

قُلْ هَـذِهِ سَبِيلِي أَدْعُو إِلَى الله عَلَى بَصِيرَةٍ أَنَاْ وَمَنِ اتَّبَعَنِي

“De ki: Bu benim yolumdur. Ben ve bana tâbi olanlar, insanları basiretle Allah’a davet ederiz” (Yûsuf, 12/108).

Evet, bir dava ve düşünceye davet, basiretle olmalıdır. Basiret, yapılan işin; bilerek, kime, neye, ne ölçüde davette bulunulacaksa, bunun belli bir şuurla yapılmasıdır.

Demek oluyor ki, Allah Resûlü, davetde kendisine şuur yolunu seçmekte, ümmetine de böyle bir yolu yeğlemekte, zaten bunu emreden de, doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk’ın kendisidir.

Kim, kaç derece hararetle erir, özünü bulur; kim, hangi potada ele alınır; kim, nerede imbiklere atılır; kime mekikler nasıl gider-gelir; bunlar ancak basiretle keşfedilip bilinebilecek şeylerdir.

Cahiliye devrinde, o günün insanları içinde, şuurlu, basiretli, hakperest ve insaflı olanlar, gözleri hak ve hakikate açılıp İslâm’ı anladıktan ve anlayış itibarıyla hakikate uyandıktan sonra da yine en hayırlılardan oldular. Zira, altın, potadan geçtikten sonra yine altın, gümüş ve bakır da, potadan geçtikten sonra yine gümüş, yine bakırdır; ve asla başka madene dönüşmezler. Cahiliye devrinde madeni altın olanlar, İslâm’a geçtiklerinde yine altın olacaklardır; fakat bir şartla ki, اِذَا فَقُهُوا ifadesi bunu anlatmaktadır. Dinde fakihleşmeleri, derinleşmeleri kaydıyla...

Onların bu hâle gelebilmesi için de, elbette bir muallimin, bir mürşidin ve bir mânâda bir kimyagerin onlara el atıp, potalarda eritmesi gerekmektedir. Evet, onların vicdanlarına İslâm’ı üflemek, ancak bu şekilde mümkündür; onlar da, fıkha ancak bu şekilde ulaşırlar.

[1] Buhârî, Menakıb, 1; Müslim, Birr, 160; Müsned, 2/539
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#2
Selamün Aleyküm..
Allah razı olsun, emeğinize sağlık..
Hadisin şerhi günümüz için, insanların eğitilmesinde yol gösterici bilgiler içeriyordu.. Bilhassa pedagogların ve eğitimcilerin, bu hadis ışığında metotlar geliştirmeleri, Rabbimizin de razı olacağı sonucu getirecektir inşallah.. Günümüzde, Batılı araştırmacıların yöntemleri kayıtsız-şartsız kabul edilmekte, yetiştirme ve eğitimde İslami hassasiyetler, tavsiyeler ve kaynaklar ise göz ardı edilmektedir..
Oysa ki kişi için aslolan uhrevi alemi kazanmaktır.. İnsan, sadece bu dünyaya göre yetiştirilmemelidir..İnsanın aslında ahiret için yaratılmış olduğu gerçeği unutulmadan, İslam'ın nurunda ''yoğrulmalıdır'' insan... Şüphesiz bu dünyada gümüş olan ahirette de gümüş olacaktır.. Sadece cahiliyeden hidayete geçerken değil; bu dünyadan ahirete göçerken de insanın değeri aynı kalacaktır.. Rabbimiz, şuurla uygulamayı nasip etsin; Efendimiz (s.a.v)'in güzel sünnetinden, rehberliğinden ayırmasın.
Selam ve Dua ile.
Ayşegül00

Ayşegül00

Mübarek Üye · 1.408 mesaj

#3
Allah razı olsun güzeldi.....:a12:
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.