Tembellik Zindanına Düşüşümüzün Sebepleri

820 görüntülenme · 1 yanıt

Paylaş:
Arzu_76

Arzu_76

Yeni Üye · 0 mesaj

#1
--------------------------------------------------------------------------------

Suâl: Zindan-ı atâlete (tembellik zindanı) düştüğümüzün sebebi nedir?
Cevap: Hayat bir faaliyet ve harekettir. Şevk ise matiyyesidir. İşte, himmetiniz şevke binip mübareze-i hayat meydanına çıktığı vakit, en evvel düşman-ı şedîd olan yeis rast gelir. Kuvve-i mâneviyesini kırar. Siz o düşmana karşı “Ümidinizi kesmeyin” (Zümer Sûresi, 39:53) kılıncını istimal ediniz.
Sonra müzahemetsiz olan hakkın hizmetinin yerini zapteden meylü’t-tefevvuk istibdadı hücuma başlar. Himmetin başına vurur, atından düşürttürür. Siz “Allah için olunuz” hakikatini o düşmana gönderiniz.
Sonra da ilel-i müteselsiledeki terettübü atlamakla müşevveş eden acûliyet çıkar, himmetin ayağını kaydırır. Siz, “Sabırlı olun; sabır yarışında düşmanlarınızı geride bırakın” (Âl-i İmrân Sûresi, 3:200.) âyetini siper ediniz.
Sonra da, medenî-i bittab olduğundan ebnâ-yı cinsinin hukukunu muhafazaya ve hakkını onlar içinde aramaya mükellef olan insanın âmâlini dağıtan fikr-i infiradî ve tasavvur-u şahsî karşı çıkar. Siz de, “İnsanların en hayırlısı onlara faydalı olandır” (Keşfü’l-Hafâ, 2:463) olan mücahid-i âlî-himmeti mübarezesine çıkarınız.
Sonra, başkasının tekâsülünden görenek fırsat bulup, hücum edip belini kırar. Siz de, “Tevekkül etmek isteyenler Allah’a güvensinler (başkalarına değil)” (İbrahim Sûresi, 14:12) olan hısn-ı hasîni himmete melce ediniz.
Sonra da acz ve nefsin îtimatsızlığından neş’et eden ve işi birbirine bırakmak olan düşman-ı gaddar geliyor. Himmetin elini tutup oturtturur. Siz de, “Siz doğru yolda oldukça, sapıtmış olanlar size zarar veremez” (Mâide Sûresi, 5:105) olan hakikat-i şâhikayı üzerine çıkarınız. Tâ, o düşmanın eli o himmetin dâmenine yetişmesin.
Sonra, Allah’ın vazifesine müdahale eden dinsiz düşman gelir; himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder. Siz de, “Emrolunduğun gibi dos doğru ol” (Hûd Sûresi, 112) “Efendine âmirlik taslama” olan kâr-âşina ve vazifeşinas olan hakikati gönderiniz. Tâ onun haddini bildirsin.
Sonra, umum meşakkatin anası ve umum rezaletin yuvası olan meylü’r-rahat geliyor. Himmeti kaydeder, zindan-ı sefalete atar. Siz de, “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” (Necm Sûresi, 53:39) olan mücâhid-i âlicenabı o cellâd-ı sehhara gönderiniz.
Evet, size meşakkatte büyük rahat var. Zira, fıtratı müteheyyic olan insanın rahatı yalnız sa’y ve cidaldedir.
Münâzarât, s. 136-138
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#2
Selamün Aleyküm Değerli Ablam..
Rabbimiz c.c razı olsun inşallah faydalı paylaşımınız için.. Müslüman, her daim ilerlemeli ve tabir-i caiz ise, Efendimiz (s.a.v)'in de buyurduğu gibi, ''İki günü birbirine eşit olmamalıdır.'' Müslümanların, hayatın birçok alanında aksiyoner ve dinamik olmasını hedefleyen İslam dini, bunda bizim hem dünyamız, hem de ahiretimiz için sonsuz faydalar gözetmiştir.. İnsan boş kaldığı vakit, şeytanın da vesveseleri ile hem kendine, hem de çevresine zararlı olmaya başlar..Çalışmak, Allah c.c yolunda bir şeyler yapabilmek, kısacası her daim hizmette bulunabilmek, insanın nefsini terbiye etme metotlarından biridir.. İstikametini Allah c.c'ye yönlendirmiş olan bir kalbe kötülükler musallat olamaz.. Engelleri Allah c.c'nin izni ve yardımıyla aşar, üşengeçliğe mahal kalmaz..Müslümanın öz kimliği olan çalışkanlık vasfından ayrılmamak ve tembelliği yenebilmek duası ile inşallah..Emeğinize, yüreğinize sağlık olsun ablam..Rabbimize emanet olunuz..Selam ve Dua ile.B)

Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.