Rabbin sana küsmedi.

833 görüntülenme · 7 yanıt

Paylaş:
syk

syk

Kıdemli Üye · 140 mesaj

#1
Sana şefkat eden bir rabbin var : sahipsiz değilsin.
O seni ve diğerlerini şefkatle terbiye ediyor.
Herkesi merhametinin kucağında ağırlıyor.
O seni sevdiği için var eyledi.
Seni severek var eyledi.
Senin varlığından hoşnut.
Senin varlığın O’na yük değil.
Büyük bir ateşten küçük bir çıra tutuşturulsa ateşten ne eksilir ?
Yaşaman O’na ağır gelmez.
Seni beslemek ve büyütmek O’na zor değildir.
Senden sadece verdiklerine teşekkür etmeni istiyor.
Hem böylece sana sonsuzca vereceğini de müjdeliyor.
Sen ona nankörlük etsen de, üzerinden kudret elini çekmiyor.
Sen onu unutsan da, sana küsmüyor.
Sadece hatırlamanı istiyor.
Bekliyor ; sabırla bekliyor..

Doğum gününü hatırla..
doğduğun gün dünyadakiler için sıradan bir gündü. o günün en fazla bir yıl öncesinde, dünyaya geleceğin konusunda kimsenin fikri yoktu.
Sen yoktun, yok olduğunu sen bile bilmiyordun. Hiç gelmeseydin dünyaya, kimse yokluğunu fark etmeyecekti.
Ne özleyen olacaktı seni , nede yolunu gözleyen..
Annen baban bile senin eksikliğinden yakınmayacaktı.
Sen olmadın diye kimse mutsuz olmayacaktı..

İstersen , dünya tarihini doğduğun günden önce ve sonra diye ikiye ayır.
Doğumundan önce seni hiç kimse anmıyorken, yaratıcın andı.

Seni varlığından önce O sevdi.
Sen yokluğunun farkında değilken, senin var edilmeni diledi.
Hatta sen varlığının bile farkında olmadığın halde, sana kimseye vermediği bir yüz verdi.
Başkaları seni doğduğun günden sonra hesaba kattı.
Yoksa kimsenin umurunda değildin.

Seni O umursadı.

En çok unutulmak yaralar kalbini. Öyle zaman olur ki “hiç olsam ama unutmasam dersin” değil mi? Unutulmak hiçlikten ağır gelir sana.

Yani ki onca yükü çeken gönül, unutulmanın yüküne tahammül edemez. İçine böyle bir duygunun konuluşunu göz ardı edip unutuşun zindanına kapatamıyorsun bilmem farkında mısın?
İçinden bir ses, sana böyle bir duygu verildiyse bunun bir karşılığı olarak, senin bu dünyada var olmana sebep olan kuvvet unutmaktan uzaktır, demiyor mu ?

Ruhun yaralarına merhem olma iddiasındaki çağdaş yöntemler, çoğu kez dertlerini, sıkıntılarını unutmanı, üzerini örtmeni söylüyor sana.
Ne kadar uğraşsan da, antidepresanlara, uyku haplarına ne kadar baş vursan da yetmiyor unutmana.

Halbuki rabbin senden unuttuğun şeyleri hatırlayarak yaralarını iyileştirmeni istiyor.
O’nun yolu hatırlamanın yoludur.
Bu nedenle daima O’nun hatırındasın...
neslihantozan

neslihantozan

Mübarek Üye · 3.695 mesaj

#2
çok güzeldi eline sağlık,ben bu tür yazılardan çok etkileniyorum insanın imanı tazeleniyor yani kendine geliyor selam ve dua ile allaha emanet olun
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#3
sa kardeşim cidden güzel biryazı emeğine yüreğine sağlık.Öyle anlar oluyorki birileri bizi unuttuğunda boşluğa düştüğümüzde allaha sığınıyoruz kimi zaman ve o bizi kapısından kovmuyor aksine içimize huzur ilham ediyor.aeolunuz
neslihantozan

neslihantozan

Mübarek Üye · 3.695 mesaj

#4
unutmak kullara mahsus öyle ise bizi her daim hatırlayan rabbimize gerçek bir iman ile teşekkür edelim
Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#5
Allah razı olsun.. Çok güzel bir paylaşımdı..
hayri07

hayri07

Mübarek Üye · 1.455 mesaj

#6
emeğine sağlık kardeşim selametle kalın.
mir_erhan

mir_erhan 🛡

Moderatör · ✦ Mübarek Üye · 6.148 mesaj

#7
sykSana şefkat eden bir rabbin var : sahipsiz değilsin.
O seni ve diğerlerini şefkatle terbiye ediyor.
Herkesi merhametinin kucağında ağırlıyor.
O seni sevdiği için var eyledi.
Seni severek var eyledi.
Senin varlığından hoşnut.
Senin varlığın O’na yük değil.
Büyük bir ateşten küçük bir çıra tutuşturulsa ateşten ne eksilir ?
Yaşaman O’na ağır gelmez.
Seni beslemek ve büyütmek O’na zor değildir.
Senden sadece verdiklerine teşekkür etmeni istiyor.
Hem böylece sana sonsuzca vereceğini de müjdeliyor.
Sen ona nankörlük etsen de, üzerinden kudret elini çekmiyor.
Sen onu unutsan da, sana küsmüyor.
Sadece hatırlamanı istiyor.
Bekliyor ; sabırla bekliyor..

Doğum gününü hatırla..
doğduğun gün dünyadakiler için sıradan bir gündü. o günün en fazla bir yıl öncesinde, dünyaya geleceğin konusunda kimsenin fikri yoktu.
Sen yoktun, yok olduğunu sen bile bilmiyordun. Hiç gelmeseydin dünyaya, kimse yokluğunu fark etmeyecekti.
Ne özleyen olacaktı seni , nede yolunu gözleyen..
Annen baban bile senin eksikliğinden yakınmayacaktı.
Sen olmadın diye kimse mutsuz olmayacaktı..

İstersen , dünya tarihini doğduğun günden önce ve sonra diye ikiye ayır.
Doğumundan önce seni hiç kimse anmıyorken, yaratıcın andı.

Seni varlığından önce O sevdi.
Sen yokluğunun farkında değilken, senin var edilmeni diledi.
Hatta sen varlığının bile farkında olmadığın halde, sana kimseye vermediği bir yüz verdi.
Başkaları seni doğduğun günden sonra hesaba kattı.
Yoksa kimsenin umurunda değildin.

Seni O umursadı.

En çok unutulmak yaralar kalbini. Öyle zaman olur ki “hiç olsam ama unutmasam dersin” değil mi? Unutulmak hiçlikten ağır gelir sana.

Yani ki onca yükü çeken gönül, unutulmanın yüküne tahammül edemez. İçine böyle bir duygunun konuluşunu göz ardı edip unutuşun zindanına kapatamıyorsun bilmem farkında mısın?
İçinden bir ses, sana böyle bir duygu verildiyse bunun bir karşılığı olarak, senin bu dünyada var olmana sebep olan kuvvet unutmaktan uzaktır, demiyor mu ?

Ruhun yaralarına merhem olma iddiasındaki çağdaş yöntemler, çoğu kez dertlerini, sıkıntılarını unutmanı, üzerini örtmeni söylüyor sana.
Ne kadar uğraşsan da, antidepresanlara, uyku haplarına ne kadar baş vursan da yetmiyor unutmana.

Halbuki rabbin senden unuttuğun şeyleri hatırlayarak yaralarını iyileştirmeni istiyor.
O’nun yolu hatırlamanın yoludur.
Bu nedenle daima O’nun hatırındasın...



Allah razı olsun..
çok güzel bir paylaşım bir solukta okunan ders olan öğüt dolu..
ellerine sağlık..
selam ve dua ile.
DİLEK-HİLAL

DİLEK-HİLAL

Kıdemli Üye · 194 mesaj

#8
Allah razı olsun çok güzel bir paylaşım...
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.