Namazlarimin Kabul Olmadiğini Düşünüyorum
2.253 görüntülenme · 24 yanıt
s.a arkadaşlar ben 10 aydan beri 5 vakit namazımı kılıyorum ama maalesef namazda aklım hep bir yerlere gidiyor elimde değil namazlarımın kabul olmadığını düşünüyorum bana yardım edin ve duanızı bekliyorum ne olur arkadaşlar beni yalnız bırakmayın ne yapmam gekiyor namazlarımda sadece ALLAHI düşünmek istiyorum ne yapmam gerekiyor.......:(:(:(
zozan83s.a arkadaşlar ben 10 aydan beri 5 vakit namazımı kılıyorum ama maalesef namazda aklım hep bir yerlere gidiyor elimde değil namazlarımın kabul olmadığını düşünüyorum bana yardım edin ve duanızı bekliyorum ne olur arkadaşlar beni yalnız bırakmayın ne yapmam gekiyor namazlarımda sadece ALLAHI düşünmek istiyorum ne yapmam gerekiyor.......:(:(:(
selamün aleyküm ;
namazda aklınızın bir yerlere gitmesi,çarşı pazar dolaşması gayet normal..
namazlarınızın kabül olmadığı şeytanın vesvesesi..bu vesvese ile size namazı bıraktırmak istiyor...namazınız bu şekilde de kabüldür
sakın ona aldırış etmeyin ...aklınızı, ruhunuzu namaza getirmek şu an için sizin için imkansızdır fakat siz bedeninizi namaza getirmeye devam edin...
zamanla ve namazla bu vesveselerden kurtulursunuz ....
sabır ile namaza devam edin...
Yoksulluk korkusuyla ömrü servet peşinde harcayanda gördüm fakirliğin özünü
Çevirdim yüzümü...
Çevirdim yüzümü...
ishakyakupselamün aleyküm ;
namazda aklınızın bir yerlere gitmesi,çarşı pazar dolaşması gayet normal..
namazlarınızın kabül olmadığı şeytanın vesvesesi..bu vesvese ile size namazı bıraktırmak istiyor...namazınız bu şekilde de kabüldür
sakın ona aldırış etmeyin ...aklınızı, ruhunuzu namaza getirmek şu an için sizin için imkansızdır fakat siz bedeninizi namaza getirmeye devam edin...
zamanla ve namazla bu vesveselerden kurtulursunuz ....
sabır ile namaza devam edin...
selamun aleyküm kardeşim başka söze hacet yok Allah razı olsun ishakyakup kardeşim çok güzel açıklamış.namazlarınızı Rabbülalemin kabul buyursun inşallah selam ve dua ile AEO
selamünaleyküm ishakyakup kardeşim.
dediklerinize katılıyorum ve siz sıkıntıda olan kardeşim sakın vesvese ve ümidsizliğe kapılmayın.
selam ve saygılarımla.
dediklerinize katılıyorum ve siz sıkıntıda olan kardeşim sakın vesvese ve ümidsizliğe kapılmayın.
selam ve saygılarımla.
ishakyakupselamün aleyküm ;
namazda aklınızın bir yerlere gitmesi,çarşı pazar dolaşması gayet normal..
namazlarınızın kabül olmadığı şeytanın vesvesesi..bu vesvese ile size namazı bıraktırmak istiyor...namazınız bu şekilde de kabüldür
sakın ona aldırış etmeyin ...aklınızı, ruhunuzu namaza getirmek şu an için sizin için imkansızdır fakat siz bedeninizi namaza getirmeye devam edin...
zamanla ve namazla bu vesveselerden kurtulursunuz ....
sabır ile namaza devam edin...
Bana da oluypr zaman zaman.Normalde hiç düşünmediğim bir konu pat diye aklıma gelebiliyor.Kendine gel diyorum o zamanlar kendime hep..
Ya da bazen namazdayken içimden bir ses (Tövbe estağfirullah...) ''ne gerek var ki namaza'' diyor. o zamanda çok kötü oluyorum hemen şeytanın hilesi olduğunu anlayıp, kendime geliyorum..
Ya da bazen namazdayken içimden bir ses (Tövbe estağfirullah...) ''ne gerek var ki namaza'' diyor. o zamanda çok kötü oluyorum hemen şeytanın hilesi olduğunu anlayıp, kendime geliyorum..
AFRA_NUR, post: 573752, member: 69715selamun aleyküm kardeşim başka söze hacet yok Allah razı olsun ishakyakup kardeşim çok güzel açıklamış.namazlarınızı Rabbülalemin kabul buyursun inşallah selam ve dua ile AEO
a.s afra_nur allah razı olsun ilginizden a.e.o.:TB)B)B)
ORKİDE, post: 574182, member: 50627Bana da oluypr zaman zaman.Normalde hiç düşünmediğim bir konu pat diye aklıma gelebiliyor.Kendine gel diyorum o zamanlar kendime hep..
Ya da bazen namazdayken içimden bir ses (Tövbe estağfirullah...) ''ne gerek var ki namaza'' diyor. o zamanda çok kötü oluyorum hemen şeytanın hilesi olduğunu anlayıp, kendime geliyorum..
s.a orkide şeytan bizlerle çok uğraşıyor allahın izniyle yenilmicez ona allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.:B
zozan83s.a arkadaşlar ben 10 aydan beri 5 vakit namazımı kılıyorum ama maalesef namazda aklım hep bir yerlere gidiyor elimde değil namazlarımın kabul olmadığını düşünüyorum bana yardım edin ve duanızı bekliyorum ne olur arkadaşlar beni yalnız bırakmayın ne yapmam gekiyor namazlarımda sadece ALLAHI düşünmek istiyorum ne yapmam gerekiyor.......:(:(:(
Ve alaykum selam verahmetullahi vebereketuh
Ümit var olunuz ümitsiz olmayınız!
Söyledikleriniz ne yazık ki bir çoğumuzun başına gelen şeytanın vermiş olduğu vesveselerdir.Anlayacağız şeytan bizi Rabbimizin huzunda dahi boş bırakmıyor.Bunun önüne geçebilmek için okuduğumuz surelerin meallerini öğrenirsek namazda da sureleri okuduğumuz zaman meallerini aklımıza getirip tefekkür edersek Allah ın izniyle bu gibi düşüncelerin önüne geçebiliriz diye düşünüyorum.Daha sonra kıldığımız namazdan lezzet alırız dışarıyada çok güzel yansı eder kötülüklerden uzak dururuz.Rabbime emanet olun.
“Yeryüzünde en güzel sistem İslam’dır. Sakın ha bu sistemi mal korkusundan, can korkusundan çakallara parçalatmayın. Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Sonra hakkınızla beraber, müslümanlık şerefiniz de gider”[Şehid Muammer Aslantaş]
istikbal, post: 575124, member: 73099Ve alaykum selam verahmetullahi vebereketuh
Ümit var olunuz ümitsiz olmayınız!
Söyledikleriniz ne yazık ki bir çoğumuzun başına gelen şeytanın vermiş olduğu vesveselerdir.Anlayacağız şeytan bizi Rabbimizin huzunda dahi boş bırakmıyor.Bunun önüne geçebilmek için okuduğumuz surelerin meallerini öğrenirsek namazda da sureleri okuduğumuz zaman meallerini aklımıza getirip tefekkür edersek Allah ın izniyle bu gibi düşüncelerin önüne geçebiliriz diye düşünüyorum.Daha sonra kıldığımız namazdan lezzet alırız dışarıyada çok güzel yansı eder kötülüklerden uzak dururuz.Rabbime emanet olun.
a.s istikbal kardeşim verdiğiniz güzel bilgiler için teşekkürler.allah hepinizden razı olsun:H
S.A SEVGILI KARDESIM.
KARDESLERIM YETERINCE ACIKLAMA YAPMIS
VE COK DA GUZEL YAPMISLAR.
BIZ HIC BIR ZAMAN SEYTANIN VE NEFSIMIZIN OYUNUNA GELMEMELIYIZ.
BIZ İNŞALLAH NEFİZLERİMİZİ CENNETE SATANLARDAN OLURUZ…
ALLAH A EMANET OL
SELAM VE DUA ILE…
BIRDE SU SLAYTI BIR IZLE IZLET
IMAN BIR OKYANUS KADAR BUYUK VE BIR O KADAR DA DERIN OLANIDIR.
Selamınaleyküm.. surelerin muhakkak anlamlarını öğrenmeli ve namazda okurken bunları düşünmelisin..Kynak çok sağlam.. asla vazgeçme.. Namaza başlangıçta çok saldırıya uğraman normal.. Ama asla vazgeçme .. senin için dua edeceğim unutma zorda kalırsan secde ve rüku da daha fazla tesbihat yapıp..mesela ya şafi..ya rezzak..ya hannan gibi
ya rahman..ya rahim..ya alim.. ya vedud. ya mennan demeni tavsiye ederim.
ya rahman..ya rahim..ya alim.. ya vedud. ya mennan demeni tavsiye ederim.
elmedja, post: 589007, member: 1200S.A SEVGILI KARDESIM.
KARDESLERIM YETERINCE ACIKLAMA YAPMIS
VE COK DA GUZEL YAPMISLAR.
BIZ HIC BIR ZAMAN SEYTANIN VE NEFSIMIZIN OYUNUNA GELMEMELIYIZ.
BIZ İNŞALLAH NEFİZLERİMİZİ CENNETE SATANLARDAN OLURUZ…
ALLAH A EMANET OL
SELAM VE DUA ILE…
BIRDE SU SLAYTI BIR IZLE IZLET
http://rapidshare.com/files/92467069/NACIZANE_BIR_SEY.pps.html
a.s. kardeşim yazdığın güzel mesajlar için teşekkürler.allah razı olsun...:H
osmanyusufSelamınaleyküm.. surelerin muhakkak anlamlarını öğrenmeli ve namazda okurken bunları düşünmelisin..Kynak çok sağlam.. asla vazgeçme.. Namaza başlangıçta çok saldırıya uğraman normal.. Ama asla vazgeçme .. senin için dua edeceğim unutma zorda kalırsan secde ve rüku da daha fazla tesbihat yapıp..mesela ya şafi..ya rezzak..ya hannan gibi
ya rahman..ya rahim..ya alim.. ya vedud. ya mennan demeni tavsiye ederim.
a.s. kardeşim bu güzel bilgilerin için en kısa zamanda anlamlarını öğrenip uygulamaya geçicem inşallah....dualarını bekliyorum allah razı olsun senden....a.e.o.:H
mavicikALLAH RAZI OLSUN SIZLERDEN AYNI DERTTEN BENDE MUZDARIPTIM COOKK UZULUYODUM ICIME BIRAZ SU SERPILLDI
Ümit var olunuz ümitsiz olmayınız!
senden de allah razı olsun mavicik.....a.e.o.kardeşlarim çok güzel bilgiler yazmışlar bizleri yeterince aydınlattılar.....:B
selamünaleyküm kardeşim bu yazıyı yine bir forumda okumuştum...faydası olacağını düşünüyorum aynı dertten ben de muzdaribim ama arkadaşların da dediği gibi vesvese olduğunu bilirsek ve o geldiğinde "BEN ALLAH VE RESULÜNE İNANDIM" derseniz ALLAHIm yardım eder...dua ediniz...
Yükselme Yolculuğu
NAMAZ KILMAYAN kişi günlük meşgalelerin, problemlerin, kavgaların içinde kendinden habersiz bir hayat yaşar; kul olduğunu, ahiret yolcusu olduğunu ve bu dünyada misafir olarak bulunduğunu adeta unutur.
Bir başarı gösterdi mi büyüklenmeye başlar. Herkesin kendisinden söz etmesini ister; onu övmelerini, ona hürmet etmelerini bekler.
Mükemmel bir kişiliğe sahip olduğuna inanır, noksanlıkları yanına yaklaştırmak istemez.
Namaz kılan kişiye gelince, o namaza niyet ederken ‘Allah rızası’ için ifadesini kullanır. Böylece, gerçek şerefin insanların beğenmesi, övmesi değil “Allah’ın rızası” olduğunu öncelikle hatırlamış olur.
Namaza tekbirle başlar. ‘En büyük, mutlak büyük, akılların idrak edemeyeceği, hayallerin ulaşamayacağı kadar büyük” ancak Allah’tır,’ der. İnsanlar arasında büyüklenme tehlikesinden kurtulur
NAMAZ KILMAYAN kişi günlük meşgalelerin, problemlerin, kavgaların içinde kendinden habersiz bir hayat yaşar; kul olduğunu, ahiret yolcusu olduğunu ve bu dünyada misafir olarak bulunduğunu adeta unutur.
Bir başarı gösterdi mi büyüklenmeye başlar. Herkesin kendisinden söz etmesini ister; onu övmelerini, ona hürmet etmelerini bekler.
Mükemmel bir kişiliğe sahip olduğuna inanır, noksanlıkları yanına yaklaştırmak istemez.
Namaz kılan kişiye gelince, o namaza niyet ederken ‘Allah rızası’ için ifadesini kullanır. Böylece, gerçek şerefin insanların beğenmesi, övmesi değil “Allah’ın rızası” olduğunu öncelikle hatırlamış olur.
Namaza tekbirle başlar. ‘En büyük, mutlak büyük, akılların idrak edemeyeceği, hayallerin ulaşamayacağı kadar büyük” ancak Allah’tır,’ der. İnsanlar arasında büyüklenme tehlikesinden kurtulur
Sonra Fatiha suresini okur. Bu surenin ilk ayetinde, “bütün hamdin, yani bütün medih ve senaların ancak Allah’a mahsus olduğu” beyan edilir.
Alimlerimiz bunu açıklarken, “Ne kadar hamd varsa, kimden gelse kime karşı da olsa,…, hepsi Allah’a mahsustur.” derler. Ve bunun, ‘elhamdülillah’ın en kısa manası olduğunu ifade ederler.
Baharın güzelliğini, denizin haşmetini, semanın berraklığını, bülbülün sesini, arının balını övdüğümüzde bütün bu medih ve senalar,
günümüz tabiriyle, övgüler ve beğenmeler hep Allah’a gider.Yani, biz bunları överken Allah’ın eserlerini övmüş oluruz.
Süleymaniye’nin kubbesini de övseniz, mihrabını, minberini, minarelerini de methetseniz bu övgülerin tamamı Sinan’a aittir.
GEL GÖR Kİ, kâinat sarayı ve içindekiler övülürken bu ince mana çoğu zaman unutulur. Doğrudan doğruya, o eşya methedilir.
Bu hataya düşmemek için hemen ‘Rabbü’l-alemîn’ ismi zikredilir. Bütün eşyayı terbiye eden, onları ilk önce “bir nokta, bir çekirdek, bir yumurta, bir gen şifresi” olarak yaratıp, sonra terbiye ederek kemale erdiren, insan, ağaç, hayvan,…, haline getiren Allah’tır.
İnsanın akıllı bir mahluk olarak yaratılması da bu terbiyeye dahildir. Yani, arı bal yapacak şekilde terbiye edildiği gibi, insan da bu sayısız sanatları icra edecek şekilde yaratılmıştır. Şu farkla ki, insanoğlu bu mükemmel yaratılışının gereğini yerine getirip getirmemekte serbest bırakılmıştır. Kabiliyetini yerinde kullanmasını bilenler bir çok hayırlı işler, güzel eserler ortaya koyarlar.
İnsanoğlu bu doğru tercihini bazen çok pahalı satmaya kalkar, herkesin onu övmesini, ondan söz etmesini ister.
Şöyle bir düşünelim:
“Gökyüzü, ormanlar, denizler, ovalar ne kadar güzel!
Onları seyreden gözlerimiz ne kadar mükemmel!
BU güzellikleri ve mükemmelliği takdir eden aklımız bizim için ne büyük nimet!
Yediğimiz şeylerin tamamı ayrı birer terbiyeden geçerek önümüze konulmuşlar.
Koyun ayrı bir fabrika, otu süte ve ete çeviriyor. Daha doğrusu, otlar o fabrikada terbiye görerek et ve süt haline geliyor.
Bütün meyve ağaçları da ayrı birer fabrika gibi.
Ve toprak, bütün bu mükemmel ve muhteşem eserlerin hem mekânı, hem fabrikası.
Denizleri dolduran balıkları şöyle bir düşünelim! Hepsi sudan yaratılıyorlar. Ortada ne bir fabrika var, ne tarla, ne de bostan.
Bütün bu terbiye fiillerini hayretle seyreden insan, bütün medih ve senanın ancak Allah’a mahsus olduğunun şuuruna erer.
NAMAZ kılan kişi, Rahmân ve Rahîm isimlerini okurken bütün bu terbiye fiillerinin aynı zamanda kendisi için bir rahmet olduğunu düşünür ve kalbi sürurla dolar.
Daha sonra, Sure, ‘Malikiyevmiddin’, yani ‘ahiretin sahibi, hesap gününün maliki’ ismiyle devam eder.
İnsana “bu alemde tanıştığı ve faydalandığı bütün nimetlerden ve hayran olduğu her türlü güzellikten günün birinde ayrılacağını, bu dünyadan göçüp gideceğini hatırlatan bu İlahi isim, bir taraftan ölümün hiçlik olmadığını, kabirden sonra ahiret alemlerine geçileceği müjdesini verirken, diğer taraftan da bu dünya hayatının o “din gününe”, “o hesap gününe” göre tanzim edilmesini ihtar eder. Dünya yolculuğunun hesap gününe çıkacağını ikaz etmekle, ömür sermayesinin rıza dairesinde harcanmasını ders verir. İNSAN o hesap gününü düşündüğünde, ölümle terk edip gideceği insanların takdirlerine ve alkışlarına gönül bağlamanın ne kadar yersiz olduğunu bütün açıklığıyla anlar. ‘Ben ancak bütün hamd ve sena kendine mahsus olan, Rahman ve Rahim olan, beni ölümden sonra tekrar diriltip huzurunda hesaba çekecek olan Allah’a ibadet etmeli ve her türlü ihtiyacım ve sıkıntılarım için de yine ancak ondan yardım dilemeliyim,’ diye düşünür ve Rabbine doğrudan hitap ederek, “Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz,” der.
ALLAH RESULÜ (asm.) namaz için “müminin miracı” ifadesini kullanır. Namaz kılmak üzere kıbleye yönelen insan, kalbini Rabbine teveccüh ettirmiş ve kendi miracının ilk adımını atmıştır. Bu yolculuk “iyyake...” hitabına kadar devam eder. Bu noktaya kadar mirac yolculuğunda Allah Resulünün (asm.) bütün sema tabakalarından geçmesi, Allah’ın nice rahmet tecellilerini seyretmesi, ahiret alemini temaşası bir bakıma, özetlenmiş gibidir. “İyyake…” hitabıyla sanki kab-ı kavseyn makamına çıkılmış ve Allah’a doğrudan hitap etme şerefine erilmiştir.
Böyle bir kul artık istikamet yoluna girmiştir; ama yine de Rabbinden sırat-ı müstakime hidayet talebinde bulunur. Çünkü, bu yol çok uzundur; engelleri ve tehlikeleri çoktur. İnsanı bu doğru çizgiden saptırmak isteyen nice iç ve dış düşmanlar vardır. Nefis ve şeytandan, kötü arkadaşlara; haramların dolup taştığı sokaklardan, hayvanî duygulara hitap eden zararlı neşriyata ve programlara kadar bütün engellere rağmen istikamet yolunda yürüyebilmek ancak Allah’ın, yardımıyla ve hidayetiyle mümkün olabilir.İnsanın inancı istikamet üzere devam ettiği gibi, konuşmaları, bakışları, ticareti, sanatı, sevgisi, korkusu da aynı çizgi üzerinde olmalıdır. Kul, bütün bunları başarması için Rabbine iltica eder ve ‘Bizi sırat-ı müstakime hidayet et,” diye duada bulunur.
BİR BAŞKA ayet-i kerimede, sırat-ı müstakimin “peygamberlerin, sıddıkların, şüheda ve salihlerin” yolu olduğu haber verilmektedir. İnsan bu yola hidayetini dilemekle, o nurani ve bahtiyar zümrenin ardınca gitmeyi, onların izinde olmayı dilemiş olur.Bu yoldan ayrılmanın tehlikesi büyüktür. Ya Allah’ın gazabına uğrayanlar (mağdup) grubundan veya O’nun çizdiği doğru yoldan sapanlar (dâllin) güruhundan olma tehlikesi söz konusudur.
Mümin, her iki tehlikeden de korunması için yine Rabbine sığınır ve sonunda bu duasına “âmin” der.
Prof. Dr. Alaaddin BaşaR
Bu hataya düşmemek için hemen ‘Rabbü’l-alemîn’ ismi zikredilir. Bütün eşyayı terbiye eden, onları ilk önce “bir nokta, bir çekirdek, bir yumurta, bir gen şifresi” olarak yaratıp, sonra terbiye ederek kemale erdiren, insan, ağaç, hayvan,…, haline getiren Allah’tır.
İnsanın akıllı bir mahluk olarak yaratılması da bu terbiyeye dahildir. Yani, arı bal yapacak şekilde terbiye edildiği gibi, insan da bu sayısız sanatları icra edecek şekilde yaratılmıştır. Şu farkla ki, insanoğlu bu mükemmel yaratılışının gereğini yerine getirip getirmemekte serbest bırakılmıştır. Kabiliyetini yerinde kullanmasını bilenler bir çok hayırlı işler, güzel eserler ortaya koyarlar.
İnsanoğlu bu doğru tercihini bazen çok pahalı satmaya kalkar, herkesin onu övmesini, ondan söz etmesini ister.
Şöyle bir düşünelim:
“Gökyüzü, ormanlar, denizler, ovalar ne kadar güzel!
Onları seyreden gözlerimiz ne kadar mükemmel!
BU güzellikleri ve mükemmelliği takdir eden aklımız bizim için ne büyük nimet!
Yediğimiz şeylerin tamamı ayrı birer terbiyeden geçerek önümüze konulmuşlar.
Koyun ayrı bir fabrika, otu süte ve ete çeviriyor. Daha doğrusu, otlar o fabrikada terbiye görerek et ve süt haline geliyor.
Bütün meyve ağaçları da ayrı birer fabrika gibi.
Ve toprak, bütün bu mükemmel ve muhteşem eserlerin hem mekânı, hem fabrikası.
Denizleri dolduran balıkları şöyle bir düşünelim! Hepsi sudan yaratılıyorlar. Ortada ne bir fabrika var, ne tarla, ne de bostan.
Bütün bu terbiye fiillerini hayretle seyreden insan, bütün medih ve senanın ancak Allah’a mahsus olduğunun şuuruna erer.
NAMAZ kılan kişi, Rahmân ve Rahîm isimlerini okurken bütün bu terbiye fiillerinin aynı zamanda kendisi için bir rahmet olduğunu düşünür ve kalbi sürurla dolar.
Daha sonra, Sure, ‘Malikiyevmiddin’, yani ‘ahiretin sahibi, hesap gününün maliki’ ismiyle devam eder.
İnsana “bu alemde tanıştığı ve faydalandığı bütün nimetlerden ve hayran olduğu her türlü güzellikten günün birinde ayrılacağını, bu dünyadan göçüp gideceğini hatırlatan bu İlahi isim, bir taraftan ölümün hiçlik olmadığını, kabirden sonra ahiret alemlerine geçileceği müjdesini verirken, diğer taraftan da bu dünya hayatının o “din gününe”, “o hesap gününe” göre tanzim edilmesini ihtar eder. Dünya yolculuğunun hesap gününe çıkacağını ikaz etmekle, ömür sermayesinin rıza dairesinde harcanmasını ders verir. İNSAN o hesap gününü düşündüğünde, ölümle terk edip gideceği insanların takdirlerine ve alkışlarına gönül bağlamanın ne kadar yersiz olduğunu bütün açıklığıyla anlar. ‘Ben ancak bütün hamd ve sena kendine mahsus olan, Rahman ve Rahim olan, beni ölümden sonra tekrar diriltip huzurunda hesaba çekecek olan Allah’a ibadet etmeli ve her türlü ihtiyacım ve sıkıntılarım için de yine ancak ondan yardım dilemeliyim,’ diye düşünür ve Rabbine doğrudan hitap ederek, “Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz,” der.
ALLAH RESULÜ (asm.) namaz için “müminin miracı” ifadesini kullanır. Namaz kılmak üzere kıbleye yönelen insan, kalbini Rabbine teveccüh ettirmiş ve kendi miracının ilk adımını atmıştır. Bu yolculuk “iyyake...” hitabına kadar devam eder. Bu noktaya kadar mirac yolculuğunda Allah Resulünün (asm.) bütün sema tabakalarından geçmesi, Allah’ın nice rahmet tecellilerini seyretmesi, ahiret alemini temaşası bir bakıma, özetlenmiş gibidir. “İyyake…” hitabıyla sanki kab-ı kavseyn makamına çıkılmış ve Allah’a doğrudan hitap etme şerefine erilmiştir.
Böyle bir kul artık istikamet yoluna girmiştir; ama yine de Rabbinden sırat-ı müstakime hidayet talebinde bulunur. Çünkü, bu yol çok uzundur; engelleri ve tehlikeleri çoktur. İnsanı bu doğru çizgiden saptırmak isteyen nice iç ve dış düşmanlar vardır. Nefis ve şeytandan, kötü arkadaşlara; haramların dolup taştığı sokaklardan, hayvanî duygulara hitap eden zararlı neşriyata ve programlara kadar bütün engellere rağmen istikamet yolunda yürüyebilmek ancak Allah’ın, yardımıyla ve hidayetiyle mümkün olabilir.İnsanın inancı istikamet üzere devam ettiği gibi, konuşmaları, bakışları, ticareti, sanatı, sevgisi, korkusu da aynı çizgi üzerinde olmalıdır. Kul, bütün bunları başarması için Rabbine iltica eder ve ‘Bizi sırat-ı müstakime hidayet et,” diye duada bulunur.
BİR BAŞKA ayet-i kerimede, sırat-ı müstakimin “peygamberlerin, sıddıkların, şüheda ve salihlerin” yolu olduğu haber verilmektedir. İnsan bu yola hidayetini dilemekle, o nurani ve bahtiyar zümrenin ardınca gitmeyi, onların izinde olmayı dilemiş olur.Bu yoldan ayrılmanın tehlikesi büyüktür. Ya Allah’ın gazabına uğrayanlar (mağdup) grubundan veya O’nun çizdiği doğru yoldan sapanlar (dâllin) güruhundan olma tehlikesi söz konusudur.
Mümin, her iki tehlikeden de korunması için yine Rabbine sığınır ve sonunda bu duasına “âmin” der.
Prof. Dr. Alaaddin BaşaR
zozan83a.s. im_müslim kardeşim çok güzel bir yazı...allah razı alsun senden....a.e.o.
İnşaallah cümlemizden kardeşim...RABBİM hepimize namazlarımızdan zevk alarak eda etmeyi nasip etsin...selam ve dua ile...bir nebze faydalı olabildiysem bu sizlerin güzellikelrinden dolayıdır...selam ve dua ile...
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/28654-namazlarimin-kabul-olmadigini-dusunuyorum · 18.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.