İman sahibinin kalbi, niçin ve neden oldu, gibi sözleri bilmez.
Belki şundan veya bundan oldu, gibi yersiz lafları da dile getirmez. Bildiği tek şey vardir, o da:
Başüstüne, hoş geldi; safalar getirdi… diye karşilamaktır.
(Kaynak/İlahi Armağan/Abdülkadir Geylani/S,18)