Menkibeler
704 görüntülenme · 3 yanıt
Birgün beyazidi bestami hazretlerine rastlar bir zat. içinden de der şimdi kimbilir ne diyecek çattık deliye gibisinden düşünür, nerden geliyosun muhterem der: beyazidi bestami hazretleri cehennemden der.. neden gittin cehenneme diye sorar diğer kişi.... bayezidi bestami hazretleri de ateş lazımdı da ateş almaya gittim der....... o kişi de eee hani elinde ateş falan yok cehenneme gittinde ateş bulamadın ha şaşılacak şey doğrusu der güler..... bayezidi bestami hazretlerinin cevabıysa manidardır: evet cehennemde ateş bulamadım zira orda ateş yok şimdi.....oraya ateşini herkes kendisi götürecekmiş der ve bunun üzerine diğer adam sen bana ne güzel bir ders verdin ey mübarek der........................
Yavuz’un âlimlere verdiği kıymet
Yavuz’un âlimlere verdiği kıymet
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettikten sonra, İstanbul'a geri dönüyordu. Adana civarına geldiklerinde, şiddetli yağmur yağmış, ortalık çamur içinde kalmıştı. Birkaç gece o havalide konakladıktan sonra, yola çıktılar.
İlim adamlarına son derece kıymet veren Yavuz, yanı başında devrin büyük ilim adamlarından Kemal Paşazade ile beraber gidiyorlardı. Bir ara İbni Kemal'in atı tökezleyerek ayağından sıçrayan çamur, Yavuz'un üzerine bulaştı. Bu tökezleme esnasında, hem Yavuz'u ileri geçmiş olmasından, hem de üzerini pislemiş olmasından İbni Kemal korktu.
Bu hadise karşısında Yavuz Sultan Selim adamlarına, “Bana yeni bir kaftan getirin ve bu elbisemin üzerindeki çamurları da sakın temizlemeyin! Âlimlerin atının ayağından sıçrayan çamur benim indimde muhteremdir. Ben öldüğüm zaman bu kaftanımı, kefenimle beraber sarın” dedi.
Yavuz’un âlimlere verdiği kıymet
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettikten sonra, İstanbul'a geri dönüyordu. Adana civarına geldiklerinde, şiddetli yağmur yağmış, ortalık çamur içinde kalmıştı. Birkaç gece o havalide konakladıktan sonra, yola çıktılar.
İlim adamlarına son derece kıymet veren Yavuz, yanı başında devrin büyük ilim adamlarından Kemal Paşazade ile beraber gidiyorlardı. Bir ara İbni Kemal'in atı tökezleyerek ayağından sıçrayan çamur, Yavuz'un üzerine bulaştı. Bu tökezleme esnasında, hem Yavuz'u ileri geçmiş olmasından, hem de üzerini pislemiş olmasından İbni Kemal korktu.
Bu hadise karşısında Yavuz Sultan Selim adamlarına, “Bana yeni bir kaftan getirin ve bu elbisemin üzerindeki çamurları da sakın temizlemeyin! Âlimlerin atının ayağından sıçrayan çamur benim indimde muhteremdir. Ben öldüğüm zaman bu kaftanımı, kefenimle beraber sarın” dedi.
Sen bizi kiminle sanırsın
Yavuz Sultan Selim, hayatının son demlerinde yanından ayırmadığı doktoru Hasan Can'a hasta yatağında bulunduğu bir sırada:
- Hasan, beni nasıl görüyorsun, dedi. Hasan Can:
- Sultanım Allahü teâlâya kavuşmak zamanıdır. Artık Ona yönelin! dedi.
Yavuz:
- Ya Hasan bunca zamandır sen bizi kiminle sanırsın? dedi.
Hasan Can, (Sultanım hiç bir zaman sizin için öyle düşünmedim ve düşünmem. Yalnız şu var ki her zamanki hâlinizle şimdiki hâliniz mukayese edilemez... Ben bu bakımdan size hatırlatmak istedim) demişti ki Padişahın ağzından artık son defa La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah dediği duyuldu.
Yavuz Sultan Selim Han şehadet getirerek ruhunu teslim etti.
Yavuz Sultan Selim, hayatının son demlerinde yanından ayırmadığı doktoru Hasan Can'a hasta yatağında bulunduğu bir sırada:
- Hasan, beni nasıl görüyorsun, dedi. Hasan Can:
- Sultanım Allahü teâlâya kavuşmak zamanıdır. Artık Ona yönelin! dedi.
Yavuz:
- Ya Hasan bunca zamandır sen bizi kiminle sanırsın? dedi.
Hasan Can, (Sultanım hiç bir zaman sizin için öyle düşünmedim ve düşünmem. Yalnız şu var ki her zamanki hâlinizle şimdiki hâliniz mukayese edilemez... Ben bu bakımdan size hatırlatmak istedim) demişti ki Padişahın ağzından artık son defa La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah dediği duyuldu.
Yavuz Sultan Selim Han şehadet getirerek ruhunu teslim etti.
Ateş yerine kül
Silsile-i aliyye büyüklerinden Bayezid-i Bistami hazretleri; iki katlı bir evin dibinden geçerken, yukarıdan tepesine bir leğen kül döküldü. Kadın, özür diledi, görmediğini söyledi. Bistami hazretleri, (Çok şükür, ateş dökülmesi gereken başa kül döküldü ucuz kurtulduk) dedi.
Silsile-i aliyye büyüklerinden Bayezid-i Bistami hazretleri; iki katlı bir evin dibinden geçerken, yukarıdan tepesine bir leğen kül döküldü. Kadın, özür diledi, görmediğini söyledi. Bistami hazretleri, (Çok şükür, ateş dökülmesi gereken başa kül döküldü ucuz kurtulduk) dedi.
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/28393-menkibeler · 07.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- MERHAMETSİZ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE Dini Hikayeler 326 cevap
- ANNE,AL ŞU KIRMIZI GÜLÜ SÖZLÜME VER... Dini Hikayeler 243 cevap
- ESRARENGİZ OLAYLAR Dini Hikayeler 235 cevap
- Namazı Son Ana Mı Bırakıyosunuz??(Dikkat!!) Dini Hikayeler 227 cevap
- YEŞİL ELBİSE Dini Hikayeler 215 cevap
- HİFA VE SÜHEYL Dini Hikayeler 212 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.