Yarısı gündüz, yarısı gece..
Yarısı yıldızlı, yarısı karanlık;
Yarısı güneşli, yarısı bulutlu...
Yarısı kara, yarısı deniz..
Yarısı kaya, yarısı toprak;
Yarısı mümbit, yarısı çorak...
Yarısı yaz, yarısı kış...
Yarısı ferah, yarısı kurak
Yarısı ılık, yarısı "donak"
Yarısı gençlik, yarısı ihtiyarlık..
Yarısı yetişkinlik, yarısı çocukluk;
Yarısı başarı, yarısı başarısızlık...
Yarısı kahkaha, yarısı gözyaşı..
Yarısı muhabbet, yarısı hastalık...
Yarısı beyaz, yarısı siyah; yarısı sıcak, yarısı soğuk.. Yarısı iyi, yarısı kötü; yarısı uzun, yarısı kısa..
Nasıl beklersin, her günün neşe içinde geçmesini?
Nasıl umarsın ki; hiç, başın bile ağrımasın?..
Senin de hayatın dupduru, süt liman olmayacak.
Gözyaşı dökecek sonra güleceksin; dertlenip çare bulacaksın; hastalanacak ardından şifaya kavuşacaksın..
Bunlar olacak.. Ama ne kadar olacak, ne zaman olacak bilmiyoruz.
Bazısı içinde yaşıyor mahkûmiyeti, bazısı dışında..
Herkes bir imtihan içinde..
Başkasının sorusundan not verilmeyecek yani bize!
Fakat beklersen, güneş doğacak!..
Ömrün; yarısı gençlik, yarısı ihtiyarlık... Çocukluğun yarısı kahkaha, yarısı gözyaşı... İhtiyarlığın; yarısı muhabbet, yarısı hastalık...
Nasıl bekleriz ki mutluluklarımızın sonsuz olmasını...
..veya neden korkarız ki, kederlerimizin sonsuz olacağından?..

