Evliya bir zata talebelerinden birisi sorar:
- Efendim, Büyüklerin en gücüne giden şey nedir?
- Hocasından devraldığı emanetin nasıl kullanılacağının ona öğretilmeye kalkışılmasıdır.
Talebe tekrar sorar:
- Sanki hocası ehli olmayana vazife vermiş gibi mi oluyor bu? Büyüklerin beğendiğini beğenmemek gibi mi oluyor?
- Evet, öyle oluyor. Büyüklere akıl vermek hem yanlıştır hem de çok çirkindir. Akıl verilmesi, hocan seni seçmekle yanlış yapmış demektir. Halbuki, eğer iddiası âlimlikse, o ondan daha âlim ki onu seçmişler. Eğer iddiası dervişlik ise, o ondan daha derviş ki onu seçmişler. Geriye bir şey kalmaz, kalan sadece nefsi ve bedbahtlığıdır. İnsan vasıtaya binmekte inmekte serbesttir, ama gemide olan kaptanın işine karışamaz.
- Efendim, Büyüklerin en gücüne giden şey nedir?
- Hocasından devraldığı emanetin nasıl kullanılacağının ona öğretilmeye kalkışılmasıdır.
Talebe tekrar sorar:
- Sanki hocası ehli olmayana vazife vermiş gibi mi oluyor bu? Büyüklerin beğendiğini beğenmemek gibi mi oluyor?
- Evet, öyle oluyor. Büyüklere akıl vermek hem yanlıştır hem de çok çirkindir. Akıl verilmesi, hocan seni seçmekle yanlış yapmış demektir. Halbuki, eğer iddiası âlimlikse, o ondan daha âlim ki onu seçmişler. Eğer iddiası dervişlik ise, o ondan daha derviş ki onu seçmişler. Geriye bir şey kalmaz, kalan sadece nefsi ve bedbahtlığıdır. İnsan vasıtaya binmekte inmekte serbesttir, ama gemide olan kaptanın işine karışamaz.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda hutbesinde şöyle buyuruyor:
"Size iki şey bırakıyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız. Bunlar da Allah’ın kitabı (Kur’an) ve benim sünnetimdir." (Buhari-Müslim
"Size iki şey bırakıyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız. Bunlar da Allah’ın kitabı (Kur’an) ve benim sünnetimdir." (Buhari-Müslim