“İnsanlar ancak şu beş şartla yanımıza yaklaşıp bizimle beraber olabilirler:
1- Derdini anlatamayanın ihtiyaçlarını iletmek
2- Göremediğimiz zamanlarda bize adalet göstermek
3- Hakta bize yardımcı olmak
4- Bize ve insanlara ait emanetin gereğini yapmak
5- Yanımızda hiç kimsenin koğuculuğunu yapmamak.
Bu beş şarta uymayan yanımıza yaklaşamaz ve bizimle dost olamaz.”(a.g.e s:94)
Günümüz müslümanları olarak nefis ve nesillerimizde Ömervâri bir inkılaba ne kadar ihtiyacımız var.
Zenbilli Ali Efendi
Zenbilli Ali Efendi elleri arkaya bağlanmış 400 kişiye rastladı.
Bunların padişahın ipek ticaretini yasaklama fermanına uymayan tüccarlar olduğunu öğrendi.
Bunu duyan Müfti Efendi atını sürerek padişahın arkasından yetişir ve der ki:
-Padişahım gördüm ki bazı adamları bağlatmışsın. Eğer muradınız katl ise indallah helal değil.
Sultan Selim öfkeyle:
- Mevlânâ, Nizam-ı âlem için insanların üçte birini katletmek helal değil mi? diye sordu.
Müfti Efendi:
- Helaldir amma işler bozulup büyük fitneler çıktığı zaman.
Yavuz Selim kızarak:
- Saltanat işlerine karışmak senin vazifen değildir.
Zenbilli:
- Sultanım bu ahiret işidir. Buna karışmak benim vazifemdir. Eğer affederseniz kurtulursunuz. Aksi halde büyük ilâhî cezaya müstahak olursunuz.
Diyerek selam bile vermeden padişahın huzurundan ayrıldı.
Yavuz Selim suçluları bağışladı.
Anadolu ve Rumeli kazaskerliğini Zenbilli’ye verdi. Ama o özür beyan etti.
Şunu da gözardı etmemek gerekir ki:
Bu önder ve liderlerin başarısında ihlâs, samimiyet, kulluk bilinciyle beraber onlara gönülden bağlı tâbilerinin de büyük katkısı vardır.
alıntıdır
Hani melekler sormuştu Rabbimize;
- ''Senin en sevdiğin kulun O iken,
Neden O`nu bu kadar ızdırapla imtihan ediyorsun'' ?
- Hem yetim, hem öksüz, hem kimsesiz...
Ne buyurmuştu Rabbimiz ?
-''Kimseye güvenmesin,
Hep benden istesin, bana sığınsın diye.''
&
Biz haksız yere yapılan her şeyin,
Allah tarafından sorulacağının ferahlığı içindeyiz.