ANKET_Günümüz gençliğinin bozulmasında en büyük etken nedir?
1.156 görüntülenme · 37 yanıt
Anket ANKET_Günümüz gençliğinin bozulmasında en büyük etken nedir?
0 kişi oy verdi
EĞLENCE MERKEZLERİ
0 oy · %0
MÜSTEHCEN BASIN
0 oy · %0
İNTERNET KAFELER
0 oy · %0
ZARARLI TV. KANALLARI VE ŞANS OYUNLARI
0 oy · %0
Bu arşiv anketidir; sonuçlar korunmakta, yeni oy alınmamaktadır.
selamun aleyküm Bu ankate nasıl bir cevap vermeli bilemem ama Şıkların bütün hepsi Gençlerimizi kötü yollara sevkeden birer etken ...:A
Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?
Allahım bizleri iyilikten doğruluktan Ayırmasın inş Allaha emanet olun ....
selametle....... B)
Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?
Allahım bizleri iyilikten doğruluktan Ayırmasın inş Allaha emanet olun ....
selametle....... B)

Gençleri daha küçüklükten itibaren kafalarına göre yetiştirenler şimdilerde kendi eserlerinden şikayetçi oluyorlar.
İçki, kumar, fuhuş, uyuşturucu, cinayet girdabında öğütülen gençler kimleri örnek alıyor? Genç denildiğinde akla gelen atiklik, çeviklik ve erdem şimdilerde uyuşturucu partilerinin, zehirli dumanları altında can çekişiyor…
Her tehlikeyi fark edecek zekaları olduğunu düşünüp meydanlarda nara atanlar, "Gençliğin kimlik sendromunu" anlamayacak kadar nasıl akılsız olabiliyorlar? Batılı olma sevdası, modernite, popüler kültür zırvalıkları altında ezilen gençler tam bir kimlik bunalımı içindeler.
Ve sürekli artan sapık yollar gençlerimizin beyninde derin akisli yaralar açmakta, onların karar verebilme yetilerini ellerinden almaktadır.
Allah gencin hangi şuurda olması gerektiğini açıkça beyan etmiştir. Fakat günümüzde daralan, sıkılan, çaresiz kalan, madde aleminde boğulan genç dua etmek şöyle dursun kendisini yaratan Allahtan bihaber yaşamaktadır.
sözde değil özde Müslüman olabilselerdi yeni nesil bu hale sürüklenmezdi
Osmanlı gibi bir cihan devletini topla, tüfekle yıkamayan batılı zihniyet öncelikle Osmanlı neslinin elinden Kur´an´ı, kalbinden imanı almak için toplanmışlardı İsviçrede. Aslında alınan bu kararı alanlar 5000 yıllık " Siyon" hayaline hizmet edenlerden başkası değildi. Siyonist emellerine ulaşmak için Osmanlı´dan Filistin alınmalı idi. O zaman başlatılan gençliği yıpratma hareketine zamanın Jöntürkleri kulp olurken bugün başkaları bu projeye kulp olmaktadır.
Bu ülkenin üvey evlatları
Türkiyede milli ve manevi değerleri koruyacak vatanına, bayrağına ve dinine hizmet edecek bir nesil yetiştirme projesi idi İmam Hatip Liseleri. Fakat bu kurum, şimdi ardı ardına kapatılan şubelerinin şokunu yaşıyor. Beyan ettiğimiz tüm bu suçlara meyl etmeyecek bir nesil yetiştirme çabasında olan ve zamanında devletin, milletin isteği üzerine kurduğu bu okullar şimdi bir bir kapatılıyor. Kaybeden yine bizler olduk. Liselerde fuhuş partileri başladı, çocuk istismarları skandalları patlak verdi, abi, kız kardeşini taciz edecek kadar alçaldı. Şimdi adama sorarlar: Kapattınız da bu okulları ne oldu, muasır medeniyet seviyesine mi ulaştınız? Sadece gençliği manevi bir bunalımın içine sürüklediniz.
Acı bir hakikat
Japon gençlerinin çalışkanlığı artık tüm dünyaca malumdur. Bizim gençlerimiz bunalımın eşiğinde can çekişirken örneğin çoğu Japon genç, sürekli çalışarak bilime ve insanlığa yeni şeyler katmaktadır. Bir gün bunun kaynağını merak eden İçişleri Bakanlığı yetkilileri rahmetli Turgut Özal zamanında bir sempozyumda Japon bilim adamlarına bu meraklarını açmışlar ve nasıl bu kadar çalışkan ve üretici bir gençliğe sahip olduklarını sormuşlar. Bir bilim adamı onlara sebebini şöyle anlatmış: "Bizler daha çocuk yaşta iken gençlerimizi Hiroşima ve Nagazakiye götürürüz. Onlara atom bombasının atıldığı yerleri harap olmuş kalıntıları ve ölenlerin mezarlarını gezdiririz. Ve onlara deriz ki; İşte zamanında sizin düşmanlarınız atalarınıza bunları yaptı, eğer çalışıp daha çok ileri gitmezseniz, onlara yetişemezseniz hem onların durumuna düşer hem de onların ruhlarını şad edemezsiniz. İşte biz gençlerimize kendi manevi değerlerimizi gösteriyor ve çalışmalarının boş şeylerle vakit geçirmemelerinin sebeplerini anlatıyoruz bütün mesele bu. Evet işte Japon mucizesi gençlerini bu şekilde yönlendirebiliyor. Peki biz ne yapıyoruz gençliğin içine düştüğü şu bataktan onları çıkarmak adına? Acaba kaç tane genç Çanakkale zaferini tam manası ile kavramıştır ve gerçekten ibret alarak daha güzel için çalışmaktadır? Tam aksine gençlerimiz çok daha başka sorunların içinde çırpınmaya terkedilmiştir. Yeni nesil, milli ve manevi değerlerden yoksun bırakıldıkları için bu vaziyet peyda olmuştur zaten. İşte Müslüman bir devlette içine düştüğümüz hal…
Zehir saçan medya
Eskiden televizyonlarda haberler ve belgeseller olurdu. Zamanla filmler, diziler, yarışmalar derken şimdilerde televizyon inanılmaz ahlâksızlıkların sahnesi haline geldi. Her şeyi bozup amacından saptıran insanlar, insanlığa fayda için icat edilen bu aleti de amacından saptırdılar. Artık o eski belgesellerin yerini ahlaksızlıkta sınır tanımayan filmler, televoleler aldı. Tabii bu durumdan en büyük yarayı gençlik aldı. Televizyonda gördükleri o inanılmaz hayatlara özendirilen gençler boş hayaller uğruna hırsızlık yapmaya adam öldürmeye başladılar. Namus kavramını hiçe sayarak yapılan nice program aile gibi bir mukaddes kurumu paramparça etti. Aynı eve haftalarca tıkılan gençler kötü örnek olmaya yetmedi birde anne- babaları bu iğrenç oyunlara alet oldu. Ve bu programları yapanlar ve yaptıranlar adeta amaçlarına ulaştılar, İslam´dan uzak hiçbir ideali olmayan sadece maddeyi ve şehveti düşünen gençler meydana getirdiler. Medyanın bu zehrine karşı panzehir olanlar da oldu tabii ki. Cinsellik objesini gençler üzerinde bir silah olarak kullanıp aslında zinanın çok kötü bir şey olmadığını aşılayan medya artan ırza geçme ve taciz olaylarının tek sorumlusudur. Televole kültürü ile yetişen gençler ise Allahın varlığını unutmuş en ufak olaylarda cinnet geçiren katiller haline gelmiştir
Kısa yoldan zengin olma hayali kuran binlerce genç milyonda bir ihtimaller üzerine bir ömrü boşa harcamaktadır. Bu yüzden gençlerde çalışma araştırma şuuru yok olmuştur
Üstat Necip Fazıl şöyle demişti; "Ne zamanki futbol stadları Allahın isminin anılması amacı ile dolar taşar işte o zaman kurtuluş yakındır." Evet aslında kurtuluşun reçetesi gayet açık ne zaman bu ülkenin gençleri İslamla kendilerini bulurlar ve ne zaman bu ortam onlara sunulur işte o zaman kurtuluş yakındır. Yüce Allah " Mahşer günü insanlara sorulacak ilk sorulardan birisinin gençliğini nerede harcadın? sorusu olacağını, Nebisi aracılığı ile çağlara bildirmiştir. İşte bu soruyla muhatap kalacağı günü düşünen gençler arttıkça ve Statları bu mesajı vermek için doldurdukları zaman Türkiyedeki gençlik profili değişecektir. O vakit gençler sadece ülkelerindeki gençlere değil dünyadaki gençlere örnek olacaklardır.
Umarız gençlerimiz için yapılan çalışmalar artar ve gençlik sorunlarına kalıcı çözümler üretilir. Yoksa göz göre göre yok olan bir neslin feryatları içinde vicdan azabı çekmeye devam edeceğiz...
TÜRKİYEDE SUÇ ORTALAMASI
Adalet Bakanlığı yetkililerinin yaptığı açıklamalarda Türkiyede çocuk suçlarının ürkütücü boyutlara ulaştığını görüyoruz. İstanbul, Ankara, İzmir ve Trabzonda bulunan dört çocuk mahkemesine sahip olan Türkiyede yılda ortalama 90 bin çocuk yargı önüne çıkıyor. İçişleri Bakanlığı Devlet İstatistlik Enstitüsünün geçen yıl yaptığı, 27 ili kapsayan, bir araştırmaya göre bir yılda meydana gelen kasten adam öldürme olaylarının %18i, hırsızlığın %34ü, gasp ve yağma olaylarının %16sı çocuklar tarafından gerçekleştiriliyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalıın da görevli Doç.Dr. Bilge Hapçıoğlu ise ekonomik sebeplerin çocukları ve gençleri suça yönelttiğini vurgulamaktadır. Çocuk Mahkemelerinde açılan davalarda 1994te 5.455i kız 77.240 çocuk yargılandı. Dokuzu kız 567 genç mahkum oldu. 1997de 6.969u kız 84.222 genç sanıktan 590ı hüküm giydi. Adalet Bakanlığı´nın bir diğer verisine göre; adam öldürme suçundan yatan gençlerin %94ünü erkekler %6sını ise kızlar oluşturuyor. En çok suç işleyen yaş grubu ise 14 yaş. Ahlak ve maneviyattan yoksun gençlerin birde ekonomik yönden zayıf bırakılmaları tüyler ürpertici tablonun ortaya çıkmasına ortam hazırlamaktadır. Bir insanı öldürmenin kainatı öldürmek kadar günah olduğunu bilmeyen ve aç kalan genç, çözümü kapkaç, yağma ve cinayette bulmaktadır. Devlet İstatistlik Enstitüsünün yaptığı bir başka araştırmaya göre ise gençlerin en çok işlediği suçlar şunlardır;
Kasten adam öldürme %12
Irza geçme %18
Hırsızlık %34
Fuhuşa teşvik %4
Gasp %16
Kasti yangın çıkarma %9
Ayrıca alkol alan gençlerin %53ü adam öldürmüş, %10u hırsızlık %15i evrakta sahtecilik yapmış ve bir çoğu da uyuşturucu kaçakçısı olmuştur. Ayrıca uyuşturucu alan gençlerin %47si esrar kaçakçılığına bulaşmış, %14ü ise adam öldürmüştür. Uyuşturucu içme ve satma yaşı gençlerde ortalama 15 yaşa düşmüştür. Yine fuhuş yapma yaşı liselere kadar düşmüş hatta 12lere inmiştir. Eskiden en kutsal mukaddesat olan namus günümüzde çok cüzi fiyatlara sermaye olacak kadar alçalmıştır
İçki, kumar, fuhuş, uyuşturucu, cinayet girdabında öğütülen gençler kimleri örnek alıyor? Genç denildiğinde akla gelen atiklik, çeviklik ve erdem şimdilerde uyuşturucu partilerinin, zehirli dumanları altında can çekişiyor…
Her tehlikeyi fark edecek zekaları olduğunu düşünüp meydanlarda nara atanlar, "Gençliğin kimlik sendromunu" anlamayacak kadar nasıl akılsız olabiliyorlar? Batılı olma sevdası, modernite, popüler kültür zırvalıkları altında ezilen gençler tam bir kimlik bunalımı içindeler.
Ve sürekli artan sapık yollar gençlerimizin beyninde derin akisli yaralar açmakta, onların karar verebilme yetilerini ellerinden almaktadır.
Allah gencin hangi şuurda olması gerektiğini açıkça beyan etmiştir. Fakat günümüzde daralan, sıkılan, çaresiz kalan, madde aleminde boğulan genç dua etmek şöyle dursun kendisini yaratan Allahtan bihaber yaşamaktadır.
sözde değil özde Müslüman olabilselerdi yeni nesil bu hale sürüklenmezdi
Osmanlı gibi bir cihan devletini topla, tüfekle yıkamayan batılı zihniyet öncelikle Osmanlı neslinin elinden Kur´an´ı, kalbinden imanı almak için toplanmışlardı İsviçrede. Aslında alınan bu kararı alanlar 5000 yıllık " Siyon" hayaline hizmet edenlerden başkası değildi. Siyonist emellerine ulaşmak için Osmanlı´dan Filistin alınmalı idi. O zaman başlatılan gençliği yıpratma hareketine zamanın Jöntürkleri kulp olurken bugün başkaları bu projeye kulp olmaktadır.
Bu ülkenin üvey evlatları
Türkiyede milli ve manevi değerleri koruyacak vatanına, bayrağına ve dinine hizmet edecek bir nesil yetiştirme projesi idi İmam Hatip Liseleri. Fakat bu kurum, şimdi ardı ardına kapatılan şubelerinin şokunu yaşıyor. Beyan ettiğimiz tüm bu suçlara meyl etmeyecek bir nesil yetiştirme çabasında olan ve zamanında devletin, milletin isteği üzerine kurduğu bu okullar şimdi bir bir kapatılıyor. Kaybeden yine bizler olduk. Liselerde fuhuş partileri başladı, çocuk istismarları skandalları patlak verdi, abi, kız kardeşini taciz edecek kadar alçaldı. Şimdi adama sorarlar: Kapattınız da bu okulları ne oldu, muasır medeniyet seviyesine mi ulaştınız? Sadece gençliği manevi bir bunalımın içine sürüklediniz.
Acı bir hakikat
Japon gençlerinin çalışkanlığı artık tüm dünyaca malumdur. Bizim gençlerimiz bunalımın eşiğinde can çekişirken örneğin çoğu Japon genç, sürekli çalışarak bilime ve insanlığa yeni şeyler katmaktadır. Bir gün bunun kaynağını merak eden İçişleri Bakanlığı yetkilileri rahmetli Turgut Özal zamanında bir sempozyumda Japon bilim adamlarına bu meraklarını açmışlar ve nasıl bu kadar çalışkan ve üretici bir gençliğe sahip olduklarını sormuşlar. Bir bilim adamı onlara sebebini şöyle anlatmış: "Bizler daha çocuk yaşta iken gençlerimizi Hiroşima ve Nagazakiye götürürüz. Onlara atom bombasının atıldığı yerleri harap olmuş kalıntıları ve ölenlerin mezarlarını gezdiririz. Ve onlara deriz ki; İşte zamanında sizin düşmanlarınız atalarınıza bunları yaptı, eğer çalışıp daha çok ileri gitmezseniz, onlara yetişemezseniz hem onların durumuna düşer hem de onların ruhlarını şad edemezsiniz. İşte biz gençlerimize kendi manevi değerlerimizi gösteriyor ve çalışmalarının boş şeylerle vakit geçirmemelerinin sebeplerini anlatıyoruz bütün mesele bu. Evet işte Japon mucizesi gençlerini bu şekilde yönlendirebiliyor. Peki biz ne yapıyoruz gençliğin içine düştüğü şu bataktan onları çıkarmak adına? Acaba kaç tane genç Çanakkale zaferini tam manası ile kavramıştır ve gerçekten ibret alarak daha güzel için çalışmaktadır? Tam aksine gençlerimiz çok daha başka sorunların içinde çırpınmaya terkedilmiştir. Yeni nesil, milli ve manevi değerlerden yoksun bırakıldıkları için bu vaziyet peyda olmuştur zaten. İşte Müslüman bir devlette içine düştüğümüz hal…
Zehir saçan medya
Eskiden televizyonlarda haberler ve belgeseller olurdu. Zamanla filmler, diziler, yarışmalar derken şimdilerde televizyon inanılmaz ahlâksızlıkların sahnesi haline geldi. Her şeyi bozup amacından saptıran insanlar, insanlığa fayda için icat edilen bu aleti de amacından saptırdılar. Artık o eski belgesellerin yerini ahlaksızlıkta sınır tanımayan filmler, televoleler aldı. Tabii bu durumdan en büyük yarayı gençlik aldı. Televizyonda gördükleri o inanılmaz hayatlara özendirilen gençler boş hayaller uğruna hırsızlık yapmaya adam öldürmeye başladılar. Namus kavramını hiçe sayarak yapılan nice program aile gibi bir mukaddes kurumu paramparça etti. Aynı eve haftalarca tıkılan gençler kötü örnek olmaya yetmedi birde anne- babaları bu iğrenç oyunlara alet oldu. Ve bu programları yapanlar ve yaptıranlar adeta amaçlarına ulaştılar, İslam´dan uzak hiçbir ideali olmayan sadece maddeyi ve şehveti düşünen gençler meydana getirdiler. Medyanın bu zehrine karşı panzehir olanlar da oldu tabii ki. Cinsellik objesini gençler üzerinde bir silah olarak kullanıp aslında zinanın çok kötü bir şey olmadığını aşılayan medya artan ırza geçme ve taciz olaylarının tek sorumlusudur. Televole kültürü ile yetişen gençler ise Allahın varlığını unutmuş en ufak olaylarda cinnet geçiren katiller haline gelmiştir
Kısa yoldan zengin olma hayali kuran binlerce genç milyonda bir ihtimaller üzerine bir ömrü boşa harcamaktadır. Bu yüzden gençlerde çalışma araştırma şuuru yok olmuştur
Üstat Necip Fazıl şöyle demişti; "Ne zamanki futbol stadları Allahın isminin anılması amacı ile dolar taşar işte o zaman kurtuluş yakındır." Evet aslında kurtuluşun reçetesi gayet açık ne zaman bu ülkenin gençleri İslamla kendilerini bulurlar ve ne zaman bu ortam onlara sunulur işte o zaman kurtuluş yakındır. Yüce Allah " Mahşer günü insanlara sorulacak ilk sorulardan birisinin gençliğini nerede harcadın? sorusu olacağını, Nebisi aracılığı ile çağlara bildirmiştir. İşte bu soruyla muhatap kalacağı günü düşünen gençler arttıkça ve Statları bu mesajı vermek için doldurdukları zaman Türkiyedeki gençlik profili değişecektir. O vakit gençler sadece ülkelerindeki gençlere değil dünyadaki gençlere örnek olacaklardır.
Umarız gençlerimiz için yapılan çalışmalar artar ve gençlik sorunlarına kalıcı çözümler üretilir. Yoksa göz göre göre yok olan bir neslin feryatları içinde vicdan azabı çekmeye devam edeceğiz...
TÜRKİYEDE SUÇ ORTALAMASI
Adalet Bakanlığı yetkililerinin yaptığı açıklamalarda Türkiyede çocuk suçlarının ürkütücü boyutlara ulaştığını görüyoruz. İstanbul, Ankara, İzmir ve Trabzonda bulunan dört çocuk mahkemesine sahip olan Türkiyede yılda ortalama 90 bin çocuk yargı önüne çıkıyor. İçişleri Bakanlığı Devlet İstatistlik Enstitüsünün geçen yıl yaptığı, 27 ili kapsayan, bir araştırmaya göre bir yılda meydana gelen kasten adam öldürme olaylarının %18i, hırsızlığın %34ü, gasp ve yağma olaylarının %16sı çocuklar tarafından gerçekleştiriliyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalıın da görevli Doç.Dr. Bilge Hapçıoğlu ise ekonomik sebeplerin çocukları ve gençleri suça yönelttiğini vurgulamaktadır. Çocuk Mahkemelerinde açılan davalarda 1994te 5.455i kız 77.240 çocuk yargılandı. Dokuzu kız 567 genç mahkum oldu. 1997de 6.969u kız 84.222 genç sanıktan 590ı hüküm giydi. Adalet Bakanlığı´nın bir diğer verisine göre; adam öldürme suçundan yatan gençlerin %94ünü erkekler %6sını ise kızlar oluşturuyor. En çok suç işleyen yaş grubu ise 14 yaş. Ahlak ve maneviyattan yoksun gençlerin birde ekonomik yönden zayıf bırakılmaları tüyler ürpertici tablonun ortaya çıkmasına ortam hazırlamaktadır. Bir insanı öldürmenin kainatı öldürmek kadar günah olduğunu bilmeyen ve aç kalan genç, çözümü kapkaç, yağma ve cinayette bulmaktadır. Devlet İstatistlik Enstitüsünün yaptığı bir başka araştırmaya göre ise gençlerin en çok işlediği suçlar şunlardır;
Kasten adam öldürme %12
Irza geçme %18
Hırsızlık %34
Fuhuşa teşvik %4
Gasp %16
Kasti yangın çıkarma %9
Ayrıca alkol alan gençlerin %53ü adam öldürmüş, %10u hırsızlık %15i evrakta sahtecilik yapmış ve bir çoğu da uyuşturucu kaçakçısı olmuştur. Ayrıca uyuşturucu alan gençlerin %47si esrar kaçakçılığına bulaşmış, %14ü ise adam öldürmüştür. Uyuşturucu içme ve satma yaşı gençlerde ortalama 15 yaşa düşmüştür. Yine fuhuş yapma yaşı liselere kadar düşmüş hatta 12lere inmiştir. Eskiden en kutsal mukaddesat olan namus günümüzde çok cüzi fiyatlara sermaye olacak kadar alçalmıştır

Selamün aleyküm.. Evet internet kafeler yoğunlukta bence de
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda hutbesinde şöyle buyuruyor:
"Size iki şey bırakıyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız. Bunlar da Allah’ın kitabı (Kur’an) ve benim sünnetimdir." (Buhari-Müslim
"Size iki şey bırakıyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız. Bunlar da Allah’ın kitabı (Kur’an) ve benim sünnetimdir." (Buhari-Müslim
1._EĞLEENCE MERKEZLERİ.
2._MÜSTEHCEN BASIN.
3._İNTERNET KAFELER.
4._ZARARLI TV. KANALLARI.???
2._MÜSTEHCEN BASIN.
3._İNTERNET KAFELER.
4._ZARARLI TV. KANALLARI.???
bence hepsinin karması ile ortaya karışık daha vahim bir durum çıkıyor??
hepside dış güçlerin dayattığı ve bizim gençliğimizinde hemen kaptığı emperyalist faaliyetler....
bence hepsi eşit seviyedeki etkenler.
RABBİM UYANMAMIZI VE UYANDIRMAMIZI NASİB ETSİN.
hepside dış güçlerin dayattığı ve bizim gençliğimizinde hemen kaptığı emperyalist faaliyetler....
bence hepsi eşit seviyedeki etkenler.
RABBİM UYANMAMIZI VE UYANDIRMAMIZI NASİB ETSİN.
ALLAHA EMANET OLUNUZ
_________________________________________________
bir insanı ahlaken değilde sadece zihnen eğitmek,
topluma bela kazandırmaktır...
Üstat Necip Fazıl şöyle demişti; "Ne zamanki futbol stadları Allahın isminin anılması amacı ile dolar taşar işte o zaman kurtuluş yakındır." Evet aslında kurtuluşun reçetesi gayet açık ne zaman bu ülkenin gençleri İslamla kendilerini bulurlar ve ne zaman bu ortam onlara sunulur işte o zaman kurtuluş yakındır. Yüce Allah " Mahşer günü insanlara sorulacak ilk sorulardan birisinin gençliğini nerede harcadın? sorusu olacağını, Nebisi aracılığı ile çağlara bildirmiştir. İşte bu soruyla muhatap kalacağı günü düşünen gençler arttıkça ve Statları bu mesajı vermek için doldurdukları zaman Türkiyedeki gençlik profili değişecektir. O vakit gençler sadece ülkelerindeki gençlere değil dünyadaki gençlere örnek olacaklardır.
Altın Üye
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Selamün Aleyküm, güncelliğini hiç yitirmeyecek olan bir meselenin anketini bizlere sunduğunuz için Allah c.c razı olsun..
Yukarıda sayılan 4 meselenin her birine olan ilgi ve yöneliş, ancak İslami bilgi eksikliğinden kaynaklanır ve de bu acı neticeler, İslami şuurdan uzak yaşamanın getirdiği sonuçlardır..Bu sebeple Hepsi = İslami değerlerden gitgide kopulması...
Rabbimiz c.c İslamı, yaşamak ve yaşatmak konusunda tüm gençlerin yardımcısı olsun..Amin..Selam ve dua ile.
gecekondu, post: 543314, member: 58970selamun aleyküm Bu ankate nasıl bir cevap vermeli bilemem ama Şıkların bütün hepsi Gençlerimizi kötü yollara sevkeden birer etken ...:A
Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?
Allahım bizleri iyilikten doğruluktan Ayırmasın inş Allaha emanet olun ....
selametle. B)
.....sözde değil özde Müslüman olabilselerdi yeni nesil bu hale sürüklenmezdi
Osmanlı gibi bir cihan devletini topla, tüfekle yıkamayan batılı zihniyet öncelikle Osmanlı neslinin elinden Kur´an´ı, kalbinden imanı almak için toplanmışlardı İsviçrede. Aslında alınan bu kararı alanlar 5000 yıllık " Siyon" hayaline hizmet edenlerden başkası değildi.:G:
vealeykümselam kardesim.valla ben en büüyk etken bulamadim..secemedim arasindan yani..cünkü bunlarin hepsi en büyük etkendir..Rabbim sevdigi kullarindan eylesin insallah bizi.Selam ve dua ile...
medahms<<ANKET_Günümüz gençliğinin bozulmasında en büyük etken nedir?__>>>
<<<__SEÇENEKLER__>>>
1._EĞLEENCE MERKEZLERİ.
2._MÜSTEHCEN BASIN.
3._İNTERNET KAFELER.
4._ZARARLI TV. KANALLARI.
5._ŞANS OYUNLARI.
selamün aleyküm,
çok önemli bir konuyu paylaşmışsınız
bu liste maddelerin baya uzun olması lazımdı sayfalarca ve en altında HEPSİ yazmalıydı.tabi bu maddelerin oluşmasındaki en büyük neden İMAN İNANÇ eksikligi çaglara ışık tutacak mukaddes kitapımız KURANII raflara kaldırmak okumamak okkudugunu anlamamak .ANLADIGLA AMEL ETMEYEN insanların sayısının fazla olması.emeginize saglık
hayırla kalın
çok önemli bir konuyu paylaşmışsınız
bu liste maddelerin baya uzun olması lazımdı sayfalarca ve en altında HEPSİ yazmalıydı.tabi bu maddelerin oluşmasındaki en büyük neden İMAN İNANÇ eksikligi çaglara ışık tutacak mukaddes kitapımız KURANII raflara kaldırmak okumamak okkudugunu anlamamak .ANLADIGLA AMEL ETMEYEN insanların sayısının fazla olması.emeginize saglık
hayırla kalın
gecekondu
TÜRKİYEDE SUÇ ORTALAMASI
Adalet Bakanlığı yetkililerinin yaptığı açıklamalarda Türkiyede çocuk suçlarının ürkütücü boyutlara ulaştığını görüyoruz. İstanbul, Ankara, İzmir ve Trabzonda bulunan dört çocuk mahkemesine sahip olan Türkiyede yılda ortalama 90 bin çocuk yargı önüne çıkıyor. İçişleri Bakanlığı Devlet İstatistlik Enstitüsünün geçen yıl yaptığı, 27 ili kapsayan, bir araştırmaya göre bir yılda meydana gelen kasten adam öldürme olaylarının %18i, hırsızlığın %34ü, gasp ve yağma olaylarının %16sı çocuklar tarafından gerçekleştiriliyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalıın da görevli Doç.Dr. Bilge Hapçıoğlu ise ekonomik sebeplerin çocukları ve gençleri suça yönelttiğini vurgulamaktadır. Çocuk Mahkemelerinde açılan davalarda 1994te 5.455i kız 77.240 çocuk yargılandı. Dokuzu kız 567 genç mahkum oldu. 1997de 6.969u kız 84.222 genç sanıktan 590ı hüküm giydi. Adalet Bakanlığı´nın bir diğer verisine göre; adam öldürme suçundan yatan gençlerin %94ünü erkekler %6sını ise kızlar oluşturuyor. En çok suç işleyen yaş grubu ise 14 yaş. Ahlak ve maneviyattan yoksun gençlerin birde ekonomik yönden zayıf bırakılmaları tüyler ürpertici tablonun ortaya çıkmasına ortam hazırlamaktadır. Bir insanı öldürmenin kainatı öldürmek kadar günah olduğunu bilmeyen ve aç kalan genç, çözümü kapkaç, yağma ve cinayette bulmaktadır. Devlet İstatistlik Enstitüsünün yaptığı bir başka araştırmaya göre ise gençlerin en çok işlediği suçlar şunlardır;
Kasten adam öldürme %12
Irza geçme %18
Hırsızlık %34
Fuhuşa teşvik %4
Gasp %16
Kasti yangın çıkarma %9
Ayrıca alkol alan gençlerin %53ü adam öldürmüş, %10u hırsızlık %15i evrakta sahtecilik yapmış ve bir çoğu da uyuşturucu kaçakçısı olmuştur. Ayrıca uyuşturucu alan gençlerin %47si esrar kaçakçılığına bulaşmış, %14ü ise adam öldürmüştür. Uyuşturucu içme ve satma yaşı gençlerde ortalama 15 yaşa düşmüştür. Yine fuhuş yapma yaşı liselere kadar düşmüş hatta 12lere inmiştir. Eskiden en kutsal mukaddesat olan namus günümüzde çok cüzi fiyatlara sermaye olacak kadar alçalmıştır
araştırmaya göre ise gençlerin en çok işlediği suçlar şunlardır;
Kasten adam öldürme %12
Irza geçme %18
Hırsızlık %34
Fuhuşa teşvik %4
Gasp %16
Kasti yangın çıkarma %9
sonuç ortada
medahms<<ANKET_Günümüz gençliğinin bozulmasında en büyük etken nedir?__>>>
<<<__SEÇENEKLER__>>>
1._EĞLEENCE MERKEZLERİ.
2._MÜSTEHCEN BASIN.
3._İNTERNET KAFELER.
4._ZARARLI TV. KANALLARI.
5._ŞANS OYUNLARI.
Selamün Aleyküm
EŞREF-İ MAHLÜKAT OLDUĞUNU BİLMEMESİ VE ANLAYAMAMASI.
EŞREF-İ MAHLÜKAT OLDUĞUNU BİLMEMESİ VE ANLAYAMAMASI.
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
soğan grubu,zıtar,şov,zilliyet,bir sürü soytarı,yahudi sermayeli (imam ve islami degerleri aşağılayan)türk filmleri,cinsel temeşalar,modern putçulugun yaygınlaşmış bir normalite ve heves olarak empozesi,zanatik adlı kaste(daha gecen günlerde türbanlı basket oynayan kızlar ile ilğili''bunuda gördük!!!'' yazdılar),bir sürü zırva zıvanadan cıkmış pop,rock vb çılgınlık,bunların gastelerinde su 3 seyin reklamı eksik olmaz1,Kefes,Duborg vb ziçki reklamlar2:kadın hat telefonları3:kumar rehbercikleri iddia ve yarış kupürleri,daha neler abilerim ablalarım utanıyoruz.bir nesil böyle büyüyor boş,heva ve heves kurbanı bunda bizimde suçumuz var etrafa ne kadar duyarlıyız.hee birde futboldan ekmek yiyorlar yılardan beri küfrü,figanı,şiddeti futbol şırıngasıyla verdiler halada veriyorlar hasan doğan(nur içinde yatsın)o gelince bu işler biraz düzelmişti.bunlar hakan şükürle uğrastılar 15 yıl boyunca,bunlar heryerde malesef.allah bizi ahmaklık ve gafletten uzak tutusun kardeşlerim.
gençliğimiz bizim gelecegimiz arkadaşlar gençlere etrafımızda yönelmeliyiz akraba es dost komşu çocukları malesef bizimde zamanında geçtiğimiz şeytan tuzaklarındalar onları görünce çok üzülüyorum bu basın ve yayın ve internet paylaşım ortamları allahım koru ya rabbi
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/26797-anket-gunumuz-gencliginin-bozulmasinda-en-buyuk-etken-nedir · 21.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.