Toprağa-taşa-ağaca-kuşa...bir muştu,bir müjde,bir esenlik.
Taşlar dile gelir,Kutlu Nebi 'nin peygamberliğine şahitlik yapardı.
Peygamberin ayrılığına dayanamamıştı "hurma kütüğü" ;
Mübarek Ayaklarından uzak kalacağını sezince
Mescid-i Nebi'nin ilk minberi olan o kütüğü sorunuz İslam tarihçilerine..
Sorunuz kurumuş zannedilen odunları;"Peygamber Aşığı" kütükleri soruşturunuz..
"Taş kafalar ve taşlaşmış kalplerden gayrı herkes !"
O'nu sevmiş,O'na kulak vermiş,O'nu bağrına basmiştır.
Herkesle diyaloğu vardır O'nun.
O'nun Peygamberliğine
ilk inananlardan biri de ÇOCUK tur.
Fıtratında "velayet" in şahı olma nüvesini taşıyan bir yavru...
hanımı ile ibadet halinde görür.İlgisini çeker sorar.
Allah Resulü,
karşısında yaşlı bir adam duruyormuşcasına O'na İslam'dan bahseder,peygamber oluşunu haber verir,Allah'ı anlatır.
Bir ÇOCUK,
peygamberliğini kabul etmişti..
kısa zaman sonra;evinden-barkından-vatanından uzaklaşmak,HİCRET etmek durumunda kalmıştı.
İşte o demler,o saatler...
Süslenmişler..Tertemiz bağırlarına basmışlar Kutlu Nebi 'yi ve arkadaşlarını.
O ; ÇOCUK larında Peygamberiydi çünkü...
Ayrılık tepesinden
Bize şükretmek vacib oldu..."
Bir yıl önceden Medine'ye varıp Allah Resulü'nü anlatan- tanıtan Kutlu Nebi 'nin elçisi;
Tek başına ve kimsesi yok.Anlattı Allah Resulü 'nü.Alemlere rahmet Hak Elçisi ni tanıttı.Kendini aradan çekti; nefsini pazarlamadı.
Musab'ı tanıyan Peygamberi tanıdı.O'nu seven Kutlu Nebi 'yi sevdi.
Çocuklar,babalar-anneler,nineler Musab 'da Kutlu Nebi 'yi gördü.
Medine ahalisi Musab 'da seyretti,Musab 'ın kalıbında temaşa etti Efendimiz(SAV)'i.
Böylece Peygamberi sevdi herkes,Musab 'ı sevdi..
Medine halkı pek fazla zengin sayılmazdı.Kimileri bir tabak hurma,kimileri bir sıcak çorba getiriyordu.
Bir kadıncağız ve elinde bir ÇOCUK..takdim ediyor;
Size hizmet eder.Biz de böylece rahmetlenir,şerefleniriz."
Hane-i Saadet'e de kendilerinden bir elçi sokmayı başarmışlardı.
Dünkü bu ÇOCUK, bugün Hadis tarihimizin zirve şahsiyetlerinden biridir.
Bu sebeple çocuğa,çocukça bir nazarla bakılmamalı.
Hanımlarından biri;
Keşke şöyle yapsaydın! diye müdahale edecek olsa,
Hz.Enes anlatıyor;
Yola çıktım.Bir gurup çocuk sokakta oynuyordu.
Onlara takılıp kaldım,oyalandım..
Bir de baktım ki,biri ensemden yakaladı..döndüm..baktım..
Resulullah gülerek;
(Müslim:Fedail;54)
(Devam Edecek)
