erciyes1984Selamunaleykum Allah razı olsun a.e.olun
Aleykümselam...ALLAH c.c. cümlemizden razı olsun...ALLAH c.c. emanet olun...selam ve dua ile...
5.739 görüntülenme · 44 yanıt
erciyes1984Selamunaleykum Allah razı olsun a.e.olun
ikraa öyle bir dostumuz olsaydı,zaten bu devrde değil asr-ı saadette yaşıyor olurdkk..
onun(sav) herşeyi mükemmeldi,eşi benzeri olmadığından tabıı kı şimdi öyle bır dostumuz yok..
kardeşleim dediği bizleri o'(sav)na dost eyler inşallah..
selametle kalın..
nihalim, post: 540516, member: 38092Böyle Bir Dostunuz Oldu mu?
Daima düşünceliydi. Susması konuşmasından uzun sürerdi. Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı. Dünya işleri için kızmazdı. Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı. Kötü söz söylemezdi. Affediciliği tabii idi. İntikam almazdı. Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi. Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmezdi. Çok konuşmazdı. Boş şeylerle uğraşmazdı. Umanı umutsuzluğa düşürmezdi. Hoşlanmadığı birşey hakkında susardı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı. Kimsenin kusurunu araştırmazdı. Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi. Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi. Bir toplulukta bulunduğu zaman birşeye gülerlerse, o da güler; birşeye hayret ederlerse, o da onlara uyarak hayret ederdi. Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi. Her zaman ağırbaşlıydı. Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı. Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı. Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, vakar ve sükunetle rahatça yürürdü. Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi. Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol!" Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu. Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı. Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı. Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilemezdi. Onüne ne konulursa yerdi. Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı. Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı. Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: "İlahî doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım. Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı.
O, Hz. Peygamberdi (aleyhissalâtu vesselâm).
*alıntı*
talipamca, post: 569007, member: 37970Bismillahirrahmanirrahim
"..(Halbuki) Allah,risaletini(peygamberlik görevini) kime vereceğini çok iyi bilir."
(EN'AM SURESİ: Ayet; 124)
Peygamber adı verilen büyük insanlar Allah(CC) elçileridir.
Yüce Allah(CC)
onları özel olarak seçmiş ve yetiştirmiş,
eğitimini-talim ve terbiyesini ikmal ederek kullarına bir lutuf ve ikram olmak üzere ilahi bir hediye olarak insanlara göndermiştir.
Peygamber Efendimiz(SAV) bu ilahi gerçeği
şu hadisiyle işaret etmektedir:
"Eddebeni Rabbi fe ahsene Te'dibi."
"Beni Rabbim terbiye edip yetiştirdi,eğitim ve terbiyemi ne güzel de kemale erdirdi."
buyurmuştur.
(Menavi: Feyzül- Kadir Şerh-i Camiis-sağır)
Allah Teala(CC),
Peygamberimiz Hz.Muhammed(SAV)'i
bir yetim olarak ilahi korumasına alıp eğitim ve terbiyesini, büyüyüp-yetişmesini
40 yaşına kadar
hep kendi ilahi himaye ve koruması altında gerçekleştirmiştir.
Yüce Allah(CC),
Peygamberi Hz.Muhammed(SAV)'i
Ümmi peygamber olarak insanlığa tanıtır.
Peygamberimizin okuması yazması yoktu. O' nun hiçbir hocası olmadı.
O ' na her şeyi Allah'u-Teala öğretmişti.
İlk peygamberlik geldiğinde;
"İkra - Oku "
emrine;
" Ma ene bikariin- Ben okuma bilmem ! "
dite cevap vermişti.
Peygamberimizin "Ümmi" oluşunun bir çok hikmet ve incelikleri bulunmaktadır.
Efendimizin hayatını okuyan her mü'min bunu bilir.
Peygamberlik Allah(CC) vergisi olduğuna göre,
her şeyi yaratan,yoktan vareden ve her şeyi en bilen
Yüce Allah(CC),
Peygamberlik makamına kimlerin layık olduğunu bilir
ve
o peygamberlik makamını layık olanlara verir.
Onlar vasıtası(aracılığı) ile de Kendi emir ve yasaklarını,
İlahikanun ve yasalarını,din ve şeriatını kullarına bildirmiştir.
O büyük rütbe ve mertebe,çalışıp çabalamakla,özenmekle,
bir çok çareler aramakla,kazanılıp elde edilecek mertebe ve nimetlerden değildir.
"Ben güzel ahlakı tamamlanak için(peygamber) gönderildim"
(Muvatta Hüsnül- huluk babı)
* * *
EsSelamuAleyküm Nihal Kardeşim;
Yine ilave olacaktır inşaAllah..Bir -iki gündür yoksunuz herhalde..umarım sağlık ve sıhhatiniz yerindedir..
Selam ve baki dua ile Allah(CC)'a emanet olunuz..
mustafa11s a kardeşim allah senden razı olsun güzel bir paylaşım.......selametle........aeo...
talipamcaPeygamber Efendimiz(SAV),
bizim için her konuda bir örnektir.Nitekim Kur'an-ı Kerim'de yüce Rabbimiz(CC):
“Allah'ın Resülün'de sizin için uyulması gereken en mükemmel örnekler vardır.”
(AHZAB SURESİ: Ayet: 21)
Biz müslümanlar,her işimizde,her gidişimizde Peygamberimizi örnek almak zorundayız.
Çünkü yüce RabbimizPeygamber Efendimizi bizlere örnek olarak göndermiştir.
Mü'minler/müslümanlar O'nu örnek edinerek hayırlı bir insan olabilirler.
O'nu örnek edinmeyen bir mü'min hayırlı bir insan olamaz,çünkü kendiliğinden hayır yollarını bilemez.
Peygamber Efendimiz(SAV)
güler yüzlü,tatlı sözlü,nazik tabiatlı,ince ruhlu ve hassas kalpli idi.
Ağzından “kaba” bir söz çıkmamış,
eliyle-diliyle de kimseyi incitmezdi.Kimsenin ayıp ve kusurunu araştırmaz,kusurunu yüzüne vurmaz,kalbini kırmaz ve kimseyi utandırmazdı.
İşlerini tam bir intizam ve düzen içinde yapardı ve hiçbiri diğerinin yerini almazdı.
Ömründe hiç yalan söylememiştir.Verdiği sözden asla dönmez,söz verdiği zaman,sözünü mutlaka yerine getirirdi.
Gençliğinde ticaret ortaklığı yaptığı kimseler,aradan 20-25 sene geçtikten sonra Medine'ye gelip Efendimizle karşılaştıklarında,
O'nun
ticarette çok sadık ve dürüst,çalışkan ve başarılı bir ortak olduğu hatıralarını yeniden tazeleyerek anlatmışlardır.
Peygamber Efendimiz(SAV),
çok cesurdu.Korku nedir bilmez ve Allah(CC)'dan başka kimseden korkmazdı.
Muharebelerde kılıç elinde düşmanlarla en ön saflarda çarpıştı. Bütün kötülükleri kaldırmak için çalıştı,mücadele etti ve Allah(CC)'ın yardımıyla başardı da..
Peygamber Efendimiz(SAV),
kötü niyetli insanları hiç sevmezdi,kötülere karşı çok sert davranırdı.
Kötülüğü görünce gadablandığı mübarek damarlarının şişkinliğinden anlaşılırdı..
İyiliğe karşı ise güler yüzlü,olgun ve yumuşak davranırdı..
Peygamber Efendimiz(SAV),
büyüklere saygı,küçüklere karşı çok merhamet ve şefkat gösterirdi.
Çocukları çok severdi.
Hele yetim ve öksüz,kimsesiz çocuklara çok acırdı,onlarla çok ilgilenir ve onlara çok yardım ederdi.
Kimsesizlerin işini görmekten,onların ihtiyaçlarını gidermekten büyük keyif alır ve huzur duyardı..
Peygamber Efendimiz(SAV),
çok cömertti.Kendisinden bir şey isteyen her kim olursa olsun bir şeyini esirgemezdi.
Herkese ayrım gözetmeden elinden gelen yardımı mutlaka yapardı.
Peygamber Efendimiz(SAV),
komşularını ve komşu hakkını çok gözetir ve onları hiç gücendirmezdi.
Hizmetinde bulunanları da çok hoş tutardı.
Kendisi ne yer içerse ve ne giyerse onlara da ondan yedirir,içirir ve giydirirdi.
Peygamber Efendimiz(SAV)
misafirlerini güler yüzle karşılar,onlara elini uzatır,ellerini sıkar, misafir elini çekmedikçe elini çekmezdi.
Misafirlerine bizzat Kendisi hizmet eder ve giderlerken de misafirlerini kapıya kadar uğurlardı.
Peygamber Efendimiz(SAV),
hastaları ziyaret eder,onların şifa bulmaları için gayret ve dua ederlerdi.
Peygamber Efendimiz(SAV),
konuştuğu zaman tane tane söyler,çok manalı,kısa ve açık konuşurdu.
Sesini yükseltmezdi.
Sözlerini herkes rahatlıkla dinlerdi.Başkası konuşurken sözünü kesmez,
konuşanı can kulağı ile dinlerdi.
Peygamber Efendimiz(SAV),
kimsenin evine,odasına,bağına-bahçesine izinsiz girmezdi.Bir yere
misafirliğe gittiğinde evvela kapıyı vurarak izin alır,kapı açılınca selam verir ve içeriye girerdi.
Peygamber Efendimiz(SAV),
fakirleri çok korurdu,onların dertleriyle ilgilenir,çareler bulmaya çalışırdı.Dilenciliği asla sevmez ve bundan kurtulmanın çarelerini gösterirdi.
* * *
EsSelamuAleyküm Nihal Kardeşim..
Peygamber Efendimiz(SAV)'in
ahlakının örnekliğine uyanlardan olabilmek duasıyla..
Selam ve baki dualarımla Allah(CC)'a emanet olunuz..
mavicik, post: 597495, member: 56599..çok güzel bir paylaşı olmuş..selam ve dua ile kalın selametle...
kinacioglu, post: 602383, member: 20924allah razı olsun kardeşim
DuaLarEllerinize saglık...
ölçümüz İslam örnegimiz ALLAH RESULU..
Rabbim herbirimizi onun yolundan ayrılmayan kullardan eylesin inşALLAH
bu paylaşımınız ,için teşekkür ediyorum...
Rabia-AdeviyeHayırlı sabahlar nihalim.Konuyu yeni gördüm.ben her gün giremiyorum.Hep yeni konular açılınca ana sayfa dışındakileri kaçırıyorum çoğu zaman.bu başlığı görmeden benzer başlıkla konu açmıştım.Neyse ki içeriği farklıymış.Arama yapıyorum ama sonuç bulunamayınca konuyu açıyorum.
Hem resule hem rahmana dost olmak cümlemize nasip olsun inş.Emeğine sağlık,Rabbim razı olsun.Allah(c.c)'a emenet ol.
nihalim
(yaşca büyüğüm olduğunuz için abla dedim bir mahsuru yoktur İNŞALLAH)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/26635-boyle-bir-dostunuz-oldu-mu · 15.10.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
🔔 Bildirimlere izin ver
Namaz vakti yaklaşınca ve günün ayeti için nazik hatırlatmalar alın.