peygamberimizin kizi fatmaya olan sevgisi

2.427 görüntülenme · 1 yanıt

Paylaş:
hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#1
peygamberimizin kizi fatmaya olan sevgisi

Hz. Fatıma hakkındaki hadisler, Hz. Peygamber’in ona özel bir sevgi ve ilgi gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Efendimiz, “Fatıma vücudumun bir parçasıdır. Onu üzen her şey beni üzer; onu sevindiren her şey beni sevindirir.” demiştir. (Buhari, Sahih, Kitab-ı Fedaili Ashabı’n-Nebi, 31)

Hz. Fatıma’nın evinin, babası Efendimiz’in (sas) eviyle komşu olduğunu görüyoruz. Hz. Fatıma ve eşi Hz. Ali, Hz. Peygamber’in mescidine komşuydular. Bunlar aynı evin insanlarıdır. İki evi birbirinden ayıran sadece iki metrelik bir avlu vardır. Birbirlerine bakan pencereler Efendimz’in evini Hz. Fatıma’nın evine açar; her sabah Hz. Peygamber penceresini açar ve kızcağızını selamlardı.

Hz. Peygamber her nereye sefere çıksa önce Hz. Fatıma’nın (r.anha) evinin kapısını çalar ve onunla vedalaşırdı. Seferden dönünce de ilk aradığı Hz. Fatıma’dır. Rasulullah, onun kapısını çalar ve onun hal ve hatırını sorardı. Hz. Aişe (r.anha) bu muhabbeti şöyle anlatıyor: “Konuşma tarzı olarak Hz. Fatıma’dan daha çok Rasulullah’a benzeyen başka bir kimse görmedim. O, babasının yanına geldiği her seferde, Hz. Peygamber saygı ile ayağa kalkıyor, hatırını sorduktan sonra kendisine ait yere oturtuyordu.” Rasulullah aynı tavrı süt annelerine karşı da gösteriyor, “Anneciğim hoş geldiniz!” diyerek onları kendisine ait yere oturtuyor; onların maddi-manevi sıkıntılarına çözüm buluyordu. Hz. Aişe, Hz. Fatıma’nın da aynı nezaketle babasını karşıladığını nakletmektedir. Hz. Peygamber, Hz. Fatıma’ya sevgisini ve onunla ilgili düşüncelerini sergiliyor: “Yeryüzünün en üstün kadınları şu dördüdür: Hz. Meryem, Asiye, Hatice ve Fatıma. Fatıma’nın sevinci benim sevincim, onun sıkıntısı benim sıkıntımdır. Kızım Fatıma’yı seven beni sevmiş olur. Kim Fatıma’yı gücendirirse beni gücendirmiş olur. Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır, onu inciten beni incitmiş, beni inciten de Allah’ı incitmiş olur.” (Müslim, Fedailu’s-Sahabe ,72)

Hz. Peygamber, mescitte secdede iken düşmanlarının deve bağırsaklarını üzerine attıkları gün küçük Fatıma anında babasına yetişir, bağırsakları kaldırır ve uzaklaştırır. Daha sonra müşfik elleriyle babasının yüzünü ve başını temizler, onu teselli ederek eve götürür.

Bu narin, zayıf ve yalnız kız çocuğunu tanıyanlar babasına eşlik etmesinin yanı sıra Hz. Fatıma’nın Rasulullah’ı ne kadar teselli ettiğini de bilirler.
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#2
DÜNYA VE AHİRETTE KADINLARIN HANIMEFENDİSİ

Fatıma validemiz ağır hasta idi. Resulullah (s.a.v) onu ziyarete geldi, içeriye girdiğinde Allah Resulü (s.a.v), "Kızım Fatıma! Kendini nasıl hissediyorsun?" diye sordu.
Fatıma (r.anh), "Ağrım var ve devamlı artıyor. Üstelik yiyecek bir şeyim de yok" dedi. Hz. Peygamber (s.a.v), "Ey kızım! Dünya ve ahirette, kadınların hanımefendisi olmaya razı değil misin?" dedi.

Fatıma (r.a), "Babacığım o İmran kızı Meryem değil mi?" diye sordu.
Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

"O kendi aleminin, sen de kendi aleminin hanımefendisisin."


Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.