Türbanlı kızı kürsüden indiren komutanı kutluyorum!

1.103 görüntülenme · 8 yanıt

Paylaş:
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#1
'Burası devlete meydan okunacak yer değildir! Bu kadına haddini bildirin!' cümlelerinin kulaklarımızı tırmaladığı günler aklıma geldi yine.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Bülent Ecevit, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu hala görevde mi acaba diye düşünmeden edemedim!!

Birkaç gündür medyada dolanan 'Türbanlı kızı kürsüden indiren komutan!' başlıklı haberle ilgili birçok yazı ve yorum yayınlandı. Herkes komutana kızıyor! Bence hiç kimsenin komutana kızmaya hakkı yok! Komutan kendi inandığı doğruyu yapmış.

Ben komutana kızmadığım gibi cesaretini tebrik etmemiz gerektiğini düşünüyorum! Düşünsenize, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan, Hüseyin Çelik'in Milli Eğitim Bakanı olduğu bir ülkede komutan, inandığı doğruyu söylemekten vazgeçmemiş. Bu cesaret kutlanmalı!

Konukların büyük bir kısmının, kendilerinin yada eşlerinin başörtülü olduğu bir ortamda, programa müdahale ediyor ve kompozisyon yarışmasında 'Bir Öğretmen Olmalı' başlıklı yazısıyla birinci olan kızı kürsüden indirmeye cesaret edebiliyor!

* * * * *

Başörtülü genç kızlara en büyük sıkıntıyı kim yaşattı? Bu soruya hemen 'Başörtüsüne düşman olanlar tabi!' diye cevap vermeyin. Bence yanılırsınız. Bana sorarsanız başörtülü kızlara en büyük sıkıntıyı, başörtüsüne karşı olmadığı halde, hatta ailesi örtülü olduğu halde, başörtülü kızlara kıyafetlerinden dolayı iş vermeyen kurum sahipleri ve yöneticileri yaşattı.

Bizim dindar camiada bu komutan kadar cesur kaç kişi var? Hala şirketinde başörtülü insan çalıştırmayan dindar bir insanın, bu komutana kızmaya ne hakkı var? Dindar insanların sermayesiyle kurulmuş kurumları yöneten insanlar bile bu cesareti gösteremedi. Koltuğunu koruma adına sergiledikleri tavırlarını, kurumu koruma kılıfı arkasına saklayanlarla ilgili düşüncelerimi, daha sonra paylaşacağım sizlerle.

* * * * *

Programı düzenleyenlere niçin hiç kimse bir şey söylemiyor? Bence asıl eleştirilmesi gerekenler programı düzenleyen diğer yetkililer. Komutanda ki cesaretin yarısına sahip olan bir tane Allahın kulu yok muydu orda? Birisi de ayağa kalkıp komutana;

'Burası sizin komuta ettiğiniz kışla değil! Bizler de sizin emir erleriniz değiliz! Bu programı biz düzenledik. Biz burada bir kompozisyon yarışması düzenliyoruz. Kıyafet balosu yapmıyoruz! En güzel yazıyı kim yazmışsa ödülü ona vereceğiz!' diyebilme cesaretini niçin gösteremedi?

Programı düzenleyenler bunu söyleme cesareti gösterebilseydi sonuç nasıl olurdu sizce?

Komutan kışlasında değil, halkın içinde olduğunu anlayacak ve susmak zorunda kalacaktı. Belki de programı terk edip gitmek zorunda kalırdı.

Yazdığı kompozisyonla birinci olan Kozan İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Tevhide Kütük Kompozisyonunu okuyarak programı devam ettirecekti.

* * * * *

Bu arada bende o kompozisyonu merak ettim! Bir öğretmen olarak, ilçe birincisi olan bir kompozisyonu okumak isterdim. Bende komutana en çok bunun için kızdım! Tevhide Kütük bana kompozisyonunu ulaştırırsa mutlaka köşe yazısı olarak burada o yazıyı yayınlarım.

* * * * *

Komutanım sizi cesaretinizden dolayı kutluyorum! Umarım bizimkiler sizlerden cesur olmayı öğrenirler.

Hakka inananlar güce inananlar kadar cesur olmadıkça sonuç değişmeyecek.

Cesaretin bittiği yerde esaret başlar!

Cesur olan kazanır
aymenhakatu

aymenhakatu

Yeni Üye · 3 mesaj

#2
olayı hiç bu şekilde düşünmemiştim.yeni bir ufuk açtığınız için teşekkür ederim.kesinlikle haklısınız.biz böyle sustukça onlar da istedikleri gibi davranmaya devam edecekler.
Rabbime emanetsiniz..
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#3
sa çok sağolun kardeşim evet bende hiç düşünmemiştim bu şekilde.İnşal.birçok kişiye ışık tutar bu yazı aeolun
islam_güneşi

islam_güneşi

Kıdemli Üye · 366 mesaj

#4
ilginç paylaşım.haklısınız aslında ama yine de olayı diğer konulardan farklı görerek baktığımızda nihayetinde bir imam hatip okulun öğrencisi o zaman bunu gözardı etmeyeceklerdi en başından.yazık diyorum başka bir şey demiyorum.ülke ne hale gelmiş.kadının örtüsü dert oldu millete.selamlar..
edebiyatçı

edebiyatçı

Üye · 17 mesaj

#5
Ben konuyla ilgili olarak Tevhide'nin kompozisyonunu sizinle paylasmak istedim.

BİR ÖĞRETMEN OLMALI...
BİR ÖĞRETMEN OLMALI...
Dünyanın her yerinde öğretmenler, toplumun en fedakâr ve saygı değer insanlarıdır” diyen Başöğretmen'in duyduğu saygı kadar saygı duyuyorum sana. Onun verdiği değer kadar değerlisin...
Öğretmen… ne demektir öğretmen? Öğretmen, toplumu cehaletten kurtarmaya çalışan bir savaşçı. Alilere, Fatmalara, Yasinlere bilgi dağıtan, onlara sevgiyle yaklaşan, onları saran sıcak bir kucak. Ya da ufukları aydınlatan bir kandil…

Ben, seni böyle tarif ediyorum öğretmenim. Yalnız bu kadar mı? Hayır. Sen bir ufku aydınlatmak uğruna mum gibi erimeye razı olan. Sen, taze ruhları işleyip, onlara şekil veren. Ve sen ki; tarumar olmuş bir bahçenin son ümidi… Bir heykeltraşın mermere verdiği şekil misali bilginle şekillendir beni. Sadece beni mi? Hayır, ben nasıl muhtaçsam sana bir öksüz, bir yetimde öyle muhtaç.

ÖĞRETMENİM SEN BİR ANNESİN

Sen “ah, bir öğretmenim olsa, beni bilgisiyle sulasa, beni ısıtsa” diyen sokak çocuğunun hayalisin. Onun masum gözlerinde canlandırdığı annesin. Ya da baba… Bunca çiçekler susuzken sana, bilgi yağmurunu sal onlara. Yağmurunda can bulsunlar, güneşinde sevgi. Uzatmalısın ellerini.

Yetişmeli elin taa Doğulara, Batılara, Kuzeylere ve Güneylere. Hatta dünyanın dört bir yanına. Fakat ülkeler değil, gönüller fethetmelisin. “Dünyanın her yerinde öğretmenler, toplumun en fedakâr ve saygı değer insanlarıdır.” diyen Başöğretmen'in duyduğu saygı kadar saygı duyuyorum sana. Onun verdiği değer kadar değerlisin. Gözlerine baktığımda görmeliyim; okyanusların derinliklerini, dünyayı, gezegenleri. Ellerini uzattığında anlamalıyım; tarihimi, geçmişimi, atalarımızın bizler için yaptıklarını. Ve dudaklarında dökülen her söz belleğime yerleşmeli.

BİR GÜN GÖREVİN KALMALI YADİGAR

Birgün gelmeli. Öyle birgün gelmeli ki, görevin yadigâr kalmalı bana. Verdiğin emeği, sevgiyi, bilgiyi ben de sunmalıyım Mehmetlere, Sevdalara. En güzide bilgiler vererek yetiştirmeliyim onları. Bana “öğretmenim” diyen küçük kalpleri hazırlamalıyım geleceğe…

İşte bu duygularla nesillere ulaşmalı. Öğretmenlik, Sadece 24 Kasımlarda değil, Şubatlarda, Nisanlarda da hatırlanmalı öğretmenin değeri. Toprağın altında gömülü kalmamalı, asırlarca. Bilgi için GÖNÜLLER KAZANMALI BİR ÖĞRETMEN, GÖNLÜNÜ ADAMALI BİR ÖĞRENCİ…

SAYGILARIMLA
Tevhide Kütük / Kozan İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#6
islam_güneşiilginç paylaşım.haklısınız aslında ama yine de olayı diğer konulardan farklı görerek baktığımızda nihayetinde bir imam hatip okulun öğrencisi o zaman bunu gözardı etmeyeceklerdi en başından.yazık diyorum başka bir şey demiyorum.ülke ne hale gelmiş.kadının örtüsü dert oldu millete.selamlar..


kadının örtüsü dert oldu millete:bu cümle hoşuma gitti gülsemmi ağlasammı bilemedim....

çok sağol aeolun
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#7
edebiyatçıBen konuyla ilgili olarak Tevhide'nin kompozisyonunu sizinle paylasmak istedim.

BİR ÖĞRETMEN OLMALI...
BİR ÖĞRETMEN OLMALI...
Dünyanın her yerinde öğretmenler, toplumun en fedakâr ve saygı değer insanlarıdır” diyen Başöğretmen'in duyduğu saygı kadar saygı duyuyorum sana. Onun verdiği değer kadar değerlisin...
Öğretmen… ne demektir öğretmen? Öğretmen, toplumu cehaletten kurtarmaya çalışan bir savaşçı. Alilere, Fatmalara, Yasinlere bilgi dağıtan, onlara sevgiyle yaklaşan, onları saran sıcak bir kucak. Ya da ufukları aydınlatan bir kandil…

Ben, seni böyle tarif ediyorum öğretmenim. Yalnız bu kadar mı? Hayır. Sen bir ufku aydınlatmak uğruna mum gibi erimeye razı olan. Sen, taze ruhları işleyip, onlara şekil veren. Ve sen ki; tarumar olmuş bir bahçenin son ümidi… Bir heykeltraşın mermere verdiği şekil misali bilginle şekillendir beni. Sadece beni mi? Hayır, ben nasıl muhtaçsam sana bir öksüz, bir yetimde öyle muhtaç.

ÖĞRETMENİM SEN BİR ANNESİN

Sen “ah, bir öğretmenim olsa, beni bilgisiyle sulasa, beni ısıtsa” diyen sokak çocuğunun hayalisin. Onun masum gözlerinde canlandırdığı annesin. Ya da baba… Bunca çiçekler susuzken sana, bilgi yağmurunu sal onlara. Yağmurunda can bulsunlar, güneşinde sevgi. Uzatmalısın ellerini.

Yetişmeli elin taa Doğulara, Batılara, Kuzeylere ve Güneylere. Hatta dünyanın dört bir yanına. Fakat ülkeler değil, gönüller fethetmelisin. “Dünyanın her yerinde öğretmenler, toplumun en fedakâr ve saygı değer insanlarıdır.” diyen Başöğretmen'in duyduğu saygı kadar saygı duyuyorum sana. Onun verdiği değer kadar değerlisin. Gözlerine baktığımda görmeliyim; okyanusların derinliklerini, dünyayı, gezegenleri. Ellerini uzattığında anlamalıyım; tarihimi, geçmişimi, atalarımızın bizler için yaptıklarını. Ve dudaklarında dökülen her söz belleğime yerleşmeli.

BİR GÜN GÖREVİN KALMALI YADİGAR

Birgün gelmeli. Öyle birgün gelmeli ki, görevin yadigâr kalmalı bana. Verdiğin emeği, sevgiyi, bilgiyi ben de sunmalıyım Mehmetlere, Sevdalara. En güzide bilgiler vererek yetiştirmeliyim onları. Bana “öğretmenim” diyen küçük kalpleri hazırlamalıyım geleceğe…

İşte bu duygularla nesillere ulaşmalı. Öğretmenlik, Sadece 24 Kasımlarda değil, Şubatlarda, Nisanlarda da hatırlanmalı öğretmenin değeri. Toprağın altında gömülü kalmamalı, asırlarca. Bilgi için GÖNÜLLER KAZANMALI BİR ÖĞRETMEN, GÖNLÜNÜ ADAMALI BİR ÖĞRENCİ…

SAYGILARIMLA
Tevhide Kütük / Kozan İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi



çok sağol kardeşim aeol
ddeemmeett

ddeemmeett

Aktif Üye · 75 mesaj

#8
başımızdaki örtüye el uzantanları rabbim doğru yola nasip etsin inş.
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#9
ddeemmeett, post: 525885, member: 60391başımızdaki örtüye el uzantanları rabbim doğru yola nasip etsin inş.



amin inş. kardeşim
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.