Hani bir gün Alemlerin Efendisi Aişe validemızden bir bardak su ister.Validemiz suyu getirince "Önce sen iç ya Aişe" der.Hz. Aişe suyu içer.Efendimiz bardağı alır ve suyu bardağın validemizin ıçtiği kenarından içer.Su güldür o an,bardak güldür,dudak gül...
Hani validemiz sorar bir gün:
" Ya ResulALLAH beni nasıl seviyorsunuz?"
"Kördüğüm gibi ya Aişe."
Seneler sonra bir kez daha sorulur aynı soru.Cevap aynıdır:
"Kördüğüm gibi."
Peygamber Efendimiz'in dünyada ki son günleridir.Soru tekrarlanır." Beni nasıl seviyorsunuz ya ResulALLAH?" " Hala ilk günkü gibi ya Aişe..." Soru güldür o an,cevap güldür,gönül gül...
Bir gün Efendimiz Sahabelerine seslenir. Siz biraz hızlı yürüseniz.Kendisi Hz.Aişe validemizle geride kalır." Yarışalım mı ya Aişe?" Koşmaya başlarlar.Hz.Aişe yarışı kazanmıştır. Yıllar sonra gene bir yolculukta sahabelerine " Siz ilerleyiniz" der.Validemiz o yarışı çoktan unutmuş,şişmanlayıp gelişmiştir.Hz. Aişe'ye döner Alemlerin Efendisi: " Gel, yarışalım" der. Bu kez Efendimiz kazanır. Tebessüm ederek " İşte bu, o yarışın karşılığıdır" der. Atılan her adım güldür o demde,tebessüm gül,ifade gül...
Hayatımız O'nu örnek aldıkça güzelleşecek. Yuvalarımız Kainatın Efendisini tanıdıkça birer gül bahçesine dönüşecek. Ama, ah O' nu bir tanıyabilsek...
MUHABBETİN RENGİ GÜLDÜR,GÖNÜLLERİN NAKŞI GÜL
AŞKIN KOKUSU GÜLDÜR,DOSTUN BAKIŞI GÜL
NE ZAMAN BİR GÜZELLİKTEN SÖZ AÇILSA İLK SÖZ GÜL OLUR,SON SÖZ GÜL
GÜL ALINIP GÜL SATILAN PAZARLAR,GÜLÜN GÜL İLE TARTILDIĞI DİYARLAR VARDIR.
GÖNÜLLERE O DİYARDAN BİR NEŞE TAŞINACAKSA SÖZE GÜLLE BAŞLAMALI.
GÜL KOKULARI YAYILMALI HANELERE.

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan