Elhamdü lillâhi rabbil-àlemîn... Ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidil-evvelîne vel-âhirîn... Senedinâ ve mededinâ ve üsvetünel-haseneti muhammedinil-mustafâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ecmaînet-tayyibînet-tàhirîn... Emmâ ba'd:
Çok aziz ve kıymetli kardeşlerim! Bu sabah bayram sabahına benzedi. Bayramda böyle erken kalkılıyor, erkenden camiye geliniyor. Cemaat çok olunca, cami de seviniyor, o bakımdan da bir bayram gibi oluyor.
Allah-u Teàlâ Hazretleri ibadetlerimizi kabul eylesin... Cümlemizi, cümlenizi yolunda yürüyen, sırât-ı müstakîmde yürüyen, sebîlür-reşâd üzere olan, sevdiği razı olduğu işleri yapan, dünya ve ahiret saadetine eren kullarından eylesin... İşin aslı, esası, temeli, kökü, gàyesi, ucu, sonu bu...
Allah CC, şaşıran kardeşlerimize de doğru yolu göstersin... Üzerimizde sevmediği ne gibi hal ve huy ve sıfat ve fiil ve niyet varsa; evvelce işlediğimiz haramlardan, günahlardan birikmiş kirler varsa, onlardan bizi pâk eylesin... Bundan sonraki ömrümüzde o hataları işlemeden, o günahlara bulaşmadan, o haramlara yanaşmadan yaşamayı Allah cümlemize nasib eylesin...
Allah-u Teàlâ Hazretleri istiğfar eden, tevbe eden kullarını sever. Hatasını anlayıp pişman olan kullarının günahlarını afv ü mağfiret eder.
(Lâ kebîrete meal-istiğfâr) Tevbe ve istiğfar eylediği zaman günahı kalmaz insanın; silinir, temizlenir, pâk olur. Bu güzel bir şeydir, çok büyük bir müjdedir, çok büyük bir lütuftur ki; kul günah işliyor, suçlu, cezayı hak etmiş, amma Allah ceza vermiyor. Trafik polisi çevirmiş, elinde makbuz, kalem; amma cezayı yazmıyor.
Ayrıca affediyor, ayrıca seyyiatını da hasenâta tebdil ediyor:
(Yübeddilullàhu seyyiâtihim hasenât) "Seyyielerini de hasenâta döndürüyor." Her şeye kàdir...
Allah-u Teàlâ Hazretleri, kulunun tevbe etmesinden, doğru yola gelmesinden, hak yola girmesinden, sevdiği kul olmasından çok hoşnud olur, çok memnun olur. Bu hususta hadis-i şerifler var.
Onun için bizim halimize, durumumuza, meşrebimize, meslekimize en uygun olan, tevbe ve istiğfarı çok eylemektir. Sahifesinde tevbe ve istiğfar çok olan kimse felâh bulur, kurtulur. Onun için dâimâ hatalarımızı tefekkür ederek, günahlardan uzak durmağa çalışarak, tevbe ederek, Allah'ı zikrederek, Allah'a şükrederek yaşamağa gayret edelim.
a. Cami ve Cemaatin Önemi
Peygamber SAS Efendimiz, bizim üsve-i hasenemizdir, nümûne-i imtisâlimizdir. En yüksek insandır, en güzel nümûnedir. Herkes Peygamber SAS Efendimiz'e bakarak, nasıl iyi kul olması gerektiğini müşahhas olarak anlaması lâzım! Halini Peygamber SAS Efendimiz'e benzetmesi lâzım! Efendimiz'in sünnet-i seniyyesine uygun hareket etmesi lâzım! Hayatını, Peygamber SAS Efendimiz'in hayat sürüş tarzında devam ettirmesi lâzım!..
Efendimiz SAS Hazretleri yatsı namazını camide kılmayı, sabah namazını camide kılmayı çok medhediyor. Yatsıyı sabahı camide kılan bir insan, gecesi gündüzü ibadetle geçmiş gibi mükâfat alır. Onun için, arabamıza atlayıp sabah namazına camiye gelmemiz lâzım!
Peygamber SAS Hazretleri buyuruyor ki: "Bir yerde beş tane müslüman aile olur da, orada ezan okunmaz, ikàmet getirilmez, cemaatle namaz kılınmazsa, şeytan oraya hakim olur, saltanatını kurar, onları emri altına alır. Onların boynuna boyunduruğu geçirir, zinciri takar, şeytan onlara hakim olur."
Şeytandan nasıl kurtulunacak, şeytandan kurtulmanın ictimâî çaresi ne?.. İç çareler var, dış çareler var. İctimâî, yâni toplumsal çare camidir, ezan okumaktır, ikàmet getirmektir. Şeytan o zaman gider. O zaman şeytanın hükmü altına girmiyor insan...
Allah saklasın, bir ülkeye düşman hücum ediyor, istilâ ediyor. İstilâ ne demek? Geliyor, oraya hakim oluyor. "Benim sözüm geçer, siz benim hükmüm altındasınız, ben size hakimim! Hadi bakalım ayağa kalk, otur! Ellerini havaya kaldır! Uzat ellerini kelepçeleyeceğim!.." vs. Her şeyini alır götürür insanın, Allah saklasın... Mücadele edemezsin. İstilâya uğramış bir ülkenin durumu zor... Düşman oraya hakim olmuş demektir, zor bir şey.
Onun için düşmanın istilâsına uğramamak lâzım! Şeytanın istilâsına uğramamak lâzım!.. Şeytanın istilâsına uğramamanın yolu, beş aile bir araya geldi mi, ezan okumaktır, kàmet getirmektir, cemaatle namaz kılmaktır.
--Hocam, bunu biz şimdiye kadar pek duymadık, bunu sen mi icad ettin?..
--Hayır! Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor.
Şeytan hepimizin düşmanıdır:
(İnneş-şeytàne leküm adüvvün fettahizûhü adüvvâ) [Şeytan şüphesiz sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman tanıyın!]
(Elem a'hed ileyküm yâ benî âdeme en lâ ta'büdüş-şeytàn) "Haberiniz yok mu? Allah'la siz ahid yapmıştınız, şeytana tapmamak üzere anlaşma yapmıştınız; haberiniz yok mu?.." Yok... Kur'an okumayınca haberi olmaz insanın, çünkü doğmadan önce ne yaptığının farkında değil insanoğlu... Ahdetmişiz, ahd ü misak eylemişiz, şeytana tapmayacağımıza dair söz vermişiz.
(Ve eni'budûnî) Allah'a ibadet edeceğimize söz vermişiz. (hâzâ sırâtun müstakîm) "Sırat-ı müstakîm bu, doğru yol bu; Allah'a ibadet edin!"
--Hocam, Allah'a ibadet ediyoruz. İşte cami kurduk, namaz kılıyoruz, cuma günleri camiye gidiyoruz.. vs. Şeytana tapınmıyoruz. Yezîdîler varmış Mardin'de, Diyarbakır'da; onlar şeytana tapınıyorlarmış. Biz şeytana filân tapınmıyoruz.