Cihad Allah Içindir Ve Allah Yolundadir

66.589 görüntülenme · 485 yanıt

Paylaş:
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#1
Islâm'da cihad, hedefsiz, gayesiz bir savaş değildir. Islâm'da cihad yalnız Allah yolunda olur. Bu şart, cihaddan ayrılmaz. İslam'ın kendi hedeflerine varmak için niçin harp veya başka bir kelimeyi değil de; "cihad" kelimesini seçtiğini belirtirken, cihadın diğer kelimelerden farklı olduğunu belirtmek gerekir.. Bu farklılığı sağlayan bir hususiyet de "Allah yolunda" ifadesinin ve kavramının cihad kelimesinin içinde bulunmasındandır. "Allah yolunda" tabiri de Islâm'ın kendi mefkûresi için kullandığı terimler sözlüğünden bir terimdir. Bu terimi de bir çok kişi yanlış anlamış, halkı Islâm inancına boyun eğdirip, Islâm'ı kabul ettirip bunun için zorlamak olduğu düşüncesini "Allah yolunda cihad" olarak düşünmüşlerdir.


Gerçekte, "Allah yolunda" terimi, Islâm kavramları içinde onların düşündüğünden çok geniş bir anlam belirtir. "Allah yolunda cihad" batılıların anladığı manada kutsal bir savaş değildir. Islâm nazarında, toplumun fayda ve mutluluğu için, geçici dünya arzusunda bulunmadan yapılan her hareket "Allah yolunda"dır.


Allah'ın sana verdiği malları geçici dünyalık faydalar umarak sarfedersen bu "Allah yolunda" olmak değildir. Ama sırf Allah rızası için, bildiğin muhtaçlara yardım edersen şüphesiz ki bu "Allah yolunda" bir iştir. Işte bu "Allah yolunda" terimi, yalnız Islâm'a mahsus; maddi menfaat ve arzulardan uzak, sırf Allah rızası umulan davranışlar için kullanılır. Bunu yapan kimse bilir ki mümin. kardeşlerinin saadeti için yaptığı her iş Allah rızası içindir. Müminin geçici dünya hayatında istediği tek husus Allah Teâlâ'nın rızasını kazanmaktan başka bir şey değildir. Işte yüce Allah, bu anlama işaret etmek için cihadı, "Allah yolunda" kaydıyla sınırlamıştır. İslam'ın istediği de budur.






Müslüman topluluk veya fert, batıl ve beşerî sistemleri yıkıp, yerine Islâm akîdesine dayalı bir sistemi getirirken, harcayacakları çabaları ve yapacakları her türlü fedakârlıkları, kişisel çıkarlardan, nefsânî arzulardan uzak tutmalıdır. Bütün çırpınmalarının karşılığı olarak, hak ölçülerine uygun, adaletli bir sistemi getirmekten başka bir şey gözetmemelidirler. Mümin, yaptığı şeylerin karşılığını bu dünyada beklemez. Allah'ın kelâmını yüceltmek için, bu bitmeyen mücadelenin, dinmeyen savaşın karşılığında; mal, mülk, şan, şeref, rütbe, geçici dünyalık elde etme düşüncesi aklından geçmez.


"Inananlar Allah yolunda savaşırlar, küfredenler ise tâğût yolunda savaşırlar..." (en-Nisâ, 4/76).


Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Allah, ancak kendi rızası için olan cihadı kabul eder. Nefsânî arzulardan, kavmiyetçi kinlerden, kabilecilik taassubundan kopan savaşı değil... Yeryüzündeki her canlı, hayatını devam ettirmek için çırpınıp durur. Fıtrî gayesine ulaşmak için gece gündüz demeyip çalışır. fakat müslümanın çırpınış ve çalışması başka gayelere yöneliktir. O, yani, Islâm'a inanıp, onun sistemine bağlanan kimse, her şeyden önce Islâm inkılâbının gayesi olan Hakkıgetirmek için canla başla, malla Allah yolunda cihad eder. Bütün gücüyle şer güçleri yıkmak, fitne ve fesat tohumlarının yeryüzünde yayılmasına engel olmak için çalışır. "Fitne yok olup din ve hâkimiyet yalnız Allah'ın oluncaya kadar" cihad eder. Işte Islâmî cihad budur.



Kaynak : İslam Fıkıh Ansiklopedisi
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#2
aliye_aliye
Islâm'da cihad, hedefsiz, gayesiz bir savaş değildir. Islâm'da cihad yalnız Allah yolunda olur. Bu şart, cihaddan ayrılmaz. İslam'ın kendi hedeflerine varmak için niçin harp veya başka bir kelimeyi değil de; "cihad" kelimesini seçtiğini belirtirken, cihadın diğer kelimelerden farklı olduğunu belirtmek gerekir.. Bu farklılığı sağlayan bir hususiyet de "Allah yolunda" ifadesinin ve kavramının cihad kelimesinin içinde bulunmasındandır. "Allah yolunda" tabiri de Islâm'ın kendi mefkûresi için kullandığı terimler sözlüğünden bir terimdir. Bu terimi de bir çok kişi yanlış anlamış, halkı Islâm inancına boyun eğdirip, Islâm'ı kabul ettirip bunun için zorlamak olduğu düşüncesini "Allah yolunda cihad" olarak düşünmüşlerdir.




Gerçekte, "Allah yolunda" terimi, Islâm kavramları içinde onların düşündüğünden çok geniş bir anlam belirtir. "Allah yolunda cihad" batılıların anladığı manada kutsal bir savaş değildir. Islâm nazarında, toplumun fayda ve mutluluğu için, geçici dünya arzusunda bulunmadan yapılan her hareket "Allah yolunda"dır.


Allah'ın sana verdiği malları geçici dünyalık faydalar umarak sarfedersen bu "Allah yolunda" olmak değildir. Ama sırf Allah rızası için, bildiğin muhtaçlara yardım edersen şüphesiz ki bu "Allah yolunda" bir iştir. Işte bu "Allah yolunda" terimi, yalnız Islâm'a mahsus; maddi menfaat ve arzulardan uzak, sırf Allah rızası umulan davranışlar için kullanılır. Bunu yapan kimse bilir ki mümin. kardeşlerinin saadeti için yaptığı her iş Allah rızası içindir. Müminin geçici dünya hayatında istediği tek husus Allah Teâlâ'nın rızasını kazanmaktan başka bir şey değildir. Işte yüce Allah, bu anlama işaret etmek için cihadı, "Allah yolunda" kaydıyla sınırlamıştır. İslam'ın istediği de budur.






Müslüman topluluk veya fert, batıl ve beşerî sistemleri yıkıp, yerine Islâm akîdesine dayalı bir sistemi getirirken, harcayacakları çabaları ve yapacakları her türlü fedakârlıkları, kişisel çıkarlardan, nefsânî arzulardan uzak tutmalıdır. Bütün çırpınmalarının karşılığı olarak, hak ölçülerine uygun, adaletli bir sistemi getirmekten başka bir şey gözetmemelidirler. Mümin, yaptığı şeylerin karşılığını bu dünyada beklemez. Allah'ın kelâmını yüceltmek için, bu bitmeyen mücadelenin, dinmeyen savaşın karşılığında; mal, mülk, şan, şeref, rütbe, geçici dünyalık elde etme düşüncesi aklından geçmez.


"Inananlar Allah yolunda savaşırlar, küfredenler ise tâğût yolunda savaşırlar..." (en-Nisâ, 4/76).


Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Allah, ancak kendi rızası için olan cihadı kabul eder. Nefsânî arzulardan, kavmiyetçi kinlerden, kabilecilik taassubundan kopan savaşı değil... Yeryüzündeki her canlı, hayatını devam ettirmek için çırpınıp durur. Fıtrî gayesine ulaşmak için gece gündüz demeyip çalışır. fakat müslümanın çırpınış ve çalışması başka gayelere yöneliktir. O, yani, Islâm'a inanıp, onun sistemine bağlanan kimse, her şeyden önce Islâm inkılâbının gayesi olan Hakkıgetirmek için canla başla, malla Allah yolunda cihad eder. Bütün gücüyle şer güçleri yıkmak, fitne ve fesat tohumlarının yeryüzünde yayılmasına engel olmak için çalışır. "Fitne yok olup din ve hâkimiyet yalnız Allah'ın oluncaya kadar" cihad eder. Işte Islâmî cihad budur.




Kaynak : İslam Fıkıh Ansiklopedisi









SELAMÜN ALEYKÜM
KARDEŞİM GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ MESELELERİ BİZLERLE PAYLAŞIYORSUN, EMEĞİNE YÜREĞİNE SAĞLIK; ALLAH RAZI OLSUN.
ALLAH"A EMANET OLUNUZ.
SELAM VE DUA İLE.
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#3
B)...B)...
tevhiteri

tevhiteri

Kıdemli Üye · 364 mesaj

#4
s.a elbette ki çihat allah yoluna olandır onun için ölen askerlerimiz şehitmi. yoksa degilmi tartışması var
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#5
ELLERİNE YÜREĞİNE SAGLIK SİTEMİZİN GÜLÜ......
RABBİM SENDEN RAZI OLSUN....

"Inananlar Allah yolunda savaşırlar, küfredenler ise tâğût yolunda savaşırlar..." (en-Nisâ, 4/76).

RABBİMİZE EMANETSİN....B)B)
tevhiteri

tevhiteri

Kıdemli Üye · 364 mesaj

#6
ya eksik yazmışım kusurumu bagışla arada dağda savaşanlar olacaktı.allah yoluna olmayan her şey boş.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#7
ResulaydinSELAMÜN ALEYKÜM
KARDEŞİM GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ MESELELERİ BİZLERLE PAYLAŞIYORSUN, EMEĞİNE YÜREĞİNE SAĞLIK; ALLAH RAZI OLSUN.
ALLAH"A EMANET OLUNUZ.
SELAM VE DUA İLE.


ve aleyküm selam.Allah razı olsun sizden de abi..Allah'a emanet olun. selam ve dua ile inş.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#8
Hadis No : 1019
Ravi: Ebu Ümame
Tanım: Kim bizzat gazveye katılmaz veya bir gaziyi teçhiz etmez veya bir gazinin ailesini hayırlı bir şekilde himaye etmez ise, Allah kıyamet gününden önce ona hiç beklemediği bir musibet ulaştırır.

Kaynak: Ebu Davud, Cihad 18, (2503)
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#9
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır.


Tevbe [20]
~Elçi~

~Elçi~

Mübarek Üye · 2.893 mesaj

#10
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah, aşırı gidenleri sevmez.Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir. Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir. (Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur. (2 Bakara Suresi , 190-193)



Şüphesiz iman edenler hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır esirgeyendir. (2/218)




Esselamun aleyküm canım kardeşim Rahman razı olsun paylaşımınız güzeldi yüreğinize sağlık selam ve dua ile...B)
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#11
<DAMLA>ELLERİNE YÜREĞİNE SAGLIK SİTEMİZİN GÜLÜ......
RABBİM SENDEN RAZI OLSUN....

"Inananlar Allah yolunda savaşırlar, küfredenler ise tâğût yolunda savaşırlar..." (en-Nisâ, 4/76).



RABBİMİZE EMANETSİN....B)B)




Sağolasınız güzel kardeşim..Sitemizin TatlısıB)B)


Allah razı olsun sizden de daimen inşallah.. Rahman'a emanet olunuz.. Selam, dua ve muhabbetle kalın..
Kaan Erdem

Kaan Erdem 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 11.197 mesaj

#12
Gerçekte, "Allah yolunda" terimi, Islâm kavramları içinde onların düşündüğünden çok geniş bir anlam belirtir. "Allah yolunda cihad" batılıların anladığı manada kutsal bir savaş değildir. Islâm nazarında, toplumun fayda ve mutluluğu için, geçici dünya arzusunda bulunmadan yapılan her hareket "Allah yolunda"dır.


ALLAH cc razı olsun kardeşim..güzel bir paylaşım olmuş...selametle kalın...
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#13
216- Savaş, hoşunuza giden bir iş olmadığı halde size farz kılındı. Bazan hoşunuza gitmeyen birşey hakkınızda hayırlı olabilir, buna karşılık hoşunuza giden birşey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz.


BAKARA SURESİ/ 216
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#14
tevhiteris.a elbette ki çihat allah yoluna olandır onun için ölen askerlerimiz şehitmi. yoksa degilmi tartışması var



ve aleyküm selam. sağolasınız kardeşim.selametle.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#15
Hadis No : 1056

Ravi: Abdullah İbnu Amr İbnul-As

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda cihada çıkıp gazve yapan selamete erip ganimetle dönen her ordu ve her seriyye ahirette elde edeceği mükafaatın üçte ikisine dünyada kavuşmuş olur. Hiçbir ganimet elde edemeyen, korku geçiren ve musibetlere maruz kalan her ordu ve her seriyye ise (ahirette) tam ücrete erer."


Kaynak: Müslim, İmaret 153, (1906); Ebu Davud, Cihad 13, (2785); Nesai, 15, (6, 17, 18); İbnu Mace, Cihad 13
Nur_u Secde

Nur_u Secde

Mübarek Üye · 5.268 mesaj

#16
SELAMÜN ALEYKÜM CANIM KARDEŞİM.YİNE NE GÜZEL BİR PAYLAŞIMDA BULUNMUŞSUN.ALLAH RAZI OLSUN.HERŞEYİ NE KADARDA YANLIŞ ANLAMIŞIZ.BİR ARKADAŞIMLA BU KONUYU TARTIŞMIŞTIK.MÜSLÜMANLAR CİHAT CİHAT DEYİP NEDEN KAN AKITMAK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPIYORLAR DEMİŞTİ.BİRDE DİNDE ZORLAMA YOK DİYORSUNUZ CEVAP VEREMEMİŞTİM.ÇIKTISINI ALIYORUM HELAL ET ARKADAŞIMA GÖNDERİCEM.ALLAH RAZI OLSUN.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#17
Cihadi, ''Başkalarini Zorla İslama Sokmak Olarak'' Tanimliyorlar.İslamda Cihad Nedİr?Nasil Yapilmali?
Cihat, cidal ve kıtal birbirine yakın gibi görünürler ama aralarında belirgin farklar vardır. Kıtalde savaşmak, katledip öldürmek esastır. Cidal, bir üstünlük kavgası, menfaat çekişmesi, galibiyet mücadelesidir. Cihat ise “gayret etmek, ceht etmek, olanca gücünü ve kuvvetini sarf etmek” demektir. Fakat, cihatta bir şart var ki onu diğerlerinden net biçimde ayırır; “fisebilillah” yani ALLAH yolunda olma şartı; Kur’an namına ve İslâm uğrunda olma şartı. “Savaş ve cidal” ancak bu şartın gerçekleşmesi halinde “cihat” olurlar.


Cihadı doğru değerlendirmemizi sağlayan bir İlâhî irşat:


“Ey iman edenler! Sizleri acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi? ALLAH ve Resulüne iman edip, mallarınız ve canlarınızla ALLAH yolunda cihat edersiniz.” (Saf Sûresi, 10-11)


Demek ki cihatta gaye, âhiretimiz için bir ticaret yapmaktır. Cihadın bazı külfet ve meşakkatleri olsa da bunlar insanın o acıklı azaptan kurtulması yanında hafif kalırlar.


O halde, cihat başkalarını öldürüp Cehenneme göndermek için değil, nefsimizi ve diğer nefisleri Cehennemden kurtarmak için yapılır.


Cihat, bu yönüyle, insan kurtarma savaşının adıdır.


“Sulh hayırdır.”(Nisa Sûresi, 128) emrini alan ALLAH Resulü (asm.) insanları durmadan hidayete çağırmış bu çağrıya karşı çıkanların zulüm ve işkencelerine uzun süre sabırla karşı koymuş ve daha sonra İlâhi fermanla kendisine savaş izni verilmiş.


Harp eden mü’minlere malî destek sağlamak cihat olduğu gibi, sulh zamanında bir kısım malını insanlık âleminin ebedî saadeti için harcamak da büyük bir cihattır.


Harbe iştirak etmek cihat olduğu gibi, insanların iman şerefine kavuşmaları ve müminlerin günah ve isyandan kurtulmaları için bir şeyler yapmak, bu hususta kafa yormak, mesai harcamak da cihattır.


Böyle ulvî bir gaye taşımaksızın sadece ülkeler fethetmek, insanlara hükmetmek ve lüks içinde yaşamak gibi fâni hedeflere yönelik savaşlar “fisebilllah” şartını taşımadıkları için cihat değildirler.


Harpte maksat ne olmalıdır? Bu sorunun cevabını iki maddede özetleyebiliriz: “Bize saldıran yahut saldırıya hazırlanan düşmana karşı kendimizi müdafaa etmek” ve “ Zâlim devletlerle savaşarak, insanlığa hürriyet ve hidayet yolunu açmak.”


“Dinde zorlama yoktur.” (Bakara Sûresi, 256) Ancak, Cennet yolunu zorla kapamak isteyenlerle de savaşmak gerekir. Eğer birtakım insanların hak ve hakikate ermesine bir başka grup engel oluyorlarsa bunlarla savaş etmek de cihattır. Bunda başarı sağlandıktan sonra kişi inancında serbest bırakılır. Dilerse İslâm’ı kabul eder, dilerse kendi dininde yaşamaya devam eder. İkinci yolu tercih ederse cizye verir. Bu vergi, savaşlara katılmamanın ve İslâm ülkesinde her türlü can ve mal güvenliği içinde yaşamanın bedelidir.


Elmalılı Hamdi Yazır, savaşı, “harb-i ıslâh ve harb-i ifsad” diye ikiye ayırır ve müminlere emredilen harbin “ıslâh harbi” olduğunu beyan eder. Cihada çıkan müminleri de “azaba müstehak olan bir kavme Hakk namına azab vermeye memur bir el” olarak görür.


O halde, savaşı bir ibadet anlayışıyla yapmak ve bu ibadetin kaidelerine de en ince teferruatına kadar uymak gerekiyor:


“Antlaşma yaptığınızda Allah’ın ahdini yerine getirin.” (Nahl Sûresi, 91) emrine uyulacaktır. “Size savaş açanlarla ALLAH yolunda çarpışın. (Allah’ın koyduğu) Sınırları aşmayın. Çünkü ALLAH , haddi aşanları sevmez.” (Bakara Sûresi, 190) fermanına kulak verilecek, his ve hevese kapılmaktan, aşırı gitmekten sakınılacaktır.


Kadın, çocuk, ihtiyar gibi harbe iştirak etmeyenlere ilişilmeyecektir.


Ve böyle nice kurallara aynen uyulacaktır. Cihadın en büyüğü en büyük düşmana karşı yapılanıdır.


“Senin en zararlı düşmanın nefsindir.” hadis-i şerifi bu büyük düşmanı “nefis” olarak belirler.


Tebük seferi dönüşünde ALLAH Resulünün (asm.) mübarek ağzından dökülen şu hikmet çağlayanı bizim için ne büyük derstir:


“Küçük cihattan büyük cihada döndük.”


Nefisle cihat, gerçekten, büyük cihattır. Her anımız bu cihatla geçer. Bir anlık gafletimiz bize çok pahalıya mal olabilir. Maddî cihat ise sürekli değildir. Sulh zamanında müminler bu cihatla mükellef tutulmazlar.


Haricî düşmana mağlûp olmak insana ya şehitlik, ya gazilik kazandırır. Nefisle mücadele ise öyle değildir. Bu savaş mutlaka kazanılmalıdır, mağlubiyetin sonu cehennem azabıdır.


Nefis denilince akla hemen şeytan gelir.


“Şeytan, sizin için bir düşmandır. Siz de onu düşman tutunuz.” (Fatır Sûresi ,6)


“Şeytanın adımlarına uymayın (arkasından gitmeyin). Çünkü o sizin için apaçık düşmandır.” (Bakara Sûresi, 168)


Demek oluyor ki, en büyük cihat nefisle ve şeytanla yapılan cihattır. Düşmanla yapılan harpler ancak üçüncü sırada yer alır.


Alıntı
sevvalmina

sevvalmina

Mübarek Üye · 1.747 mesaj

#18
ALLAH razı olsun kardeşim çok güzel bi paylaşım olmuş.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#19
zynp_rukiyeSizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah, aşırı gidenleri sevmez.Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir. Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir. (Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur. (2 Bakara Suresi , 190-193)



Şüphesiz iman edenler hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır esirgeyendir. (2/218)



Esselamun aleyküm canım kardeşim Rahman razı olsun paylaşımınız güzeldi yüreğinize sağlık selam ve dua ile...B)



ve aleyküm selam güzel kardeşim.. Faydalı olması duasıyla inşallah..Allah sizden de razı olsun..selam ve dua ile inşallah.B)
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#20
De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resûlü’nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun.


Tevbe[24]
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.