Mağaradaki Yılan

2.487 görüntülenme · 21 yanıt

Paylaş:
istikbal

istikbal

Mübarek Üye · 1.236 mesaj

#1
Hazret-i Muhammed Mustafâ 's.a.v' Allahü teâlânın emri ile Mekke-i mükerremeden hicret etmek dilediği zemân,
- Benim ile bu yolda kim yol arkadaşı olur. Cânına ve başına kim kıyar, dediği zemân, herkesden önce hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü anh' ileri atılıp,
- Anam ve babam, mal ve cânım, cümlesi yoluna fedâ olsun; yâ Resûlallah. Bu şerefli hizmete ben kulunu kabûl eyle diye ilticâ ve tazarru' edince, hazret-i Fahr-i Enbiyâ 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' kabûl buyurdu. Gece ile berâber, ay ve zuhâl yıldızı gibi yola çıkdılar. Sıddîk 'radıyallahü teâlâ anh' o Resûl-i Rabbil âlemîn hazretlerini sakınıp, kâh ardına, kâh önüne, kâh sağına ve kâh soluna geçer ve kâh, mubârek ayağı parmakları üzerine basardı. Düşmânlar izlemesin diye.

Bu esnâda Habîb-i Hudâ hazret-i Muhammed Mustafâ 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' buyurdular ki,
- Yâ Ebâ Bekr, ne ızdırâb çekersin. Kendi nefsin için mi korkarsın.
Cevâb buyurdular ki,
- Hâşâ, sümme hâşâ ki, Ebû Bekr bu yolda kendi cânını sakınıp, kayırsın.Ve lâkin, yâ Resûlallah! Mubârek cesedinin bir kılına halel gelir diye, korkarım ki, benim gibi binlerce kimsenin başı düşse yeridir. Sen din serâyının mi'mârısın.
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem',
- Üzülme, Allahü teâlâ bizimledir!' buyurdu.
Mağaraya geldiler. Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Bir mikdâr sabr edin. O mağaraya ben kulun gireyim. Yılan, akreb cinsinden nesne var ise, zararı Ebû Bekre olsun!
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' izin verdi. Mağara içine girince, ne kadar mahlûkat var ise, târûmâr olup, herbiri deliğine girdi. Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' sırtından mübârek gömleğini çıkarıp, parça-parça edip, parçalar ile, o deliklerin temâmını tıkadı. O deliklerden biri açık kaldı. Ona parça yetişmedi. O deliğe de, ayağının tabanını iyice tıkadı. O büyük sultâna, şimdi se'âdet ile, içeri buyurun diye hitâb eyledi. İki cihân serveri de, Besmele söyliyerek, mağara içine girdi. Sabâha kadar orada kaldılar. Sabâh oldu. Hazret-i Ebû Bekrin 'radıyallahü teâlâ anh' gömleğini arkasında göremeyince, sebebini sordular. Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk 'radıyallahü teâlâ anh',
- Yâ Resûlallah! Yolunda, gömleğimi yırtıp, akrep ve yılan deliklerini tıkayıp, şerlerini def' eyledim; dedikde,
Resûl-i ekrem 'sallallahü aleyhi ve sellem',
- Allahım! Ebû Bekri, kıyâmet günü, benim derecemde, benimle berâber bulundur!, buyurdu.
Bu esnâda Fahr-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem', hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîkın 'radıyallahü anh' mubârek yüzlerinde değişiklik görüp, süâl etdikde, meydâna gelen hâdiseyi anlatdı.
- Mağarada olan delikleri birbir tıkayıp, lâkin, cübbe parçası bir deliğe yetmedi. O delik de açık kalmasın diye tabanımı dayamışdım. Bir yılan, birkaç def'a tabanımı sokdu. Ayağımı delikden çekmeğe korkdum ki, o yılan delikden dışarı çıkıp, zât-ı şerîfine bir elem verip, ızdırâb eder, diye cevâb verdi.
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem'
- Onunla benim aramı aç, bırak çıksın buyurdu.
O an Ebû Bekr-i Sıddîk 'radıyallahü anh' mubârek ayağını delikden çekdi. İçeriden görünüşü hüzn ve gam veren zehirli bir yılan çıkdı. Fahr-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem':
- Ey utanmaz yılan! Benim mağara arkadaşımı ve esrârıma vâkıf olanı, Allahü teâlâdan korkup, benden hayâ etmedin mi, ayağını sokarak eziyyet etdin, diyerek hitâb edip, azarlayınca,
Yılan cevâba kâdir olup, dedi ki,
- Yâ Habîbi rahmân! Ey insanların ve cinnin Peygamberi! Senin âşıkın sâdece insanlar değildir. Belki hayvân zümresinden kuşlar, yılanlar, karıncalar, cemâline âşıkdır. Hattâ ben kulun, birçok yaşlı, gözü nemli, kendi cinsimiz olan büyüklerimizden yüksek vasflarınızı dinleyip, ışık saçan yüzünüzü görmeğe müştak ve hayrân ve kendinden geçmiş, şaşkın şeklde ağlıyarak, mâl ve mülkünü terk edip, âşık divânen olmuşdum. Bu mağarayı şereflendireceğini öğrenmişdim. Onun için nice zemândan berî, bu sıkıntılı mağarada gece-gündüz demeyip, yolunuzu bekliyordum. Böylece, sizin buraya teşrîfiniz ile, ayrılık acısına ve içimdeki derde merhem edeyim. Çünki, en mes'ûd bir zemânda, bu karanlık mağarada, arkadaşın [mağaraya girince], sabâh güneşi gibi zâhir olup, devlet güneşim doğdu. Ammâ ne var ki, arkadaşın yine perde oldu. Bu sebeble, korku ve hayâ ben kulundan kalkıp, zarûrî olarak, bu küstahlık benden vâkı' oldu; diye özr dileyince,
Seyyid-üs-sekaleyn, dünyâ ve âhıretde bulunanların şefâ'atcisi, yılanın küstâhâne özrünü kabûl etdi. Hazret-i Ebû Bekrin yarasına, mübârek ağızlarının suyundan sürdü. O ânda acısı şifâ buldu.

Kaynak:
Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin
“Yeryüzünde en güzel sistem İslam’dır. Sakın ha bu sistemi mal korkusundan, can korkusundan çakallara parçalatmayın. Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Sonra hakkınızla beraber, müslümanlık şerefiniz de gider”[Şehid Muammer Aslantaş]
istikbal

istikbal

Mübarek Üye · 1.236 mesaj

#2
RE: Mağaradaki Yılan

:(:(Allahım bune güzellik, bir hayvan bile bu kadar sevip hayran kaldığına göre bazı insanoğlu peygamberimize yakışan değeri göstermiyor.ALLAHIM BİZLERE PEYGAMBERİMİZİ CANI GÖNÜLDEN SEVMEYİ VE ONUN YOLUNDAN GİTMEYİ NASİP EYLE
AAAAAAAAAAAAMİİİİİİİİİİİİİİİİİİNNNN:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(
“Yeryüzünde en güzel sistem İslam’dır. Sakın ha bu sistemi mal korkusundan, can korkusundan çakallara parçalatmayın. Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Sonra hakkınızla beraber, müslümanlık şerefiniz de gider”[Şehid Muammer Aslantaş]
Ahmed_1907

Ahmed_1907

Mübarek Üye · 992 mesaj

#3
RE: Mağaradaki Yılan

ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM EMEĞİNE SAĞLIK..ALLAH'IM SEVGİSİNİ VE RESULUNUN SEVGİSİNİ YÜREĞİMİZDEN HİÇ ALMASIN İNŞALLAH.B)
HERLAFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LAKİN ÖNCE LAFA BAKARIM LAFMI DİYE
SONRADA SÖYLEYENE BAKARIM ADAMMI DİYE...
tuba07

tuba07

Mübarek Üye · 545 mesaj

#4
Mağaradaki Yılan...

Mağaradaki Yılan...

Hazret-i Muhammed Mustafâ 's.a.v' Allahü teâlânın emri ile Mekke-i mükerremeden hicret etmek dilediği zemân,
- Benim ile bu yolda kim yol arkadaşı olur. Cânına ve başına kim kıyar, dediği zemân, herkesden önce hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü anh' ileri atılıp,
- Anam ve babam, mal ve cânım, cümlesi yoluna fedâ olsun; yâ Resûlallah. Bu şerefli hizmete ben kulunu kabûl eyle diye ilticâ ve tazarru' edince, hazret-i Fahr-i Enbiyâ 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' kabûl buyurdu. Gece ile berâber, ay ve zuhâl yıldızı gibi yola çıkdılar. Sıddîk 'radıyallahü teâlâ anh' o Resûl-i Rabbil âlemîn hazretlerini sakınıp, kâh ardına, kâh önüne, kâh sağına ve kâh soluna geçer ve kâh, mubârek ayağı parmakları üzerine basardı. Düşmânlar izlemesin diye.

Bu esnâda Habîb-i Hudâ hazret-i Muhammed Mustafâ 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' buyurdular ki,
- Yâ Ebâ Bekr, ne ızdırâb çekersin. Kendi nefsin için mi korkarsın.
Cevâb buyurdular ki,
- Hâşâ, sümme hâşâ ki, Ebû Bekr bu yolda kendi cânını sakınıp, kayırsın.Ve lâkin, yâ Resûlallah! Mubârek cesedinin bir kılına halel gelir diye, korkarım ki, benim gibi binlerce kimsenin başı düşse yeridir. Sen din serâyının mi'mârısın.
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem',
- Üzülme, Allahü teâlâ bizimledir!' buyurdu.
Mağaraya geldiler. Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Bir mikdâr sabr edin. O mağaraya ben kulun gireyim. Yılan, akreb cinsinden nesne var ise, zararı Ebû Bekre olsun!
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' izin verdi. Mağara içine girince, ne kadar mahlûkat var ise, târûmâr olup, herbiri deliğine girdi. Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' sırtından mübârek gömleğini çıkarıp, parça-parça edip, parçalar ile, o deliklerin temâmını tıkadı. O deliklerden biri açık kaldı. Ona parça yetişmedi. O deliğe de, ayağının tabanını iyice tıkadı. O büyük sultâna, şimdi se'âdet ile, içeri buyurun diye hitâb eyledi. İki cihân serveri de, Besmele söyliyerek, mağara içine girdi. Sabâha kadar orada kaldılar. Sabâh oldu. Hazret-i Ebû Bekrin 'radıyallahü teâlâ anh' gömleğini arkasında göremeyince, sebebini sordular. Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk 'radıyallahü teâlâ anh',
- Yâ Resûlallah! Yolunda, gömleğimi yırtıp, akrep ve yılan deliklerini tıkayıp, şerlerini def' eyledim; dedikde,
Resûl-i ekrem 'sallallahü aleyhi ve sellem',
- Allahım! Ebû Bekri, kıyâmet günü, benim derecemde, benimle berâber bulundur!, buyurdu.
Bu esnâda Fahr-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem', hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîkın 'radıyallahü anh' mubârek yüzlerinde değişiklik görüp, süâl etdikde, meydâna gelen hâdiseyi anlatdı.
- Mağarada olan delikleri birbir tıkayıp, lâkin, cübbe parçası bir deliğe yetmedi. O delik de açık kalmasın diye tabanımı dayamışdım. Bir yılan, birkaç def'a tabanımı sokdu. Ayağımı delikden çekmeğe korkdum ki, o yılan delikden dışarı çıkıp, zât-ı şerîfine bir elem verip, ızdırâb eder, diye cevâb verdi.
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem'
- Onunla benim aramı aç, bırak çıksın buyurdu.
O an Ebû Bekr-i Sıddîk 'radıyallahü anh' mubârek ayağını delikden çekdi. İçeriden görünüşü hüzn ve gam veren zehirli bir yılan çıkdı. Fahr-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem':
- Ey utanmaz yılan! Benim mağara arkadaşımı ve esrârıma vâkıf olanı, Allahü teâlâdan korkup, benden hayâ etmedin mi, ayağını sokarak eziyyet etdin, diyerek hitâb edip, azarlayınca,
Yılan cevâba kâdir olup, dedi ki,
- Yâ Habîbi rahmân! Ey insanların ve cinnin Peygamberi! Senin âşıkın sâdece insanlar değildir. Belki hayvân zümresinden kuşlar, yılanlar, karıncalar, cemâline âşıkdır. Hattâ ben kulun, birçok yaşlı, gözü nemli, kendi cinsimiz olan büyüklerimizden yüksek vasflarınızı dinleyip, ışık saçan yüzünüzü görmeğe müştak ve hayrân ve kendinden geçmiş, şaşkın şeklde ağlıyarak, mâl ve mülkünü terk edip, âşık divânen olmuşdum. Bu mağarayı şereflendireceğini öğrenmişdim. Onun için nice zemândan berî, bu sıkıntılı mağarada gece-gündüz demeyip, yolunuzu bekliyordum. Böylece, sizin buraya teşrîfiniz ile, ayrılık acısına ve içimdeki derde merhem edeyim. Çünki, en mes'ûd bir zemânda, bu karanlık mağarada, arkadaşın [mağaraya girince>, sabâh güneşi gibi zâhir olup, devlet güneşim doğdu. Ammâ ne var ki, arkadaşın yine perde oldu. Bu sebeble, korku ve hayâ ben kulundan kalkıp, zarûrî olarak, bu küstahlık benden vâkı' oldu; diye özr dileyince,
Seyyid-üs-sekaleyn, dünyâ ve âhıretde bulunanların şefâ'atcisi, yılanın küstâhâne özrünü kabûl etdi. Hazret-i Ebû Bekrin yarasına, mübârek ağızlarının suyundan sürdü. O ânda acısı şifâ buldu.

Kaynak: Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin
ayse karatas

ayse karatas

Kıdemli Üye · 105 mesaj

#5
RE: Mağaradaki Yılan...

RE: Mağaradaki Yılan...

emeğine sağlık tuba07 kardeş.çok güzeldi.
tsunami

tsunami

Mübarek Üye · 4.691 mesaj

#6
RE: Mağaradaki Yılan...

RE: Mağaradaki Yılan...

S.A
ELİNE EMEĞİNE SAĞLIK KARDEŞİM.AEO;)
umeyye

umeyye

Mübarek Üye · 1.936 mesaj

#7
RE: Mağaradaki Yılan...

RE: Mağaradaki Yılan...

S.A KARDEŞİM EMEĞİNE SAĞLIK ALLAH RAZI OLSUN
MEVLAN EFENDİMİZİN ŞEFATİNE BİZLERİ MAZHAR EYLESİN
tuba07

tuba07

Mübarek Üye · 545 mesaj

#8
RE: Mağaradaki Yılan...

RE: Mağaradaki Yılan...

ayse karatas yazdı:
emeğine sağlık tuba07 kardeş.çok güzeldi.


:D:D:DALLAH RAZI OLSUN...


B)B)B)
tuba07

tuba07

Mübarek Üye · 545 mesaj

#9
RE: Mağaradaki Yılan...

RE: Mağaradaki Yılan...

tsunami yazdı:
S.A
ELİNE EMEĞİNE SAĞLIK KARDEŞİM.AEO;)


VE ALEYNA ALEYKÜM SELAM BACIM..ALLAH RAZI OLSUN..

B)B)B)
tuba07

tuba07

Mübarek Üye · 545 mesaj

#10
RE: Mağaradaki Yılan...

RE: Mağaradaki Yılan...

umeyye yazdı:
S.A KARDEŞİM EMEĞİNE SAĞLIK ALLAH RAZI OLSUN
MEVLAN EFENDİMİZİN ŞEFATİNE BİZLERİ MAZHAR EYLESİN



VE ALEYNA ALEYKÜM SELAM KARDEŞİM...ECMAİN OLSUN İNŞAALLAH.. AMİN AMİN AMİNNNNNNNN...:D

B)B)B)
Ahmet&Gizem

Ahmet&Gizem

Kıdemli Üye · 478 mesaj

#11
KARDEŞİM EMEĞİNE SAĞLIK ALLAH RAZI OLSUN
MEVLAN EFENDİMİZİN ŞEFATİNE BİZLERİ MAZHAR EYLESİN
Nur_u Secde

Nur_u Secde

Mübarek Üye · 5.268 mesaj

#12
s.a çok güzeldi. Ben bunu daha öncede okumuştum çok etkilenmiştim.birkez daha hatırlattın.Allah razı olsun.
ekremeee

ekremeee

Mübarek Üye · 3.902 mesaj

#13
allah razı olosun emeğine bereket
ey tağutun neferi mermin gelsin göğsüme
biz ölüme and içtik senin gözdağın kime

MeHMeT KoÇ

MeHMeT KoÇ

Kıdemli Üye · 324 mesaj

#14
S.A KARDEŞİM
GÜZEL BİR PAYLAŞIMDI. ALLAH (C.C) RAZI OLSUN.
beyzanurekin

beyzanurekin

Aktif Üye · 65 mesaj

#15
yureğinize sağlık çokguzel bi konu seçmişşınız...Allah razı olsun...sizden bi isteğim olcak şırnakta şehit düşen askerlerimiz için yasini şerif dağıtıyom almak isterseniz benim konu başlıklarıma tıklayın yasını şerif kampanyasına 26/10/2007 tarihine kadar ekleğebilirsiniz...bende bu kampanyayı sabırla beklıyom umarım duyarlı arkadaşlar olurda kampanya tavan yapar...
islamaşığı

islamaşığı

Yasaklı Kullanıcı · ★ Kıdemli Üye · 128 mesaj

#16
emeğine sağlık kardeşim"ALLAH C.C." razı olsun...
dua ile...
Çeşm-i Bülbül

Çeşm-i Bülbül

Mübarek Üye · 13.384 mesaj

#17
güncelleme
.....

Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..

NFK
Çeşm-i Bülbül

Çeşm-i Bülbül

Mübarek Üye · 13.384 mesaj

#18
ALLAH razı olsun
çok güzel bir paylaşım
emeğiize sağlık
__________________
.....

Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..

NFK
Hasan011974

Hasan011974

Kıdemli Üye · 289 mesaj

#19
Emeğine sağlık.RABBIM(C.C.) senden razı olsun.
Çeşm-i Bülbül

Çeşm-i Bülbül

Mübarek Üye · 13.384 mesaj

#20
cümlemizden inşaallah
selametle
.....

Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..

NFK
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.