!!! YAKARIŞ !!!
492.361 görüntülenme · 4.715 yanıt
leyla-1 🛡
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 42.001
- Tepki
- 6.428
- Ödül
- 163
- Katılım
- 05.2007
Moderatör · ✦ Mübarek Üye · 42.001 mesaj
BİRBİRİNİ GÖRMEDEN SEVGİLERİNİ VE DUALARINI YOLLAYAN ŞU KULLARININ ÇABALARINI KABUL ET
DUALARINA İCABET ET
KORKTUKLARI ŞEYLERDEN GÜVENCE VER
SIĞINMALARINI KABUL ET
OKUDUKLARI KUR'ANLARI KATINA YÜKSELT
KARDEŞLİKLERİNİ KORU
HASTALARINA ACİL ŞİFA
BUNALMIŞLARINA FERAHLIK
BORÇLULARINA VE FAKİRLERİNE BOL RIZIK
GURBETTEKİLERİNE SELAMET
ZENGİN VE RAHAT OLANLARINA ŞÜKÜR
AYRILARINA KAVUŞMA
BEKARLARINA HAYIRLI EŞLER
EVLİLERİNE GEÇİM KOLAYLIĞI VE DİRLİK
ÖLMÜŞLERİNE RAHMET
YAŞAYANLARINA SIHHAT VE AFİYET
TÜM DERTLERİNE DERMAN
AİLELERİNE HUZUR
ÇOCUKLARINA SAYGI SEVGİ VE AKIL
NASİP ET
RAHMETİNLE EY MERHAMETLİLERİN EN MERHAMETLİSİ"
Amin
- ''Senin en sevdiğin kulun O iken,
Neden O`nu bu kadar ızdırapla imtihan ediyorsun'' ?
- Hem yetim, hem öksüz, hem kimsesiz...
Ne buyurmuştu Rabbimiz ?
-''Kimseye güvenmesin,
Hep benden istesin, bana sığınsın diye.''
&
Biz haksız yere yapılan her şeyin,
Allah tarafından sorulacağının ferahlığı içindeyiz.
Rahman ve Rahim olan Allahın (c.c.)adıyla.
Sâlat ve selam Efendimizin (s.a.v.) üzerine olsun
“Allah’ım nefsimi sana teslim ettim, yüzümü sana çevirdim, işlerimi sana emanet ettim, sırtımı sana dayadım.
Senin rahmetinden ümitvârım, gazabından da korkuyorum. Senin ikabına karşı, senden başka ne sığınak var, ne de kurtarıcı.”
“ Allah’ım! Seni hamdinle tenzih ederim, Senden başka ilah yoktur. Günahım için affını dilerim, rahmetini taleb ederim.
Allah’ım ilmimi arttır, bana hidayet verdikten sonra kalbimi saptırma. Katından bana rahmet lutfet. Sen lutfedenlerin en cömerdisin.”
“Allah’ım sen yedi semanın Rabbi, Arş-ı âzam’ın Rabbisin. Sen bizim Rabbimiz ve her şeyin Rabbisin.
“Allah’ım! Senden işte (dinde) sebat etmeyi, doğruluğa da azmetmeyi istiyorum. Nimetine şükretmeyi,
sana güzel ibadette bulunmayı taleb ediyor, doğru konuşan bir dil, eğriliklerden uzak bir kalb diliyorum. Allah’ım, senin bildiğin her çeşit şerden sana sığınıyorum, bilmekte olduğun bütün hayırları senden istiyorum, bildiğin günahlarımdan sana istiğfar ediyorum! Allah’ım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet.”
“Allah’ım haramlarından uzaklaştır, helal olana kanaat ettir. Lutfunla beni kimseye muhtaç etme.” “Allah’ım gazabından rızana sığınırım cezalandırmandan bağışına sığınırım. Senden sana sığınırım. Seni övebilecek kelimeleri bulamam. Sen kendini övdüğün gibisin.”
AMİN
alıntı
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Amin inşallah.. Emeğinize sağlık..
Rabbimiz c.c razı olsun, makbul buyursun..
Selam ve Dua ile.
berat05 🛡
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 7.767
- Tepki
- 1.045
- Ödül
- 163
- Katılım
- 10.2007
Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 7.767 mesaj
zunnun_u_misriYâ Rabbî!
Bizim hâlimize bakarak muâmele etme. Kendi ikrâm ve ihsânına göre bize muâmele eyle.
Yâ Rabbî!
Kerem ve lütfunla hidâyet ettiğin kalbi tekrar dalâlete, sapıklığa meylettirme. Belâları bizden sarf eyle, çevir ve değiştir. Ey affı çok olan, günahları örten Rabbim!
O günahlar dolayısı ile bizden intikam alma. Bize azâb etme.
Yâ Rabbî!
Biz nefis ile şeytana köpek gibi tâbi olduksa da sen, azab arslanını bize saldırtma.
Ey Hayy, ebedî diri olan Rabbim!
Taleb ve duâ üzerine nasıl olur da kerem etmezsin. Sen kerem sâhibisin.Ey mahlûkâtın, yaratıkların canlıların ihtiyâcını gideren Rabbim! Sen varken hiç bir kimseyi hatırlamak ve ondan bir şey ummak lâyık değildir.
Yâ Rabbî!
Rûhumda bir ilim katresi var. İlâhî onu hevâ rüzgarıyla ten toprağından muhâfaza eyle.
Ey ihsânı çok olan Rabbim!
Cefâ içinde geçip giden ömre merhamet et.
Ey affetmeyi seven Rabbim!
Bizi affeyle. İsyân derdimize çâre eyle.
Ey yardım isteyenlerin yardımcısı!
Bizi hidâyete çıkar.
Yâ Rabbî!
Duâ ve yakarışlarımızda sana lâyık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatâlarda bulunmuş isek, o kelimeleri sen ıslâh et ve duâmızı kabul buyur.
Çünkü sözlerin hâkimi ve sultanı ancak sensin.
Ey âlemin yaratıcısı!
Kasvetli, kararmış, katılaşmış âdetâ taş gibi olmuş olan kalbimizi mum gibi yumuşat, feryâdımızı, âh u vâhımızı, hoş eyle ki rahmetini celbetsin, çeksin.
Bizi köle gibi kullanan bu serkeş nefisten bizi satın al.
O nefis bıçağı kemiğe dayandı (zulmü canımıza yetti).
Yâ Rabbî! Sana ne arz edeyim. Çünkü sen gizli ve açık her şeyi bilirsin."
- ALLAH c.c. RAZI OLSUN.DUALARIMIZI MAKBUL BUYURSUN İNŞALLAH
İşte kapına geldim
Edemediğim bütün tövbeler için sana tövbe ediyorum
İşte dergahına vardım
Dileyemediğim bütün özürler için senden özür diliyorum
Sana dönüyorum çünkü gidecek başka kapı bilmiyorum
Beni nasıl kabul etmezsin ki kapına
Çünkü şöyle dediğini biliyorum
"Allah(cc)'in kabulünü vaat ettiği tövbe;
O kimselerin tövbesidir ki cahillikle bir suç işlerler
ve çarçabuk tövbe ederler"
Bunları söylemekle cahillik ettimse tövbe Ya Rab!
İşte çarçabuk tövbe ettim
Sen tövbe edenleri seversin bilirim
Ruhumuz hasta sen şifa ver ya Rabbi
Ruhumuz hasta sen şifa ver ya Rabbi
Kısa bir ömür. Küçük bir dünya. Herkese yetecek bir atmosfer. Peki, o zaman dünya için didişme neden? Neticede nice büyük mevki, makam ve zenginlik sahibi insan, dünya ve içindekilerini burada bırakıp gitmediler mi?
Tabii ki gittiler. Hem de hiç ummadıkları bir anda. Onlara sorulmadan. Aniden. Bir gece, bir sabah veya en mutlu oldukları bir demde. Öyleyse bizden öncekilere olan şeyin aynısı bize de olacak. Buna biz sünnetullah diyoruz, yüce Allahın toplumlar ve fertlerle ilgili değişmez kuralı.
Peki, neden bu kadar didişiyor, kavga ediyoruz. "Birbirinizi sevin, çevrenizi anlayan bir kalp ve gözle bakın" diyen sesi duymuyoruz. Çünkü bir kısmımız egomuza esir olmuşuz, bir kısmımız dünyaya aşırı tutkulanmışız, bir kısmımız dünyayı idare etmeye çabalıyoruz.
Çoluk çocuğumuza daha yaşanılır bir dünya bırakmak için başkasının çoluk çocuğunu düşünmüyoruz. Çevremiz için esirgemediğimiz anlayışı, başkasına göstermiyoruz. Çoğu kez sadece cenaze merasiminde Allahı hatırlıyoruz, sadece orada.
Orada bile duygularımızın bir yanında dünyada sonsuza kadar yaşanan baskın duygular vardır. Dilimizden bir dua dökülse, "Ya Rabbi uzun ömür ve sıhhat ver" diyeceğiz, olabilse ebedilik isteyeceğiz.
* * *
Kalbimiz hastadır. Ruhumuzda derin yaralar vardır. İnsanların yoğunluğu arasında "Allahla halvet-Allahla yalnızlaşmak" duygularından uzağız. Çoklukla birliği, birlikle çokluğu yakalama ufkundan uzak düşmüşüz.
Kısacası ruhumuz hem hasta hem yorgun. Verilenle yetinmiyoruz. Verilmeyenin peşindeyiz. Başkasında hiç olmayanın farkında olamıyoruz. Başkasında olanın farkındayız. Bir vadi altınımız olsa, öteki vadinin peşinde koşacağız.
Dar bir sokakta biri bizi durdurup sorsa, "Nereye gidiyorsun, ne olacaksın, bu koşu nereye kadar, üç kuşak öncesi dedenin mezarı hani nerde" dese, sadece duraksayıp yüzüne bakacağız. Anlamsız, sessiz, durağan.
Doğrudur. Emeller, temenniler bizi esir etmiş durumda. Diğerkámlık, başkasını düşünme duygularından uzaklaşmışız. Kendimizi iyi işlere, merhamete yönlendiremiyoruz. Sorulduğunda cevabımız hazırdır. "Ne yapalım, kaderimiz böyle, Allah böyle yazmış" deriz. Ama nedense günah işlerken, kötülük yaparken kaderi düşünmeyiz, günah işledikten sonra kendimizi avundurmak için kadere sığınırız.
Mademki bu kadar kaderciyiz, mademki "Ne yapayım kaderim böyleydi" diyoruz, o zaman dünyalık peşinde koşarken neden böyle düşünmüyoruz. Her şeyi ince ayrıntılara kadar hesap ediyoruz.
Evet, kader vardır ama kader seni mahkûm etmiyor, sen kendi hareket ve tercihlerinle kaderini hazırlıyorsun. Kaderinin senaristi sensin, başkası değil.
Efendim deriz bazen, "Acele niye? İleride tövbe ederiz. Kötülükleri sileriz. Hele bir de hacca gittik mi!.. Mezarımıza tertemiz gideriz". Evet, bazen şeytan ve nefsimiz bu sözleri fısıldar. Kim bilir belki hiç zamanımız olmaz. Kim bilir belki bu pazarlık yüce Rabbimiz tarafından hoş karşılanmaz.
Belki hiç tövbe nasip olmaz. Belki aniden gelir, gelecek olan her şey. Şeytan bazen nefsimize hoş gelen ama bizi Allahtan uzaklaştıran sözler fısıldar. Bizi vicdanen rahatlatır. Ama sorumluluktan kurtarmaz.
* * *
Hz. Ebubekirin sözü ne kadar da mesaj yüklüdür: "Benim hasta bir kalbim var. Hasta kalplere şifa veren sensin ya Rabbi. Benim hasta kalbime de sen şifa ver ya Rabbi."
Dünya geniş, hepimize yeter. Rızkı yaratan, káinata gönderdiği herkesin rızkını da göndermiştir. Dilek ve duygularımızı tartalım o zaman, egomuzu sorgulayalım. Allahtan gafil olmayalım.
Bilmek lazım ki, kul Rabbini unutsa da, Rabb, kulunu unutmaz. Gelin hasta kalbimizi en büyük doktor olan Allahın tedavisiyle tedavi edelim, Ona yönelelim.
"Ben kendimi terk etsem de, ben kendimi bıraksam da sen beni bırakma ya Rabbi" diyelim.
NihatHatipoglu.com
Kabe İmamı Ali Ahmed'in Filistin Duası
Allah’ım ümmeti gaflet uykusundan uyandır
Onları ölüm uykusundan dirilt
Allah’ım onların liderlerini ve yöneticilerini ıslah et
Allah’ım onların ellerini hak üzeri tut
Onların kalplerine senin korkunu ver
Onların kalplerinden kafirlerin korkularını çıkar
Onların kalplerine imanı yerleştir
Allah’ım onların işlerini ıslah et
Allah’ım onları islamla izzetlendir
Ve islamı onlarla izzetlendir
Allahım cihadı onlarla zenginleştir
Ey alemlerin rabbi
izzet senindir Allahım dinimizi izzetlendir
Dönüş sanadır
Allah’ım bize ulemamızı bereketlendir
Bizi onların ilmi ile faydalandır
Onların basiretlerini aç Onların derecelerini yücelt
Allah’ım onlara bize karşı hakkı söylet
Dinine yardım et
Onlar kınayıcının kınamasından korkmasınlar
Ey alemlerin Rabbi
Allahım bizi selahaddin gibi izzetli kıl
Allahım bizi Ömer gibi izzetli kıl
Allahım bizi Ebubekir gibi izzetli kıl
Allahım bizi Osman gibi izzetli kıl
Allahım bizi Ali gibi izzetli kıl
Ey Alemlerin Rabbi
Allahım islamı yeryüzünün her yerine hakim kıl
Dininin sancağını yücelt
Kafirlerin bayrağını alçalt
Allahım kafirleri rezil et
Allahım muhakkak ki onlar senin dinine düşmandırlar
ve senin dostlarını öldürüyorlar
Onlara büyük bir lanet ile lanet et
Allahım hain devleti sana şikayet ediyorum
Allahım onların liderlerini sana şikayet ediyorum
Allahım onlar azdılar ve kibirlendiler
Kardeşlerimizi katlettiler
Kız kardeşlerimize kötülük yaptılar
Çocuklarımıza şer bulaştırdılar
Bizlere mescidi aksayı men ettiler
Allahım onları sana havale ediyorum
Allahım domuzları ve maymunları sana havale ediyorum
Allahım bize şaşılacak kudretini göster
Allahım mescidi haramda ve mescidi nebevide
nasıl namaz kılıyor isek
bizleri mescidi aksada da iki rekat namazla rızıklandır
Yahudilere rağmen bunu bize nasib et
Sen ne büyüksün yarabbi
SEN NE BÜYÜKSÜN YARABBİ
Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in karikatürlerini çizen
Danimarkali karikatürcü yaratik, evinde çikan bir yangin sonucu
yanarak can vermis !!!
Danimarkalilar bu haberi kimsenin duymamasini
istiyorlar...
hafize
,ALLAH,ım bizi hem affet hem adam et
ALLAH,ım bizi hem affet hem adam et!!!
Duayı kabul eden, dilekleri veren, vermeyi murad edince el açtıran, ancak sevdiği kuluna dua ettiren, sevmediklerinin elini ve dilini bağlayan ve kendisine yönelmekten alıkoyan ım!..
Bizi affet!..
Biz, Sevgilinin nuruna lâyık olmaktan düştüğümüz için bu hale geldik.
O'na lâyık olabilmek kimsenin haddi değil... Fakat lâyık olunamayacağını bilmenin liyakati herkesin vazifesi... İşte bu son inceliğe lâyık olamadığımız için bu hale geldik.
O nur öyle bir nur ki, lâyık olmakta, topyekûn zaman ve mekâna, bu dünyaya ve ötekilere malik olmak var... Bu liyakatten düşmekte de, her türlü mahrumluk ve mahkûmluk...
Her türlü mahrum ve mahkûm olduk.
Bizi affet!..
O Nur'un vecd ve aşkı üzerimizdeyken, denizlere, yelkenleri ipekten ve çıpaları altundan kalyonlar indirdik; karalara da, yolunu viraneye çevirmek yerine mamureye döndüren ordular saldık. Padişahlara "Ayağa kalk, kanun huzurundasın" diye ihtar eden hâkimler yetiştirdik. Müspet bilgiler, medenî aletler, keşifler ve buluşlar, hep o Nur'un kendi fert ve cemiyet aynalarımızda tecellisinden... O Nur'u körleştirince de Şark'ın son 5 asırlık macerası içinde bir zamanlar yaban domuzu hayatı süren Garplının sürü hayvanı olduk.
Son yüz yıl içinde bizi bu halden kurtarmak isteyen hiçbir davranış şifa getiremedi. Zira o Nur'a yeniden liyakat ve bu liyakati yeni zaman ve mekâna tatbik etmek Şuurlaştırılmadı. Ters yollara sapıldı. Bu ilerinin ilerisi şuurun sahiplerine "mürteci" dediler; ve onları, asıl din gözünde suçlu, O Nur'a liyakati sıfıra indirici, vecd ve aşk mahrumu, din ve hikmet cahili kara yobazdan ayıramadılar.
Onları, bize böyle muamele ettikleri için değil, bizi, bu muamelenin altından kalkamadığımız için affet!..
Bizi, boynumuza geçirdikleri asırlık idam ipini kravat diye taktığımız için affet!.. Tek kelimeyle, "Müslüman" yaftası altında müslüman olamadığımız için affet!..
Ve bize; kendi öz yurdumuzda asırlardır lütfen iskâna tâbi muhacirlere benzeyen gerçek müslümanlara, O Nur'a liyakatin en ileri derecesini bahşet; ve ebediyet bestesinden şarkımızı ateşten ahenk helezonlariyle gönüllere nakşet!..
Duamıza öyle bir tesir ver ki, kezzabın mermeri yediği gibi nefsimizin bütün oyuncak mabutlarını yakıp erittiğini, senin mücerret ve münezzeh birliğin etrafında hiçbir inanış pürüzü bırakmadığını görelim; ve sun'î teneffüsle açılan bir baygın şeklinde bu milletin yavaş yavaş doğrulduğuna şahit olalım!..
.ALLAH,ım!.. Bizi hem af, hem adam et!..
Necip Fazıl Kısakürek
güncelleme...............
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/2219-yakaris · 24.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
