Kur;an Soruyor?

2.232 görüntülenme · 14 yanıt

Paylaş:
hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#1
Kur’an Soruyor
Kur'an'da insana yönelik sorular var. Kur'an Rabbin kelamı.
Öyleyse sorular, Halık'tan insana yönelen sorular.
İnsan, kendisine herhangi bir varlık tarafından sorulan sorular karşısında duyarsız kalamaz. Bir çocuk soru sorsa, anne – baba soru sorsa, öğretmen soru sorsa, devlet soru sorsa... Kimine zorunlu olarak, kimine gönüllü olarak cevap verir insan. Cevap vermediği zaman, içinde bir ukde kalır.
-Nereye gidiyorsunuz?
-Neden böyle düşünüyorsunuz?
-Neden üzülüyorsunuz?
-Bu işin içinden nasıl çıkacaksınız?
-Kimin peşine düştüğünüzün farkında mısınız?
-Bu cinayeti neden işlediniz?
-Yediğiniz yemeğin içinde zehir olduğunu biliyor musunuz?
-Yürüdüğünüz yolun uçurumda son bulacağını bilmiyor musunuz?
-Zorlu bir yolculuğa çıkacaksınız. Yol için bir şeyler hazırladınız mı?
Hayatı boyunca böyle binlerce soru sorulur insana... İnsan ister istemez kafa yorar, cevap arar... Çünkü işin içinde kendi hayatı vardır.
Allah'tan gelen sorulara gelince, belki de insan için en hayati sorular bunlardır.
Çünkü soruyu Yaratan sormuş, yarattığı varlığın ser -encamına ilişkin en doğru istikameti kazandırmak için sormuştur.
Yaratan'ın yaratma fiili abes olmadığı gibi, sorusu da abes olmaz.
Kitabı boşuna gönderilmiş değildir. O kitaptaki tek harf, hatta tek hareke bile boşuna değildir.
İnsan hayatı dünyadan ukbaya doğru akmaktadır.
Soruların tamamı insan hayatı ile ilgilidir.
Öyleyse, dünya hayatı ile ilgili soruların cevabı bir gün mutlaka istenecektir.
Soru yaşamaya ilişkinse, cevap, yaşanıp yaşanmadığı ile ilişkili olacaktır. Soruyu sorana “Evet yaşadım”, ya da “Hayır yaşamadım” tarzında cevap verilecektir.
Soru düşünmeye ilişkinse, soru inanmaya ilişkinse, soru sevmeye ilişkinse, soru bir yanlış davranışı neden yaptığına ilişkinse...
İnsan, her bir soru için anlamlı, inandırıcı cevaplar geliştirmiş olmalıdır.
Bir dünyaya gidiliyor ki, dil konuşmasa bile eller, ayaklar, deriler cevap verecek.
Cevabı hazırlamak için öncelikle soruya muhatap olmak gerekiyor.
-Bu soru başkasına değil, bana soruluyor! Ya da başkası ile birlikte bana soruluyor.
Sonra soruyu kavramak, özümsemek ve hangi nitelikte cevap isteniyorsa o cevabı bulmak gerekiyor.
Kur'an, mesela, “Rabbinizin hangi nimetini yalanlarsınız?” diye soruyorsa, hem defalarca soruyorsa, durup düşünmek lâzım.
Bir ayette nimetler söz konusu edilerek “Saymak isteseniz sayamazsınız” deniyor. Demek ki sayıya gelmeyen bir nimetler yekunu var. Acaba bunlar içinde görmediğimiz, unuttuğumuz hatta yalanladığımız nimet var mı?
Belki de hemen, bir “nimet sayımı”na gitmemiz icap edecek. Nefesi tut, bir nimeti keşfet. Bir parmağını bağla, bir başka nimeti keşfet, tek ayakla yürü, bir başka nimet... Çiçekleri kaldır, gözlerini yum, kulaklarını kapa...
“Gökten suyu kim indirirdi O olmasa... Yerden bitkiyi kim bitirirdi? Size ateşi kim verdi?
“Görmedin mi? Görmedin mi? Görmedin mi?”
Yaratıcı defalarca bu soruyu soruyor.
Demek görmüyor insan.
-Gördüm Ya Rabbi, görüyorum ya Rabbi. diyebilmektir cevap.
-Gök nasıl yükseltildi biliyorum ya Rabbi, dağlar nasıl çakıldı yer yüzüne, yer yüzü nasıl döşek haline getirildi, biliyorum. Sen varsın hepsinin ibdasında, inşasında...
Kur'an, yani Halik-ı zülcelal soruyor:
-Kim var, Allah'a karşı size yardım edecek?
Demek insandan böyle tavırlar müşahede ediliyor. İnsan, sanki Allah'a karşı sığınaklar arıyor, yardımcılar bulmak istiyor... Herkesin yaratanı O, kim olabilir insanı Halık'tan daha çok sevecek, ona daha çok ikram edecek, ya da O'nun gazabı söz konusu ise, kim engelleyecek bunu? Her varlığı O yaratmadı mı?
İnsan, şayet davranışlarında böyle arayışlar varsa, ebedi âlemde onun hesabını vermeyi düşünecek, çünkü bu sorular cevabı verilmek üzere soruluyor.
İsterseniz en başa dönün. Halik-ı zülcelal en baştan bir düşünce dünyası inşa edebilmemiz için soruyor:
-Sizi boş yere, oyun eğlence olsun diye mi yarattık? Başıboş bırakılacağınızı ve hesaba çekilmeyeceğinizi mi sandınız?
İşte sorular nizamının omurgası... Soru sorulmuş, cevabı da içinde:
-Sizi boş yere, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık, bir. Mutlaka hesaba çekileceksiniz, iki.
Soru soruluyor ki, insanoğlu onun üzerinde düşünsün, hayatın mebdeini - meadını idrak etsin.
-Neden az şükredersiniz?
-Şükretmez misiniz?
-Akl etmez misiniz?
-Neden düşünmüyorsunuz?
Defalarca soruluyor bu sorular Kur'an'da...
Şükür isteniyor, akl etmemiz isteniyor, fikr etmemiz isteniyor... Görmemiz isteniyor.
-Namaz kılan bir kula mani olanı gördün mü? Yalan söyleyen, yüz çeviren adamı...
O da gündeminde olsun, demek bu... Karakteri düşük bir adam o, onu bil, demek.
Yaratıcı soruyor:
-Size Şeytana tapmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır demedim mi,
ve bana kulluk edin, doğru yol budur demedim mi?
Bu sorunun bizden beklediği cevap nedir? Yarın nasıl bir hayat dosyası götürürsek Halik-ı zülcelale, bizim, sorunun cevabını en doğru şekilde verdiğimize hükmedecek acaba?
Yaratıcı soruyor:
-Ey iman edenler! Yapmadığınızı neden söylersiniz?
Bu soru inananlara soruluyor.
Başkalarına söylediği halde kendisi yapmamak gibi bir illet söz konusu demek ki inananlar için...
Nasıl verilir bu sorunun cevabı?
Bir iki yüzlülük sorgulaması bu.
Aslında en zoru, bu sorunun bize bu dünyadan göçtükten sonra sorulması hali. Çünkü geri dönüş yok, telafisi yok.
Anadolu'da terennüm edilen bir ilahi vardır:
“Derse Mevlam ben ne cevap vereyim?
Aslında ebedi hayatın başlangıcı, bir hayat sorgulaması halinde geçecek.
Binlerce soru konacak insanın önüne?
Kur'an'ın sorularını anlamak ve üzerimize almak, “Bu soru bana soruluyor, bunun cevabını hazırlamalıyım” demek, ebedi hayatın sorularına hazırlanmak anlamına geliyor.
Yaratıcı soruyor:
-Nereye gidiyorsunuz?
Allah'ın yolundan başka nereye gidilebilir? Şeytan'ın adımlarına uymanın getireceği felaketi düşünün, demek bu.
“Nereye gidiyorsunuz?” sorusunu duyan insanın, şöyle bir durup, istikametini yeniden tayin etmesi ve “O'na doğru koşması” gerekiyor.
Kur'an sorularla bizi, doğru bir imana götürmek ister. Zihinlerimizi sora sora arındırır, olmazları sora sora gösterir? “Olmazlar” Kur'an dilinde adeta “Buna nasıl inanırsınız?” şeklinde bir soru olarak çıkar karşımıza.
İnanılması gerekenler “Dünyanızda bunlar bunlar var, buna nasıl inanmazsınız?” şeklinde bir soru kalıbına dönüşür.
Yanlış tapınmalar, “Bu da tapılacak şey mi? Kendi kendilerini bir sinekten bile koruyamayan şeylere tapınılır mı?” sorusu ile çıkar önümüze...
Kur'an kendi içinde, insan muhakemesini adeta soru yağmuruna tutar, ta ki gerçek iyice özümsensin...
Kur'an sorularıyla insanın saplantılarını silkeler, cevapları ile gönülleri durultur.
Yeter ki Kur'an'a kulak verilsin.
Hayatta Kur'an'ın soru ve cevapları ne kadar erken kavranırsa, o kadar müstekıym bir hayat inşa edilir.
Hiç şüphe etmemek gerekir ki, Halik-ı zülcelal, bir gün sorgu meydanına çağıracak insanoğlunu... Cevap kağıtlarından emin olarak varmak gerekiyor o meydana... Çünkü ikmali – bütünlemesi yok hayat sınavının...

Yazar: Ahmet TAŞGETİREN
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#2
selamünaleyküm hayırlı günler
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


mavicik

mavicik

Aktif Üye · 81 mesaj

#3
Kur`an kendi içinde, insan muhakemesini adeta soru yağmuruna tutar, ta ki gerçek iyice özümsensin...
Kur`an sorularıyla insanın saplantılarını silkeler, cevapları ile gönülleri durultur.
Yeter ki Kur`an`a kulak verilsin.
allah razi olsun
hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#4
mavicikKur`an kendi içinde, insan muhakemesini adeta soru yağmuruna tutar, ta ki gerçek iyice özümsensin...
Kur`an sorularıyla insanın saplantılarını silkeler, cevapları ile gönülleri durultur.
Yeter ki Kur`an`a kulak verilsin.
allah razi olsun




AMİN RABBİM SİZDEN RAZI OLSUN SİZDEN BAŞKA CEVAPLAYAN OLMADI:H

O hâlde bırakalım, mubârek Kur’ân konuşsun – zira o konuştuğu zaman herkes ve her şey susar/herkese ve her şeye susmak düşer!
İşte soruyor Âlemlerin Rabbi Yüce Allah, azze ve celle:

Bismillâhirrahmânirrahîm… Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz? yani “verdiğiniz hükümleri neye/nereye dayandırıyorsunuz” diye, meselâ mubârek Kalem Sûresi’nde (68:36) ve devam ediyor: Bismillâhirrahmânirrahîm… Yoksa ders gördüğünüz size ait [özel] bir İlâhî Ferman/Kitâb mı var, içinde istediğiniz her şeyi bulabileceğiniz (bir kitap)? Yoksa vereceğiniz her hükmün sizin [meşrû hakkınız] olacağına dair Kıyamet Günü'ne kadar Bizi bağlayan sağlam bir vaad mi aldınız? Onlara sor hangisi bunu yüklenecek! Yoksa görüşlerini destekleyen ortakları/bilge kişiler mi var? Peki, iddiâlarında samimî iseler kendilerini destekleyenleri göstersinler (68:37-41).
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#5
Kur'ân-ı Kerîm'in küçük sûreleri okunduğu zaman tekbir getirmek sünnettir. Übey bin Ka'b (ra) Kur'ân-ı Kerîm'in küçük sûrelerini Peygamber'in (sav) huzurunda okudu. Peygamber (sav) de her sûrenin sonunda tekbir getirmesini emretti. Ebû Bekir (ra) Dûha sûresinden itibaren her sûrenin sonunda tekbir getirilmesini hoş gördü.

İslam Fıkhı Ansiklopedisi
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


bir mekke aşığı

bir mekke aşığı

Üye · 39 mesaj

#6
RABBİM C.C.)razı olsun arkadaşlar güzel paylaşımlar yüreğinize sağlık.(YÜCA ALLAH)cümlemizi Ahlakı KURAN olanlardan eylesin.
hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#7
bir mekke aşığıRABBİM C.C.)razı olsun arkadaşlar güzel paylaşımlar yüreğinize sağlık.(YÜCA ALLAH)cümlemizi Ahlakı KURAN olanlardan eylesin.


AMİM AMİN AMİN İNŞ
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


BULENT TUNALI

BULENT TUNALI

Mübarek Üye · 2.307 mesaj

#8
ALLAH CÜMLEMİZİ KUR'AN LA AMEL EDEN.HER AMELİMİZDE RABBİMİZİN SEVGİSİNİ,RIZASINI,HOŞNUTLUĞUNU ARAYAN KULLARINDAN EYLESİN SELAM VE DUA İLE
DÜNYA İŞLERİ ZOR.AHİRET İŞLERİ KOLAY GELİYORSA.O ZAMAN CENNETLİKSİN
NAGİHAN

NAGİHAN

Kıdemli Üye · 161 mesaj

#9
selamun aleyküm
allah razı olsun daha dikkatli okuyacağım inşallah hatırlatman için teşekkürler rabbim kuranı hakkıyla okumayı ve hayata geçirmeyi hepimize nasip etsin amin selametle kalın
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#10
Selamün Aleyküm Hafize Annem.
Güzel ve faydalı bir çalışmaydı.
Allah razı olsun.. Rabbimiz, ecrinizi ziyade eylesin..
Kur'an'da sorularla sürekli karşılaşmamızın sebebi; hayatın ve kulluğun bilincine varmak ve o bilinci diri tutumak içindir.. Rabbimiz türlü olay ve durumlar vasıtası ile bir kıyas ve muhakeme ameliyesine davet etmekte bizleri.. Kulunun, olumsuzluklara, yıkımlara sürüklenişinde sorularla kendine getiriyor onu; sorumluluk ve hesap gerçeğini hatırlatıyor bir nevi.. Rabbimiz, kitabımızla diyaloğumuzu-bağlarımızı-dostluğumuzu güçlü kılsın inşallah..
Selam ve Dua ile.
ya mucib

ya mucib

Mübarek Üye · 1.037 mesaj

#11
selamun aleyküm ablacım ALLAH razı olsun emegine saglıkk
hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#12
bir mekke aşığıRABBİM C.C.)razı olsun arkadaşlar güzel paylaşımlar yüreğinize sağlık.(YÜCA ALLAH)cümlemizi Ahlakı KURAN olanlardan eylesin.



Amin cümlemizi inşallah :a21:
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


gulen76

gulen76

Kıdemli Üye · 360 mesaj

#13
emeğinize sağlık
dstm

dstm

Yeni Üye · 1 mesaj

#14
selamınaleyküm

selamınaleyküm

iyi geceler nsl ben aliosman akgun namazkılmayı ve duha öğrenmek istiyorum bu konuda nsl yardımcı olursunuz efenmdim
hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#15
dstmiyi geceler nsl ben aliosman akgun namazkılmayı ve duha öğrenmek istiyorum bu konuda nsl yardımcı olursunuz efenmdim


aliosman hoş geldin namaz hocası dualar kitapları var onlardan öğrenebilirsin kolay gelsin :a21:
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.