Tebessüm kalbin yüze yansımasıdır

875 görüntülenme · 3 yanıt

Paylaş:
Naksibendi

Naksibendi

Mübarek Üye · 1.946 mesaj

#1
Tebessüm, kişinin kendisinin işitmeyeceği bir şekilde sessizce gülmesidir ki buna, kısaca gülümseme diyoruz..

Peygamber efendimiz güler yüzlü idi ve tebessüm ederek gülerdi. Gülerken, mübârek dişleri görünürdü. Güldüğü zaman, nûru duvarlar üzerine ziyâ verirdi. Kahkaha ile güldüğü hiç görülmedi. Sessizce tebessüm ederdi. Bazen gülerken mübârek ön dişleri görünürdü. Hep düşünceli, üzüntülü görünür, az söylerdi. Konuşmaya tebessüm ederek başlar ve; (Mümin kardeşinin yüzüne tebessüm etmek sadakadır) buyururdu.

Tebessüm, satın alınmaz, rica, minnet ve mihnetle elde edilemez ve hiç kimse de ödünç vermez. Çalmak da mümkün değildir.

Tebessüm eden kimse, başkalarına ikramda bulunuyor demektir. Gülümsemenin, bir maliyeti, bir külfeti yoktur ama, insana çok şey kazandırır. Tebessüm, vereni fakirleştirmeden, alanı zenginleştiren bir güce sahiptir. Gülümseme, sadece bir an sürer. Fakat, hatırası bazen ebediyen yaşar. Ancak tebessüm, kendiliğinden verilmedikçe, hiç kimsenin işine yaramaz.

Allahü teâlâ sabredenleri ve iyilik edenleri sever. İnsanlara hizmet edenleri, nasihat verenleri, tatlı dilli, güler yüzlü olanları, iyi iş yapanlara yardım edenleri sever. Kendini beğenenleri sevmez.

Müslümân dili ile, eli ile kimseyi incitmez. Zira başkasını incitmek günâhtır ve fitne çıkmasına sebep olur. Herkese karşı, güler yüzlü, tatlı dilli olmak lazımdır. Münâkaşa etmek, dostluğu giderir ve düşmanların çoğalmasına sebep olur. Fitne çıkarmamalı, dost ve düşman ile de tatlı konuşmalı, herkese karşı güler yüzlü olmalıdır. Muînüddîn-i Çeştî hazretleri hep mütebessim yani güler yüzlü idi ve; “Ârifin bir özelliği, insanlara karşı devamlı güler yüzlü olmasıdır” buyururdu.

Şunu hiçbir zaman unutmamalıdır ki, hiç kimse, gülümseme olmadan, ona ihtiyaç duymadan yaşayacak kadar zengin ve kuvvetli değildir. Tebessüm, yorgun olanı dinlendirir, ümitsiz olana neşe ve hayat bahşeder. Bazı insanlar, çok yorgundurlar, gülümseyemezler. Böylelerine biz gülümsemeliyiz. Zira gülümseyemeyenlerin, herkesten çok güler yüz görmeye ihtiyaçları vardır. Unutulmasın ki dinimiz, gülümsemeyi sadaka saymaktadır.

Hakiki bir Müslümân, tâm ve mükemmel bir insan demektir. Güler yüzlü, tatlı dilli, doğru sözlüdür. Kızmak nedir bilmez. Zira Peygamber efendimiz, en güzel huylu, güler yüzlü, kibâr tavırlı ve çok dürüst bir zât idi. Daima hiddet ve şiddetten kaçmış, hiçbir zaman zulüm yapmamıştır. Müslümânların daima iyi huylu, güler yüzlü olmasını istemiş, Cennete iyi huy ve sabırla gidileceğini bildirmiş ve; (Din kardeşine karşı güler yüzlü olmak, ona iyi şeyleri öğretmek, kötülük yapmasını önlemek, yabancı kimselere aradığı yeri göstermek, sokaktan, taş, diken, kemik ve benzerleri gibi çirkin, pis ve zararlı şeyleri temizlemek, başkalarına su vermek hep sadakadır) buyurmuştur.

Yûsuf bin Esbât hazretleri buyuruyor ki: “Güzel ahlâkın alâmetleri; arkadaşının söylediğine itiraz etmeyip, kabul etmek. Kendine ve herkese ve hattâ her mahlûka karşı merhametli ve insaflı olmak. Kimsenin ayıbını araştırmamak. Başkasında bir kusur görünce, dalgınlıkla olmuştur istemeyerek yapmıştır diyerek iyiye yormak. Kendisinden özür dileyenlerin özürlerini kabul etmek. Başkalarından gelen sıkıntı ve eziyetlere sabır ve tahammül etmek. Başkalarının kusurlarını araştırmak yerine, kendi kusur ve kabahatlerini düşünüp araştırmak, düzeltmeye çalışmak. Büyük-küçük herkese karşı edepli, tatlı dilli, güler yüzlü olmaktır.”

Dost, düşman, herkesi güler yüz ve tatlı dil ile karşılamalı, hiç kimse ile münâkaşa etmemelidir. Herkesin özrünü kabul etmeli, kabâhatlerini affetmeli, zararlarına karşılık yapmamalıdır. Muhammed bin Sâlim hazretlerine; -Bir kimsenin evliyâ olduğu nasıl anlaşılır? dediklerinde, -Tatlı dili, güzel ahlâkı, güler yüzü, cömertliği, münâkaşa etmemesi, özürleri kabul etmesi ve herkese merhamet etmesi ile anlaşılır buyurmuştur.

Abdullah-ı Ensârî hazretleri buyurdu ki: “İlim, çok tekrar ve fazla müzâkere ile ele geçer. Ayrıca bunun için az uyumalı ve Allahü teâlânın yardımını talep etmelidir. Âlemlere rahmet olan Resulullah efendimiz buyuruyor ki:
(Geceleyin Allahü teâlânın korkusundan ağlayan göze ateş dokunmaz.)

Bir kimse, kırk gün Allah için ihlâsla sabahlasa, hikmet pınarları zâhir olup, kalbinden lisânına akar. Peygamber efendimiz; (Mümin, gece çok ağlar, gündüz çok tebessüm eder) buyurdu.”

Netice olarak tebessüm, iç dünyamızın güzelliklerinin, dışa yansımasıdır ve evde saâdet, iş yerinde ise, muvaffakiyet meydana getirir. Ayrıca tebessüm, sevginin, insan olmanın da anahtarıdır.
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#2
..........................:)............................
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
Naksibendi

Naksibendi

Mübarek Üye · 1.946 mesaj

#3
smmmtuba, post: 461158, member: 44598..........................:)............................



.............................:).............................
Naksibendi

Naksibendi

Mübarek Üye · 1.946 mesaj

#4
aska mecnunTebessüm eden kimse, başkalarına ikramda bulunuyor demektir. Gülümsemenin, bir maliyeti, bir külfeti yoktur ama, insana çok şey kazandırır. Tebessüm, vereni fakirleştirmeden, alanı zenginleştiren bir güce sahiptir. Gülümseme, sadece bir an sürer. Fakat, hatırası bazen ebediyen yaşar. Ancak tebessüm, kendiliğinden verilmedikçe, hiç kimsenin işine yaramaz.


Selamünaleyküm....

Şu iki satır o kadar çok şey anlatıyor ki bunun üzerine çok fazla yorum yapmaya gerek bile yok gibi....sadece konunun ve satırların eşsiz lezzetine kendini ver ve okuduklarından kendine büyük bir pay+anlam çıkar der gibi vuruyor insanın yüzüne yumuşak bir esinti gibi... emeğinize sağlık paylaşımınız için teşekkür ederim. selam ve dua ile fe emanillah


Ve aleyna aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.Doğru.bu yüzdende Tebessüm etmeyi uygun görüyorum. :) duayla kalınız.
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.