.:GÜL'e Dair:.
3.261 görüntülenme · 33 yanıt
Allah'ın (c.c.) "habibim diye seslendiği,
Kainatın efendisi, İki cihan güneşi,
İyiler iyisi, Güzeller güzeli, Doğrular doğrusu,
Efendimiz, Kurtarıcı Önderimiz,
Müjdecimiz, Peygamberimiz,
Alemin rahmeti, Cihanın zineti,
Mahşer meclisinin seyyidi,
Yer gök ehlinin medar-ı iftiharı...
Ya Rasûlallah ! Semamız pek karardı,
Nurunu özledik.Seni gözleyecek Veda tepesi aradı hep gözlerimiz...
Nuruna hasret kalan ruhlarımız kirlendi.
Buhran içinde kıvranıyor nurundan mahrum kalan özlerimiz...
Kalplerimiz ağlıyor Sevgili efendimiz, Seni arıyor Senin için atıyor her dem.
Anladık Senden başka can, Senden başka canan yok bize !
Gel ya Muhammed (sav) !
Gel ki paramparça olsun yine tüm putlar !
Gel ki dilşad olsun nuruna sevdalılar !
Gel ki dağılsın semamızdaki kara bulutlar !
Gel ki alem kurtulsun zulümdem, zulmetten !
Sen Seni istemeyenlere bile rahmetsin...
ANAM, BABAM, CANIM FEDA OLSUN YA RASÛLALLAH !
Arzu_76
Yeni Üye
- Mesaj
- 0
Yeni Üye · 0 mesaj
İnsanı en yakından tanıyan, onun iç yüzünü ve bütün gizli hallerini en iyi bilen, şüphe yok ki eşidir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) ilk vahiyden sonra gördüklerini anlattığı zaman eşi Hz. Hatice:
"Allah’a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hak hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, işini görmekten aciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Müsafiri ağırlarsın, Hak yolunda herkese yardım edersin..." diyerek O’nun peygamberliğini hemen kabul etmiş, en küçük tereddüt göstermemiştir.
Çocukluğundan itibaren Medine’de 10 yıl hizmetinde bulunan Hz. Enes: "Rasûlüllah (s.a.v)’e 10 yıl hizmet ettim. Bir kere bile canı sıkılıp, öf, niçin böyle yaptın, neden şunu yapmadın, diye beni azarlamadı" demiştir.
Peygamber Efendimizin bizzat yaşayarak, uygulayarak çizdiği bu ahlaki tablo, hiç şüphesiz İslâm ahlâki hakkında bir fikir vermektedir.
*Kendisi için istediğini başkası için de istemek, kendisi için arzulamadığını başkaları için de arzulamamak,
*Olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak,
*Küçüklere sevgi büyüklere saygı,
*Affetmek, hoşgörülü davranmak, başkalarının kusurlarını araştırmamak,
*Öfkeye hakim olmak,
*Sözünde durmak, ahde vefa göstermek,
*Doğruluk ve dürüstlükten zerrece taviz vermemek,
*Güvenilir olmak,
*Kibirden gururdan sakınmak mütevazî olmak,
*Cimrilikten, tamahtan uzak durmak,cömert olmak,
*Her hususta sabırlı olmak,
*Asla adaletten ayrılmamak,
*Maddi ve manevi temizliğe riayet etmek,
*Allah’ın kendisine verdiği sağlığına ve sıhhatine çok dikkat etmek,
*Boş vakitlerini hayırlı işlerde değerlendirmek, Ve benzeri yüzlerce muazzam ahlâkî prensibe özenle yer veren İslâm ahlakını her yönüyle tanımak için bu konuyu geniş olarak inceleyen eserlere müracaat etmek gerekmektedir.
"Allah’a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hak hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, işini görmekten aciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Müsafiri ağırlarsın, Hak yolunda herkese yardım edersin..." diyerek O’nun peygamberliğini hemen kabul etmiş, en küçük tereddüt göstermemiştir.
Çocukluğundan itibaren Medine’de 10 yıl hizmetinde bulunan Hz. Enes: "Rasûlüllah (s.a.v)’e 10 yıl hizmet ettim. Bir kere bile canı sıkılıp, öf, niçin böyle yaptın, neden şunu yapmadın, diye beni azarlamadı" demiştir.
Peygamber Efendimizin bizzat yaşayarak, uygulayarak çizdiği bu ahlaki tablo, hiç şüphesiz İslâm ahlâki hakkında bir fikir vermektedir.
*Kendisi için istediğini başkası için de istemek, kendisi için arzulamadığını başkaları için de arzulamamak,
*Olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak,
*Küçüklere sevgi büyüklere saygı,
*Affetmek, hoşgörülü davranmak, başkalarının kusurlarını araştırmamak,
*Öfkeye hakim olmak,
*Sözünde durmak, ahde vefa göstermek,
*Doğruluk ve dürüstlükten zerrece taviz vermemek,
*Güvenilir olmak,
*Kibirden gururdan sakınmak mütevazî olmak,
*Cimrilikten, tamahtan uzak durmak,cömert olmak,
*Her hususta sabırlı olmak,
*Asla adaletten ayrılmamak,
*Maddi ve manevi temizliğe riayet etmek,
*Allah’ın kendisine verdiği sağlığına ve sıhhatine çok dikkat etmek,
*Boş vakitlerini hayırlı işlerde değerlendirmek, Ve benzeri yüzlerce muazzam ahlâkî prensibe özenle yer veren İslâm ahlakını her yönüyle tanımak için bu konuyu geniş olarak inceleyen eserlere müracaat etmek gerekmektedir.
Arzu_76
Yeni Üye
- Mesaj
- 0
Yeni Üye · 0 mesaj
Çocukların Elini Bırakmazdı..
Çocuklara gösterilecek sevginin onların kişiliklerine, karakterine olumlu etki
yaptığını biliyoruz. Efendimiz’in (sas) çocukların ellerinden tutarak onları bağrına
basması bize birer örnek olmalı.
Peygamber (sas) bir yerde görülmeye görsün, çocuklar hemen etrafını sararlardı.
Sevgilinin Habibi, onlara o derece yakın ilgi gösterirdi ki, yanından ayrılmak
istemezlerdi. O da her birinin ayrı ayrı halini, hatırını sorar, konuşur ve şakalaşırdı.
Peygamberimiz, çocuklara o kadar yakın davranırdı ki, bu yakın ilgi çocukları da
O’na yakın ederdi.
Çocuklar, O’na ne denli yakın olduklarını davranışlarıyla gösterirlerdi. O’nun ellerini
tutarlardı.
Ellerinden tutulan bir peygamberdi O.
Çocukların ellerinden tuttuğu bir peygamberdi.
Bir arkadaş gibi el ele...
Peygamberimiz, bir çocuk elinden tutunca, o bırakıncaya kadar elini çekmezdi.
Yani sevgi bağını kesmezdi. Yani “Seni istemiyorum!” mesajını vermezdi ona, elini
ilk bırakan olarak.
Elini bırakan taraf, çocuk olurdu mutlaka.
Ne derece incelik...
Çocuk için ne derece önemli bir sevgi inceliği.
Çoğu zaman farkında olamayız, çocukların ne derece ince ve nazik yaratılmış
olduklarının.
“Çocuktur, anlamaz!” deyip, kırdığımız o küçük gönüllere, kalp kırmayı öğretiriz.
Bizleri kırmayı öğretiriz...
Kırılan kalp, “kalp kıran” olacaktır bir gün.
Bırakılmayan ellerse, şüphesiz, kimsenin ellerini bırakmayacaklar, kimsenin gönlünü yıkmayacaklardır…
Çocuklara gösterilecek sevginin onların kişiliklerine, karakterine olumlu etki
yaptığını biliyoruz. Efendimiz’in (sas) çocukların ellerinden tutarak onları bağrına
basması bize birer örnek olmalı.
Peygamber (sas) bir yerde görülmeye görsün, çocuklar hemen etrafını sararlardı.
Sevgilinin Habibi, onlara o derece yakın ilgi gösterirdi ki, yanından ayrılmak
istemezlerdi. O da her birinin ayrı ayrı halini, hatırını sorar, konuşur ve şakalaşırdı.
Peygamberimiz, çocuklara o kadar yakın davranırdı ki, bu yakın ilgi çocukları da
O’na yakın ederdi.
Çocuklar, O’na ne denli yakın olduklarını davranışlarıyla gösterirlerdi. O’nun ellerini
tutarlardı.
Ellerinden tutulan bir peygamberdi O.
Çocukların ellerinden tuttuğu bir peygamberdi.
Bir arkadaş gibi el ele...
Peygamberimiz, bir çocuk elinden tutunca, o bırakıncaya kadar elini çekmezdi.
Yani sevgi bağını kesmezdi. Yani “Seni istemiyorum!” mesajını vermezdi ona, elini
ilk bırakan olarak.
Elini bırakan taraf, çocuk olurdu mutlaka.
Ne derece incelik...
Çocuk için ne derece önemli bir sevgi inceliği.
Çoğu zaman farkında olamayız, çocukların ne derece ince ve nazik yaratılmış
olduklarının.
“Çocuktur, anlamaz!” deyip, kırdığımız o küçük gönüllere, kalp kırmayı öğretiriz.
Bizleri kırmayı öğretiriz...
Kırılan kalp, “kalp kıran” olacaktır bir gün.
Bırakılmayan ellerse, şüphesiz, kimsenin ellerini bırakmayacaklar, kimsenin gönlünü yıkmayacaklardır…
Her hâliyle bizlere en güzel örnektir
Her işe besmele ile başlardı. “Besmele ile başlamayan işin hayrı ve
bereketi kesiktir” buyurmuştu.
Herkese selam verirdi “Allah katında insanların en değerlisi
karşılaştıklarında önce selam vermek için ha-rekete geçendir”
buyururdu.
Boş sözlerden kaçınırdı. “Malayani şeyleri terk etmesi, bir kişinin
Müslümanlığının güzel olmasındandır.” buyurmuştur.
Evine selam vererek girerdi.
Çocuklarla şakalaşırdı.
Bir evin kapısını en fazla 3 kez çalardı.
İsteyeni reddetmezdi. “Bana infak etmem ve yoksulluktan
korkmamam emredildi” buyurmuştu.
Karnı acıkmadan yemezdi
“Karnınız iyice acıkmadan yemeğe oturmayın; tam doymadan da
kalkın” buyurmuştu.
Güzel kokular sürünürdü.
Misafire ikram etmeyi severdi. “Allah’a ve Kıyamet gününe iman eden
kimse, misafirine ikram etsin”buyurmuştu.
Hasta ziyaretini ihmal etmezdi.
Cenaze namazlarına katılırdı.
Irkçılık yapanları sevmezdi.
Namazları cemaatle kılardı.
Hep hayrı tavsiye ederdi.
Yemekten önce ve sonra ellerini yıkardı.
Elbisesini sağdan giyerdi.
Alış-verişte sağ elini kullanırdı.
Ölmüş kişileri hayrla yad ederdi.
Yemeğin sonunda şükrederdi.
İnsanlara hediye verir ve hediyelerini kabul ederdi.
İnsanların en mütebessimiydi.
İnsanlara latife yapardı.
Ondan asla kaba bir söz duyulmamıştı.
Temizliğe çok önem verirdi.
İşçinin emeğinin karşı-lığını hemen verirdi. “İşçi-nin ücretini alnının
teri kurumadan veriniz.” buyurmuştur.
Esnaflara dürüst olmayı tavsiye ederdi.
Komşu ilişkilerinde çok hassastı.
Evleneceklere yardım ederdi.
Hz. Ömer (ra) adaleti ondan öğrenmişti.
Ben kral değilim derdi. Karşısında titreyen bir adama, Korkma! Ben
kral değilim. Kureyş’ten kuru ekmek yiyen kadının oğluyum.” demişti.
Hayvanlara iyi bakılmasını ister, aşırı yük yüklemeyi yasaklardı.
İyilikleri asla unutmazdı.
Ayıpları yüze vurmazdı.
Alış-verişte sağ elini kullanırdı.
Ölmüş kişileri hayrla yad ederdi.
Yemeğin sonunda şükrederdi.
İnsanlara hediye verir ve hediyelerini kabul ederdi.
İnsanların en mütebessimiydi.
İnsanlara latife yapardı.
Ondan asla kaba bir söz duyulmamıştı.
Temizliğe çok önem verirdi.
İşçinin emeğinin karşı-lığını hemen verirdi. “İşçi-nin ücretini alnının
teri kurumadan veriniz.” buyurmuştur.
Esnaflara dürüst olmayı tavsiye ederdi.
Komşu ilişkilerinde çok hassastı.
Evleneceklere yardım ederdi.
Hz. Ömer (ra) adaleti ondan öğrenmişti.
Ben kral değilim derdi. Karşısında titreyen bir adama, Korkma! Ben
kral değilim. Kureyş’ten kuru ekmek yiyen kadının oğluyum.” demişti.
Hayvanlara iyi bakılmasını ister, aşırı yük yüklemeyi yasaklardı.
İyilikleri asla unutmazdı.
Ayıpları yüze vurmazdı.
aska mecnunSen Seni istemeyenlere bile rahmetsin...
Selamünaleyküm....
ALLAH c.c. razı olsun paylaşımınız için teşekkür ederim selm dua ve sağlıkla kalınız fe emanillah
ve aleyküm selam verahmetullah
Amin.Rabbim sizden de her daim razı olsun inşaAllah kardeşim..cezakallahu hayran..Sizde Allaha emanet olun..selam ve dua ile..
Aksi bilinmedikçe hüsnü zan yapardı. “Başkası hakkında bana kötü
bilgi getirmeyin; ben yanınıza hakkınızda iyi düşünerek selim bir kalple
gelmek isterim” buyurarak hüsn-ü zannın esas olduğunu belirtmişti.
Allah Rasulü’nün hayatında istikrar önemli bir yer tutar. “İbadetlerin
en hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır.” buyurmuştu.
Her konuda güvenilir bir insandı. “Dürüst ve güvenilir tüccar
kıyamette peygamberler, sıddîkler ve şehitlerle beraber” olarak
diriltilecektir.” buyurmuştu.
Ashabının hal ve hatırını sorardı.
Çok nazikti, kimseyi rahatsız etmezdi.
Herkese iltifat ederdi.
Dişlerin bakımına önem verirdi.
İlim öğrenenlere destek verirdi.
Evlenenleri tebrik ederdi.
İşkenceye hiçbir mazeret olamaz derdi. Allah Rasulü, savaş halinde
bile kadın ve çocukların öldürülmesini, hatta ölünün cesedine bile
eziyeti yasaklamıştı.
Allah Rasulü, yatmadan önce avuçlarını birbirine birleştirir. İhlas,
Felak ve Nas sûrelerini okur, sonra da başından başlayarak mübarek
vücudunu meshederdi.
Ashabıyla tokalaştığında karşısındaki elini çekmedikçe Kendisi
çekmezdi.
Hapşırdığında eliyle ağzını kapatırdı.
Sohbetleri insanları usandıracak kadar uzun değildi
Her hâliyle bizlere en güzel örnektir
selamun aleyküm niğdeli kardeşim;
Rabbim sizlerden ebeden daima razı olsun sağolasınız elinize,emeğinize sağlık çook güzel bilgilerdi..O'nu anlatan hangi dize güzel olmaz ki..O'nun adı geçen hangi mekan nurlanmaz ki..O'nun olduğu hangi yerde güller açmaz ki..O'nun sünnetini yaşayan hangi insan hakiki huzura ermez ki..her yeni güne O'nunla başlayan hangi insanın günü güzel ve bereketli geçmez ki..yanlış hatırlamıyorsam konu başlığı ''GÜLE DAİR''di..gerçekten çok manalı bir başlık olmuş..her ne kadar kelimeler O'nu ve vasıflarını anlatmaya yetmese de O'nu tanıyabilmek ve O'na olan sevdayı artırabilmek ve örnek alabilmek adına çok güzel ve okundukça okunması gereken güzel bir paylaşımdı..bu mübarek günlerin hatrına Rabbim dularımızı kabul buyursun ve bizleri EFENDİLER EFENDİSİNE(s.a.v.) ümmet eylesin..cennet bahçelerinde sohbetine iştirak edebilmek nasib etsin bizlere..ve sünnet-i seniyyesini de hakkıyla öğrenen,uygulayan,uygulatan bahtiyar kullarından eylesin bizleri..Rabbime emanet olunuz,selamun aleyküm..dua eder dua beklerim:gulegule
selamun aleyküm niğdeli kardeşim;
Rabbim sizlerden ebeden daima razı olsun sağolasınız elinize,emeğinize sağlık çook güzel bilgilerdi..O'nu anlatan hangi dize güzel olmaz ki..O'nun adı geçen hangi mekan nurlanmaz ki..O'nun olduğu hangi yerde güller açmaz ki..O'nun sünnetini yaşayan hangi insan hakiki huzura ermez ki..her yeni güne O'nunla başlayan hangi insanın günü güzel ve bereketli geçmez ki..yanlış hatırlamıyorsam konu başlığı ''GÜLE DAİR''di..gerçekten çok manalı bir başlık olmuş..her ne kadar kelimeler O'nu ve vasıflarını anlatmaya yetmese de O'nu tanıyabilmek ve O'na olan sevdayı artırabilmek ve örnek alabilmek adına çok güzel ve okundukça okunması gereken güzel bir paylaşımdı..bu mübarek günlerin hatrına Rabbim dularımızı kabul buyursun ve bizleri EFENDİLER EFENDİSİNE(s.a.v.) ümmet eylesin..cennet bahçelerinde sohbetine iştirak edebilmek nasib etsin bizlere..ve sünnet-i seniyyesini de hakkıyla öğrenen,uygulayan,uygulatan bahtiyar kullarından eylesin bizleri..Rabbime emanet olunuz,selamun aleyküm..dua eder dua beklerim:gulegule
Allahümme inneke afüvvün kerimün, tuhıbbül affe fa'fü anni.
Allah'ım sen çok affedicisin çok kerimsin affetmeyi seversin,benide affet.
AMİN..
Allah'ım sen çok affedicisin çok kerimsin affetmeyi seversin,benide affet.
AMİN..
Rayyan_[quote=aska mecnun;460441]emeğine sağlık...Sen Seni istemeyenlere bile rahmetsin...
Selamünaleyküm....
ALLAH c.c. razı olsun paylaşımınız için teşekkür ederim selm dua ve sağlıkla kalınız fe emanillah
ve aleyküm selam amin.ecmain inşaAllah..selam ve dua ile..
RECEB-I KAMER, post: 461070, member: 39422Her hâliyle bizlere en güzel örnektir
selamun aleyküm niğdeli kardeşim;
Rabbim sizlerden ebeden daima razı olsun sağolasınız elinize,emeğinize sağlık çook güzel bilgilerdi..O'nu anlatan hangi dize güzel olmaz ki..O'nun adı geçen hangi mekan nurlanmaz ki..O'nun olduğu hangi yerde güller açmaz ki..O'nun sünnetini yaşayan hangi insan hakiki huzura ermez ki..her yeni güne O'nunla başlayan hangi insanın günü güzel ve bereketli geçmez ki..yanlış hatırlamıyorsam konu başlığı ''GÜLE DAİR''di..gerçekten çok manalı bir başlık olmuş..her ne kadar kelimeler O'nu ve vasıflarını anlatmaya yetmese de O'nu tanıyabilmek ve O'na olan sevdayı artırabilmek ve örnek alabilmek adına çok güzel ve okundukça okunması gereken güzel bir paylaşımdı..bu mübarek günlerin hatrına Rabbim dularımızı kabul buyursun ve bizleri EFENDİLER EFENDİSİNE(s.a.v.) ümmet eylesin..cennet bahçelerinde sohbetine iştirak edebilmek nasib etsin bizlere..ve sünnet-i seniyyesini de hakkıyla öğrenen,uygulayan,uygulatan bahtiyar kullarından eylesin bizleri..Rabbime emanet olunuz,selamun aleyküm..dua eder dua beklerim:gulegule
ve aleyküm selam verahmetullah kardeşim.Rabbim cümlemizden razı olsun.Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim. Dualarınızın tümüne can-ı gönülden "amin"..Rabbimiz kabul buyursun. Siz de Allah'a emanet olunuz.Allah razı olsun.Dualarımız ümmet-i Muhammed için, tüm kardeşlerimiz için inşaAllah.selam ve dua ile kalın kardeşim.ve aleyküm selam.
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/21378-gul-e-dair · 19.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.