Report Junk E-Mail
Report and Block Sender
Sign in
Sign out
New Instant Message
Add Messenger Contacts
Messenger Options
From : Huzur Pýnarý <huzurpinari2@huzurpinari.com>
Sent : Thursday, August 30, 2007 10:50 AM
To : Huzur Pýnarý Grup <huzurpinari@yahoogroups.com>, "HP Google Grup" <huzurpinari@googlegroups.com>
Subject : {Huzur Pýnarý} Peygamber Efendimiz - 27
| | | Inbox
--------------------------------------------------------------------------------
Attachment : image001.gif (0.02 MB), Peygamberefendimiz-27.mp3 (0.56 MB)
Ekte ses dosyasý vardýr, dinleyebilirsiniz efendim.
HUZUR PINARI
HUZUR PINARI - İslamiyet, İslam Dini, Ehl-i Sünnet İtikadı, İlmihal, Kitaplar...
SERENITY FOUNTAIN
Çocuk Pınarı - Ana Sayfa
(Sitelerimiz her gün güncellenmektedir)
Peygamber Efendimiz - 27
Seni kim kurtarýr?
“Peygamber Efendimiz” yine günün birinde,
Yalnýzca yatýyordu bir aðacýn dibinde.
O ara müþriklerden "Da'sûr" adýnda biri,
Baktý, tenhâ yerdedir Allah'ýn Peygamberi.
Bu müþrik, çok kuvvetli bir pehlivândý yine.
Geldi ses çýkarmadan o aðacýn dibine.
Sonra da kýlýcýný, çekip hemen belinden,
Dedi ki: (Kim kurtarýr seni benim elimden?)
Peygamber Efendimiz, soðukkanlý bir tavýr,
Alarak, buyurdu ki: (Beni, Rabbim kurtarýr.)
O esnâda “Cebrâil” görünüp birdenbire,
O müþrikin göðsüne vurarak yýktý yere.
Elindeki kýlýç da, yere düþtü fýrlayýp.
Peygamber Efendimiz, kýlýcý yerden alýp,
Müþrikin boðazýna dayadý sonra birden.
Buyurdu: (Kim kurtarýr seni benim elimden?)
O, yalvaran gözlerle bakýp Resûlullaha,
Dedi ki: (Senden baþka bir kimse yoktur daha.)
Çünkü sen merhametli ve çok da hayýrlýsýn,
Beni bu vaziyetten yine sen kurtarýrsýn.
Peygamber Efendimiz, merhamet etti yine.
Buyurdu ki: (Serbestsin, haydi kalk, git evine!)
Müþrik, bu merhameti görüp çok duygulandý.
Peygamber olduðuna pek yakînen inandý.
“Kelime-i þehâdet” getirip sonra hemen,
Îmânla þereflenip, oldu sahâbîlerden.
Ve yine iki müþrik, "Âmir" ve "Erbed" diye,
Vardý ki, bunlar bir gün geldiler Medîne'ye.
Gâyeleri, Resûl’ü öldürmekti ki hemen,
Plân hazýrladýlar bunun için evvelden.
"Âmir", Resûlullah'ýn önüne gelecekti.
Ve îmân ettiðini Ona söyliyecekti.
O esnâda "Erbed" de, arkadan gelip hemen,
Yaklaþýp, kýlýcýný vuracaktý âniden.
Nihâyet “Âmir” geldi, önden tevâzû ile.
Müslümân olduðunu arz eyledi Resûl’e.
“Erbed” de, arkasýndan yaklaþtý o Server'in.
Bir türlü kýlýcýný vuramýyordu lâkin.
“Âmir”, ona gözüyle iþâret ediyordu.
(Haydi, ne duruyorsun, vur!) demek istiyordu.
Resûlullah anlayýp, buyurdu ki o zaman:
(Korudu Rabbim beni, sizin zararýnýzdan.)
Oradan ayrýlýp da geri geldiklerinde,
“Âmir”, arkadaþýna sordu merak içinde.
Dedi: (Ne konuþmuþtuk, sen sözünde durmadýn.
Niçin ben konuþurken, sen kýlýçla vurmadýn?)
Dedi ki: (Ne yapayým, ben kýlýcý, kaç kere,
Vurmak istedimse de, sen girdin ara yere.
Seni, Onun yerinde görüyordum her sefer.
Seni öldürecektim vurmuþ olsaydým eðer.)
Sevgili Peygamberim