BİR HADİSDE SEN YAZ...........

1.663 görüntülenme · 17 yanıt

Paylaş:
denizeda

denizeda

Üye · 49 mesaj

#1
Kul, ibadete merbuttur:

1) "Melekler kimi gece, kimi gündüz nöbetçisi olmak üzere bir biri ardıca geip giderler. Sabah ve ikindi namazlarında birleşirler. Sonra içinizde geceleyen melek göğe yükselip çıkar da, Allah her şeyi pek iyi bildiği halde onlara:

"Kullarımı ne halde bıraktığınız?" diye sorar. Onlar da:

"Namaz kılarken bulduk ve namaz kılarken bıraktık." derler.


2) Ebu Hüreyre RA hazretleri anlatıyor:''Hz. Peygamber ASe''Ey Allah'ın Resûlu, Kıyamet günü senin şefaatinle en ziyâde saadete erecek olan kimdir?''diye sormuştum. Bana: ''Hadis'e karşı sende olan aşkı görünce, bu hususta senden önce bana bir başkasının sualde bulunmayacağını tahmîn etmiştim'' açıklamasını yaptıktan sonra şu cevabı verdi: ''Kıyamet günü benim şefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek 'Lâ ilâhe illallah' diyen kimsedir”

Buhârî, İlm 34, Rikak 50.

3) Müslim'in bir başka rivayetinde şöyle buyrulmuştur: ''Kim Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah’ın elçisi olduğuna şehâdet ederse Allah ona ateşi haram kılacaktır.”

O ZAMAN BİZDE ''LA İLAHE İLLALLAH'' DİYELİM Mİ ARKADAŞLAR



BU ARADA ALLAH RIZASI İÇİN AKCİYER KANSERİ AMCAM İÇİN DE DUALARINIZI BEKLİYORUM HERKEZDEN ALLAH RAZI OLSUN.........
denizeda

denizeda

Üye · 49 mesaj

#2
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

:(
hafiz mehmet

hafiz mehmet

Kıdemli Üye · 483 mesaj

#3
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

müslim.taharet.33
osman ibni affan radiyallahu anh şöyle dedi.resülullah sallahu vesellem'ibenim şu abdestime benzer şekilde abdest alırken gördüm.sonra şöyle buyurdu."bir kimse şu şekilde abdest alırsa geçmiş günahları bağışlanır onun namazı ve mescide kadar yürümesi de fazladn kazanç sayılır"
FEYZAADALI

FEYZAADALI

Kıdemli Üye · 218 mesaj

#4
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

RESULU EKREM (S.A.V.) BUYURDUKİ:
SİZDEN BİRİSİ DUADA BULUNDUĞU VAKİT EVVELA RABBİNE HAMDÜSENA:RESULUNA SELATÜ SELAM GETİRDİKTEN SONRA DİLEDİĞİKADAR DUA ETSİN.
DUA,MUHAMMET ALEYHİSSELAMA VE ONUN EHLİ BEYTİNE SELATÜ SELAM GETİRMEDİKÇE HAK TEALAYA ULAŞMAZ.
DUA İBADETTİR.
DUA İBADETİN ÖZÜDÜR.
DUA İBADETİN EFDALİDİR.
CENABI ECELİ ALAYA DUADAN DAHA SEVGİLİ BİRŞEY OLMADI.
ZAT-IECELİ ALASINA DUADA BULUNUP İSTEMEYENLERE ALLAH C.C. GAZAP EDER.
DUA BELEYI DEF EDER.
KAZA-İ İLAHİYYEYİ ANCAK DUA CEVİRİR.
DUA GELMİŞ VE GELECEK OLAN BÜTÜN MUSİBETLERİ DEF EDER. EY ALLAHIN KULLARI DUA ETMEYE DE4VAM EDİNİZ.
DUA ALLAHÜ TEALANIN ASKERLERİNDEN HAZIR BİR KUVVETTİR.
ALLAH TEALA HAYA VE KEREM SAHİBİDİR.KULU ELLERİNİ ZAT-I ECELİ ALASINA KALDIRDIĞI VAKİT ONLARI BOŞ ÇEVİRMEKTEN HAYA EDER.
ALLAH TEALANIN FAZLI KEREMİNDEN İSTEYİNİZ.ZİRA ALLAHU TEALA ZAT-I ECELİ ALASINDAN İSTEYENİ SEVER.
ABU DAVUT,TİRMİZİ,NESE-İ FUDALETE(R.A.)
ABUŞŞAYH,ALİ(R.A.)
AHMET,BUHARİ,ABU HÜREYRE(R.A.9
TİRMİZİ,ENES(R.A.)
HAKİM,İBNİ ABBAS(R.A.)
TİRMİZİ,ABÜ HÜRYRE(R.A.)
TİRMİZİ,ABU HÜREYRE.(R.A.)
DEYLEMİ,ABUŞŞAYH,ABU HÜREYRE.(R.A.)
HAKİM,SEVBAN(R.A.)
HAKİM,İBN-İ ÖMER(R.A.) DAN
B)B)B)B)B)B)B)
fevzisultansu

fevzisultansu

Kıdemli Üye · 262 mesaj

#5
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

HZ.MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V) BUYURDULARKİ :

ÖFKELENME
FEYZAADALI

FEYZAADALI

Kıdemli Üye · 218 mesaj

#6
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

SELAMÜN ALEYKÜM.EFENDİMİZ BUYURDUKİ
KİM ALTINDAN KALKAMAYACAĞI GÜÇ BİR İŞLE KARŞI KARŞIYA GELİRSE,ÜZERİME ÇOK ÇOK SELEVAT-I ŞERİFE GETİRSİN.ÇÜNKİ ALLAHÜ TEALA ÜZERİME GETİRİLEN SELEVAT-I ŞERİFE SEBEBİ İLE ONUN SIKNTILARINI GİDERİR,RIZKINI ÇOĞALTIR,ALLAHIN YARDIMI İLE MURADINA NAİL OLUR.
BUYRMUŞLARDIR.B)B)B)B)B)B)B)
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#7
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü kul (hesap vermek üzere huzur-u ilahiye) getirilir. Allah Teala hazretleri: "Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest bırakmadım mı? Acaba, benimle bugünkü şu karşılaşmanı hiç düşündün mü ?" diye soracak. Kul da: "Hayır" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Öyleyse bugün ben de seni unutacağım, tıpkı senin (dünyada) beni unuttuğun gibi!" buyuracak.

[ Tirmizi, Kıyamet 7, (2430) ]
nikap

nikap

Üye · 25 mesaj

#8
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

EFENDİMİZ BUYURDULAR Kİ :Sozlerin en dogrusu Allah'in kitabidir. Hayat tarzlarinin en guzeli Muhammed(s.a.v) in hayat tarzidir. Islerin en serlileri sonradan uyduranlardir. Her sonradan uydurulan sey bid'attir. Her bid'at sapikliktir ve her sapiklik ta Cehennem'dedir.
FEYZAADALI

FEYZAADALI

Kıdemli Üye · 218 mesaj

#9
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

HAKİM'İN EBU HÜREYRE'DEN RİVAYETİNE GÖRE RESULU EKREM EFENDİMİZ
TEBAREKEL-LEZİ Bİ YEDİHİL-MÜLK SURESİNİN HER MÜSLÜMANIN GÖNLÜNDE BULUNMASINI ÇOK ARZU EDERDİM.
BUYURMUŞLARDIR.
NESEİ'NİN EBU'D DERDA'DAN RİVAYETİNE GÖRE İSE
MÜLK SURESİNİ OKUYAN KİMSEYE,BU SURE HER GECE KABRİNE GELEREK,ONDAN KABİR AZABINI DEF ETMEYE ÇALIŞIR.VE BUNUN MÜCADELESİNİ YAPAR.
BUYURULUYOR.B)B)B)B)B)B)B)
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#10
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

'Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.'
Tirmizi, İlim 2, (2649); İbnu Mace, Mukaddime 17, (227).
eren emin

eren emin

Mübarek Üye · 831 mesaj

#11
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: "Kim Allah`tan başka ilah olmadığına Allah`ın bir ve şeriksiz olduğuna ve Muhammed`in onun kulu ve Resulü (elçisi) olduğuna, keza Hz. İsa`nın da Allah`ın kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem`e attığı bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, keza cennet ve cehennemin hak olduğuna şehadet ederse, her ne amel üzere olursa olsun Allah onu cennetine koyacaktır."


s.a. emeğine sağlık din kardeşim A.e.o.
''Allah bize kâfidir, o ne güzel vekîldir.Ey kalbleri çekip çeviren Rabbim! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl."
azadiko

azadiko

Yeni Üye · 2 mesaj

#12
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

sizin en hayırlınız. ahlakı en guzel olanınızdır![
azadiko

azadiko

Yeni Üye · 2 mesaj

#13
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

Bir gun birisi gelıp Peygamberimiz s.a.v den sormus: Ya Resulullah! En cok neden korkmalıyız. dıye sordu.Resulullah dilini tuttu ve:ıste bundan dediB)B)
karapece

karapece

Kıdemli Üye · 332 mesaj

#14
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

s.a
hiçbir farz namazı kasten terk etme.kim namazı kasten terk ederse,İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır.
sevinckurklu

sevinckurklu

Yeni Üye · 1 mesaj

#15
RE: BİR HADİSDE SEN YAZ...........

selamün aleyküm
ben yeni bir üyeyim Allah'ıma hamdüsenalar olsun bu siteye üye oldum
Peygamber efendimiz (S.a.v.) buyurdularki;
"kız çocuklarına iyi davranın hoş görülü olun çünkü onlarda doğuştan analık duygusu vardır" B)
cennet_agaci

cennet_agaci

Mübarek Üye · 2.468 mesaj

#16
Sehl ibni Sa´d Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

"Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Kıyamet Gününde o kapıdan ancak oruç tutmuş olanlar girer, onlarla birlikte o kapıdan başka hiç kimse giremez.

O vakit, "Dünyada iken oruç tutmuş olanlar nerededir?" diye bir ses yükselir. Onlar gelir, Cennete o kapıdan girerler. Oruçluların en son kalanı da girince kapı kapatılır, artık başka hiç kimsenin girmesine müsaade edilmez. O kapıdan kim Cennete girerse ebedi olarak susuzluk çekmez."
(Buhari, Savm: 4, Bed´ü´l-Halk: 9; Müslim, Sıyâm: 166; Tirmizî, Savm: 55)


Bir başka hadiste de her mü´minin işlediği amele ve ibadete göre Cennetin değişik kapılarından çağrılacağı bildirilir:

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

"Kim ki Allah rızası için (malından iki sığır, iki koyun, iki dirhem) çift sadaka verirse, Cennet kapılarından, "Ey Allah"ın (sevgili) kulu (buraya gel)! Bu kapıda büyük hayır ve bereket vardır" diye çağrılır.

Çok namaz kılan da (Cennetin) namaz kapısından çağrılır.

Mücahitler cihat kapısından çağrılır.

Oruçlular da "Reyyan" kapısından çağrılır.

Sadaka sahipleri de sadaka kapısından davet edilirler."

Ebu Bekir Radiyallâhu Anh:

"Babam, anam sana feda olsun ya Resulallah! Bir mü´minin bu kapıların hepsinden davet olunması müşkül müdür, bir kişi bu kapıların hepsinden davet olunur mu?" diye sordu.

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem cevaben, "Evet, hepsinden davet olunur. Ey Ebu Bekir, umarım ki, sen de o bahtiyarlardan olasın" buyurdu. (Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Hadis no: 895.)


İbni Abbas Radiyallâhu Anhüma, Hz. Peygamber Sallallâhu Aleyhi Vesellemden şöyle işittiğini rivayet ediyor:

"Şüphesiz ki, Cennet, bir sene boyunca Ramazan ayının girmesi için süslenir.

Ramazan´ın ilk gecesi olunca "Müsire" denilen bir rüzgar, Arş´ın altından eser.

Cennet ağaçlarının yaprağı ve kapılarının halkaları şiddetle sallanır ve bundan dolayı tatlı bir ses işitilir ki, dinleyiciler bundan daha güzelini hiç işitmemişlerdir.

Böylece Cennet hurileri meydana çıkıp Cennetin en yüksek yerinde dururlar ve şöyle seslenirler:

"Evlenmek isteyen yok mu?" Allah onu evlendirir.

Sonra huriler derler ki:

"Ey Cennetin bekçisi! Bu gece nedir?" Bekçi saygıyla cevap verir:

"Bu gece, Ramazan ayının ilk gecesidir. Muhammed´in Sallallâhu Aleyhi Vesellem ümmetinden oruç tutanlar için Cennetin kapıları açıldı."

Sonra Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem buyurdu ki:

Allah (Azze ve Celle) şöyle buyurur:

"Ey Rıdvan (Cennetin bekçisi)! Cennetlerin kapılarını aç ve ey Malik (Cehennemin bekçisi)! Cehennemin kapılarını Muhammed Sallallâhu Aleyhi Vesellemin ümmetinden oruç tutanlara kapat!

"Ey Cebrail! Yeryüzüne in, şeytanların azgınlarına kelepçe vurup zincirlerle bağla, sonra onları denize at ki, Sevgili Habibim Muhammed´in (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) ümmetinin oruçlarını ifsat etmesinler."

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem daha sonra şöyle buyurdu:

Allah (Azze ve Celle) Ramazan ayının her gecesinde, bir münâdiye (çağrıcıya) üç defa şöyle nidâ etmesini (seslenmesini) söyler:

"Bir şey isteyen yok mu, isteğini vereyim.

Hiç tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim.

Mağfiret dileyen yok mu, bağışlayayım.

Kim fakire değil, zengine; zalime değil, vefakâra borç verecek?"

Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellem devamla şöyle buyurdu:

Ramazan ayının her gününde iftar anında Allah (Azze ve Celle) hepsi de Cehennemi hak etmiş olan bir milyon kişiyi Cehennemden kurtarır. Ramazan ayının son günü olunca Allah Teâlâ ayın başından sonuna kadar Cehennemden kurtardığı kimselerin toplamı kadarını daha kurtarır.

Kadir Gecesi olunca Allah (Azze ve Celle) Cebrail'e (Aleyhisselâm) emreder. Cebrail Aleyhisselâm meleklerle beraber yanlarında yeşil bir sancakla yeryüzüne inerler. Sancağı Kâbe´nin üzerine dikerler. Bu sancağın yüz kanadı vardır. Bunlardan ikisi bu gecenin dışında açılmaz.

Cebrail Aleyhisselâm o iki kanadı bu gece açar ki, bunlar doğudan batıya ulaşır. Cebrail Aleyhisselâm bu gece melekleri teşvik eder. Onlar da her ayakta durana, oturana, namaz kılana ve zikredene selâm verirler ve onlarla musafaha ederler, tokalaşırlar. Yaptıkları dualara "Âmin" derler.

Bu iş, tan yeri ağarıncaya kadar devam eder. Tan yeri ağarınca Cebrail Aleyhissalâm:

"Ey melekler topluluğu! Gitmeye hazırlanınız" der.

Melekler:

"Ya Cebrail, Allah Teâlâ Muhammed´in (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) ümmetinden olan mü´minlerin ihtiyaçlarını ne yaptı?" derler.

Cebrail Aleyhisselâm şöyle cevap verir:

"Allah Teâlâ, bu gece onlara rahmet nazarıyla baktı ve onları affedip bağışladı. Ancak dört grup hariç."

Râvi der ki:

"Ya Resulallah! Onlar kim?" dediğimizde, buyurdu ki:

"İçki içmeye devam eden, anababasına âsi olan, akrabalık bağlarını gözetmeyen ve müşahin."

"Ya Resulullah! 'Müşahin´ nedir?" dedik:

"İnsanlar arasındaki dostluk bağlarını kesen, fitne ve fesat çıkartan kimsedir" buyurdu.

Bayram gecesi olunca, bu geceye mükâfat gecesi ismi verilir. Bayram sabahı olunca Allah (Azze ve Celle) melekleri her memlekete gönderir. Yeryüzüne inerler, sokak başlarını tutup insanların ve cinlerin dışındaki bütün yaratıklara işittirecek bir sesle bağırıp:

"Ey Muhammed ümmeti! Çok ihsan eden ve büyük günahlarınızı bağışlayan Rabbinizin huzuruna çıkınız" derler.

Onlar namazgâhlarına çıkınca Allah (Azze ve Celle) meleklere:

"İşini yapan işçinin mükâfatı nedir?" diye sorar.

Melekler:

"Ey yüce Allah´ımız ve Mevlâmız! Onun mükâfatı ve ücretini tam olarak vermendir" derler.

Bunun üzerine Allah Teâlâ:

"Ey meleklerim! Sizi şahit tutuyorum ki, Ben onlara Ramazan ayındaki oruçlarının ve namazlarının sevabı olarak rızamı ve mağfiretimi verdim" dedi ve sonra şöyle buyurdu:

"Ey kullarım! Benden isteyiniz. İzzetim ve Celalim hakkı için bugün Benden âhiretiniz için biriktirmek üzere ne isterseniz mutlaka veririm. Dünyanız için istediğiniz şeyde de size bakarım.

İzzetim hakkı için siz Benim rızamı gözettiğiniz müddetçe, Ben de sizin hatalarınızı örterim.

İzzetim ve Celalim hakkı için hak sahipleri ve idareciler önünde sizi rezil ve rüsvay etmem.

Siz Beni razı ettiniz, Ben de sizden razı olduğum halde bağışlanmış olarak dönünüz."

Bu sebeple melekler sevinir ve Ramazan sonunda iftar ettiklerinde Allah´ın (Azze ve Celle) bu ümmete vereceği mükâfatı müjdelerler. (et-Tergîb ve´t-Terhîb, 2:439)


Ramazan'ın Cennet Sevabı


Ebû Said el-Hudri Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

"Ramazan´ın ilk gecesi olunca, semânın kapıları açılır, Ramazan´ın son gecesi oluncaya kadar hiçbir kapısı kapanmaz.

"Ramazan ayı içerisinde bir gecede, herhangi bir kul namaz kılarsa, şüphesiz ki, Allah onun her secdesine bin beş yüz sevap yazar ve onun için Cennette kırmızı yakuttan bir köşk yapar. Bu köşkün altmış bin kapısı vardır. Her kapısında kırmızı yakutla süslenmiş altından bir köşk vardır.

"Ramazan´ın ilk orucunu tutunca, o güne kadar olan geçmiş günahları bağışlanır ve her gün sabah namazından akşama kadar yetmiş bin melek ona istiğfar ederler.

Ramazan ayı içerisinde gece veya gündüz yapmış olduğu her secde için ona, gölgesinde atlı bir yolcunun beş yüz sene gidebileceği büyüklükte bir ağaç verilir." (et-Tergîb ve´t-Terhîb 2:429)
cennet_agaci

cennet_agaci

Mübarek Üye · 2.468 mesaj

#17
Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem bir gün minbere çıkmışlardı. Bir ara üç kere "Âmin" dediler.

Minberden indikten sonra Ashab-ı Kiram sordu:

"O anda ne ile meşguldünüz, ya Resulallah?"

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şu açıklamada bulundu:

"O anda Cebrail geldi, şöyle dedi:

"'Bir kul Ramazan´a erişir de affolunmadan çıkarsa, burnu yerde sürünsün.´

"Ben de 'Âmin´ dedim.

"Sonra tekrar dedi ki:

"'Bir kulun yanında senin ismin söylenir de, sana salavat getirmezse, burnu yere sürünsün´ dedi.

"Ben de 'Âmin´ dedim.

"Daha sonra da şöyle dedi:

"'Bir kul anne-babası veya ikisinden birisi yanında bulunur da, rızalarını kazanmayıp Cennete giremezse, onun da burnu yere sürünsün´ dedi.

"Ben de 'Âmin´ dedim." (Beyhaki, 4:304; et-Tergîb ve´t-Terhîb, 2:426.)

__________________________________________________________________________

Ramazan, orucuyla, namazıyla, sadaka ve zikirleriyle, Kur´ân´ı ve hayır-hasenatıyla önümüze açılan birer fırsatlar zinciridir. Manevî alışveriş için açılmış bir âhiret çarşısıdır. Mü´mini Rabbine yaklaştıran vesileler bütünüdür. Kulu Cennete taşıyan peş peşe dizilmiş yüzlerce yükseliş ve yüceliş imkânlarıdır.

Kul olarak, insan olarak, şeytan ve nefsin elinde ıstırap çeken, çeşitli şekillerde günah ve isyan girdaplarına sürüklenen herkesin kendini arındırma, temizleme, temize çıkarma, aklandırma ve paklandırma yollarıdır.

Akıl ve irade bu nimetlerden istifade etmeyi gerektirir. Ele geçen imkanı değerlendirmeyi icap ettirir. Yoksa göz göre göre bunları elinin tersiyle itemez. Çünkü her zaman insan aynı halde ve durumda bulunamaz. Aynı atmosferi ve ortamı yakalayamaz. Bazı kereler zamanı elvermez, bazen sağlığı müsaade etmez, bazen de ruh hali ve psikolojisi imkân tanımaz.

Bu açıdan Ramazan´ın bereketinden, vakit ve fırsat buldukça istifade etmek lazımdır. Gaflet ve aymazlık içinde geçince dünyada zarar ve ziyana uğrar, âhirette de rahmet ve gufrandan mahrum kalır, kendi eliyle kendi kuyusunu kazmış ve içine yuvarlanmış olur.

Böylece hem Allah´ın rahmetini kaybeder, hem Peygamberimizin yakınlık ve şefaatini yitirir, hem de meleklerin duasından ve istiğfarından uzak kalır.

Bunun için elden geldikçe kendimizi Allah´a, Resulüne ve meleklerine sevdirmek gerekiyor
mehmetcik

mehmetcik

Yeni Üye · 2 mesaj

#18
Efendimiz buyurdular ki :

''EN FAZİLETLİ SADAKA DARGINLARIN ARALARINI BULMAKTIR''

(Şihab-ül Ahbar)
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.