HER GÜN OKUNACAK DUÂLAR
79.005 görüntülenme · 356 yanıt
şüphesiz allah samimi olanları bilir.gönülden paylaşımınız için teşekkürler.dua ile inşaallah..
Her gün okunacak dualar
Her gün okunacak dualar
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
"Bir kimse sabah akşam, 3 kere; "Bismillahillezi la yederru ma'asmihi şey'ün fil'erdı vela fissemai ve hüvessemi'ul'alim." derse, ona hiçbir şey zarar veremez."
Bir kimse sabahleyin 3 defa; "E'üzü billahissemi'il'alimi mineş-şeytanirracim" diyerek Haşr süresinin son 3 ayetini (Hüvallahüllezi..) okursa, Allah ona 70 000 meleği vekil edip, akşama kadar kendisine dua ederler."
"Hergün 100 defa; "La havle.." okuyan ebediyyen fakirlik görmez. Bu Cennet hazinelerinden bir hazinedir."
"Hergün bana 100 kere salevat getiren, münafıklıktan ve Cahennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamet günü şehitlerle beraber olur."
"Bir kimse günde 70 kere istiğfar ederse, (Estağfirullah, derse) 700 günahı affolur."
Her gün 25 defa (Allahümme barik li filmevt ve fi-ma ba'd-el-mevt.) okuyanlar, ölüm hastalığında, 40 defa; "La illahe illa ente sübhaneke inni küntü min-ez-zalimin." okuyanlar, her gece Yasin-i şerif okuyanlar, her sabah veya akşam devamlı olarak 3 defa; "E'üzü billahissemi'il'alimi mineş-şeytanirracim" ile "Hüvallahüllezi.."yi okuyanlar şehit olurlar.
Her sabah, Ayetelkürsi, İhlas-ı şerif ve Fatiha-i şerife-yi okuyup, ölenlerin ruhuna göndermelidir.
Dertlerden kurtulmak, murada kavuşmak, din ve dünya zararlarından kurtulmak için, 500 defa "La havle vela kuvvete illa billah" ile evvelinde ve sonunda 100'er defa selavat-ı şerife okuyup dua etmelidir.
Her gün okunacak dualar
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
"Bir kimse sabah akşam, 3 kere; "Bismillahillezi la yederru ma'asmihi şey'ün fil'erdı vela fissemai ve hüvessemi'ul'alim." derse, ona hiçbir şey zarar veremez."
Bir kimse sabahleyin 3 defa; "E'üzü billahissemi'il'alimi mineş-şeytanirracim" diyerek Haşr süresinin son 3 ayetini (Hüvallahüllezi..) okursa, Allah ona 70 000 meleği vekil edip, akşama kadar kendisine dua ederler."
"Hergün 100 defa; "La havle.." okuyan ebediyyen fakirlik görmez. Bu Cennet hazinelerinden bir hazinedir."
"Hergün bana 100 kere salevat getiren, münafıklıktan ve Cahennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamet günü şehitlerle beraber olur."
"Bir kimse günde 70 kere istiğfar ederse, (Estağfirullah, derse) 700 günahı affolur."
Her gün 25 defa (Allahümme barik li filmevt ve fi-ma ba'd-el-mevt.) okuyanlar, ölüm hastalığında, 40 defa; "La illahe illa ente sübhaneke inni küntü min-ez-zalimin." okuyanlar, her gece Yasin-i şerif okuyanlar, her sabah veya akşam devamlı olarak 3 defa; "E'üzü billahissemi'il'alimi mineş-şeytanirracim" ile "Hüvallahüllezi.."yi okuyanlar şehit olurlar.
Her sabah, Ayetelkürsi, İhlas-ı şerif ve Fatiha-i şerife-yi okuyup, ölenlerin ruhuna göndermelidir.
Dertlerden kurtulmak, murada kavuşmak, din ve dünya zararlarından kurtulmak için, 500 defa "La havle vela kuvvete illa billah" ile evvelinde ve sonunda 100'er defa selavat-ı şerife okuyup dua etmelidir.
Şu gülen çehreme bakıpta sanmayın beni bahtiyar, attığım her kahkahada binlerce gözyaşı var.
Günün duasi
Günün duasi
Ne olur affının serinliğini ruhuma duyur
Ey kudreti sonsuz, merhameti nih
ayetsiz, bütün âlemlerin yegâne sahibi Yüceler Yücesi Rabb'imiz! Efendiler Efendisi'ne, O'nun nezih ehl-i beytine, seçkinlerden seçkin ashâbına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabb'imiz!
Ey Yücelerden Yüce Rabb'im! Bütün mal ve mansıp sahipleri kapılarını sürmelediler. Sen'in yüce dergâhının kapısı ise asla kapanmaz ve dilekte bulunanlara her zaman açıktır.
Ya Rabbî, Ya İlahî! Yıldızlar gaybûbet âlemine, gözler de uykuya daldılar. Sen ise ey Rabbim, Hayy'sın, Kayyûm'sun; uykudan, uyuklamadan sonsuz defa münezzeh ve müberrâsın.
Ya Rab! Gece, karanlığıyla mevcûdâtın üzerini örtünce döşekler de seriliverdi ve sevenler sevdikleriyle baş başa kaldılar. Sen, Sen'in yolunda, Sana ulaşma istikametinde cehd ü gayret içinde bulunanların biricik sevgilisi, (benim gibi) yalnızlık gurbetine maruz kalanların da yegâne enîsisin!
Ya İlâhî! Ulu dergâhına sığınan bu kimsesiz kulunu kapından kovacak olursan ben gidip hangi kapıya iltica edebilirim ki! İlâhî! Yakınlığından mahrum edersen beni, o zaman ben kimin yakınlığını umabilirim ki! İlâhî! Şayet Sen bana azap etmeyi murad buyurursan, ben biliyorum ki, cezalandırılmaya fazlasıyla müstehakım! Fakat affınla sarıp sarmalarsan, o da Sen'in lütfun ve keremindir.
Ya Seyyidî, ya İlâhî! Marifet erbabı kulların Sen'i bulduklarında Sen'den başka ne varsa hepsinden yüz çevirmişlerdir. Salih kulların Sen'in fazlınla necâta ermişlerdir. Taksîratı pek çok günahkârlar da "Tevbe, ya Rabbi!" deyip yine Senin kapına yönelmişlerdir.
Ey affı güzel Rabb'im! Ne olur, affının serinliğini ve marifetinin halâvetini benim ruhuma da duyur ve beni onlarla doyur! Her ne kadar ben bunlara lâyık olmasam bile, haşyetle önünde iki büklüm olup ikâbından sakınılmaya lâyık olan da, mücrimlerin günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız Sen'sin!
Âlemlerin Rabbi Allah'a sonsuz hamd ü senâ, O'nun en büyük elçisi olan Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)'a, diğer enbiya ve mürselîn efendilerimize, Hakk'ın mükerrem ibâdı olan melâike-i kirama, yer ve gök ehlinden salih kullara da Cenab-ı Allâmü'l-Guyûb'un ilmi ve malûmatı adedince salât ü selam olsun.
Günün duasi
Ne olur affının serinliğini ruhuma duyur
Ey kudreti sonsuz, merhameti nih
ayetsiz, bütün âlemlerin yegâne sahibi Yüceler Yücesi Rabb'imiz! Efendiler Efendisi'ne, O'nun nezih ehl-i beytine, seçkinlerden seçkin ashâbına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabb'imiz!
Ey Yücelerden Yüce Rabb'im! Bütün mal ve mansıp sahipleri kapılarını sürmelediler. Sen'in yüce dergâhının kapısı ise asla kapanmaz ve dilekte bulunanlara her zaman açıktır.
Ya Rabbî, Ya İlahî! Yıldızlar gaybûbet âlemine, gözler de uykuya daldılar. Sen ise ey Rabbim, Hayy'sın, Kayyûm'sun; uykudan, uyuklamadan sonsuz defa münezzeh ve müberrâsın.
Ya Rab! Gece, karanlığıyla mevcûdâtın üzerini örtünce döşekler de seriliverdi ve sevenler sevdikleriyle baş başa kaldılar. Sen, Sen'in yolunda, Sana ulaşma istikametinde cehd ü gayret içinde bulunanların biricik sevgilisi, (benim gibi) yalnızlık gurbetine maruz kalanların da yegâne enîsisin!
Ya İlâhî! Ulu dergâhına sığınan bu kimsesiz kulunu kapından kovacak olursan ben gidip hangi kapıya iltica edebilirim ki! İlâhî! Yakınlığından mahrum edersen beni, o zaman ben kimin yakınlığını umabilirim ki! İlâhî! Şayet Sen bana azap etmeyi murad buyurursan, ben biliyorum ki, cezalandırılmaya fazlasıyla müstehakım! Fakat affınla sarıp sarmalarsan, o da Sen'in lütfun ve keremindir.
Ya Seyyidî, ya İlâhî! Marifet erbabı kulların Sen'i bulduklarında Sen'den başka ne varsa hepsinden yüz çevirmişlerdir. Salih kulların Sen'in fazlınla necâta ermişlerdir. Taksîratı pek çok günahkârlar da "Tevbe, ya Rabbi!" deyip yine Senin kapına yönelmişlerdir.
Ey affı güzel Rabb'im! Ne olur, affının serinliğini ve marifetinin halâvetini benim ruhuma da duyur ve beni onlarla doyur! Her ne kadar ben bunlara lâyık olmasam bile, haşyetle önünde iki büklüm olup ikâbından sakınılmaya lâyık olan da, mücrimlerin günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız Sen'sin!
Âlemlerin Rabbi Allah'a sonsuz hamd ü senâ, O'nun en büyük elçisi olan Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)'a, diğer enbiya ve mürselîn efendilerimize, Hakk'ın mükerrem ibâdı olan melâike-i kirama, yer ve gök ehlinden salih kullara da Cenab-ı Allâmü'l-Guyûb'un ilmi ve malûmatı adedince salât ü selam olsun.
Amin... Allah razı olsun
Rasûlullah (sav) buyuruyor: “Dünya tatlıdır ve manzarası hoştur. Şüphesiz ki Allah dünyanın idaresini size verecek ve nasıl davranacağınıza, ne gibi işler yapacağınıza bakacaktır. O halde dünyadan sakının…” (Müslim, Zikr 99)
gün ışıgını beklerken
gün ışıgını beklerken
Ya Rab!
Dindir içimizdeki acıları. Bembeyaz tebessümler nakşeyle dudaklarımıza..
ölümü değil, umudu bekleyenlere,
bugünü değil, yarını arayanlara,
güller sunalım ışık süvarilerimizle...
Yalnızlığın pusu kurduğu karanlıklarda yön çiziyorum. Uzak sesler yakınlaştıkça düşlerimi erteliyorum. Hıçkırıklar düğümleniyor boğazımda, içimden çığlık atıyorum geçenin en zor ânına. Yoksa ben, yitirilmiş bir zaman mıyım? "Pişman oldum!" deyişim, gecenin üçünü gösteriyor yine... Her şey yabancı.. yıldızlar ağlıyor hâlime, kayıyor ay buğusu gözlerime. Şimşekler çakıyor ansızın, ardından rahmet sarıyor bütün bedenimi. Alıp getiriyor beni, bir rahmet damlacığı Sen'in gazabını geçmiş merhamet okyanusuna. Yudum yudum içerken, kayboluyorum rahmetinin enginliğinde.
Gönül bigâneliklerle doldu taştı. Ya fânî sevgisiydi kapkara gönlümün sebebi, yahut Sen'i unutuşumun cezası günahlarım... Ve gün ışığını beklerken yöneldim kapına, dilimde tül tül dualarla... Affını mazhar eyle! Kıtmir edalı, boynu tasmalı ama Sana sevdalı kuluna....
Ya Rab! Affını ihsan eyle nur sızmamış her hâlimize. Ağırlığından ezildiğimiz günah defterlerimize. Günbatımlarının kuşattığı aciz sözlerimize, dile getiremediğimiz tövbe yüklü cümlelerimize... Ört üzerlerini Settar isminle çirkinliklerimizin...
Ya Rab! Esirgeme "sevgi" dediğin, o anlaşılmaz kalb anahtarını... Mühürleme tahtını kurduğun şu kalbi sensizlikle. Bizi bize bırakıp, yapayalnız koyma karanlıklarda.
Ya Rab! N'olur günyüzü göster bize, güneşi avuçlayalım sımsıkı. Tüllensin yeniden sevgimiz...
Ya Rab! Ümit bahşet!.. Ümit olsun yeni doğan sabahlarımızın adı... Bir güvercin kanadında, yahut mor menekşe akşamlarda... Buz kesilmiş hayâllerimizin yamacında beklerken, ümit yeşertsin dualarımız. Rüzgârın hâyhûyuna takılıp sararan ömrümüze bir çiğ düşsün ümitten yana. N'olur hiç solmasın ümidin yedi rengi içimizde...
Ya Rab! Unutturma kendini.. unuttur Sen'den gayri her şeyi. Beyhude geçen günlerimizin alaca karanlığında takılıp kaldığımız "mecâzî sevdaları." Şu ritmi bozuk kalb atışlarımıza şifâ sun.. acı veren isyan günlerimize, diz üstü çöktüğümüz kara gecelerimize. Yağmuruna hasret bıraktığınız gönül mevsimlerine... Yalvarıyorum! Rahmetini lûtfet günün birinde.
Ya Rab! Barış lûtfet, sekîneler indir meleklerin nurdan kanatlarıyla, taştan da katı yüreklere... Ve silâh gölgesinde gözyaşı döken masum çocuklara, güzel günler lûtfeyle...
Ya Rab! Dindir içimizdeki acıları. Bembeyaz tebessümler nakşeyle dudaklarımıza.. ölümü değil, umudu bekleyenlere, bugünü değil, yarını arayanlara, güller sunalım ışık süvarilerimizle... Yaşayan değil, yaşatan olalım... Dalgalı denizlerde alabora olanları, tanımadığı sularda yitip gidenleri, sâhil-i selâmete ulaştır. Günyüzü göster bize, güller açsın solgun ve yorgun şehirlerimizde. Rahmetinin serinliğini indir toprağımıza...
Ya Rab! Zaman ve mekânları aşkın bir surette gidelim Peygamber-i Zîşân'ın şefkât iklimine. İklimi sarsın bizi tül tül ve biz gönül kadehlerimizde sunalım dostluğumuzu... Katık edelim gözyaşlarımızı, 'vuslat'ı yaşayalım. Dillerimiz yana yakıla, feryat ederek diyelim Niyâzî-i Mısrî gibi:
"Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,
Yola geldim; lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber...
Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garib;
Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran bîhaber..."
alıntı
gün ışıgını beklerken
Ya Rab!
Dindir içimizdeki acıları. Bembeyaz tebessümler nakşeyle dudaklarımıza..
ölümü değil, umudu bekleyenlere,
bugünü değil, yarını arayanlara,
güller sunalım ışık süvarilerimizle...
Yalnızlığın pusu kurduğu karanlıklarda yön çiziyorum. Uzak sesler yakınlaştıkça düşlerimi erteliyorum. Hıçkırıklar düğümleniyor boğazımda, içimden çığlık atıyorum geçenin en zor ânına. Yoksa ben, yitirilmiş bir zaman mıyım? "Pişman oldum!" deyişim, gecenin üçünü gösteriyor yine... Her şey yabancı.. yıldızlar ağlıyor hâlime, kayıyor ay buğusu gözlerime. Şimşekler çakıyor ansızın, ardından rahmet sarıyor bütün bedenimi. Alıp getiriyor beni, bir rahmet damlacığı Sen'in gazabını geçmiş merhamet okyanusuna. Yudum yudum içerken, kayboluyorum rahmetinin enginliğinde.
Gönül bigâneliklerle doldu taştı. Ya fânî sevgisiydi kapkara gönlümün sebebi, yahut Sen'i unutuşumun cezası günahlarım... Ve gün ışığını beklerken yöneldim kapına, dilimde tül tül dualarla... Affını mazhar eyle! Kıtmir edalı, boynu tasmalı ama Sana sevdalı kuluna....
Ya Rab! Affını ihsan eyle nur sızmamış her hâlimize. Ağırlığından ezildiğimiz günah defterlerimize. Günbatımlarının kuşattığı aciz sözlerimize, dile getiremediğimiz tövbe yüklü cümlelerimize... Ört üzerlerini Settar isminle çirkinliklerimizin...
Ya Rab! Esirgeme "sevgi" dediğin, o anlaşılmaz kalb anahtarını... Mühürleme tahtını kurduğun şu kalbi sensizlikle. Bizi bize bırakıp, yapayalnız koyma karanlıklarda.
Ya Rab! N'olur günyüzü göster bize, güneşi avuçlayalım sımsıkı. Tüllensin yeniden sevgimiz...
Ya Rab! Ümit bahşet!.. Ümit olsun yeni doğan sabahlarımızın adı... Bir güvercin kanadında, yahut mor menekşe akşamlarda... Buz kesilmiş hayâllerimizin yamacında beklerken, ümit yeşertsin dualarımız. Rüzgârın hâyhûyuna takılıp sararan ömrümüze bir çiğ düşsün ümitten yana. N'olur hiç solmasın ümidin yedi rengi içimizde...
Ya Rab! Unutturma kendini.. unuttur Sen'den gayri her şeyi. Beyhude geçen günlerimizin alaca karanlığında takılıp kaldığımız "mecâzî sevdaları." Şu ritmi bozuk kalb atışlarımıza şifâ sun.. acı veren isyan günlerimize, diz üstü çöktüğümüz kara gecelerimize. Yağmuruna hasret bıraktığınız gönül mevsimlerine... Yalvarıyorum! Rahmetini lûtfet günün birinde.
Ya Rab! Barış lûtfet, sekîneler indir meleklerin nurdan kanatlarıyla, taştan da katı yüreklere... Ve silâh gölgesinde gözyaşı döken masum çocuklara, güzel günler lûtfeyle...
Ya Rab! Dindir içimizdeki acıları. Bembeyaz tebessümler nakşeyle dudaklarımıza.. ölümü değil, umudu bekleyenlere, bugünü değil, yarını arayanlara, güller sunalım ışık süvarilerimizle... Yaşayan değil, yaşatan olalım... Dalgalı denizlerde alabora olanları, tanımadığı sularda yitip gidenleri, sâhil-i selâmete ulaştır. Günyüzü göster bize, güller açsın solgun ve yorgun şehirlerimizde. Rahmetinin serinliğini indir toprağımıza...
Ya Rab! Zaman ve mekânları aşkın bir surette gidelim Peygamber-i Zîşân'ın şefkât iklimine. İklimi sarsın bizi tül tül ve biz gönül kadehlerimizde sunalım dostluğumuzu... Katık edelim gözyaşlarımızı, 'vuslat'ı yaşayalım. Dillerimiz yana yakıla, feryat ederek diyelim Niyâzî-i Mısrî gibi:
"Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,
Yola geldim; lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber...
Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garib;
Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran bîhaber..."
alıntı
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/19041-her-gun-okunacak-dualar · 24.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.