İsrail’i Boykot Etmenin Fıkhi Hükmü ve Üzerimizdeki Farz

7 görüntülenme · 0 yanıt

Paylaş:
_Muhammed_

_Muhammed_

Yeni Üye · 1 mesaj

#1
Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühü değerli kardeşlerim,

Boykot meselesi, yalnızca anlık bir protesto veya bireysel bir tüketim tercihi değil; doğrudan inancımızın, fıkhın ve kardeşlik hukukumuzun gerektirdiği bağlayıcı bir dini sorumluluktur.

Başta Dünya Müslüman Âlimler Birliği, El-Ezher ve Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere İslam ulemasının fetvaları doğrultusunda; zulmü, işgali ve masumların katledilmesini doğrudan ya da dolaylı yoldan finanse eden odaklara karşı boykot uygulamak farz/vacip hükmündedir.

Bu hükmün temel fıkhi dayanakları ve şer'i delilleri şunlardır:

1. Zulme ve Düşmanlığa Yardımlaşma Yasağı
Yüce Rabbimiz Mâide Suresi 2. ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:

"...İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın..."
İslam fıkhındaki en temel kaidelerden biri "Zulme rıza zulümdür, harama vesile olan şey de haramdır" ilkesidir. İşgalci rejime, ordusuna veya onun destekçisi küresel şirketlere aktarılan her maddi kaynak, zulmün sürdürülmesine ortak olmak anlamına gelir.

2. Malla Yapılan Cihadın (İktisadi Mücadele) Gerekliliği
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor:

"Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin." (Ebû Dâvûd, Cihâd 17)
Fiziksel olarak mazlumların yanında bulunamayan her Müslüman; ticaretini, harcamalarını ve birikimlerini kontrol etmekle mükelleftir. Sermayeyi zalimlerden çekip helal ve meşru alternatiflere yönlendirmek, günümüzün en etkili iktisadi cihadıdır.

3. Düşmana Güç Kazandıracak Ticaretin Fıkhen Men Edilmesi
Klasik ve çağdaş İslam hukukçuları; Müslümanlara saldıran, canına ve mukaddesatına kasteden bir güce ekonomik kazanç sağlayacak her türlü ticari faaliyeti haram kabul etmiştir. Alternatifi varken bu ürünleri tercih etmek fıkhen mesuliyet doğurur.

Sonuç ve Sorumluluğumuz
Boykot; geçici bir duyarlılık değil, hayat boyu sürdürülmesi gereken şuurlu bir Müslüman duruşudur. Rafımızdaki gıdadan kullandığımız teknolojiye kadar her alanda safımızı haktan ve adaletten yana belirlemek dini bir vecibedir.

Konu hakkındaki fıkhi mülahazalarınızı, önerdiğiniz yerli ve helal alternatifleri yorumlarda paylaşarak istifadeye sunabilirsiniz.
"Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü amellerinizin karşılığı size eksiksiz verilecektir. Dünyalık hayat, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir."

Âl-i İmrân Suresi, 185. Ayet
(düzenlendi)
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.