Gönlümdeki kasvetden, duygularımdaki sefâletden, vicdanımı çepeçevre saran zilletden utanıyorum! Milletim uğrunda şahsî zevklerimi ter-kedemeyişimden, onun dertleriyle seccademi ıslatamayı-şımdan ve onun ızdırablarıyla nefsimi, yurdumu, yuvamı unutamayışrmdan utanıyorum!
Keşke, toplumun ma'nâ ve ruh sefaleti karşısında, ürpermeyen gönüllerimizden, yaşanmayan gözlerimizden utanabilseydik! Keşke, yıllar yılı insanımızın câhil ve görgüsüz bırakılışından, gençliğin insafsızca ihmâl edilişinden utanabilseydik! Keşke, bugünün işini yarına, yarının-kini de öbür güne bırakmış olmamızdan ve hâlledilmedik dağlar kadar problemlerden utanabilseydik! Tarihden ve gelecek nesillerden utanmasak bile, keşke Allah'dan utanabilseydik!
SIZINTI (utanma ufku 1984 mayıs başyazı)dan alıntıdır