Ha oranın alınış hikayesini anlatayım. Parasal yönü pek hatırımda değil, biz 1,5 milyon euro diyelim. Pazarlığa oturulmuş, 900'e inmiş. Olmadı denmiş, seyidimden emir gelmiş, tekrar pazarlığa oturun..." çok cüzi bir fiyatla pazarlık tamamlanmış. Pazarlık eden iki dost, iki gönüldaş, mukaveleyi imzalamak için Fransızın yanına giderler. O Fransız üçüncü şahsı sorar, derler biz ikimiziz, "hayır" der, "üçüncü bir şahıs vardı, benimle sıkı pazarlık eden, cübbeli-sarıklı bir zat, o nerede?" diye sorar. Sofiler anlarlar ki pazarlığı gerçek yapan Sadatlardır, şükrederek ayrılırlar.
Şimdi inşallah bu ocak açıldı, kıyamete kadar da inşallah devam eder. Avrupa oradan ışık alır, nur alır. İhtiyaç var...
Bu kapıya kurban olayım. Bu kapıda samimiyetle yapılan en küçük bir hızmet dahi Allah c.c. katında kadr-i kıymeti çok büyüktür, elhamdülillah kapı sağlamdır, tapu sağlamdır...