DERVİŞİN SABRI

1.228 görüntülenme · 3 yanıt

Paylaş:
fa_tih

fa_tih

Kıdemli Üye · 124 mesaj

#1
Bir gün Hz. Cebrail (a.s)Rabbü'l-alemin'den soruyor:
"Ey Rabbimiz,şu anda senin yanında yeryüzündeki en mükemmel kulun kimdir? Onu görüp tanımak istiyorum." Allah Teala da Cebrail'e,
"Falan şehre git,filan yerde bir köprü vardır, şafaktan evvelki bir saatte orada bulun. O köprüden ilk geçen kimse, bu zamandaki en makbul kumuldur."
Cebrail (a.s) emredilen memlekete gidip şafaktan önce köprünün başında bekler. Bakar ki fakir, kendi halinde bir adam, omuzunda bir ip olduğu halde çıkıp gelir. Doğruca köprüden geçip su başına giderek abdest alır. Seccadesini yayıp teheccüd namazını kılar. Şafak atınca da sabah namazını kılar. Sonra da oturup güneş doğuncaya kadar virdini (zikrini) çeker. Güneş doğunca kalkıp odun toplar. Topladığı odunları sırtlayıp şehre doğru gitmeye başlar. Tam köprünün üstüne gelince karşıdan bir atlı belirir. Ayağında çizme,elinde kamçısı olduğu halde o da köprüye gelir. O sırada atı ürkerek üzerindeki süvariyi yere atar. Yerden kalkan süvari sufiye, sen bemin atımı ürküttün, diye elindeki kamçıyla vurmaya başlar. Fena halde döver. Sufiden ses çıkmaz. Süvari dayağını bitirip atına binmeye gidince, sufi ondan önce koşup atının başını tutarak süvarinin binmesine yartım eder. Süvariye,
"Benim yüzümden attan düştün, üstün hep toz toprak oldu, özür dilerim, beni affet" diyerek helallik ister ve,"Eğer hakkını helal etmezsen, vallahi atının başını bırakmam" der. Atın dizginlerini tutup durur. Süvari nihayet bırak, git, işte helal ettim. Alah belanı versin" deyince sufi atı bırakır, süvari yoluna devam ederken sufi de sırtlamak üzere odunlarının yanına gelir.
Tam odunlarını sırtlayıp gideceği zaman Cebrail (a.s) oradan çıkıp sufiyi durdurur. Ona, "Vallahi seni bırakmam. Eğer ana Cibril-i Emin'in yerini söylemezsen giden süvariden yüz defa daha fazla seni döver, ondan sonra da köprüden aşağıya atarım"der. Sufi feryat ederek,
"Aman ben fakir, caresiz ve yüzü kara bir kimseyin, nereden Cibril-i Emin'in yerini bilebilirim, onu nerede görmüşüm ki tanıyayım?" diye yakınırsa da Cebrail (a.s),
"Hayır, elimden kurtulamazsın,vallahilazim, eğer Cebrail'in yerini söylemezsen seni fena halde döver, sonra da köprüden aşağıya atarım" diyerek ısrarına devam eder.
Sufiye kanaat gelir ki bu dam dediğini yapacak ve kendini dövüp köprüden atacak. Çaresiz olduğu yerde oturur, gözlerini yumar, öylece bir müddet rabıtada kalır, sonra gözleri açıp Cebrail'e
"Allah'a kasem ederim ki bütün gök tabakalarını aradım, Çibril-i Emin gökte değildi. Yer tabakalarını aradım, orada da bulamadım. Bütün dünyayı dolaştım, yine yoktu. Geriye yalnız biz ikimiz kaldık; ya sen Cebrail'sin yahut da ben. Kendimin Cebrail olmadığını biliyorum, geriye sen kalıyorsun, öyleyse Cebrail senden başkası değildir" der. Bunun üzerine Cebrail (a.s) elini beline vurup, "Allah dostluğu sana mübarek olsun" diyerek oradan ayrılır.
Menkıbeyi antalan Gavs-i Bilvanisi Seyyid Abdülhakim (k.s) şöyle buyurur:
"İşte Allah yolu böyledir. Sufi hiç kabahati olmamasına rağmen süvariden o kadar dayak yediği, kamçılandığı, tokatlandığı halde sabır ve tahammül etti, üstelik ondan özür diledi."
cennet_agaci

cennet_agaci

Mübarek Üye · 2.468 mesaj

#2
RE: DERVİŞİN SABRI

selamun aleyküm Allah (c.c) razı olsun kardeşim selam ve dua ile
ararat

ararat

Kıdemli Üye · 292 mesaj

#3
RE: DERVİŞİN SABRI

SELAMUN ALEYKÜM ..ALLAH RAZI OLSUN ÇOK GÜZEL BİR PAYLAŞIM DERS ALMAMAK MÜMKÜNMÜ RABBİM BİZLEREDE SABIRLI OLMAYI NASİP EDER İNŞL.İNŞALLAH KULL HAKKINA GİRMEYİ NASİP ETMEZ ..ALLAHA EMANET OLUN VE SELAMUN ALEYKÜM KARDEŞİM HAYIRLI GECELER
efsude

efsude

Mübarek Üye · 671 mesaj

#4
RE: DERVİŞİN SABRI

SELAMUNALEYKUM.ALLAH RAZI OLSUN!
SELAM VE DUA ILE...
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.