-hayrola? dedi.
bahçıvan şaşkınlıkla cevap verdi:
-hayrınız karşılasın efendimiz!kulunuz gördüğünüz gibi hizmet ettiğim bahçeyle uğraşırım.
-peki, hep böyle deryaya mı atarsınız?
bahçıvan bir türlü bu soruya mana veremiyordu.
-başka nereye atarız efendimiz? derye yakın olunca cümle kulunuz kolayını hep böyle bulduk.
Sultan Mehmet:
-bu ne günah iştir efendi! diye gürledi.Derya kimin ki bu zebile feda edersiniz?
Padişahın hiddetini görünce bahçıvanın beti benzi attı.titriyordu.öyle ya kimin di bu derya?Sultan Mehmet
-bak a efendi dedi.bu derya önce Cenab-ı Hakk'ın sonra devleti aliyyenindir.bu zebili bu deryaya dökmekle devletin malına zarar getirdiğini bilirmisin?
sonra Sultan Mehmet yanında ki Hızır beye döndü:
-efendi hazretleri fermanımız odur ki bundan sonra her kim bu derya ya fena bir şey ederse kendine pek fena edeceğini elbette biledir.
saraya dönünce yayınlanan fermanla artık "Deryadır" diye ne haliçe ,ne bir başka kıyıdan şu güzelim denize tek çöp atmak kimin haddineydi?
AMA;YA YILLAR SONRA