Bakışları aşağı çekmekten bahsediyoruz.
Ne yazık ki, sıcaklıklar arttıkça, piyasada o sıcaklığa maruz kalan vücud parçası yüzdesi de artıyor.. Bu her ne kadar rahatsız edici ve üzücü de olsa, toplumun bir gerçeği oldu...
Üstüne üstelik, ahlâkını muhafaza etmek isteyen çoğumuz, özellikle tesettürlü hanımlar, dışarda garip karşılanıyor.
Hâlbuki, Uluslarası Sağlık ve İnsan Örgütü (HHS) ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi gibi kuruluşlar bile vücudu açmayı değil, örtmeyi tavsiye ediyorlar.
İnsanları deri kanserinden muhafaza etmek için "Örtünü Seç" isimli bir kampanya bile başlattılar. Tavsiye ettikleri metodlardan birisi vücudu örten giysiler giyip güneşten gelen UV ışınlarından korunmak..
Kampanyanın örtünme ile alakalı kısmında bir not var: "uzun kollu bir tişört ve uzun bir pantolon size en iyi korumayı sağlar".
Unutmadan, küresel ısınma ve deri kanserleri hakkında ortalık hareketlenmeden çok çok önce, dünyanın her tarafından yaşayan Müslümanlar hiçbir zaman soyunma ihtiyacı hissetmediler. Ki çoğu, şehirlerinde, köylerinde, kasabalarında en sıcak yazlar yaşadılar/yaşıyorlar.
Aslında, güneşten korunmak için daha fazla giyindiler.:D
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
ve aleyküm selam hafize annem.. emeğine sağlık.. güzel bir paylaşımdı.. Allah razı olsun.. demek hem gözlerle cihad etmiş olacağız, hem de U.V'den korunmuş olacağız.. dinen ve tıbben onaylanmıştır :D selametle inş.