Hal böyleyken acaba biz inananlar Allah yolunda inkarcılara karşı mücadele etmede ve Allah'ın varlığını, birliğini ve dinini anlatmakta ne kadar yeterliyiz? Allah'ın dinini öğrenmeye ve onu anlatmaya ne kadar zamanımızı ayırıyoruz? Üstelik inananlar Allah'tan sonsuz hayatta yani ahirette cenette bulunmayı ve Allah'ın hoşnutluğunu kazanmayı ummaktadırlar. Aşağıdaki ayette de belirtildiği gibi bu dünya hayatı ve bu dünya hayatında Allah yolunda çalışmak çeşitli zorluklarla dolu. Ancak gerçek mutluluk ve zorluğun ahirette olduğu da bir gerçek. Ve inananlar inkarcılardan farklı olarak Allah'tan onların umamayacağı şeyleri ummaktadırlar. Bu durumda akıllıca düşünüldüğünde bir inananın yapması gereken Allah'ın hoşnutluğunu kazanmayı ön planda tutmak ve bu yolda çalışırken gevşeklik göstermemektir.
104 Düşman topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Siz sıkıntıya düşüyorsanız, hiç kuşkusuz tıpkı sizin gibi onlar da sıkıntıya düşüyorlar; ama siz, Allah`tan onların umamayacağı şeyleri umuyorsunuz. Allah Alîm`dir, Hakîm`dir.
Nisa Suresi 104
"Size iki şey bırakıyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız. Bunlar da Allah’ın kitabı (Kur’an) ve benim sünnetimdir." (Buhari-Müslim
