GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

8.482 görüntülenme · 68 yanıt

Paylaş:
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#41
RE: GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

Sevda-yı dildârdan gönül usandı / Güzelim cefadan niçin usanmaz / Demek ki üftadem odlara yandı / Hak'tan haya kılmaz kuldan utanmaz / (Dertli)

Yalnızca iyilik getirendir o; yalnızca sevgi biriktirendir... Kat kat şimdilik; dosya dosya güzelliktir hem... Elimizden tuttu mu bir kez yükseltir yükselttikçe kişiliğimizi de yüceltir yüceltilecek kadar... Haya, hayatın güzelliği...

''El-haya ve'l-edeb!'' der eskiler; hayasızca bir tavır gördüklerinde, edep dışı bir söz işittiklerinde. Haya ki bir utanma duygusudur; ar ve namus perdesinden bestelenir zaman notalarında. Perde açıldı mı da bir kez; küser sahibine ve kaçar gider coğrafyamızdan bütün güzel nağmelerini toplayarak. Kişi ancak haya sermayesi kadar edîb olur çünki; ancak hayası ölçüsünde müeddeb sayılır. Yakışıksız işlerden alıkoyan da, kötüleri iyi kılan da odur hep.

Hayamızı yitirdik ve silinmiş boş kağıtlara döndü şimdi hayat. Lalezarlarımızda ayrıklar bitti hayasızlıktan; medeniyet birikimlerimiz ağıt sütunlarında kırıldı, yontulmuş mermerlerimiz damar damar çatladı. Zümrüdü ankanın kanatlarından kavruk baharlara döküldü safirler. İmkanın en dar kapısında oturup ruhumuzu şer ile şerh ettik; ve hayayı unuttuk. Esir kentlerin mahpusları gibi puslu sokaklara serpildi fırtınalı akşamlarda hayasızlık; ve göz kapaklarımıza kan damladı süveydalarımızdan. Her karanlıkta yağmurlar büyüttü acılarımızı ve her solukta biraz daha savaş, biraz daha şiddet, biraz daha kin, biraz daha vahşet, biraz daha.. biraz daha...

Hayamızı yitirdik ve Leyla'lar leylî renklere bağlar oldu zülüflerini. Hayalî ahlâk bezirganları bir nane çöpüyle tarttılar hayalarımızı hayal terazilerinde; haya içinde yaşarken hayal içinde öldük. ''Hayalî'' tahallus eden şairler ''Haya-lı'' hayatlar sürerlerdi hani de, kirpiklerinin arasından eski zaman sevdalarını damıtırken ''Geçmiş zaman olur ki hayalı cihan değer'' derlerdi... Heyhât!.. Hayal meyal şeylermiş... Hayalî yükler bükmede şimdi belimizi.

Hayamızı yitirdik; ve tımarsız, kaşağısız, pusatsız bıraktık küheylanlarımızı; kılıçsız, kargısız, cevşensiz koyduk süvarileri. İkonlara gizlenmiş ruhbanlara çaldırdık ruhlarımızı. Akrep yuvalarından ecinni raksların ateşi sıçradı üzerimize. Kevn ü fesadda anılmamacasına yıktık eski ahitlerimizi, yeni ahitlerimizi. Ahdimiz haya üzerineydi, kaybettik ve ahlâkımız eskidi. Dönüş biletini giderken yırttık ahitleşmeye de, kutsal vadilerde nalınlarımızı ayağımızda unuttuk. Parlayan yıldızlarımızdan astroitler düştü bahtımıza. Filmin son karesiyle birlikte elif ve lam ve he de karardı. Kelamlarımızda yorulan harfler laf kılığında yağdı dünyamıza. Efsunlu sözlerle dolu hamayılların çörekotlarınca küçüldü ruhlarımız. Gizi çözen gecelerimiz, geceyi düğümleyen gizlerde gizlendi. Kafesinde sindirilmiş aslanlara dönünce ahlâk, avcıların tarihinde kötü figüranlar olarak anlatıldı haya; ve aslanlar kendi tarihlerini yazamadılar hiç.

Hayamızı yitirdik; ve münzevi hayallerde eklemledik âhlarımızı birbirine, düşlere karışan hayatımızı zincir yaptık. Huzurun ak sayfalarına derunî sağanaklardan kan revan acılar gönderdik. Gazeller ve kasideler hep yitik sevdalarda döndü mersiyeye... Ağladık geceler ve gündüzler boyu, ağlayacağız aylar ve yıllar yılı...

Haya... Aaah, en eski yitiğimiz...

Hayadan ötesi hayal, aslı yok bir düşünce...

Hayadan öte hayat, esası bozuk günce


İSKENDER PALA
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#42
RE: GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

Sevda-yı dildârdan gönül usandı / Güzelim cefadan niçin usanmaz / Demek ki üftadem odlara yandı / Hak'tan haya kılmaz kuldan utanmaz / (Dertli)

Yalnızca iyilik getirendir o; yalnızca sevgi biriktirendir... Kat kat şimdilik; dosya dosya güzelliktir hem... Elimizden tuttu mu bir kez yükseltir yükselttikçe kişiliğimizi de yüceltir yüceltilecek kadar... Haya, hayatın güzelliği...

''El-haya ve'l-edeb!'' der eskiler; hayasızca bir tavır gördüklerinde, edep dışı bir söz işittiklerinde. Haya ki bir utanma duygusudur; ar ve namus perdesinden bestelenir zaman notalarında. Perde açıldı mı da bir kez; küser sahibine ve kaçar gider coğrafyamızdan bütün güzel nağmelerini toplayarak. Kişi ancak haya sermayesi kadar edîb olur çünki; ancak hayası ölçüsünde müeddeb sayılır. Yakışıksız işlerden alıkoyan da, kötüleri iyi kılan da odur hep.

Hayamızı yitirdik ve silinmiş boş kağıtlara döndü şimdi hayat. Lalezarlarımızda ayrıklar bitti hayasızlıktan; medeniyet birikimlerimiz ağıt sütunlarında kırıldı, yontulmuş mermerlerimiz damar damar çatladı. Zümrüdü ankanın kanatlarından kavruk baharlara döküldü safirler. İmkanın en dar kapısında oturup ruhumuzu şer ile şerh ettik; ve hayayı unuttuk. Esir kentlerin mahpusları gibi puslu sokaklara serpildi fırtınalı akşamlarda hayasızlık; ve göz kapaklarımıza kan damladı süveydalarımızdan. Her karanlıkta yağmurlar büyüttü acılarımızı ve her solukta biraz daha savaş, biraz daha şiddet, biraz daha kin, biraz daha vahşet, biraz daha.. biraz daha...

Hayamızı yitirdik ve Leyla'lar leylî renklere bağlar oldu zülüflerini. Hayalî ahlâk bezirganları bir nane çöpüyle tarttılar hayalarımızı hayal terazilerinde; haya içinde yaşarken hayal içinde öldük. ''Hayalî'' tahallus eden şairler ''Haya-lı'' hayatlar sürerlerdi hani de, kirpiklerinin arasından eski zaman sevdalarını damıtırken ''Geçmiş zaman olur ki hayalı cihan değer'' derlerdi... Heyhât!.. Hayal meyal şeylermiş... Hayalî yükler bükmede şimdi belimizi.

Hayamızı yitirdik; ve tımarsız, kaşağısız, pusatsız bıraktık küheylanlarımızı; kılıçsız, kargısız, cevşensiz koyduk süvarileri. İkonlara gizlenmiş ruhbanlara çaldırdık ruhlarımızı. Akrep yuvalarından ecinni raksların ateşi sıçradı üzerimize. Kevn ü fesadda anılmamacasına yıktık eski ahitlerimizi, yeni ahitlerimizi. Ahdimiz haya üzerineydi, kaybettik ve ahlâkımız eskidi. Dönüş biletini giderken yırttık ahitleşmeye de, kutsal vadilerde nalınlarımızı ayağımızda unuttuk. Parlayan yıldızlarımızdan astroitler düştü bahtımıza. Filmin son karesiyle birlikte elif ve lam ve he de karardı. Kelamlarımızda yorulan harfler laf kılığında yağdı dünyamıza. Efsunlu sözlerle dolu hamayılların çörekotlarınca küçüldü ruhlarımız. Gizi çözen gecelerimiz, geceyi düğümleyen gizlerde gizlendi. Kafesinde sindirilmiş aslanlara dönünce ahlâk, avcıların tarihinde kötü figüranlar olarak anlatıldı haya; ve aslanlar kendi tarihlerini yazamadılar hiç.

Hayamızı yitirdik; ve münzevi hayallerde eklemledik âhlarımızı birbirine, düşlere karışan hayatımızı zincir yaptık. Huzurun ak sayfalarına derunî sağanaklardan kan revan acılar gönderdik. Gazeller ve kasideler hep yitik sevdalarda döndü mersiyeye... Ağladık geceler ve gündüzler boyu, ağlayacağız aylar ve yıllar yılı...

Haya... Aaah, en eski yitiğimiz...

Hayadan ötesi hayal, aslı yok bir düşünce...

Hayadan öte hayat, esası bozuk günce


İSKENDER PALA

SA EMEĞİNE SAĞLIK ALLAH EMANET OLUN

"EĞER UTANMIYOSUNUZ İSTEDİĞİNİZİ YAPABİLİRSİNİZ" "HADİS"
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#43
RE: GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

Nevin_1982 yazdı:
Sevda-yı dildârdan gönül usandı / Güzelim cefadan niçin usanmaz / Demek ki üftadem odlara yandı / Hak'tan haya kılmaz kuldan utanmaz / (Dertli)

Yalnızca iyilik getirendir o; yalnızca sevgi biriktirendir... Kat kat şimdilik; dosya dosya güzelliktir hem... Elimizden tuttu mu bir kez yükseltir yükselttikçe kişiliğimizi de yüceltir yüceltilecek kadar... Haya, hayatın güzelliği...

''El-haya ve'l-edeb!'' der eskiler; hayasızca bir tavır gördüklerinde, edep dışı bir söz işittiklerinde. Haya ki bir utanma duygusudur; ar ve namus perdesinden bestelenir zaman notalarında. Perde açıldı mı da bir kez; küser sahibine ve kaçar gider coğrafyamızdan bütün güzel nağmelerini toplayarak. Kişi ancak haya sermayesi kadar edîb olur çünki; ancak hayası ölçüsünde müeddeb sayılır. Yakışıksız işlerden alıkoyan da, kötüleri iyi kılan da odur hep.

Hayamızı yitirdik ve silinmiş boş kağıtlara döndü şimdi hayat. Lalezarlarımızda ayrıklar bitti hayasızlıktan; medeniyet birikimlerimiz ağıt sütunlarında kırıldı, yontulmuş mermerlerimiz damar damar çatladı. Zümrüdü ankanın kanatlarından kavruk baharlara döküldü safirler. İmkanın en dar kapısında oturup ruhumuzu şer ile şerh ettik; ve hayayı unuttuk. Esir kentlerin mahpusları gibi puslu sokaklara serpildi fırtınalı akşamlarda hayasızlık; ve göz kapaklarımıza kan damladı süveydalarımızdan. Her karanlıkta yağmurlar büyüttü acılarımızı ve her solukta biraz daha savaş, biraz daha şiddet, biraz daha kin, biraz daha vahşet, biraz daha.. biraz daha...

Hayamızı yitirdik ve Leyla'lar leylî renklere bağlar oldu zülüflerini. Hayalî ahlâk bezirganları bir nane çöpüyle tarttılar hayalarımızı hayal terazilerinde; haya içinde yaşarken hayal içinde öldük. ''Hayalî'' tahallus eden şairler ''Haya-lı'' hayatlar sürerlerdi hani de, kirpiklerinin arasından eski zaman sevdalarını damıtırken ''Geçmiş zaman olur ki hayalı cihan değer'' derlerdi... Heyhât!.. Hayal meyal şeylermiş... Hayalî yükler bükmede şimdi belimizi.

Hayamızı yitirdik; ve tımarsız, kaşağısız, pusatsız bıraktık küheylanlarımızı; kılıçsız, kargısız, cevşensiz koyduk süvarileri. İkonlara gizlenmiş ruhbanlara çaldırdık ruhlarımızı. Akrep yuvalarından ecinni raksların ateşi sıçradı üzerimize. Kevn ü fesadda anılmamacasına yıktık eski ahitlerimizi, yeni ahitlerimizi. Ahdimiz haya üzerineydi, kaybettik ve ahlâkımız eskidi. Dönüş biletini giderken yırttık ahitleşmeye de, kutsal vadilerde nalınlarımızı ayağımızda unuttuk. Parlayan yıldızlarımızdan astroitler düştü bahtımıza. Filmin son karesiyle birlikte elif ve lam ve he de karardı. Kelamlarımızda yorulan harfler laf kılığında yağdı dünyamıza. Efsunlu sözlerle dolu hamayılların çörekotlarınca küçüldü ruhlarımız. Gizi çözen gecelerimiz, geceyi düğümleyen gizlerde gizlendi. Kafesinde sindirilmiş aslanlara dönünce ahlâk, avcıların tarihinde kötü figüranlar olarak anlatıldı haya; ve aslanlar kendi tarihlerini yazamadılar hiç.

Hayamızı yitirdik; ve münzevi hayallerde eklemledik âhlarımızı birbirine, düşlere karışan hayatımızı zincir yaptık. Huzurun ak sayfalarına derunî sağanaklardan kan revan acılar gönderdik. Gazeller ve kasideler hep yitik sevdalarda döndü mersiyeye... Ağladık geceler ve gündüzler boyu, ağlayacağız aylar ve yıllar yılı...

Haya... Aaah, en eski yitiğimiz...

Hayadan ötesi hayal, aslı yok bir düşünce...

Hayadan öte hayat, esası bozuk günce


İSKENDER PALA


Allah razı olsun ablam. yazı çok güzel. katkın için teşekkür ederim.B)
Abdulbaki

Abdulbaki

Kıdemli Üye · 273 mesaj

#44
RE: GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

utanmayanlar her yolu yapıyolar yapsınlar kim ne ederse kendine eder.HER ŞEYİN BEDELİ VAR İSE << HER İŞ VE OLUŞUN HESABI VARDIR.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#45
RE: GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

Nevin_1982 yazdı:
Sevda-yı dildârdan gönül usandı / Güzelim cefadan niçin usanmaz / Demek ki üftadem odlara yandı / Hak'tan haya kılmaz kuldan utanmaz / (Dertli)

Yalnızca iyilik getirendir o; yalnızca sevgi biriktirendir... Kat kat şimdilik; dosya dosya güzelliktir hem... Elimizden tuttu mu bir kez yükseltir yükselttikçe kişiliğimizi de yüceltir yüceltilecek kadar... Haya, hayatın güzelliği...

''El-haya ve'l-edeb!'' der eskiler; hayasızca bir tavır gördüklerinde, edep dışı bir söz işittiklerinde. Haya ki bir utanma duygusudur; ar ve namus perdesinden bestelenir zaman notalarında. Perde açıldı mı da bir kez; küser sahibine ve kaçar gider coğrafyamızdan bütün güzel nağmelerini toplayarak. Kişi ancak haya sermayesi kadar edîb olur çünki; ancak hayası ölçüsünde müeddeb sayılır. Yakışıksız işlerden alıkoyan da, kötüleri iyi kılan da odur hep.

Hayamızı yitirdik ve silinmiş boş kağıtlara döndü şimdi hayat. Lalezarlarımızda ayrıklar bitti hayasızlıktan; medeniyet birikimlerimiz ağıt sütunlarında kırıldı, yontulmuş mermerlerimiz damar damar çatladı. Zümrüdü ankanın kanatlarından kavruk baharlara döküldü safirler. İmkanın en dar kapısında oturup ruhumuzu şer ile şerh ettik; ve hayayı unuttuk. Esir kentlerin mahpusları gibi puslu sokaklara serpildi fırtınalı akşamlarda hayasızlık; ve göz kapaklarımıza kan damladı süveydalarımızdan. Her karanlıkta yağmurlar büyüttü acılarımızı ve her solukta biraz daha savaş, biraz daha şiddet, biraz daha kin, biraz daha vahşet, biraz daha.. biraz daha...

Hayamızı yitirdik ve Leyla'lar leylî renklere bağlar oldu zülüflerini. Hayalî ahlâk bezirganları bir nane çöpüyle tarttılar hayalarımızı hayal terazilerinde; haya içinde yaşarken hayal içinde öldük. ''Hayalî'' tahallus eden şairler ''Haya-lı'' hayatlar sürerlerdi hani de, kirpiklerinin arasından eski zaman sevdalarını damıtırken ''Geçmiş zaman olur ki hayalı cihan değer'' derlerdi... Heyhât!.. Hayal meyal şeylermiş... Hayalî yükler bükmede şimdi belimizi.

Hayamızı yitirdik; ve tımarsız, kaşağısız, pusatsız bıraktık küheylanlarımızı; kılıçsız, kargısız, cevşensiz koyduk süvarileri. İkonlara gizlenmiş ruhbanlara çaldırdık ruhlarımızı. Akrep yuvalarından ecinni raksların ateşi sıçradı üzerimize. Kevn ü fesadda anılmamacasına yıktık eski ahitlerimizi, yeni ahitlerimizi. Ahdimiz haya üzerineydi, kaybettik ve ahlâkımız eskidi. Dönüş biletini giderken yırttık ahitleşmeye de, kutsal vadilerde nalınlarımızı ayağımızda unuttuk. Parlayan yıldızlarımızdan astroitler düştü bahtımıza. Filmin son karesiyle birlikte elif ve lam ve he de karardı. Kelamlarımızda yorulan harfler laf kılığında yağdı dünyamıza. Efsunlu sözlerle dolu hamayılların çörekotlarınca küçüldü ruhlarımız. Gizi çözen gecelerimiz, geceyi düğümleyen gizlerde gizlendi. Kafesinde sindirilmiş aslanlara dönünce ahlâk, avcıların tarihinde kötü figüranlar olarak anlatıldı haya; ve aslanlar kendi tarihlerini yazamadılar hiç.

Hayamızı yitirdik; ve münzevi hayallerde eklemledik âhlarımızı birbirine, düşlere karışan hayatımızı zincir yaptık. Huzurun ak sayfalarına derunî sağanaklardan kan revan acılar gönderdik. Gazeller ve kasideler hep yitik sevdalarda döndü mersiyeye... Ağladık geceler ve gündüzler boyu, ağlayacağız aylar ve yıllar yılı...

Haya... Aaah, en eski yitiğimiz...

Hayadan ötesi hayal, aslı yok bir düşünce...

Hayadan öte hayat, esası bozuk günce


İSKENDER PALA

SA EMEĞİNE SAĞLIK ALLAH EMANET OLUN

"EĞER UTANMIYOSUNUZ İSTEDİĞİNİZİ YAPABİLİRSİNİZ" "HADİS"



ve aleyküm selam. teşekkürler. Allah sizden de razı olsun katkılarınız için. dua ile.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#46
RE: GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

Abdulbaki yazdı:
utanmayanlar her yolu yapıyolar yapsınlar kim ne ederse kendine eder.HER ŞEYİN BEDELİ VAR İSE << HER İŞ VE OLUŞUN HESABI VARDIR.


inşallah kardeşim. Allah razı olsun.
secemnurr

secemnurr

Üye · 29 mesaj

#47
RE: GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

ALLAHIM BİZİ UTANMAKTAN ALIKOYMA UTANMAK NE GÜZEL DUYGU....:(
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#48
RE: GENÇLERE HAYA YAKIŞIR

secemnurr yazdı:
ALLAHIM BİZİ UTANMAKTAN ALIKOYMA UTANMAK NE GÜZEL DUYGU....:(


haklısınız kardeşim.. amin duanıza.. Allah razı olsun. dua ile.
nigdeli

nigdeli

Mübarek Üye · 4.908 mesaj

#49
B) B) B) ....
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#50
nigdeliB) B) B) ....



~~~~~~B)~~~~~~
ekremeee

ekremeee

Mübarek Üye · 3.902 mesaj

#51
secemnurrALLAHIM BİZİ UTANMAKTAN ALIKOYMA UTANMAK NE GÜZEL DUYGU....:(

amin amin amin
ey tağutun neferi mermin gelsin göğsüme
biz ölüme and içtik senin gözdağın kime

RiSaLei-NuR

RiSaLei-NuR

Kıdemli Üye · 301 mesaj

#52

Allah Resulu (sav) Ensardan bir kişinin yanından geçerken, onun kardeşini utanmaktan vazgeçirmeye çalıştığını gördü. 'Onu kendi haline bırak; çünkü haya imandandır!' buyurdu.

Haya mümin ahlâkıdır. Edep, kulluk ve tüm güzellikler haya ile gelir. Şimdilerde anne-babasının, öğretmeninin yanında bacak bacak üstüne atabilen, uzanabilen, kendinden büyüklerin huzurunda hiç çekinmeden sigara içebilen gençlik, haya duygusundan yoksun olduğu için bu halde.

Eskiden bir şarkıyı güftesindeki bazı uygunsuz cümlelerden ötürü reddederken şimdi güftesi bir uçtan bir uca ahlâksız, klibi tamamıyla müstehcen şarkıları çocuğumuzun dilinde duyduğumuzda "Ne güzel de sesi varmış benim yavrumun!" demekle yetiniyoruz.

Genç kızımız ve oğlumuzla beraber izlediğimiz dizilerde hoşumuza gitmeyen bir bölüm olursa zaplayıp, bir müddet sonra aynı kanala dönerek eğlencemizden ödün vermiyoruz. Eğlence, espri, popüler kültür derken çoğalan eksilerimizin arasında çocuklarımıza hayadan bahsetmek aklımıza çoğu kez gelmeyebiliyor.

Gençlere haya duygusunu aşılayabilmenin en güzel yolu yaşayarak göstermektir. Onlara bu konuda öncelikle büyükler örnek olmaya çalışmalı. Eğer kendimiz örnek olmada yetersiz kalıyorsak, onları örnek alabilecekleri şahsiyetlerle tanıştırmayı ihmal etmemeliyiz. Bu şahsiyetlerin ilki Efendimiz (sav) olmalı. Gençleri, alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz'deki (sav) zirve ahlâkın izlerini sürmeye teşvik etmeliyiz. Ebu Said el-Hudri'nin (r.a) ifade ettiğine göre Allah Resulu (sav), perdenin arkasındaki bir genç kızdan daha fazla haya sahibiydi. O'nun gençlik çağında, Arap yarımadası hayasızlıklarla dolu bir görüntü arzetse de Efendimiz (sav) cahiliye âdetlerinden uzak kalmış ve ömrünü, hususiyetle gençlik dönemini, eşine az rastlanır haya örnekleriyle süslemiştir. Onun gençliğinde halk Kâbe'yi çıplak bir şekilde tavaf etmeyi âdet edinmişken Efendimiz (sav), gerek tavafta gerek sair vakitlerde hiçbir zaman böyle bir tutuma yeltenmedi. Kötülüklerin yer aldığı meclislere gitmekten haya etmiş, çirkinliklerden bahsetmemeye özen göstermişti. Efendimiz (sav), haya hakkında en güzel öğüdü ashabına şöyle ifade buyurmuştur: "Haya insan için zinettir.."

Gençlere haya duygusunu anlatırken Allahtan (c.c) utanmanın önemine değinmeyi ihmal etmemeliyiz. Çünkü Allah'tan utanmak, hayanın hem kökü ve hem de meyvesi mesabesindedir. Allah'tan utanan bir kul, o utancı sayesinde insanlardan da haya eder. Allaha karşı duyduğu haya hissiyle dini müeyyidelere tâbi olur.

Bir gün İbn-i Ömer koyun otlatmakta olan bir çocuğun yanına giderek koyunlardan birini kendisine satmasını ister. Çocuk, satamayacağını çünkü koyunların kendisine ait olmadığını söyler. İbn-i Ömer, 'Sahibine, 'Koyunu kurt yedi!' dersin. Böylece para da cebinde kalır.' der. Çocuğun cevabı kendisindeki güzel ahlakı yansıtır: 'Sahibime 'kurt yedi!' diyeceğim. Peki söyle bana, Allah (c.c) bunu görmeyecek mi!...'

Haya duygusu kişiyi yanlış işlerden alıkoyar. Efendimiz (sav), "Utanmıyorsan dilediğini yap!" buyururken, insanın fıtratında bulunan haya hissinin nasıl kuvvetli bir otokontrol sistemi olduğuna dikkat çeker. Hayanın sembolleştiği Peygamberlerden biri olan Yusuf Aleyhisselam, ona yaklaşmayı arzu ettiğinde odadaki putun üzerini örten Züleyhaya neden böyle yaptığını sormuştu. 'Puttan utandığım için' demişti Züleyha. Yusuf Peygamberin sözleri manidardı: 'Sen sahte olan ilahından haya ediyorsun, ya ben Rabbimden nasıl utanmam!'

Utanma duygusuna sahip gençlerimize her zamankinden daha çok muhtaç durumdayız. Çünkü haya eden bir genç, ne ebeveyninin ne de kanunların ikazına ihtiyaç duyar. Hayası onu kötülüklerden uzak durmaya sevk eder.
Emeğinize sağlık yorum yapabileceğim herşey yeterince var güzel bir konu inşaallah Rabbim hayasız yaşayanlara hayalı ve şuurlu yaşamalarını nasip etsin selam dua ile
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#53
RiSaLei-NuREmeğinize sağlık yorum yapabileceğim herşey yeterince var güzel bir konu inşaallah Rabbim hayasız yaşayanlara hayalı ve şuurlu yaşamalarını nasip etsin selam dua ile



Allah sizden de razı olsun kardeşim. güzel duanıza amin. ecmain.. Allah'a emanet olun. selam ve dua ile.B)
dolunayhilal

dolunayhilal

Kıdemli Üye · 287 mesaj

#54
Efendimiz (sav), "Utanmıyorsan dilediğini yap!"
Gül_i RâNâ

Gül_i RâNâ

Mübarek Üye · 979 mesaj

#55
Allah razi olsun.Allah herkese hayali ve edepli olmayi nasip etsin.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#56
dolunayhilalEfendimiz (sav), "Utanmıyorsan dilediğini yap!"



~~~~~B)B)~~~~~
MeHMeT KoÇ

MeHMeT KoÇ

Kıdemli Üye · 324 mesaj

#57
s.a güzel bir paylaşım olmuş
ALLAH (C.C) razı olsun.

günümüzün akan kanına parmak basmışsın.
talipamca

talipamca

Mübarek Üye · 1.472 mesaj

#58
HAYA BÜTÜNÜYLE''DİNDİR''

Kurret İbn_ü İyas(ra) rivayet ediyor;

Allah'ın Resulü(SAV) beraberdik.Huzurunda ''Haya''dan söz

edildi.Sahabiler sordular:

-Ya Resulallah(SAV)! Haya (utanma) dinden bir bölüm müdür?

Şu cevabı verdi:

-Haya (utanma duygusu) dinden bir bölüm değil,bütünüyle dindir.


HAYA İMANDANDIR

Utanma insanın yaratılışında var olan bir iç duygusudur.Ancak bu

duyguyu geliştiren ve bildirdiği haramlarla utanılacak durumları

belirleyen de ''Hak Din'dir''.Bu sebeple haya Din'dendir.Din'in

emirleri ve yasaklarıyla Allah(CC)'a ve insanlara karşı gösterilmesini

istediği manevi değerlerdendir.


Allah(CC)'a ve Ahiret hayatına inanmayan,önünde helaller ve

haramlardan müteşekkil bir hayat programı bulunmayan,ilahi

muhakeme,mükafat ve ceza gerçeğini kabullenip sorumluluk altında

yaşamayan insanlar Haya'nın yüce hakikatını kavrayamaz bu duygu

ile ürperemezler.Bunun içindir ki Peygamber Efendimiz(SAV) bir

mümin kardeşine Haya ile ilgili öğüt veren Ensari'ye şöyle

buyurmuştur;

-Haya'dan söz etmeyi bırak.Zira o,İmandandır.

(O ancak imanla duyulur ve yaşanır.)

Utanma erkeğe gereklidir,ama kadında daha lüzumludur.
Utanma erkekte güzeldir,fakat kadında daha da güzeldir

İslami ölçülere göre utanma;kadın şahsiyetinin ayrılmaz bir

parçasıdır.Utanmasını yitiren Kadın tüm varlığını yitirmiş gibidir.İlk

mü'minlerin kadınları utanmayı böyle anlıyor ve yaşıyorlardı.


Bugünün müslümanları olarak Ahlak'ın engüzeliyle mücehhez(yüklü-

donanımlı) olan Önderimiz,Peygamber Efendimiz(SAV)'in Ahlak'ı gibi

Ahlak'ın en güzel şeklini hayatımızın bütünü için öylesine

kuşanmalıyız ki,ilk evvel Aile Hayatımız içindeki en yakınlarımızdan

başlamak suretiyle yeniden,kökten,sarsılmaz bir dirilişin müjdeli

ışıltılarını hale hale evimizden-sokağımıza,sokağımızdan-

mahallemize,mahelleden-köye.....Tüm Dünya'ya hissettirip,o ilki gibi

tertemiz havayı Tüm İnsanlığa solutmamız gerekmektedir.


Azgınlığın gemi azıya aldığı,küfrün ve çirkinliğin Mekke Müşrikleri-

Cahiliyye dönemindeki halini hatırlatan uygulamalarıyla yaşadığımız

yerleri ÇÖPLÜĞE çevirmelerine müsaade etmemeliyiz.Çöplükler

bilindiği üzere İnsanların Yaşadıkları yerlerin olabildiğince uzağına

tesis edilirler.Ya bizler ÇÖPLÜKTEN uzak duracağız, ya da içimize

tesis edilmeye çalışılan ÇÖPLÜKLERİ İÇİMİZDEN-YAKINIMIZDAN

SÖKÜP ATACAĞIZ.

Mü'minlere yakışan tavrı kuşanmak SÜNNET-İ SENİYYE'nin ilk ve

olmazsa olmaz şartı değil midir?

Gençlerimize bu ateş çemberinden korunabilmeleri için Rabbimin merhametiyle yar ve yardımcı olmasını niyaz ediyorum.

''EDEB YA HU !'' Cümlemize nasib et.

HAYA GENÇLERDE HAYA ERKEKTE HAYA KADINDA;

KAMİL MANA'DA BUNA SAHİB HER İNSAN'DA

GÜZELDİR.

Her zaman olduğu gibi sunumu gerekli ve yerinde konularınızdan istifade ederken ufak bir katkı yapmak istedim.

Emeğinize ve elinize sağlık,Allah(CC) yar ve yardımcınız olsun,selam ve dua ile A.E.O.
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#59
Gonlumun_guluAllah razi olsun.Allah herkese hayali ve edepli olmayi nasip etsin.



Amin inşallah kardeşim.. Allah razı olsun.. selam ve dua ile..Allah'a emanetsiniz. B)
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#60
MeHMeT KoÇs.a güzel bir paylaşım olmuş
ALLAH (C.C) razı olsun.

günümüzün akan kanına parmak basmışsın.



ve aleyküm selam kardeşim. Allah razı olsun sizden de inşallah..haklısınız. çağımızın önemli meselelerinden ve de ciddi manevi kayıplarından biri olup çıkıverdi ''haya'' mevzusu.. artık ona çok az rastlanır oldu..müslümanı, müslüman yapan değerlerden biri olan ''haya''dan ödün vermeden yaşayan kullardan olabilmemiz duasıyla.. selametle kalın.
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.