Tanımasanız da birisine selam vermeniz onun moralinin düzelmesine sebep olur. En azından selam vermeniz, sabah mahmurluğuyla suratı asık olanların, size karşılık vermek için gülümsemesine sebep olur. Zaten selam vermek karşı tarafa iyi temennilerde bulunmak, hal ve hatırını sormak hatta Benden sana zarar gelmez demektir.
Ali Bulaç selamlaşmanın üstü kapalı bir akitleşme olduğunu söylüyor. Bu, selam verdiğiniz kişiye Benden yana emniyetlisin. Senin malın ve ırzın emniyette. Senin için Allahtan esenlik diliyorum diyoruz. İşte bu yüzden selamlaşmanın insanların moralini düzeltmenin ötesinde sosyal hayat içinde önemli bir rolü de var. Hayrettin Karaman buna dikkat çekiyor ve selamlaşmanın herkesin gerildiği, en ufak bir tahrikte derhal karşı tarafa küfür ve yumrukla müdahale etmeye hazır olduğu şu dönemde çok önemli olduğunu vurguluyor. Karaman, insanların birbirleriyle selamlaşması ve selamın yaygınlaşmasının, yangını başlatan ateşin üzerine atılan söndürücü su gibi olduğunu anlatıyor. Tanıdık tanımadık herkese selam vermeyi öneriyor. En azında güler yüz göstermeliyiz. Zira dinimiz bunu emrediyor diyor.
İnsanlar kendilerine ve topluma küs!
Psikiyatr Mustafa Ulusoy ise insanların topluma ve kendilerine küstüğünü ve bunun için birbirlerine selamı sabahı kestiğini söylüyor. İnsanların bireysel kişilikleri olduğu gibi toplumların da bir kişiliği olduğunu belirten Ulusoy, bizim toplumumuzun şizoid olmaya doğru kaydığını düşünüyor. Şizoid bir şey hissedememe, hissedememenin de farkında olamama veya bir şey hissetme ihtiyacı duyamama demek.
İşte modern hayat, insanların kendileriyle ve çevresindeki insan ve diğer varlıklarla ilişkisini kesti ve bundan rahatsızlık duymuyor. İletişimin giderek kolaylaştığı bu devirde böyle olması şaşırtıcı. Yan yana ama ayrı dünyaların insanları olduk. Ulusoy, İnsan önce kendisiyle sonra ise tüm diğer varlıklar ile selam ve sabahı kesmiştir, küsmüştür diyor ve ekliyor Selamlaşmak ve tabii ki özellikle Allahın selamını başka bir insana yollamak derin bir ilişki haline niyeti ima eder. Selamlaşmak içimizdeki donmuş duyguları eritmeye vesiledir. Tüm varlıkların Onun yarattığı bir eser olduğu gerçeğini hissetme hallerinden biridir. Küçükken babam ayakkabı dükkanını bana açtırırdı bazen ve dükkana girdiğimde Esselamu aleyna ve ala ibadillahissalihin dememi öğütlerdi. Yani selam kendi üzerimize ve salih kullarının üzerine olsun. Boş bir dükkana bile selam vermek! Ne güzel değil mi? Bunu babama sorduğumda dükkan boş değil ki, orada melekler var demişti. Sonradan öğrendim ki babamın öğrettiği selamlaşma bir peygamber uygulaması imiş. Şimdi ayrıca anlıyorum ki, burada sadece melekler değil insan kendine de selam veriyor.Sahi siz en son ne zaman birine Allahın selamını verdiniz?
SEMERKANT AİLE DERGİSİ