GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
5.963 görüntülenme · 89 yanıt
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
SELMUNALEYKÜM KARDEŞİM;UZUN ZAMANDAN BERİ NET'E GİREMİYORUM VE SİZ KARDEŞLERİMİ ÇOK ÖZLEDİM BU YAZIYI OKUYAN HERKESE SELAM EDERİM ALLAH'IN SELAMI RAHMETİ BEREKETİ HEPİNİZİN ÜZERİNE OLSUN.
DOST ARARDIK HER MEYDANDA
DOST'U BULDUK TAM BURADA
İÇİMİZDEYMİŞ TAM GÖNLÜMÜZDE
AYRI KALDIKÇA İÇİMİZ SIZLARMIŞ
SIZLAMA İÇİM SIZLAMA
BURDA GÖRMESSEN
CENNETTE GÖRÜRSÜN İNŞALLAHB)
SELMUNALEYKÜM KARDEŞİM;UZUN ZAMANDAN BERİ NET'E GİREMİYORUM VE SİZ KARDEŞLERİMİ ÇOK ÖZLEDİM BU YAZIYI OKUYAN HERKESE SELAM EDERİM ALLAH'IN SELAMI RAHMETİ BEREKETİ HEPİNİZİN ÜZERİNE OLSUN.
DOST ARARDIK HER MEYDANDA
DOST'U BULDUK TAM BURADA
İÇİMİZDEYMİŞ TAM GÖNLÜMÜZDE
AYRI KALDIKÇA İÇİMİZ SIZLARMIŞ
SIZLAMA İÇİM SIZLAMA
BURDA GÖRMESSEN
CENNETTE GÖRÜRSÜN İNŞALLAHB)
HAK BAKİDİR BAKİ KALACAKTIR.KİM ONA SAHİP ÇIKARSA TEHVİD BAYRAĞI ONUN ELİNDE DALGALANACAKTIR.
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
a.s
inş
cakamo yazdı:
SELMUNALEYKÜM KARDEŞİM;UZUN ZAMANDAN BERİ NET'E GİREMİYORUM VE SİZ KARDEŞLERİMİ ÇOK ÖZLEDİM BU YAZIYI OKUYAN HERKESE SELAM EDERİM ALLAH'IN SELAMI RAHMETİ BEREKETİ HEPİNİZİN ÜZERİNE OLSUN.
DOST ARARDIK HER MEYDANDA
DOST'U BULDUK TAM BURADA
İÇİMİZDEYMİŞ TAM GÖNLÜMÜZDE
AYRI KALDIKÇA İÇİMİZ SIZLARMIŞ
SIZLAMA İÇİM SIZLAMA
BURDA GÖRMESSEN
CENNETTE GÖRÜRSÜN İNŞALLAHB)
a.s
inş
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!
Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!...
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!
Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!...
NECİP FAZIL KISAKÜREK
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
Selamun Aleykum
handos abla ne güzel düşünmüşsün. Allah (c.c.) razı oLsun inşaAllah..
Bende sizinle acizane bir şiirimi paylaşmak isterim
Göz verildi Hakkı' görsün diye,
Kulak verildi iyiliği bulsun diye,
El ayak, dil dudak,
Herşey ebetlere ulaşılsın diye verildi.
Rahmet engin,
Fırsat zengin,
İnsan ise bezgin.
Onca nimete rağmen,
Kaybetmek pek hazin..
Umarım beğenmişsinizdir.
Allahaısmarladık... B)
Selamun Aleykum
handos abla ne güzel düşünmüşsün. Allah (c.c.) razı oLsun inşaAllah..
Bende sizinle acizane bir şiirimi paylaşmak isterim
Göz verildi Hakkı' görsün diye,
Kulak verildi iyiliği bulsun diye,
El ayak, dil dudak,
Herşey ebetlere ulaşılsın diye verildi.
Rahmet engin,
Fırsat zengin,
İnsan ise bezgin.
Onca nimete rağmen,
Kaybetmek pek hazin..
Umarım beğenmişsinizdir.
Allahaısmarladık... B)
O gün mal ve evlat fayda vermez.
Ancak Allah'a Selim bir kalple gelenler müstesna.
(Şuara 88-89)
Ancak Allah'a Selim bir kalple gelenler müstesna.
(Şuara 88-89)
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
GURBET (45786 Hit)
Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!
Titrek parmağınla tutup tığını.
Alnıma işleme kırışığını
Duvarda, emerek mum ışığını,
Bir veremli rengi bağlama gurbet
Gül büyütenlere mahsus hevesle,
Renk dertlerimi gözümde besle!
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle,
İçimde dövünüp ağlama gurbet!..
NECİP FAZIL KISAKÜREK
GURBET (45786 Hit)
Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!
Titrek parmağınla tutup tığını.
Alnıma işleme kırışığını
Duvarda, emerek mum ışığını,
Bir veremli rengi bağlama gurbet
Gül büyütenlere mahsus hevesle,
Renk dertlerimi gözümde besle!
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle,
İçimde dövünüp ağlama gurbet!..
NECİP FAZIL KISAKÜREK
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
ZİNDANDAN MEHMEDE MEKTUP (110803 Hit)
Zindanda iki hece.Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam,boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim!
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!
Bir alem ki, gökler boru içinde.
Akıl almazların zoru içinde
Üstüste sorular soru içinde.
Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu?
Buradan insan mı çıkar,tabut mu?
Bir idamlık Ali vardı,asıldı
Kaydını düştüler,mühür basıldı.
Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı
Ondan kalan,boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
Müdür bey dert dinler,bugün"maruzat"!
Çatık kaş...Hükumet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?
Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem...
Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem!
Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!
Insanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik,mintanlarla et.
Somurtuş gibi bıçak,nara gibi tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yönünde şefkat
Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan,sen öp seccadem!
Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim,senelik paydan!
Zindanda dakika farksız aydan
Karıştır çayını zaman erisin
Kopuk kopuk,duman duman erisin!
Peykeler,duvara mihli peykeler
Duvarda,başlardan yağlı lekeler
Gömülmüş duvara,bas bas gölgeler...
Duvar,katil duvar yolumu biçtin
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin
Sukut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar
Tek nokta seçemez dünyada nazar
Yerinde mi acep,ölü ve mezar?
Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç varda ,kalan biz miyiz?
Ses demir,su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden,kader bu,emir...
Garip pencerecik,küçük daracık;
Dünyaya kapalı,Allah'a açık
Dua,dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla,hep yoncalanmış
Bir soluk,bir tütsü,bir uçan buğu
İplik ki incecik,örer boşluğu
Ana rahmi zahir ,şu bizim koğuş
Karanlığında nur,yeniden doğuş....
Sesler duymaktayım;Davran ve boğuş!
Sen bir devsin,yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin,eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!
Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir
NECİP FAZIL KISAKÜREK
ZİNDANDAN MEHMEDE MEKTUP (110803 Hit)
Zindanda iki hece.Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam,boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim!
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!
Bir alem ki, gökler boru içinde.
Akıl almazların zoru içinde
Üstüste sorular soru içinde.
Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu?
Buradan insan mı çıkar,tabut mu?
Bir idamlık Ali vardı,asıldı
Kaydını düştüler,mühür basıldı.
Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı
Ondan kalan,boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
Müdür bey dert dinler,bugün"maruzat"!
Çatık kaş...Hükumet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?
Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem...
Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem!
Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!
Insanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik,mintanlarla et.
Somurtuş gibi bıçak,nara gibi tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yönünde şefkat
Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan,sen öp seccadem!
Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim,senelik paydan!
Zindanda dakika farksız aydan
Karıştır çayını zaman erisin
Kopuk kopuk,duman duman erisin!
Peykeler,duvara mihli peykeler
Duvarda,başlardan yağlı lekeler
Gömülmüş duvara,bas bas gölgeler...
Duvar,katil duvar yolumu biçtin
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin
Sukut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar
Tek nokta seçemez dünyada nazar
Yerinde mi acep,ölü ve mezar?
Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç varda ,kalan biz miyiz?
Ses demir,su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden,kader bu,emir...
Garip pencerecik,küçük daracık;
Dünyaya kapalı,Allah'a açık
Dua,dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla,hep yoncalanmış
Bir soluk,bir tütsü,bir uçan buğu
İplik ki incecik,örer boşluğu
Ana rahmi zahir ,şu bizim koğuş
Karanlığında nur,yeniden doğuş....
Sesler duymaktayım;Davran ve boğuş!
Sen bir devsin,yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin,eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!
Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir
NECİP FAZIL KISAKÜREK
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
Mabet ve İnsan
Gönlünde her gün birkaç kez Hakk’a uyananlar,
Sonsuza erip ebediyetle boyananlar;
Yürürler her gün mâbedle hep nazlı niyâza;
Ererler vicdanlarında bir büyülü hazza.
Her an kulaklarda tın tın ezan mûsikîsi,
Sînelere dolup taşan Kur’ân zemzemesi...
Duyarlar hep uhrevî işvesiyle zamani,
Bilmezler gün bitiminde gün bittigi âni.
Gözlerinde tül tüldür cennetlerden nevhayâl,
Dudaklarinda kâseler, kâselerde zülâl.
Içlerinde güm gümdür ebediyet bestesi,
Dillerinde âvaz âvaz Sonsuz’un sesi...
Gergin boyunları nâzenin kuğular gibi,
Hislerinde derinlik, derinlik ki yok dibi.
Revâka ilk adımla mâbed duygusu başlar,
Orada kuşlar kanat çırpar, şadırvan ağlar;
Orada rükua varmış gibidir kubbeler,
Şehâdetle kükremiş sanırsın minâreler.
Sütunlar el bağlamış duran kullara benzer,
Her köşede heybete bürünmüş ruhlar gezer.
Bu büyü ile İnsan âdeta lâl kesilir,
Burada kimbilir daha ne sırlar sezilir.
Her yanda his köpürür, her yana mânâ iner,
Mânâlar buğu buğu gelip ruhlara siner.
Dünyâ silinir gider, güneş ufukta söner,
Başlar meleklerin gezdiği iklime erer.
Bu masmâvi âlemde bir sürü kalbi kırık,
Ve bir sürü de sîneleri delen hıçkırık...
Her şeyin değişip başkalaştığı bu yerde,
Ukbâ şafakları sökün eder perde perde.
Kalplerde solmayan renk renk duygular yeşerir,
Ruh huzûra erer, benlik bütünüyle erir.
Her ânı gülkırmızı bu ışıktan zamanda,
Eşi bulunmayan hazlar yaşanır cihanda...
Ruh bu derinliği bir kere duyup tatmışsa,
Duyguları O’nunla, gönlünde de O varsa,
Geçmişse kendinden Sonsuz’un râyihasiyle,
Duyar en duyulmazı efsunlu nefesiyle,
Ta ötelerle selâmlaşır olduğu yerden,
Ve selâmlar alır ötedeki bahçelerden.
Kaynak: Sızıntı, Ekim 1993
M. Fethullah Gülen
Mabet ve İnsan
Gönlünde her gün birkaç kez Hakk’a uyananlar,
Sonsuza erip ebediyetle boyananlar;
Yürürler her gün mâbedle hep nazlı niyâza;
Ererler vicdanlarında bir büyülü hazza.
Her an kulaklarda tın tın ezan mûsikîsi,
Sînelere dolup taşan Kur’ân zemzemesi...
Duyarlar hep uhrevî işvesiyle zamani,
Bilmezler gün bitiminde gün bittigi âni.
Gözlerinde tül tüldür cennetlerden nevhayâl,
Dudaklarinda kâseler, kâselerde zülâl.
Içlerinde güm gümdür ebediyet bestesi,
Dillerinde âvaz âvaz Sonsuz’un sesi...
Gergin boyunları nâzenin kuğular gibi,
Hislerinde derinlik, derinlik ki yok dibi.
Revâka ilk adımla mâbed duygusu başlar,
Orada kuşlar kanat çırpar, şadırvan ağlar;
Orada rükua varmış gibidir kubbeler,
Şehâdetle kükremiş sanırsın minâreler.
Sütunlar el bağlamış duran kullara benzer,
Her köşede heybete bürünmüş ruhlar gezer.
Bu büyü ile İnsan âdeta lâl kesilir,
Burada kimbilir daha ne sırlar sezilir.
Her yanda his köpürür, her yana mânâ iner,
Mânâlar buğu buğu gelip ruhlara siner.
Dünyâ silinir gider, güneş ufukta söner,
Başlar meleklerin gezdiği iklime erer.
Bu masmâvi âlemde bir sürü kalbi kırık,
Ve bir sürü de sîneleri delen hıçkırık...
Her şeyin değişip başkalaştığı bu yerde,
Ukbâ şafakları sökün eder perde perde.
Kalplerde solmayan renk renk duygular yeşerir,
Ruh huzûra erer, benlik bütünüyle erir.
Her ânı gülkırmızı bu ışıktan zamanda,
Eşi bulunmayan hazlar yaşanır cihanda...
Ruh bu derinliği bir kere duyup tatmışsa,
Duyguları O’nunla, gönlünde de O varsa,
Geçmişse kendinden Sonsuz’un râyihasiyle,
Duyar en duyulmazı efsunlu nefesiyle,
Ta ötelerle selâmlaşır olduğu yerden,
Ve selâmlar alır ötedeki bahçelerden.
Kaynak: Sızıntı, Ekim 1993
M. Fethullah Gülen
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
çok güzel maşallah sen askerdin değil mi?nasıl gidiyor askerlik remi kardeş?ankarada mı yapıyosun?
remi7781 yazdı:
BEKLEYİŞ HASRETİ RUHUMU YAKAR
SENSİZLİK GÖZÜMDE GÖNLÜMDE AKAR
BİLİRSİN SEVEVNLER ÜMİTLE YAŞAR
BANA Bİ ÜMİT VERSEN NE OLUR
çok güzel maşallah sen askerdin değil mi?nasıl gidiyor askerlik remi kardeş?ankarada mı yapıyosun?
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
EVET ASKERDİMMMM BEN AKARALIYIM AMA HAKKARİDE GÖREV YAPIYODUM VE ŞİMDİ FİRARİYİM ASKERLİKTEN NEFRET EDİYORUMM :) :)
handos yazdı:
remi7781 yazdı:
BEKLEYİŞ HASRETİ RUHUMU YAKAR
SENSİZLİK GÖZÜMDE GÖNLÜMDE AKAR
BİLİRSİN SEVEVNLER ÜMİTLE YAŞAR
BANA Bİ ÜMİT VERSEN NE OLUR
çok güzel maşallah sen askerdin değil mi?nasıl gidiyor askerlik remi kardeş?ankarada mı yapıyosun?
EVET ASKERDİMMMM BEN AKARALIYIM AMA HAKKARİDE GÖREV YAPIYODUM VE ŞİMDİ FİRARİYİM ASKERLİKTEN NEFRET EDİYORUMM :) :)
RE: derman arardım derdime
RE: derman arardım derdime
Dermân arardım derdime
Derdim bana dermân imiş.
Burhân arardım kendime
Aslım bana burhân imiş.
Sağım solum gözler idim
Dost yüzünü görsem deyü
Taşralarda arar idim
Ol cân içinde cân imiş.
Öyle sanırdın ayrıyım
Dost gayrıdır ben gayrıyım
Benden görüp işiteni
Bildim ki o cânan imiş.
Savm u selât u hacc ile
Sanma biter zâhid işin
İnsân-ı kâmil olmağa
Lâzım olan irfan imiş.
Kandan gelir yolun senin
Ya nereye vârır menzilin
Nerden gelip gittiğini
Anlamayan hayvân imiş.Mürşid gerektir bildire
Hakk’a sana hakk-al-yakîn
Mürşidlî olmayanların
Bildikleri günam imiş.
Her mürşide verme gönül
Yolunu sarpa uğratır
Mürşidi kâmil olanın
Gayet yolu âsan imiş.
İşit Niyâzî’nin sözün
Gizlemez aslâ Hak yüzün
Hak’dan ıyan bir nesne yok
Gözsüzlere pinhan imiş.
RE: derman arardım derdime
Dermân arardım derdime
Derdim bana dermân imiş.
Burhân arardım kendime
Aslım bana burhân imiş.
Sağım solum gözler idim
Dost yüzünü görsem deyü
Taşralarda arar idim
Ol cân içinde cân imiş.
Öyle sanırdın ayrıyım
Dost gayrıdır ben gayrıyım
Benden görüp işiteni
Bildim ki o cânan imiş.
Savm u selât u hacc ile
Sanma biter zâhid işin
İnsân-ı kâmil olmağa
Lâzım olan irfan imiş.
Kandan gelir yolun senin
Ya nereye vârır menzilin
Nerden gelip gittiğini
Anlamayan hayvân imiş.Mürşid gerektir bildire
Hakk’a sana hakk-al-yakîn
Mürşidlî olmayanların
Bildikleri günam imiş.
Her mürşide verme gönül
Yolunu sarpa uğratır
Mürşidi kâmil olanın
Gayet yolu âsan imiş.
İşit Niyâzî’nin sözün
Gizlemez aslâ Hak yüzün
Hak’dan ıyan bir nesne yok
Gözsüzlere pinhan imiş.
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
Ey derde derman isteyen yetmez mi derd derman sana
Ey rahat-ı can isteyen kurban olandır can sana
Yağma edersin varlığın gider gönülden darlığın
Mahveyle sen ağyarlığın yar olısar mihman sana
Sermaye bu yolda heman teslim olur buna inan
Sıdk ile Allah’a dayan etmez mi gör ihsan sana
Tevhide tapşur özünü kimseye açma razunı
Şeyh izine tut yüzünü şeyhin yeter burhan sana
İven kişi yol alamaz maksudu hergiz bulamaz
Bekle maarif kapusun yüz göstere irfan sana
Dünya ile ukbayı ko, ulâ ile uhrâyı ko
Var ol kuru sevdayı ko, matlab yeter Sübhan sana
Candan talep kıl yarini ver canı bul didarını
Yok eyle kendi varını kim var ola canan sana
Çürüklerin hep sağ olur zehrin kamu bal yağ olur
Dağlar yemişli bağ olur cümle cihan bostan sana
Güçtür kati Hakk’ın yolu dergahı hem gayet ulu
Sıdk ile olmazsan kulu etmez yolu âsân sana
Kulluğa bel bağlar isen şam ü seher ağlar isen
Sular gibi çağlar isen tiz bulunur umman sana
Bülbül oluben öte gör gül gibi açıl tüte gör
Aşk oduna can ata gör gülzar olur nirân sana
Yüzün Niyazi eyle hâk derd ile bağrın eyle çâk
Kalbin sarayın eyle pâk şayet gele Sultan sana.
2
Uyan gafletten ey gafil, seni aldamasın dünya
Yakanı al elinden kim seni sonra kılar rüsva
Ne sandın sen bu gaddarı ki ta böyle anı sevdin
Anı her kim ki sevdiyse dinini eyledi yağma
Adavet kılma kimseyle sana nefsin yeter düşman
Ki asla senden ayrılmaz ömür ahir olunca ta..
İşittin Hak Rasulünden nice ayât-ü ahbârı
Veli nidem ki kar etmez bu öğütler sana asla
Bu zahir gözünü örtüp bana tut cânıla gönlün
Ki her bir sözün içinde duyasın cevher-i mana
Kelam-ı Mustafa zevkin dimağında bulagör kim
Muadil olmaz ol zevke hezarân “mennile selvâ”
Kemali devlet istersen oku ayât-ı Kur’anı
Ki her harfin içinde var Niyazi bin dürr-i yektâ
Ey derde derman isteyen yetmez mi derd derman sana
Ey rahat-ı can isteyen kurban olandır can sana
Yağma edersin varlığın gider gönülden darlığın
Mahveyle sen ağyarlığın yar olısar mihman sana
Sermaye bu yolda heman teslim olur buna inan
Sıdk ile Allah’a dayan etmez mi gör ihsan sana
Tevhide tapşur özünü kimseye açma razunı
Şeyh izine tut yüzünü şeyhin yeter burhan sana
İven kişi yol alamaz maksudu hergiz bulamaz
Bekle maarif kapusun yüz göstere irfan sana
Dünya ile ukbayı ko, ulâ ile uhrâyı ko
Var ol kuru sevdayı ko, matlab yeter Sübhan sana
Candan talep kıl yarini ver canı bul didarını
Yok eyle kendi varını kim var ola canan sana
Çürüklerin hep sağ olur zehrin kamu bal yağ olur
Dağlar yemişli bağ olur cümle cihan bostan sana
Güçtür kati Hakk’ın yolu dergahı hem gayet ulu
Sıdk ile olmazsan kulu etmez yolu âsân sana
Kulluğa bel bağlar isen şam ü seher ağlar isen
Sular gibi çağlar isen tiz bulunur umman sana
Bülbül oluben öte gör gül gibi açıl tüte gör
Aşk oduna can ata gör gülzar olur nirân sana
Yüzün Niyazi eyle hâk derd ile bağrın eyle çâk
Kalbin sarayın eyle pâk şayet gele Sultan sana.
2
Uyan gafletten ey gafil, seni aldamasın dünya
Yakanı al elinden kim seni sonra kılar rüsva
Ne sandın sen bu gaddarı ki ta böyle anı sevdin
Anı her kim ki sevdiyse dinini eyledi yağma
Adavet kılma kimseyle sana nefsin yeter düşman
Ki asla senden ayrılmaz ömür ahir olunca ta..
İşittin Hak Rasulünden nice ayât-ü ahbârı
Veli nidem ki kar etmez bu öğütler sana asla
Bu zahir gözünü örtüp bana tut cânıla gönlün
Ki her bir sözün içinde duyasın cevher-i mana
Kelam-ı Mustafa zevkin dimağında bulagör kim
Muadil olmaz ol zevke hezarân “mennile selvâ”
Kemali devlet istersen oku ayât-ı Kur’anı
Ki her harfin içinde var Niyazi bin dürr-i yektâ
RE: niyazi mısrı haz
RE: niyazi mısrı haz
Ey derde derman isteyen yetmez mi derd derman sana
Ey rahat-ı can isteyen kurban olandır can sana
Yağma edersin varlığın gider gönülden darlığın
Mahveyle sen ağyarlığın yar olısar mihman sana
Sermaye bu yolda heman teslim olur buna inan
Sıdk ile Allah’a dayan etmez mi gör ihsan sana
Tevhide tapşur özünü kimseye açma razunı
Şeyh izine tut yüzünü şeyhin yeter burhan sana
İven kişi yol alamaz maksudu hergiz bulamaz
Bekle maarif kapusun yüz göstere irfan sana
Dünya ile ukbayı ko, ulâ ile uhrâyı ko
Var ol kuru sevdayı ko, matlab yeter Sübhan sana
Candan talep kıl yarini ver canı bul didarını
Yok eyle kendi varını kim var ola canan sana
Çürüklerin hep sağ olur zehrin kamu bal yağ olur
Dağlar yemişli bağ olur cümle cihan bostan sana
Güçtür kati Hakk’ın yolu dergahı hem gayet ulu
Sıdk ile olmazsan kulu etmez yolu âsân sana
Kulluğa bel bağlar isen şam ü seher ağlar isen
Sular gibi çağlar isen tiz bulunur umman sana
Bülbül oluben öte gör gül gibi açıl tüte gör
Aşk oduna can ata gör gülzar olur nirân sana
Yüzün Niyazi eyle hâk derd ile bağrın eyle çâk
Kalbin sarayın eyle pâk şayet gele Sultan sana.
2
Uyan gafletten ey gafil, seni aldamasın dünya
Yakanı al elinden kim seni sonra kılar rüsva
Ne sandın sen bu gaddarı ki ta böyle anı sevdin
Anı her kim ki sevdiyse dinini eyledi yağma
Adavet kılma kimseyle sana nefsin yeter düşman
Ki asla senden ayrılmaz ömür ahir olunca ta..
İşittin Hak Rasulünden nice ayât-ü ahbârı
Veli nidem ki kar etmez bu öğütler sana asla
Bu zahir gözünü örtüp bana tut cânıla gönlün
Ki her bir sözün içinde duyasın cevher-i mana
Kelam-ı Mustafa zevkin dimağında bulagör kim
Muadil olmaz ol zevke hezarân “mennile selvâ”
Kemali devlet istersen oku ayât-ı Kur’anı
Ki her harfin içinde var Niyazi bin dürr-i yektâ
RE: niyazi mısrı haz
Ey derde derman isteyen yetmez mi derd derman sana
Ey rahat-ı can isteyen kurban olandır can sana
Yağma edersin varlığın gider gönülden darlığın
Mahveyle sen ağyarlığın yar olısar mihman sana
Sermaye bu yolda heman teslim olur buna inan
Sıdk ile Allah’a dayan etmez mi gör ihsan sana
Tevhide tapşur özünü kimseye açma razunı
Şeyh izine tut yüzünü şeyhin yeter burhan sana
İven kişi yol alamaz maksudu hergiz bulamaz
Bekle maarif kapusun yüz göstere irfan sana
Dünya ile ukbayı ko, ulâ ile uhrâyı ko
Var ol kuru sevdayı ko, matlab yeter Sübhan sana
Candan talep kıl yarini ver canı bul didarını
Yok eyle kendi varını kim var ola canan sana
Çürüklerin hep sağ olur zehrin kamu bal yağ olur
Dağlar yemişli bağ olur cümle cihan bostan sana
Güçtür kati Hakk’ın yolu dergahı hem gayet ulu
Sıdk ile olmazsan kulu etmez yolu âsân sana
Kulluğa bel bağlar isen şam ü seher ağlar isen
Sular gibi çağlar isen tiz bulunur umman sana
Bülbül oluben öte gör gül gibi açıl tüte gör
Aşk oduna can ata gör gülzar olur nirân sana
Yüzün Niyazi eyle hâk derd ile bağrın eyle çâk
Kalbin sarayın eyle pâk şayet gele Sultan sana.
2
Uyan gafletten ey gafil, seni aldamasın dünya
Yakanı al elinden kim seni sonra kılar rüsva
Ne sandın sen bu gaddarı ki ta böyle anı sevdin
Anı her kim ki sevdiyse dinini eyledi yağma
Adavet kılma kimseyle sana nefsin yeter düşman
Ki asla senden ayrılmaz ömür ahir olunca ta..
İşittin Hak Rasulünden nice ayât-ü ahbârı
Veli nidem ki kar etmez bu öğütler sana asla
Bu zahir gözünü örtüp bana tut cânıla gönlün
Ki her bir sözün içinde duyasın cevher-i mana
Kelam-ı Mustafa zevkin dimağında bulagör kim
Muadil olmaz ol zevke hezarân “mennile selvâ”
Kemali devlet istersen oku ayât-ı Kur’anı
Ki her harfin içinde var Niyazi bin dürr-i yektâ
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
A.S CANIM SAĞOL PAYLAŞIMIN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM
ÇOK GÜZEL GÜLE GÜLE
AEO
Kalb-i selim yazdı:
Selamun Aleykum
handos abla ne güzel düşünmüşsün. Allah (c.c.) razı oLsun inşaAllah..
Bende sizinle acizane bir şiirimi paylaşmak isterim
Göz verildi Hakkı' görsün diye,
Kulak verildi iyiliği bulsun diye,
El ayak, dil dudak,
Herşey ebetlere ulaşılsın diye verildi.
Rahmet engin,
Fırsat zengin,
İnsan ise bezgin.
Onca nimete rağmen,
Kaybetmek pek hazin..
Umarım beğenmişsinizdir.
Allahaısmarladık... B)
A.S CANIM SAĞOL PAYLAŞIMIN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM
ÇOK GÜZEL GÜLE GÜLE
AEO
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
:(NİE AMA?
ASKERLİK ZOR AMA VATANİ GÖREVİNİZ O SİZİN YAPMANIZ LAZIM ZOR GECTİ ASKERLİK GALİBA?
remi7781 yazdı:
handos yazdı:
remi7781 yazdı:
BEKLEYİŞ HASRETİ RUHUMU YAKAR
SENSİZLİK GÖZÜMDE GÖNLÜMDE AKAR
BİLİRSİN SEVEVNLER ÜMİTLE YAŞAR
BANA Bİ ÜMİT VERSEN NE OLUR
çok güzel maşallah sen askerdin değil mi?nasıl gidiyor askerlik remi kardeş?ankarada mı yapıyosun?
EVET ASKERDİMMMM BEN AKARALIYIM AMA HAKKARİDE GÖREV YAPIYODUM VE ŞİMDİ FİRARİYİM ASKERLİKTEN NEFRET EDİYORUMM :) :)
:(NİE AMA?
ASKERLİK ZOR AMA VATANİ GÖREVİNİZ O SİZİN YAPMANIZ LAZIM ZOR GECTİ ASKERLİK GALİBA?
RE: GELİN ŞİİRLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN
Bediüzzaman Said Nursi
[Bir vakit Barla'da Çam Dağı'nda yüksek bir mevkide, gecede semanın yüzüne baktım. Gelecek fıkralar, birden hutur etti. Yıldızların lisan-ı hal ile konuşmalarını hayalen işittim gibi bu yazıldı. Nazım ve şiir bilmediğim için şiir kaidesine girmedi. Tahattur olduğu gibi yazılmış. Dördüncü Mektub ile Otuzikinci Söz'ün Birinci Mevkıfının âhirinden alınmıştır.]
Yıldızları Konuşturan Bir Yıldızname
Dinle de yıldızları şu hutbe-i şirinine
Name-i nurîn-i hikmet, bak ne takrir eylemiş.
Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler:
Bir Kadîr-i Zülcelal'in haşmet-i Sultanına
Birer bürhan-ı nur-efşanız vücud-u Sânia
Hem vahdete, hem kudrete şahidleriz biz.
Şu zeminin yüzünü yaldızlayan
Nazenin mu'cizatı çün melek seyranına.
Bu semanın arza bakan, cennete dikkat eden
Binler müdakkik gözleriz biz
Tûbâ-i hilkatten semavat şıkkına, hep kehkeşan ağsanına
Bir Cemil-i Zülcelal'in, dest-i hikmetle takılmış pek güzel meyveleriyiz biz.
Şu semavat ehline birer mescid-i seyyar, birer hane-i devvar, birer ulvî âşiyane,
Birer misbah-ı nevvar, birer gemi-i cebbar, birer tayyareleriz biz.
Bir Kadîr-i Zülkemal'in, bir Hakîm-i Zülcelal'in birer mu'cize-i kudret
Birer hârika-i san'at-ı hâlıkane; birer nadire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat, birer nur âlemiyiz biz.
Böyle yüzbin dil ile yüzbin bürhan gösteririz, işittiririz insan olan insana.
Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü, hem işitmez sözümüzü, hak söyleyen âyetleriz biz.
Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimize müsahharız. Müsebbihiz, zikrederiz abîdane.
Kehkeşanın halka-i kübrasına mensub birer meczublarız biz.
Bediüzzaman Said Nursi
[Bir vakit Barla'da Çam Dağı'nda yüksek bir mevkide, gecede semanın yüzüne baktım. Gelecek fıkralar, birden hutur etti. Yıldızların lisan-ı hal ile konuşmalarını hayalen işittim gibi bu yazıldı. Nazım ve şiir bilmediğim için şiir kaidesine girmedi. Tahattur olduğu gibi yazılmış. Dördüncü Mektub ile Otuzikinci Söz'ün Birinci Mevkıfının âhirinden alınmıştır.]
Yıldızları Konuşturan Bir Yıldızname
Dinle de yıldızları şu hutbe-i şirinine
Name-i nurîn-i hikmet, bak ne takrir eylemiş.
Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler:
Bir Kadîr-i Zülcelal'in haşmet-i Sultanına
Birer bürhan-ı nur-efşanız vücud-u Sânia
Hem vahdete, hem kudrete şahidleriz biz.
Şu zeminin yüzünü yaldızlayan
Nazenin mu'cizatı çün melek seyranına.
Bu semanın arza bakan, cennete dikkat eden
Binler müdakkik gözleriz biz
Tûbâ-i hilkatten semavat şıkkına, hep kehkeşan ağsanına
Bir Cemil-i Zülcelal'in, dest-i hikmetle takılmış pek güzel meyveleriyiz biz.
Şu semavat ehline birer mescid-i seyyar, birer hane-i devvar, birer ulvî âşiyane,
Birer misbah-ı nevvar, birer gemi-i cebbar, birer tayyareleriz biz.
Bir Kadîr-i Zülkemal'in, bir Hakîm-i Zülcelal'in birer mu'cize-i kudret
Birer hârika-i san'at-ı hâlıkane; birer nadire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat, birer nur âlemiyiz biz.
Böyle yüzbin dil ile yüzbin bürhan gösteririz, işittiririz insan olan insana.
Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü, hem işitmez sözümüzü, hak söyleyen âyetleriz biz.
Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimize müsahharız. Müsebbihiz, zikrederiz abîdane.
Kehkeşanın halka-i kübrasına mensub birer meczublarız biz.
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/14717-gelin-siirlerinizi-bizimle-paylasin · 21.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
