NEFİS TERBİYESİ
9.464 görüntülenme · 77 yanıt
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
FahretinS.A Aliye
Yazılarını okuyorum ve bilgileniyorum.. Çok güzel bir konuyu bizimle paylaşmışsın. Allah (c.c) razı olsun..
Bu nefis terbiyesi tüm hayatımızı ve yaşantımızı etkilyen bir olay. Ne yazık ki nefsine uyan, nefsiyle hareket edenlerin yapmış olduğu tüm işlerin hepsi ya kendisine ya başkasına ya sevdiklerine veya kendi ailesine zararı vardır. Bütün kötülükler nefsini kontrol edemeyenlerden gelmektedir ve bunu sonucunu cevremizde çok görmekteyiz. Hadis-i şerif
Gerçek mücâhid, nefsiyle cihad edendir
evet gerçekten asıl mücadele nefsimizledir. Nefsini kontrol edemeyen insanlara bu dünyayı da verseniz yetmez...Ama nefsini kontrol eden insana sadece Allah(c.c) ve peygamber (S.A.S) sevgisi yeter başka hiç bir şeye ihitacı yoktur.
Allaha emanet olun selametle....

✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
SAFİYErabbim tüm mümin kardeşlerimi beni ve ailelerimizi, etrafımdakileri, burdakileri, etrafımızdaki tüm herkesi nefsimize uydurup düşmanımıza güldürtmesin inşallah
Rabbimize emanet olun..Selam ve dua ile.B)
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Fahretin... amin... tüm iyi dileklerine amin.. Allah (c.c) hepimizi takva sahibi yapsın, bu nefsimizin kötülüklerinden korunalım.
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Gönlümün_gülüEssalamu aleykum ve rahmetullahu ve berakatuhu daimen ve ebeden Insaallah degerli kardesim; Cezakkallahu Hayran :G Rabbim razi olsun kardesim...zaten bizim en büyük düsmanlarimizdan biri de "nefsimiz" degilmi.. Rabbim bizi bir saniye bile nefsimizle bas basa birakma.. Sana siginirim.Kaiantin efendisine emanet olasin kardesim..baki selam ve dua ile insallahu teâlâ..B)
Ala şükran biküm, cezakellah el-hayr inşallah..Yüce Rabbimiz c.c sizden de ebeden ve daimen razı olsun kardeşim. Evet çok haklısınız, nefisle her anımız imtihandır, Rabbimiz c.c nefsimizi her türlü marazdan korusun, imtihanımızı başarıyla veren kullarından eylesin inşallah..Siz de Rabbimize emanetsiniz güzel kardeşim. Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için..Selam ve baki dua ile inşallah..B)B)
RABBİM göz açıp kapayıncaya dek bizi nefsimizle baş başa bırakmasın
nefsimizin şerrinden şeytanın şerrinden ve kötü insanların şerrinden korusun
SELAM ve DUA ile kalın ALLAHA EMANET OLUN
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
nevin_70Selamun Aleykum canim kardesim, cok guzel bir paylasim emegine saglik.Ben hemen hemen her duamda Allahima yalvarirken rabbim beni nefsimden koru diyorum.Biliyorum ki nefs e engel olmak zordur.Nefsine uyan gunah isler.Rabbim cumlemizi korusun.Allah a emanet ol,dua ile kal.
aliye_aliyeHadis-i şerif
Gerçek mücâhid, nefsiyle cihad edendir. [Süneni Tirmizî,Fedâilul-Cihad 2, (1621)]
Nefis, benliktir ve şeytandan daha kötü bir düşmandır.
Nitekim şeytanın, namaz kılmayandan dahi kaçtığı bilinmektedir. Çünkü 'ben bir defa secde etmedim ömür boyu lanetlendim, sen hergün beş defa secde etmiyorsun. Korkarım senin yüzünden bana da bir zarar dokunur.' diyerek o kişiden uzaklaşır. Şeytanın kötü yolda olanlarla pek işi olmaz, çünkü o kötü yolda olan kişi zaten haktan sapmış ve devamlı aşağılara düşmektedir. Bu yüzden şeytan, iyi yolda olanlarla, namaz kılanlarla, ibadet yapanlarla uğraşır. Nedenlerinden biri sapanla değil, sapmayanla uğraşmasıdır. Sapmayanı yoldan saptırırsa o zaman haz ve lezzet duyar.
Nefis, daima bizimle beraber olan olan manevi bir letaifdir. Nefsin yeri, iki kaşın arasıdır. Nefis, insanların ilim, amel ve ahlaklarına göre değişiklik gösterir. Bu yüzden nefsin mertebelerini gözden geçirmek ve kendimizi düzeltmek gerekir.
ALINTIDIR
selamün aleyküm mücahide kardeş...
"et-tekrarû ahsen...ve lev kane yüzseksen.."
(tekrar etmek güzeldir..yüzseksen kere olsada)
bu deyim osmanlıca bir değimdir..ve çok güzel bir deyimdir..bu babta verdiğiniz kıymetli bilgiler ile bildiklerimizi tekrar etmiş olduk elhamdülillah...mevla razı olsun...
izninizle küçük bir izahat yapayım, haddim olmayarak..!
nefsin mertebeleri vardır..
nefs-i emmare...; bize sürekli kötülüğü emr eder ve yaptıklarından pişmanlık duymayan nefs tir..kayda değer hiç bir ameli yoktur...düzenli olarak beş vakit namaz kılan nefsi emmare olmaz...
nefs-i levvame..;bu emmare olan nefsin ibadet ve taat ile biraz olgunlaştırılmış halidir...bir yönüyle yine haram olan işlerin içindedir fakat artık yaptığı kötü işlerden pişmanlık duyar ve kendi kendini levm eder(aşağılar)
nefs-i mülhime..; bu artık terbiye yolunda epey mesafe kat etmiş nefs halidir...artık onda haram işler bulamazsın..günahlardan şiddetle sakınır...ve ona zat-ı pak-i sübhani'nin ilham ve füyüzatı gelmeye başlamıştır...fakaaatt nefsi mülhimeninde başı riya ile derttedir..yaptığı amelleri riyadan kurtarmakla uğraşır..
nefs-i mutmainne..işte bu artık lataifleri sukun bulmuş bir kişinin nefsidir ve bu mertebedeki nefs artık tamamen pislikten arınmıştır..ibadet ve taat artık ona evvelce haramların zevkli geldiği gibi zevkli gelmeye başlamıştır..ve dolayısı ile bi iznillah bu zat imtahan'ın sırrına ermiştir..velayet makamının sahibidir..ve tabiri caiz ise mevlanın koruması altındadır..artık ma'nen kayması mümküm değildir..
buradan sonra; nefs-i radiyye,,,nefs-i mârdîyye makamları vardır...ve nihayet en sonunda safiyye makamı gelir ki; her babayiğidin harcı değildir buralara ulaşmak ...bizim haddimize bile değil ama rabbimizin lûtfü geniş inşaaallah bizede nasib eder...bu mertebeleri..
pek küçük olmadı ama hakkınızı helal edin..
selamün aleyküm
İnsan dediğinde noksanda olur,
Sakın büyüklenme elde neler var,
Bir ben varım deme yoksan da olur,
Hatasız dost arayan, dosttan da olur
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
ishakyakupselamün aleyküm mücahide kardeş...
"et-tekrarû ahsen...ve lev kane yüzseksen.."
(tekrar etmek güzeldir..yüzseksen kere olsada)
bu deyim osmanlıca bir değimdir..ve çok güzel bir deyimdir..bu babta verdiğiniz kıymetli bilgiler ile bildiklerimizi tekrar etmiş olduk elhamdülillah...mevla razı olsun...
izninizle küçük bir izahat yapayım, haddim olmayarak..!
nefsin mertebeleri vardır..
nefs-i emmare...; bize sürekli kötülüğü emr eder ve yaptıklarından pişmanlık duymayan nefs tir..kayda değer hiç bir ameli yoktur...düzenli olarak beş vakit namaz kılan nefsi emmare olmaz...
nefs-i levvame..;bu emmare olan nefsin ibadet ve taat ile biraz olgunlaştırılmış halidir...bir yönüyle yine haram olan işlerin içindedir fakat artık yaptığı kötü işlerden pişmanlık duyar ve kendi kendini levm eder(aşağılar)
nefs-i mülhime..; bu artık terbiye yolunda epey mesafe kat etmiş nefs halidir...artık onda haram işler bulamazsın..günahlardan şiddetle sakınır...ve ona zat-ı pak-i sübhani'nin ilham ve füyüzatı gelmeye başlamıştır...fakaaatt nefsi mülhimeninde başı riya ile derttedir..yaptığı amelleri riyadan kurtarmakla uğraşır..
nefs-i mutmainne..işte bu artık lataifleri sukun bulmuş bir kişinin nefsidir ve bu mertebedeki nefs artık tamamen pislikten arınmıştır..ibadet ve taat artık ona evvelce haramların zevkli geldiği gibi zevkli gelmeye başlamıştır..ve dolayısı ile bi iznillah bu zat imtahan'ın sırrına ermiştir..velayet makamının sahibidir..ve tabiri caiz ise mevlanın koruması altındadır..artık ma'nen kayması mümküm değildir..
buradan sonra; nefs-i radiyye,,,nefs-i mârdîyye makamları vardır...ve nihayet en sonunda safiyye makamı gelir ki; her babayiğidin harcı değildir buralara ulaşmak ...bizim haddimize bile değil ama rabbimizin lûtfü geniş inşaaallah bizede nasib eder...bu mertebeleri..
pek küçük olmadı ama hakkınızı helal edin..
selamün aleyküm
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
ashab_kiramALİYE KARDEŞİM ÇOK GÜZEL Bİ KONUYA DEĞİNMİŞSİN.SENİNDE DEİĞİN GİBİ NEFİSİMİZE UYNLARDAN DEĞİL.HİDAYETE ERNLERDEN EYLESİN RABBİMİZ CÜMLEMİZİ İNŞAALLAH
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
gecekonduselamun aleyküm Allah razı olsun Çok Güzel bi konuya değinmişsiniz .... Gerçek mücâhid, nefsiyle cihad edendir. RAbbim Nefsine değil Dinine uyanlardan eylesin AMİN AMİN AMİn.... Bende hemen hemen her Duamda yalvarıyorum Allahım beni nefsimin eline bırakma diye :A
Allaha emanet olun selametle....
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
LİVANURSelamün Aleyküm hayırlı akşamlar kardeşim emeğine yüreğine sağlık bu önemli düşünülmesi ve ibret alınması gereken konuyu bizimle paylaştığın için RABBİM razı olsun ilmini artırsın
RABBİM göz açıp kapayıncaya dek bizi nefsimizle baş başa bırakmasın
nefsimizin şerrinden şeytanın şerrinden ve kötü insanların şerrinden korusun
SELAM ve DUA ile kalın ALLAHA EMANET OLUN
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
2. Nefis dilde ve vahiyde çok anlamlı bir kelime olarak kullanılmıştır.
3. Buna bağlı olarak, İslâm bilgi sistemlerinin nefis telakkileri farklılık arz eder ve bu telakkilerin tümünün ortak paydası da değişken ve halden hale giren bir nefis tanımıdır.
4. Nefis sahibi varlıklar bilinçli varlıklardır, nefis bilinçle ilgilidir.
5. Bilinç nereye yönelirse, nefis aynasında o görünür. İmana yönelirse Rahman, inkâra yönelirse Şeytan görünür.
Bu özet ışığında, "nefis terbiyesi" kavramı nasıl anlaşılmalıdır?
Öncelikle "nefis terbiyesinden" söz etmek, elbette maddi insandan değil "manevi insandan" söz etmektir. Ne var ki, insanda yer alan manevi fakültelerden sadece birinin terbiyesinden değil, top yekun "insan terbiyesinden" söz etmektir. Çünkü nefis "ben"e ait her bir fakülteyi kapsar.
Bu anlamda nefis terbiyesi, nefsin bilinçle "olmazsa olmaz" ilişkisinden dolayı, akıl terbiyesidir. Kur'an aklı kalbin bir faaliyeti olarak alır ve "akleden kalp" ifadesini kullanır. Buradaki kalp de "kan pompası" değil, Kaf 37'nin de açıkça ifade ettiği gibi, tabir caizse manevi bedene başkent olan manevi kalptir. Efendimiz, "kalp" kelimesini manevi kalbin yerine istiare yaparak kullandığı o meşhur hadislerinde, "Bedende bir et parçası vardır ki, o bozulursa bütün beden bozulur, o düzelirse bütün beden düzelir" buyurur.
Madem "akleden kalbe" manevi bedenin başkenti dedik, şöyle bir benzetme yapabiliriz: İnsan ülkesinin başkenti olan kalp kimin iktidarındaysa, bu ülkenin taşrasını oluşturan göz kulak, dil dudak, el ayak hep o başkente bağlı olarak çalışır. Taşranın kalitesini merkez belirler. Başkentteki kötü yönetim bütün ülkeye yansır. Sevaplar, imanın iktidarına sağlanmış bir lojistik destek, günahlar şeytanın iktidarına sağlanmış bir lojistik destektirler.
İman da, şeytan da o başkente göz diker. O başkentte imanın iktidarı, bedenin tüm taşrasına yansır. Göz hakkı görür, kulak hakkı ve hayrı işitir, dil hakkı ve hayrı söyler, el hak için kalkar, ayak istikamet üzre yürür. Yine akıl, bir kararda durmayan kalbi Allah'ın dediği istikamete bağlar.
Kalp başkentinde şeytanın iktidarı, bütün bunları tersine çevirir. Kalbi şeytana kaptırmış bir "nefs/ben/zat", şeytanın yörüngesine girmiş ve onun uydusu olmuştur: "Kim O Sonsuz Rahmet Sahibi'nin vahyine karşı kör davranırsa, onun şeytanı (olmuş) bir türün yörüngesine sokarız da, kendisi onun uydusu haline gelir." (43: 36).
"Nefis terbiyesi" adı altında, "terbiyeli şiş kebap", "terbiyeli köfte", "terbiyeli dolma" türü, kışkırtılarak azmanlaşmış bir nefis elde etmek istemiyorsak, bu terbiyenin kurallarını, âlemlerin terbiyecisi olan Rabbu'l-'Alemîn'den sormak zorundayız. Hiç, "yaratan bilmez mi"? Nefsi o yarattı. Yarattığının en güzel nasıl terbiye edileceğini de, o bilir. Yukarıdaki ayet işte bu gerçeği, vahyin merkezinde yer almadığı bir terbiye sürecinin, bırakın terbiye etmeyi, şeytana uydu yetiştirmekle sonuçlanacağını söylüyor.
"Terbiye" etmek, bu kalıbın dildeki özelliği gereği, "bir şeyi basit halinden alıp, aşama aşama potansiyel olarak barındırdığı kemaline doğru yüceltmektir". Burada terbiyesinden söz edilen insandır. İnsan terbiyesinden söz etmek için, insanı tanımak gerek. Kişinin kendi terbiyesinden söz edebilmesi için de, kendini bilmesi, tanıması gerek.
Nefis terbiyesinden söz ederken yine istiareye başvurmak zorundayız: Çift kutupluluk mahlukatın yasasıdır. İnsan benliği de bu yasaya tabidir. Yaratıcı yasası gereği, insanın içine bir pozitif, bir de negatif kutup koymuştur. Biri faz, biri nötr. Biri ışık hattını, diğeri toprak hattını temsil eder. Bu kutuplar, suladıkça gelişme potansiyeli taşır. Kişi hangisini sularsa, oradaki tohum büyüyüp serpilir. Negatif kutbu sulayan, sonunda Cehennem ağacı olan "Zakkum"unu büyütür, pozitif kutbu sulayan Cennet ağacı olan "Tuba"sını büyütür. Tercih insanındır; irade var olduğu sürece mazeret yoktur.
En garantili terbiye Rabb'in terbiyesidir; akıllı olan "nefs", O'nun terbiyesine baş koyar.
Alıntı
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
40/28: ...Eğer yalancı ise yalancılığı kendi aleyhindedir... Allah, haddi aşan yalancıları doğruya ulaştırmaz.
16/105: Yalanı ancak, Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar. Yalancılık edenler onların ta kendileridir.
Tasavvuf ehli; " Emmâre nefsin (nefsin en kötü hali) başbakanı yalandır, önce o terkedilmelidir. " diye vurgulamışlardır. Kötülüklerin başı olan yalancılığı adet haline getiren nefs, en büyük sapıklığın içindedir ve hiçbir zaman doğru yola ulaşamaz. Çünkü yalan zırhı, nefsin işlediği kötülükleri örter ve yeni kötülüklere başlangıç zemini hazırlar. Nefsin arınması, kulun yücelmesi yalancılığı kesin olarak terketmekle başlar.
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/14410-nefis-terbiyesi · 03.11.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
