Fakat Allah nasıl Àmiri Mutlaktır, aynı zamanda Hakîm-i Mutlaktır her emir ve yasağında binbir hikmet ve maslahat vardır. Zira Allah, abes fiil işlemekten münezzeh ve müberradır. Buna göre domuz etinin yasak edilmesinin hikmetleri adına devrimizin kültürünün tesiri altında bazı şeyler söyleyebiliriz. Genelde tıp ilmini ilgilendiren bu husus üzerinde, halkımızın büyük çoğunluğunun bildiği ansiklopedik bir iki malumatı arzetmek isterim. Domuzun bünyesinde bulunan tirişin, kist ve larva adı altında iki ayrı şekil alır. Kist, tirişin'in olgunlaşmamış, larva ise olgunlaşmış halidir. Adeta bir kapsül içindeki ilaç gibi kendini kamufle edebilen bu mikrop, kaslar arasına yerleşir ve hayatını sürdürür. Domuz etinin yenmesi suretiyle insan vücuduna intikal eden tirişin pek çok hastalığın sebebi durumundadır. Hekimlerin ifadelerine göre kist halinde insan midesine inen bu mikrop, midede asit ile çözülür, ardından bağırsaklara iner ve üç-beş saat içinde döllenme yoluyla sayıları 2250-2500 adede ulaşır. Çeşitli yollarla başkalarına da bulaşabilme özelliği vardır bu tirişin mikrobunun. Ve bugüne kadar yapılan araştırma ve incelemeler sonucu bu mikrop öldürülememiş ve zararsız hale getirilememiştir. Yine istatistiklere göre domuz eti yiyen insanlarda bunun meydana getirdiği hastalıklar had safhadadır.
Ayrıca domuz eti yenmesi sebebiyle, insanda bir fıtrat-ı sâni meydana gelebilir. Yani karakter değişebilir, kalb alemi ölebilir. Domuzun en belli başlı özelliklerinden olan kıskançlık duygusunun olmaması, belli ölçülerde insana da geçebilir.
Hulasa, domuz etinin yasaklanmasının hikmetleri adına sunduğumuz bu bir-iki husus kat'iyen bağlayıcı değildir. Bu hikmetler olmasa bile, Allahın onu haram kılması, bizim ona elimizi dahi uzatmamamız için yeterli ve geçerli bir sebeptir.
KAYNAK:cevablar.org