RE: Kader Değişirmi? Duanın Faydası Nedir...
mustafa_xtar yazdı:
Bizler, kader çizgimizin sadece yaşadığımız kısımını biliyoruz. Bundan sonrasını bilmiyoruz, ötesini göremiyoruz.
Ancak Yüce Rabbimiz: Bana dua edin; dualarınıza karşılık vereyim [Ğâfir, 60.] buyuruyor.
Dua, henüz elimizde olmayan bir nimete ulaşmak veya içinde bulunduğumuz bir sıkıntıdan kurtulmak için yapılır. Yani, bizler dua ile mevcut halimizin değişmesini veya iyi halimizin devamını istiyoruz demektir.
Bu konuda Efendimiz [s.a.v] şöyle buyurmuştur:
Kaderi ancak dua engeller. Ömrü ancak iyilikler artırır. Kul işlediği günahlar yüzünden rızkından mahrum olur.
Dua, başa gelen sıkıntıyı gidermede ve henüz başa gelmeyeni engellemede sahibine fayda verir.
Şüphesiz sadaka Rabbin gazabını söndürür ve kötü ölümü engeller.
Rızkının genişlemesini, ömrünün uzamasını isteyen kimse, akraba hukukunu korusun.
Şartlarına uyan her dua muhakkak kula fayda verir. Duada samimiyet, iman, kalb uyanıklığı, helal lokma ve usanmadan devam şarttır. Her şey ilahi irade, izin ve kudrete bağlıdır. Ancak bazı hükümler ve sonuçlar bir takım sebeplere bağlandığı için, o sebeplere yapışan kimse, o sebebe bağlanan ve takdir edilen sonuçlara varır. Kul, bütün sebeplere yapıştığı halde, istediği ve beklediği sonucu alamaz ise, bu, duanın ve çalışmanın faydasız olduğunu göstermez. Belki, her istediği muhakkak olan tek varlığın sadece Allahu Teala olduğunu gösterir. Şu ayet-i kerimede öğretilen ilmi ve inceliği iyi anlayalım:
Rasülüm de ki: Ben, Allahın dilediğinden başka kendime her hangi bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim.( Araf/188.)
Büyük arif İbnu Ata (k.s) Hikem adlı eserinde der ki: Himmetler ne kadar büyük ve hızlı olursa olsun kader sınırlarını geçemez.
Bir çeşit kader vardır ki onun gerçekleşmesi Allah tarafından kesin hükme bağlanmıştır. Bu hükmü verilen şeyin gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Onu dua ve himmet değiştirmez. Buna kazâ-i mutlakdenir. Yani, kesin hükme bağlanmış olması kesinleşmiş kaza demektir. Rızık ve ecel gibi.
Bir çeşit kader vardır ki, onun gerçekleşmesi bazı sebeplere bağlanmıştır. Buna kazâ-i muallak denir. Yani sonucu bazı sebeplere bağlanmış kaza demektir. İşte dua, himmet ve sadaka bu kısımda fayda verir. Allahu Teala, bir hikmeti icabı o sonucu bu sebebe bağlamıştır. Kul, neyin neye sebep yapıldığını bilmediği için, sadaka, dua, tevbe, istiğfar, zikir, ibadet, taat gibi hayırlı sonuç verecek bütün sebeplere sarılmalıdır. Bunun muhakkak faydasını görecektir.
Büyük veli Mevlana Halid Bağdadi (k.s), kendisinden neslinin devamı için dua ve himmet isteyen Akka valisi Abdullah Paşaya şu cevabı göndermiştir:
Biz kendimizi himmet ehli görmüyoruz. Ancak, öyle olsa bile, istenilen şeyin kaza-i muallak (meydana gelmesi sebeplere bağlanan bir kader) olduğu anlaşılmadan himmet kullanılmaz. Kesin olan kazayı (kaza-i mübremi) değil veliler, peygamberlerin himmeti bile değiştiremez. Onun sonucuna rıza gösterip Allahu Tealaya teslim olmak gerekir. Şunu belirtelim ki, velileri inkardan sakınmak vacip olduğu gibi; onlar hakkında akideyi bozacak inanışlara gitmekten sakınmak da vaciptir. Bu aşırı ve tehlikeli inanışlar, daha çok velilere güzel zan ve aşırı muhabbet besleyen kimselerde olmaktadır. Unutmayın ki, şeytan hile ve düzen sahibidir; insanı helake götürecek her yolu dener."( Mektubat-ı Mevlana Halid, 7. Mektub.)
Dilaver SELVİ - Ehli Sünnet İnancı (Akaid)
Allahım!
Kahrın da hoş lûtfun da hoş diyerek Senden gelen her şeye razı olmayı öğrenmemizi nasip eyle...
ya erhamer rahimin allahım sana şükürler olsun rabbim senki kulun dua ettiğn de yanındayım diyensin senki kulun dua ettiğinde duasını reddetmekten utanansın senki H.z. Muhammed (s.a.v.) nın adı geçtiği duayı kabul etmem mi diyensin kulun ran-bbim rabbim ediğinde geldim diyensin allahım sana yalvarıyorum dualrımda üm*sizliğe düşmek istemiyorum ümidsizliğe kafirler düşer ne olur neolur dualrımı kabul buyur sana yalvarırım mevlam ya muğis eğisni ya muğis eğisni
The New York Times gazetesi dua ile iyileşme süreci arasındaki
bağlantıyı araştıran çalışmaları masaya yatırdı. Bilim, dua edilen
kişilerin daha kolay iyileştiğini kanıtlıyor...
Duanın iyileşme sürecindeki etkisi bilim dünyasının en çok
tartışılan konularından biri haline geldi. Birçok bilimadamı duanın
bilimsel olarak araştırılamayacağını öne sürerken din çevreleri
de "ALLAH_ın gücünün" sorgulanamayacağını söylüyor. Ancak
tartışmalara rağmen bu konudaki araştırmalar son hızla devam ediyor.
Yalnızca 2000 yılından beri duanın iyileştirici etkisi hakkında
10'dan fazla araştırma yapıldı. ABD'de fedaral hükümet de dua
araştırmalarına 2.3 milyon dolar fon ayırdı. Üstelik bu
araştırmaların çoğunda duanın iyileştirici etkisi kanıtlandı. Ancak
bu konudaki en kapsamlı araştırmanın sonuçları önümüzdeki aylarda
yayınlanacak.
Mind/Body Medicam Enstitüsü'nün kurucusu Dr. Herbert Benson
tarafından 10 yıl devam eden ve 1800 kişinin katıldığı araştırma bu
alanda şimdiye kadarki en geçerli sonuçları ortaya koyacak. Bugüne
kadar dua ve hastalık arasındaki en önemli araştırmalar ve sonuçları
ise şöyle:
Kalpten ölüm yüzde 30 azaldı
Duke Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya anjiyo operasyonu geçiren
750 kalp hastası katıldı. Bunların bir kısımı için dua
düzenlendi.Dua düzenlenen hastaların ameliyattan sonraki birkaç
yıl içindeki ölüm oranlan, dua okunmayanlara göre yüzde 30 daha az
çıktı.
İyileşme yüzde 11 hızlandı
St. Luke's Hastanesi'nde 5 din adamı hastanede tedavi gören 990 kalp
hastasının, 466'sına dua okudu. Kendileri için dua okunan hastaların
yüzde 11 oranında daha çabuk iyileştiği ve rahatsızlığın
belirtilerinin azaldığı görüldü.
Kısırlık tedavisi yüzde 25 ilerledi
Columbia Üniversitesi'nin yaptığı araştırmada üreme sorunları
yaşayan kişiler için düzenli olarak dua okundu. Dua okunanlarda,
döllenmenin başarı oram yüzde 8'den yüzde 16'ya çıktı. Embriyonun
sağlıklı bir şekilde büyüme şansı ise yüzde 25'ten yüzde 50'ye
yükseldi.
Toplu dua AIDS'i iyileştirdi
San Francisco Hastanesi'nde 393 kalp hastası üzerinde yapılan
araştırmada, 150 hasta için düzenli olarak dua edildi. Tanımadıkları
kişilerin kendilerine dua ettiği hastaların, ilaç tedavisine daha
çabuk cevap verdiği ortaya çıktı.
Dr. Elizabeth Targ 1998'de yayınladığı bir araştırmayla Afrika'da
şamanların toplu dualarının bazı AIDS hastalarının iyileşmesini
sağladığım ortaya koydu. Duanın iyileşme sürecindeki etkisi bilim
dünyasının en çok tartışılan konularından biri haline geldi. Birçok
bilimadamı duanın bilimsel olarak araştırılamayacağını öne sürerken
din çevreleri de "Tanrı'nın gücünün" sorgulanamayacağını söylüyor.
Ancak tartışmalara rağmen bu konudaki araştırmalar son hızla devam
ediyor. Yalnızca 2000 yılından beri duanın iyileştirici etkisi
hakkında 10'dan fazla araştırma yapıldı. ABD'de fedaral hükümet de
dua araştırmalarına 2.3 milyon dolar fon ayırdı. Üstelik bu
araştırmaların çoğunda duanın iyileştirici etkisi kanıtlandı. Ancak
bu konudaki en kapsamlı araştırmanın sonuçları önümüzdeki aylarda
yayınlanacak.
ALINTI...