BU DA GEÇER YA HU

5.294 görüntülenme · 57 yanıt

Paylaş:
ADALETIMAHZA

ADALETIMAHZA

Mübarek Üye · 3.630 mesaj

#1
Bu da Geçer Ya Hu

Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar.
Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler. Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların anlattıklarından, Şakir'in bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar.
Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında bir başka çiftlik sahibidir. Derviş, Şakir'in çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de, ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır... Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakir'e teşekkür ederken, "Böyle zengin olduğun için hep şükret." der. Şakir ise şöyle cevap verir: "Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen, gerçeğin kendisi değildir. Bu da geçer..."

Derviş, Şakir'in çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Birkaç yıl sonra, Derviş'in yolu yine aynı bölgeye düşer. Şakir'i hatırlar, bir uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülerle sohbet ederken Şakir'den söz eder. "Haa o Şakir mi?" der köylüler, "O iyice fakirledi, şimdi Haddad'ın yanında çalışıyor." Derviş hemen Haddad'ın çiftliğine gider, Şakir'i bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felâketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak, selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddad'ın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddad'ın hizmetkârıdır. Şakir, bu kez Derviş'i son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır... Derviş, vedalaşırken Şakir'e olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakir'den şu cevabı alır: "Üzülme... Unutma, bu da geçer..."

Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkârı ve eski dostu Şakir'e bırakmıştır. Şakir, Haddad'ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır: "Bu da geçer..."

Bir zaman sonra Derviş yine Şakir'i arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Şakir'in mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: "Bu da geçer." Derviş, "Ölümün nesi geçecek?" diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Şakir'in mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakir'den geriye bir iz dahi kalmamıştır...

O aralar ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın... Hiç kimse sultanı tatmin edecek böyle bir yüzüğü yapamaz. Sultanın adamları da bilge Derviş'i bulup yardım isterler. Derviş, sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük sultana sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: "Bu da geçer" yazmaktadır.

Bu da geçer Ya Hû

'Bu da geçer Ya Hû' sözünün aslı bundan bin küsur sene önceye, Bizans dönemine uzanır. Bizanslılar, fena bir işe uğradıkları zaman 'Bu da geçer' mânâsına gelen 'k'afto ta perasi' demektedirler. İbare, Selçuklular zamanında İran taraflarına geçer; ama Farsçalaşıp 'in niz beguzered' olur; Osmanlılar devrinde Türkçe söylenip 'bu da geçer' yapılır. Derken, tekkelerde ve dergâhlarda da benimsenir ve sonuna 'Ya Allah' mânâsına gelen bir 'Ya Hû' ilave edilip 'Bu da geçer Ya Hû' haline gelir.

kaynak bilgi
2007-01-13
hanimlar.com
YA MUKALLİBEL KULUB SEBBİT KALBİ ALA DİNİKE
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#2
Bu da geçer Ya Hu.....

Bu da geçer Ya Hu.....

Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar.


Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler. Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların anlattıklarından, Şakir'in bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar.
Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında bir başka çiftlik sahibidir. Derviş, Şakir'in çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de, ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır... Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakir'e teşekkür ederken, "Böyle zengin olduğun için hep şükret." der. Şakir ise şöyle cevap verir: "Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen, gerçeğin kendisi değildir. Bu da geçer..."





Derviş, Şakir'in çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Birkaç yıl sonra, Derviş'in yolu yine aynı bölgeye düşer. Şakir'i hatırlar, bir uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülerle sohbet ederken Şakir'den söz eder. "Haa o Şakir mi?" der köylüler, "O iyice fakirledi, şimdi Haddad'ın yanında çalışıyor." Derviş hemen Haddad'ın çiftliğine gider, Şakir'i bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felâketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak, selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddad'ın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddad'ın hizmetkârıdır. Şakir, bu kez Derviş'i son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır... Derviş, vedalaşırken Şakir'e olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakir'den şu cevabı alır: "Üzülme... Unutma, bu da geçer..."




Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkârı ve eski dostu Şakir'e bırakmıştır. Şakir, Haddad'ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır: "Bu da geçer..."




Bir zaman sonra Derviş yine Şakir'i arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Şakir'in mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: "Bu da geçer." Derviş, "Ölümün nesi geçecek?" diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Şakir'in mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakir'den geriye bir iz dahi kalmamıştır...




O aralar ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın... Hiç kimse sultanı tatmin edecek böyle bir yüzüğü yapamaz. Sultanın adamları da bilge Derviş'i bulup yardım isterler. Derviş, sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük sultana sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: "Bu da geçer" yazmaktadır.




Bu da geçer Ya Hû




'Bu da geçer Ya Hû' sözünün aslı bundan bin küsur sene önceye, Bizans dönemine uzanır. Bizanslılar, fena bir işe uğradıkları zaman 'Bu da geçer' mânâsına gelen 'k'afto ta perasi' demektedirler. İbare, Selçuklular zamanında İran taraflarına geçer; ama Farsçalaşıp 'in niz beguzered' olur; Osmanlılar devrinde Türkçe söylenip 'bu da geçer' yapılır. Derken, tekkelerde ve dergâhlarda da benimsenir ve sonuna 'Ya Allah' mânâsına gelen bir 'Ya Hû' ilave edilip 'Bu da geçer Ya Hû' haline gelir.


@ebruli

@ebruli

Mübarek Üye · 811 mesaj

#3
ALLAH razi olsun.emeginize saglik.cok ibret alinacak bir hikayeydi.:T
tevbeYA-HAK

tevbeYA-HAK

Mübarek Üye · 2.050 mesaj

#4
selamün aleyküm .kıssadan hisse almak gerek...:gulegule
ÂNI YAŞA...
su misali

su misali

Kıdemli Üye · 154 mesaj

#5
emeğinize sağlık çok güzel bir hikaye
musa____

musa____

Kıdemli Üye · 260 mesaj

#6
@ebruliALLAH razi olsun.emeginize saglik.cok ibret alinacak bir hikayeydi.:T


ALLAH RAZI OLSUN GERÇEKTEN İBRETLİK HİKSYE ....
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#7
@ebruliALLAH razi olsun.emeginize saglik.cok ibret alinacak bir hikayeydi.:T

selamun aleyküm hayırlı cumalar Rabbimize emanet olun inşaallah
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#8
tevbeYA-HAKselamün aleyküm .kıssadan hisse almak gerek...:gulegule

ve aleyküm selam hayırlı akşamlar inşaallah
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#9
'Bu da geçer Ya Hû' sözünün aslı bundan bin küsur sene önceye, Bizans dönemine uzanır. Bizanslılar, fena bir işe uğradıkları zaman 'Bu da geçer' mânâsına gelen 'k'afto ta perasi' demektedirler. İbare, Selçuklular zamanında İran taraflarına geçer; ama Farsçalaşıp 'in niz beguzered' olur; Osmanlılar devrinde Türkçe söylenip 'bu da geçer' yapılır. Derken, tekkelerde ve dergâhlarda da benimsenir ve sonuna 'Ya Allah' mânâsına gelen bir 'Ya Hû' ilave edilip 'Bu da geçer Ya Hû' haline gelir
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#10
su misaliemeğinize sağlık çok güzel bir hikaye

selamun aleyküm Rabbimiz razı olsun..
elanaz 21

elanaz 21

Kıdemli Üye · 428 mesaj

#11
buda geçer yahu inşallah benim hastalığımda geçer bizde buda geçer diyoruz inşallah ne oldum dememeli ne olacağım demeli sağolasın kardeşim güzel bi hikayeydi rabbim hisse almayı nasip etsin
mervenur16

mervenur16

Mübarek Üye · 1.098 mesaj

#12
Güzeldi sağol....
Kur'ana sevdalı

Kur'ana sevdalı

Mübarek Üye · 2.706 mesaj

#13
Evet tuğba kardeş buda geçer YA HUUUUUUUUU.Teşekkürler güzel bir paylaşım.
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#14
elanaz 21buda geçer yahu inşallah benim hastalığımda geçer bizde buda geçer diyoruz inşallah ne oldum dememeli ne olacağım demeli sağolasın kardeşim güzel bi hikayeydi rabbim hisse almayı nasip etsin

selamun aleyküm amin inşaallah....
Rabbimiz razı olsun inşaallah..
kanayan gül

kanayan gül

Aktif Üye · 52 mesaj

#15
allah razı olsun ibretlik bir kıssa.
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#16
mervenur16Güzeldi sağol....

selamun aleyküm Rabbimiz razı olsun...
nurışığı

nurışığı

Kıdemli Üye · 479 mesaj

#17
Güzel bi paylaşımdı emeğinize sağlık selametle
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#18
Kur'ana sevdalıEvet tuğba kardeş buda geçer YA HUUUUUUUUU.Teşekkürler güzel bir paylaşım.

selamun aleyküm Rabbimiz razı olsun inşaallah....
elanaz 21

elanaz 21

Kıdemli Üye · 428 mesaj

#19
-tuğba- selamun aleyküm amin inşaallah....
Rabbimiz razı olsun inşaallah..


sağol kardeşim geçecek inşallah bu hastalık benimle gelmedi benimlede gitmiycek allah büyüktür paylaşımın için tekrar sağol allah a emanet ol
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#20
kanayan gülallah razı olsun ibretlik bir kıssa.

selamun aleyküm Rabbimiz razı olsun inşaallah...
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.