Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 4 Toplam 95 Sayfadan BirinciBirinci ... 234561454 ... SonuncuSonuncu
31 den 40´e kadar. Toplam 946 Sayfa bulundu

Konu: Çanakkale’den mektup var…

  1. #31
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.06
    Mesajlar: 185
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Allahın rızasını hiç düşünmez misin ?

    selamun aleyküm kareşim çok haklısın kareşim. bunu bizimle paylaştıgıniçin çok teşekkür ederimn .her zaman onların yanında olacagız.allaha emanet ol

  2. #32
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    ANNECİĞİM...

    ANNECİĞİM

    Ak saçlı başını alıp eline,
    Kara hülyalara dal anneciğim!
    O titrek kalbini bahtın yeline,
    Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

    Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
    Gecenin ardında yine gece var;
    Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
    Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

    Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
    Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
    Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
    Beni de beraber al anneciğim!...

    NECİP FAZIL KISAKÜREK

  3. #33
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    ÇİLE...

    ÇİLE...
    Gaiblerde bir ses geldi: Bu adam,
    Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
    Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
    Gök devrildi, künde üstüne künde...

    Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
    Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!
    Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,
    Ok çekti yukardan, üstüme avcı

    Ateşten zehrini tattım bu okun,
    Bir anda kül etti can elmasımı.
    Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un,
    Kustum, öz ağzımdan kafatasımı

    Bir bardak su gibi çalkalandı dünya;
    Söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
    Al sana hakikat, al sana rüya!
    İşte akıllılık, işte sarhoşluk!

    Ensemin örsünde bir demir balyoz,
    Kapandım yatağa son çare diye.
    Bir kanlı şafakta, bana çil horoz,
    Yepyeni bir dünya etti hediye

    Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
    Makâni bir satıh, zamanı vehim.
    Bütün bir kainat muşamba dekor,
    Bütün bir insanlık yalana teslim.

    Nesin sen, hakikat olsan da çekil!
    Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam!
    Otursun yerine bende her şekil;
    Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam!

    Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
    Benliğim bir kazan ve aklım kepçe,
    Deliler köyünden bir menzil aşkın,
    Her fikir içimde bir çift kelepçe.

    Niçin küçülüyor eşya uzakta?
    Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
    Zamanın raksı ne bir yuvarlakta?
    Sonum varmış, onu ögrensem asıl?

    Bir fikir ki sıcak yarad kezzap,
    Bir fikir ki, beyin zarında sülük.
    Selam sana haşmetli azap;
    Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.

    Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol!
    Ey yedinci gök, esrarını aç!
    Annemin duası, düş de perde ol!
    Bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç!

    Uyku, katillerin bile çeşmesi;
    Yorgan, Allahsıza kadar sığınak.
    Teselli pınarı, sabır memesi;
    Size şerbet, bana kum dolu çanak.

    Bu mu, rüyalarda içtiğim cinnet,
    Sırrını ararken patlayan gülle?
    Yeşil asmalarda depreniş, şehvet;
    Karınca sarayı, kupkuru kelle...

    Akrep nokta nokta ruhumu sokmus,
    Mevsimden mevsime girdim böylece.
    Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
    Fikir çilesinden büyük işkence.

    Evet, her şey bende bir gizli düğüm;
    Ne ölüm terleri döktüm, nelerden!
    Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
    Yetişir çektiğim mesafelerden!

    Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;
    Yollar bir yumaktır, uzun ve dolaşık.
    Her gece rüyamı yazan sihirbaz,
    Tutuyor önümde bir mavi ışık.

    Büyücü, büyücü ne bana hıncın?
    Bu kükürtlü duman, nedir inimde?
    Camdan keskin, kıldan ince kılıcın,
    Bir zehir kıymak gibi, beynimde.

    Lugat, bir isim ver bana halimden;
    Herkesin bildiği dilden bir isim!
    Eski esvaplarım, tutun elimden;
    Aynalar söyleyin bana, ben kimim?

    Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
    Arzı boynuzunda taşıyan öküz?
    Belâ mimarının seçtiği arsa;
    Hayattan mühacir; eşyadan öksüz?

    Ben ki, toz kanatıi bir kelebeğim,
    Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
    Bir zerrecigim ki, Arş'a gebeyim,
    Dev sancılarımın budur kaynağı!

    Ne yalanlarda var, ne hakikatta,
    Gözümü yumdukça gördüğüm nakış.
    Boşuna gezmişim, yok tabiatta,
    İçimdeki kadar iniş ve çıkış.

    Gece bir hendeğe düşercesine,
    Birden kucağına düştüm gerçeğin.
    Sanki erdim çetin bilmecesine,
    Hem geçmis zamanın, hem geleceğin.

    Açıl susam, açıl! Açıldı kapı;
    Atlas sedirinde mavera dede.
    Yandı sırça saray, ilahi yapı,
    Binbir avizeyle uçsuz maddede.

    Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik;
    Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur.
    Içiçe mimari, içiçe benlik;
    Bildim seni ey Rab, bilinmez bilinmez meşhur!

    Nizam köpürüyor, med vakti deniz;
    Nizam köpürüyor, ta çenemde su.
    Suda bir gizli yol, pırılıtılı iz;
    Suda ezel fikri, ebed duygusu.

    Kaçır beni ahenk, al beni birlik;
    Artık barınamam gölge varlıkta.
    Ver cüceye, onun olsun şairlik,
    Şimdi gözüm, büyük sanatkarlıkta.

    Öteler öteler, gayemin malı;
    Mesafe ekinim, zaman madenim.
    Gökte saman yolu benim olmalı;
    Dipsizlik gölünde, inciler benim.

    Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
    Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
    Sen, bütün dalların birleştiği kök;
    Biricik meselem, Sonsuza varmak...

    NECİP FAZIL KISAKÜREK

  4. #34
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.04.06
    Mesajlar: 2.670
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Allahın rızasını hiç düşünmez misin ?

    kardeşim Allah razı olsun.çok güzel bir paylaşımdı..rabbim hidayet nasip eyler inşAllah....selam ve dua ile....

  5. #35
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Hanımlara Özel !!!

    KALMASADA MİLETİMİN TAKATİ
    BİR ER KALSAMDA SAVUNACAM SENİ
    SEN RABBİM EMRİSİN BACIMIN BAŞINDA
    SANA UZANAN ELİ KIRARIM BAŞÖRTÜSÜ...

  6. #36
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    GÜL TEBESSÜMLÜ EFENDİM

    GÜL TEBESSÜMLÜ EFENDİM

    Kırmızı gül gördüm
    Gözlerim ferlendi
    Yüreğim kül derdim
    Kor kor alevlendi

    Beyaz gül gördüm
    Ruhum şenlendi
    Beyza yok derdim
    Nur nur ateşlendi

    Güllerdi hep derdim
    Nerde tebessümün derdim
    Hep diken görürdüm
    Sen geldin gül derdim

    Derdim bülbüle
    Sen mi söyle güle
    Ben mi Gül Efendime
    Yangınız daim böyle

    Hiç O Gülü görmedim
    Bir tebessümüne vuruldum
    Bir çiçekcik beklerdim
    Gül bahçesine kuruldum

    Bülbüller can yakmazdı
    Efendim Sen gelmeseydin
    Bu güller hiç açmazdı
    Bir tebessüm etmeseydin

  7. #37
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    S E C D E E D E R...

    S E C D E E D E R

    Seni anar bütün diller,
    Secde eder tüm alemler,
    Semavat'ta ki Melekler,
    Seni anar, secde eder.

    Yoktan var ettin her şeyi,
    Hem gündüzü, hem geceyi,
    Yerdeki çırçır böceği,
    Seni anar, secde eder.

    Ağaçlar boynunu büker,
    Yaprakları zikir çeker,
    Yeryüzünde tüm bitkiler,
    Seni anar, secde eder.

    Gökyüzündeki bulutlar,
    Gece parlayan yıldızlar,
    Lapa, lapa yağan karlar,
    Seni anar, secde eder.

    Yağmur yağar yere saçar,
    Güneş vurur çiçek açar,
    Denizlerdeki balıklar,
    Seni anar, secde eder.

    Rüzgar eser iznin ile,
    Cümle alem gelir dile,
    Kurtlar, kuşlar, toprak bile,
    Seni anar, secde eder.

    Uçsuz ,bucaksız deryalar,
    Kanat çırpıp uçan kuşlar,
    Canlı, cansız tüm mahluklar,
    Seni anar, secde eder.

  8. #38
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    Canım İstanbul...!!!

    Canım İstanbul


    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
    İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

    İstanbul benim canim;
    Vatanim da vatanim...
    İstanbul,
    İstanbul...

    Tarihin gözleri var, surlarda delik;
    Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
    Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at;
    Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
    Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
    Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?
    Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;
    Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet...

    O manayı bul da bul!
    İlle İstanbul’da bul!
    İstanbul,
    İstanbul...

    Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
    Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
    Oynak sular yalının alt katına misafir;
    Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
    Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
    Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
    Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi?
    Cumbalı odalarda inletir katibi mi...

    Kadını keskin bıçak,
    Taze kan gibi sıcak.
    İstanbul,
    İstanbul...

    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler!
    Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler...
    Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
    Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu.
    Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
    Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
    Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
    Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

    Gecesi sümbül kokan
    Türkçe’si bülbül kokan,
    İstanbul,
    İstanbul...

    Necip Fazıl Kısakürek

  9. #39
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Canım İstanbul...!!!

    ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞ EN ÇOK SEVDİĞİM ŞİİRİ DİR ÜSDADIN.... ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ALLAHA EMANET OL...

  10. #40
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    Yunun Emre Hzlerinin dilinden...

    BEN YÜRÜREM YANE YANE
    Ben yürürem yane yane, Aşk boyadi beni kane
    Ne akilem ne Divane, Gel gör beni aşk neyledi
    Gah eserem yeller gibi, Gah tozaram yollar gibi
    Gah akaram seller gibi, gel gör beni aşk neyledi
    *** ***
    Akan sulayın çağlaram, Dertli cigerem dağlaram
    Şeyhim anuban ağlaram, gel gör beni aşk neyledi
    Ya elim al kaldır beni, ya vaslına erdir beni
    Çok ağladım güldür beni, gel gör beni aşk neyledi
    *** ***
    Mecnun oluban yürürem, ol yari düşte görürem
    Uyanıp melul oluram, gel gör beni aşk neyledi
    Miskin Yunus biçareyem, baştan aşağı yareyem
    Dost ilinden avareyem, gel gör beni aşk neyledi

    İLİM İLİM BİLMEKTİR
    İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir
    Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır
    Okumaktan mani ne, kişi Hakkı bilmektir
    Çün okudun bilemedin, ha bir kuru emektir
    *** ***
    Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme
    Eri hak bilmez isen, abes yere yelmektir
    Dört kitabın manisi, bellidir bir elif te
    Sen elif dersin hoca, manisi ne demektir
    *** ***
    Yunus der ki Ey hoca
    Gerekse var bin Hacca
    Hepisinden iyice
    Bir gönüle girmektir

    EY BENİ AYIPLAYAN
    Ey beni ayıplayan, gel beni aşktan kurtar
    Elinden gelmez ise, söyleme fasid haber
    Hiç kimsene kendinden, halden hale gelmedi
    Cümlemizin halini, maşuk eder mukarrer
    *** ***
    Aşıkların her hali, Maşuk katında biter
    Sözün var ona söyle, benim elimde ne var
    Her kim aşk kadehinden,içti ise bir cura
    Ona ne yad ne biliş, ona nesrik ne humar
    *** ***
    Dost yüzünden nikabı, her kim giderdi ise
    Hicap kalmadı ona, ayruk ne hayr u ne şer
    Şeriat edebinden korkaram söylemeye
    Yokise eydeyidim daha ayrıksı haber
    Dost kılıçından Yunus ölürse gam değil
    Dost göğünden uyanan, Maşuk burcundan doğar

    DERVİŞLİK DEDİKLERİ
    Dervişlik dedikleri hırka ile tac degil
    Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil
    Durmuş marifet söyler, erene Yunus Emrem
    Yol eriyle yoldadır, yolsuza yoldaş değil

Sayfa 4 Toplam 95 Sayfadan BirinciBirinci ... 234561454 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Evladınıza ne gözle bakıyorsunuz ?
    Konu Sahibi Gülüşü Yaralı Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16-04-2009, 14:04
  2. herkese hayırlı akşamlar
    Konu Sahibi CANSU1 Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 26-10-2008, 23:25
  3. Ellerinizi Doğru Kullanın
    Konu Sahibi GizliOzne Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-05-2008, 22:09
  4. Aşık Gençler Ne Yapmalı ?
    Konu Sahibi hafize Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 05-11-2007, 23:40

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •