Oruç tutmanın bilimsel faydaları!

Tıp uzmanları diyor ki:
“Oruçlu kimselerde adrenalin ve kortizon hormonları kana daha kolaylıkla karışmaktadır.
Bu hormonlar, tesirlerini kanserli hücreler üzerinde de göstermektedir.
Böylece bu hormonlar kansere karşı bir çeşit kalkan rolünü oynamakta, yani kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemektedir.
Oruç tutan bünye, adeta bakıma girer, iç organları saran yağlar erir, vücudun zindeliği artar, direnme gücü kazanır, mide, böbrek, şeker, kalb ve karaciğer hastalıklarına karşı mukavemeti artar.

Kişi oruçlu iken karaciğer 3-5 saat istirahat eder, gıda depolama işine bir müddet ara vermiş olur.
Bu arada, korunma sistemini güçlendirici globülinleri hazırlar.
Midedeki kaslar ve salgı ifraz eden hücreler, oruç müddetince birkaç saat dinlenir.
Kan hacmi de azaldığı için tansiyon düşerek kalb rahatlar.

Gıda artıkları iyi yakılmayınca, damarları yıpratır.
Yakılmayan yağlar, damarları daraltır, damar sertliği denilen rahatsızlığa sebep olur.
Akşama doğru vücutta gıda hemen hiç kalmaz.
Yani bütün gıdalar yakılmış olur.
Bu bakımdan bazı hastalıklara, bilhassa damar sertliği olanlara oruç tutmak iyi gelmektedir.
Oruç iken vücudun diğer organlarında da dinlenme olur.
Az yemek ve oruç tutmak vücudun sıhhati için önemlidir.
Zekat, malın kiridir.
Zekat veren, malını kirden koruduğu gibi, oruç tutan da vücudun zekâtını ödemiş, hastalıklardan onu korumuş olur.

Peygamber efendimiz, (Her şeyin bir zekâtı vardır. Vücudun zekâtıysa oruçtur) buyurmuştur.
(İbni Mace)

Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir.
Orucun, sabır, şükür, nefis terbiyesi gibi diğer ibâdetlerle de irtibâtı vardır.
Az yiyenin vücûdu sıhhatli olur.
Hadîs-i şerîfte;

“Oruç tutan sağlıklı olur” buyuruldu.
(Taberânî)
Açlık, günâh işleme arzûsunu kırar, kötülük etmeye mâni olur.
Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur.
Tok, acın hâlini bilmez.
Çok yiyen sert ve katı kalpli olur.

Hadîs-i şerîfte;
“Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin” buyuruldu.
(İmâm-ı Gazâlî)
Çok yiyen çok su içer.
Çok su içen çok uyur.
Çok uyuyanın ömrü uyku ile geçtiği için, o kişi, dünyâ ve âhiret kazancından mahrûm kalır.