Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 3 Toplam 12 Sayfadan BirinciBirinci 12345 ... SonuncuSonuncu
21 den 30´e kadar. Toplam 114 Sayfa bulundu

Konu: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

  1. #21
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.06
    Yer: İstanbul
    Mesajlar: 2.345
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    Öncelikle Esadturkey nickli arkadaşımızı yazdığı forumdan dolayı kınıyorum.Sünnet yerine kaza kılınamaz bu yeni yetmelerin dedikleri şeyler filan yazmış.Bu sözün vebali çok ağırdır.Araştırmadan nasıl böyle bir şey söyleyebilirsiniz.Bu konu hakkında sünnetler yerine kaza kılınması gerektiğini belirten o kadar çok kıymetli alimlerimiz varki saymakla bitiremeyiz.Burada Bir kaç tanesini belirtmek istiyorum.Artık istiyen nakli esas alıp yorum yapmıyan Ehli sünnet alimlerine "rahmetullahi teala aleyhim ecmain"uysun istiyende kendi aklına göre bir din anlayışı ortaya koysun.

    Dört mezhebin fıkh bilgilerinde mütehassıs olan seyyid Abdülhakîm Efendi “rahmetullahi aleyh” buyurdu ki, (Tenbellikle nemâz kılmıyanlar, senelerce kazâ borcu olanlar, nemâza başladıkları zemân, sünnetleri kılarken, o vaktin ilk kazâya kalmış kazâ nemâzı için de niyyet ederek kılmalıdır. Bunların, sünnetleri kazâ nemâzı için de niyyet ederek kılması, dört mezhebde de lâzımdır. Hanefî mezhebinde, bir farz nemâzı özrsüz kazâya bırakmak ekber-i kebâirdir. Bu çok büyük günâh, her nemâz kılacak kadar boş zemân geçince, bir misli artmakdadır. Çünki, nemâzı hemen kazâ etmek de farzdır. Hesâba, sayıya sığmıyan bu müdhiş günâhdan ve azâbından kurtulmak için, sabâh nemâzından başka dört vakt nemâzın sünnetlerini ve Cum’a nemâzlarının ilk, son ve vakt sünnetlerini kılarken, kılınmamış farz nemâzını da ve yatsının son sünnetini kılarken, üç rek’at vitr nemâzını da kazâ etmeğe niyyet ederek kılmalıdır. Böyle olduğunu isbât eden delîller, Hanefî âlimlerinin kitâblarında pek çokdur.

    İbni Âbidîn diyor ki: (Bir kimse, imâma, sabâh nemâzının ikinci rek’atinde yetişirse, sünneti terk edip, imâma uyar. Çünki sünnet, cemâ’atden hâsıl olan yirmiyedi farz sevâbından birisine bile yetişemez). En kuvvetli olan sabâh sünneti, farzı cemâ’at ile kılabilmek için terk edilince, farz için elbette terk edilir. Farz borcu ile ölmemek için, sünnetleri kazâ niyyetiyle de kılmak lâzım olduğu buradan da anlaşılmakdadır.

    Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, 1313 [m. 1896] yılında Hindistânda basılan (Fütûh-ul gayb) kitâbının kırksekizinci makâlesinde diyor ki: Mü’minin, en önce farzları yapması lâzımdır. Farzlar bitdikden sonra, sünnetleri yapar. Ondan sonra, diğer nâfilelerle meşgûl olur. Farz borcu varken, sünnet ile meşgûl olmak, ahmaklıkdır. Farz borcu olanın sünnetleri kabûl olmaz. Alî ibni Ebî Tâlib “radıyallahü anh” bildiriyor: Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Üzerinde farz nemâzı borcu olan kimse, kazâsını kılmadan nâfile kılarsa, boş yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse, kazâsını ödemedikçe, Allahü teâlâ, onun nâfile nemâzlarını kabûl etmez). Abdülkâdir-i Geylânînin yazdığı bu hadîs-i şerîfi şerh eden Hanefî mezhebi âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevî buyuruyor ki, (Bu haber, farz borcu olanların, sünnetlerinin ve nâfilelerinin kabûl olmıyacağını göstermekdedir. Sünnetlerin, farzları temâmlıyacağını biliyoruz. Bunun ma’nâsı, farzlar yapılırken, bunların kemâllerine sebeb olan birşey kaçırılırsa, sünnetler, kılınan farzın kemâl bulmasına sebeb olur. Farz borcu olanın kabûl edilmiyen sünnetleri bir işe yaramaz). (Fütûh-ul-gayb)ın bu şerhi fârisî olup, İstanbulda, Bâyezîd Devlet kütübhânesinde, 3866 numarada mevcûddur. İbni Âbidîn de, nâfile bahsinde buyuruyor ki, (Hadîs-i şerîfde, (Temâm yapılmamış olan nemâz, zekât ve başka farzlar, nâfileler ile temâmlanacakdır) buyuruldu. İmâm-ı Beyhekî, bu hadîs-i şerîf, yapılmış olan farzların içindeki sünnetler noksan kalırsa, nâfilelerle bu noksanların temâmlanacağını göstermekdedir. Yoksa, yapılmamış farzların yerine nâfilelerin geçeceğini bildirmiyor dedi. Çünki, başka bir hadîs-i şerîfde, (Bir kimse, nemâzını temâmlamadı ise, o nemâzın üzerine, temâmlanıncaya kadar, nâfile nemâzları eklenir) buyuruldu. Bu hadîs-i şerîf, nâfilelerin, terk edilmiş farzı değil, noksan olarak kılınmış farzı temâmlıyacağını göstermekdedir dedi. (İmdâd)ın (Tahtâvî) hâşiyesi ikiyüzkırkyedinci sahîfesinde de, bu hadîs-i şerîf zikr edilerek, sünnetlerin, kılınmış olan farzdaki kusûrları temâmlıyacağı bildirilmekdedir.

    (Uyûnül-besâir)de diyor ki, İmâm-ı Beyhekî, sünnetler, kılınmış olan farzların içindeki sünnetlerin noksanlıklarını temâmlar buyurdu. Çünki sünnetlerden hiçbirisi, hiçbir zemân bir vâcib gibi olamaz. Hadîs-i kudsîde, (Bir kimse, kendisine farz yapdığım ibâdeti yapmakla bana yaklaşdığı gibi, hiçbirşeyle yaklaşamaz) buyuruldu.

    Görülüyor ki, islâm âlimlerinin bir kısmına göre nâfileler, kılınmış olan farzların noksanlıklarını temâmlıyacakdır. Bir kısmı ise, özrle kaçırılmış olan farzların yerlerine de konacakdır buyuruyorlar. Fekat bu âlimler de, nemâzlarını tenbellikle kılmayıp, büyük günâh işlemiş olanların, bu hadîs-i şerîflerden istifâde edeceklerini bildirmemişlerdir.Çünki, nemâz kılmayanın nâfileleri kabûl olmaz ki, farzları temâmlamağa yarayabilsinler. Âlimlerin, bildirdiğimiz bu iki ayrı ictihâdını bırakıp da, bir üçüncüsünü söylemek, biz mukallidler için câiz değildir. Çünki, İbni Melek “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Menâr) şerhinde, (Müctehidlerin bir din bilgisi üzerindeki sözleri birbirine uymadığı zemân, sonra gelen âlimlerin, bu bilgiyi, müctehidlerin bildirmiş olduklarından başka dürlü anlatmalarının bâtıl olduğu, sözbirliği ile bildirilmişdir) diyor. Bu icmâ’a göre, nâfilelerin, tenbellikle kılınmamış farzların yerine konacağını söylemek boş lâf olur. Müctehidlerin sözlerini anlıyamıyan, yâhud anlasa da kıymet vermiyen (Mezhebsiz) kimse, aklına gelen herşeyi söyliyebilir.

    Kırkaltıncı maddede bildirildiği gibi, imâm-ı Rabbânî “rahmetullahi teâlâ aleyh” yirmidokuzuncu mektûbda buyuruyor ki, (Farz ibâdetin yanında nâfile ibâdetlerin hiç kıymeti yokdur. Deniz yanında, damla kadar bile değildirler. Mel’ûn şeytân, mü’minleri aldatarak, farzları küçük gösteriyor. [Kazâları kıldırtmıyor.] Nâfilelere yol gösteriyor. Zekât verdirmeyip, nâfile sadakaları güzel gösteriyor. Hâlbuki, zekât niyyeti ile fakîre bir altın vermek, yüzbin altın sadaka vermekden dahâ sevâbdır. Çünki zekât vermek, farzı yapmakdır. Zekât niyyeti olmadan verilenler ise, nâfile ibâdetdir).

    Abdülkâdir-i Geylânî “kaddesallahü sirrehül’azîz”, aynı makâlede buyuruyor ki, (Kazâ borcu olanın sünnet kılması, alacaklıya, borçlunun hediyye ****ürmesine benzer ki, elbette kabûl olmaz. Kazâ borcu varken sünnet kılan kimse, sultân da’vet etdiği hâlde, gitmeyip, onun hizmetçisi ile vakt geçiren kimse gibidir. Mü’min, bir tüccâra benzer. Farzlar, onun sermâyesi, nâfileler de kazancıdır. Sermâye kurtarılmadıkça, kazanç olamaz).

    Gerek hadîs-i şerîfe, gerekse âlimlerin yazılarına dikkat edilirse, farz borcu olanın sünnetleri, nâfileleri kabûl olmaz buyurulmakdadır. Kabûl olmaz demek, sahîh olmaz demek değildir. Sahîh olur, fekat sevâbı, fâidesi olmaz demekdir. (Redd-ül-muhtâr), kurban bahsinde bunu güzel açıklamakdadır. (Bid’at işliyenin orucu, haccı, cihâdı kabûl olmaz) hadîs-i şerîfi, (Hadîka) ve (Berîka) kitâblarında açıklanırken, (Bunların ibâdetleri sahîh olur. Fekat sevâb verilmez) diyor. [Altmışüçüncü maddenin son sahîfesindeki hadîs-i şerîfe bakınız!].

    İstanbulda, Süleymâniyye umûmî kütübhânesinde, Es’ad efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” kısmında [1037] numaralı ve Yahyâ Tevfîk efendi kısmında [1463] numaralı (Nevâdir-i fıkhiyye fî mezheb-il-eimmet-il hanefiyye) ismindeki kitâbı yazan, Kudüs kâdîsı Muhammed Sâdık efendi, fâite nemâzların kazâ edilmesini anlatırken buyuruyor ki, (Büyük âlim İbni Nüceyme soruldu ki, bir kimsenin kazâya kalmış nemâzları olsa, sabâh, öğle, ikindi, akşam ve yatsının sünnetlerini, bu nemâzların kazâlarına niyyet ederek kılsa, bu kimse sünnetleri terk etmiş olur mu?)

    Cevâbında, (Sünnetleri terk etmiş olmaz. Çünki, beş vakt nemâzın sünnetlerini kılmakdan maksad, o vakt içinde, farzdan başka bir nemâz dahâ kılmakdır. Şeytân, insana hiç nemâz kıldırmamak ister. Farzdan başka bir nemâz dahâ kılarak, şeytâna inâd edilmiş, rezîl edilmiş olur. (Nevâdir)de diyor ki, sünnet yerine kazâ kılmakla, sünnet de yerine getirilmiş olur. Kazâ borcu olanların, her nemâz vakti, o vaktin farzından başka nemâz kılarak, sünneti yerine getirmek için, kazâ kılması lâzımdır. Çünki çok kimse, kazâ kılmayıp, sünnetleri kılıyor. Bunlar Cehenneme gidecekdir. Hâlbuki, sünnetlerin yerine kazâ kılan, Cehennemden kurtulur) buyurdu.

    Daha nice deliller bulunmakdadır.Ama aklı olana bir işaret yetişir buyuruluyor.Birde bü yukarıda ismi yazılı büyük alimleri zekeriya gibi sapıklara benzetmek çok büyük terbiyesislikdir.Böyle bir hataya düşen arkadaşlarımızın tevbe etmelerini tavsite ederiz.

    Doğru yolda olanlara selam ederim

  2. #22
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.10.06
    Mesajlar: 47
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    S.A DİN KARDEŞLERİM BENİM ANLADIĞIM KAZAYA KALMIŞ BİR NAMAZIMIZIN SÜNNETİNİDE KILACAĞIZ DEĞİLMİ SADECE FARZ DEĞİL YANİ SÜNNETLE BİRLİKTE KILACAĞIZ

  3. #23
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.06
    Yer: İstanbul
    Mesajlar: 2.309
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    yok sedat abi sünnetlerin kazası olmaz.yani Geçmişteki sünnetlerin kazası olmaz.10 sene 15 sene ve daha çok namazı terk edip kılmayanlarla ilgili.Gün içerisinde olan 5 nemazın sünnetlerinin yerine kaza namazı kılacaksın böylelikle her gün 1 günlük kaza namazı kılmış olucaksın.ve bu günah-ı kebairlerin en büyüğünden(yani vaktinde kılınmamış namaz)çabuk kurtulabilmek için. yani 5 nemazın sünnetlerini kazaya niyet edip farz borcunu ödeyeceksin hemde bütün boş zamanlarını kaza namazıyla geçireceksin.En kısa sürede kurtulmak için elinden geleni yapıcaksın.Anlatılan o abi ama bu arada sünnetide terk etmiş olmıyacaksın.Görülüyorki bize islamiyet birçok kolaylık ihsan etmiştir.Vesselam.

  4. #24
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.09.06
    Mesajlar: 321
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    Hakka bırak her işini

    Kim bulur, zor ile, maksadına, her zaman zafer,
    gelir elbet zuhura, ne ise hükm-i kader.



    Hakka bırak her işini, esbâba yapış yeter,
    bu sözüm olsun sana, ârif isen, her an rehber:



    Mihneti kendine zevk etmektir, âlemde hüner,
    gam ve neşe insanda, böyle gelir, böyle gider.

    ____________________________

  5. #25
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 802
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    selamün aleyküm.sevgili kardeslerim öncelikle hepinizden özür diliyorum.benimde baya bi fazla namaz borcum oldugu için (Allahc.c. affetsin)konu dikkatimi cekti ve tüm yazılanları okudum.yalnız sizlerden ricam yazılanların içinde anlayamadıgım kelimeler oluyor.yazılanların daha sadelestirilirse daha fazla anlasılıp faydalı olacagını düşünüyorum .birde benim gibi sıfırdan baslayıpta her seyi yeni öğrenmeye baslayan kardeslerinizi aklınızda bulundurursanız sevinirim.Allah şimdiden razı olsun.selam ve dua ile.

  6. #26
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.06
    Yer: İstanbul
    Mesajlar: 2.309
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    Aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatuhu.Abi Allahü teala utandırmasın.İnşallah Cenab-ı hak daim eyler daha dikkatli olmaya çalışırız abi.Abi inşaallahü teala zamanla okunulanlar kolay anlaşılır bir hale gelecektir yeterki siz okumaktan vazgeçmeyin Çünkü cahil sofu şeytanın maskarası olur buyurmuşlar abi.

    İlim öğrenmek ve öğretmek çok mühimdir. Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ ilim verdiği âlimlerden de Peygamberlerden aldığı misak gibi, ilimlerini saklamayıp insanlara açıklamaları için, söz almış ve "Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et!" buyurmuştur.) [Ebu Nuaym]

    (En güzel hediye, hikmetli bir sözü iyice anlayıp, din kardeşine anlatmaktır.) [Taberani]

    (Bir saat ilim öğrenmek veya öğretmek, sabaha kadar ibadetten daha sevaptır.) [Deylemi]

    (Heves edilecek iki kimse vardır: Biri, Allahü teâlânın verdiği ilimle amel edip başkasına da öğreten, ikincisi de, Allahü teâlânın verdiği serveti hayra sarf edendir.) [Buhari]

    (İlim yolunu tutana, Allahü teâlâ Cennet yolunu açar.) [Tirmizi]
    (Melekler, ilim talebesinden memnun oldukları için kanatlarını onların üzerine gererler.) [İ. Abdilber]

    (İlimden bir mesele öğrenmek, dünyadaki her şeyden kıymetlidir.) [Taberani]
    (Ya âlim, ya öğrenci, ya dinleyici veya bunları seven olun. Yoksa helak olursunuz.) [Beyheki]

    (Tecrübeli yaşlılarla oturup kalkın. Âlimlere sorun. Hikmet sahipleri ile beraber olun.) [Taberani]

    (Âlim olmayan veya ilim öğrenmeye çalışmayan bizden değildir.) [Deylemi]

    (Bir âlimin, yanına oturarak, bir saat ilimle meşgul olması, bir âbidin 70 yıl ibadetinden hayırlı olabilir.) [Deylemi]

    (İşlenen bir günah, âlime bir, cahile iki olarak yazılır. Âlim, günahı için azap olunur. Cahil ise hem günahı, hem de öğrenmediği için azap olunur.) [Deylemi]

    (Allahü teâlâ, dünya işlerinin âlimi, ahiret işlerinin cahili olana buğz eder.) [Hakim]

    (İlim öğrenmek, namaz, oruç, hac ve Allah yolundaki cihaddan daha kıymetlidir.) [Deylemi]

    (Bir saat ilim öğrenmek gece sabaha kadar ibadet etmekten kıymetlidir. Bir gün ilim öğrenmek, üç ay oruç tutmaktan kıymetlidir.) [Ebu Nuaym]

    (Bir kimse, ilim öğrense, bununla amel etmese bile; bin rekat namaz kılmasından daha fazla sevap alır. Eğer öğrendiği ilimle amel eder veya başkasına öğretirse, hem bunun sevabını alır, hem de Kıyamete kadar bununla amel edenlerin sevabını alır.) [Hatib]

    (Farzlarda ihmallik yapan bir derde müptela olur.) [İ. Ahmed]
    (Allah rızasından başka bir niyetle ilim öğrenen, Cehenneme gider.) [Tirmizi]
    (Din ilmine sahip olanın sıkıntısı gider ve ummadığı yerden rızıklanır.) [İ. Neccar]

    (İlim öğrenen veya Allah için bir dost edinen veya din kardeşinin yüzüne şefkatle bakan veya �Bismillah� diyerek işine başlayan affa uğrar.) [İ. Rafii]

  7. #27
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 802
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    s.a.Allah razı olsun.bizde öğrenmek için çaba sarf ediyoruz.Allah daim etsin.selam ve dua ile.

  8. #28
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.10.06
    Mesajlar: 4
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    Sünnetler Peygamberimiz'in (s.a.s) bize misarıdır.Elimizden geldiği kadar terk etmemeye gayret edelim.Allah yardımcımız olsun inş.

  9. #29
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.11.06
    Mesajlar: 214
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    arkadaslar ben imamım
    peygamberimizin düzenli olarak kıldığı sünnet namazlar var mesela farz namaz sünnetleri bunları bizde kılmak zorundayız ama peygamberimizin ara sıra kıldığı namazlar yerine kaza kılabilirez bunun ölçüsü sünnetle sabit olanları kılacaz

  10. #30
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 09.09.06
    Mesajlar: 13
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

    HUYELA kardeşin dediklerine aynen katılıyorum.Siz de onun gibi delillerle konuşun zan ile hüküm olmaz.peygamber efendimiz hiç bir namaza sünnet niyetiyle başlamamıştır.o vakitte namaz kılması sünnet oldu.Bizim kılacağımız kaza namazı ile zaten namaz kılmış oluyoruz.Niye kaza borcu olanlara bu kadar zorlaştırıyorsunuz ki.Dinimiz kolaylık dini değil mi

Sayfa 3 Toplam 12 Sayfadan BirinciBirinci 12345 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Mescid i aksa için feth suresini okuyalimmi
    Konu Sahibi rumuzgüller Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11-11-2009, 14:35
  2. Ey Sevgili, En Sevgili, Ey Gönüller Fatihi
    Konu Sahibi muhammed25 Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-06-2009, 09:22
  3. Allah rızası için sadece bir İhlas..
    Konu Sahibi hayalim01 Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 29-08-2008, 22:26
  4. --Cemal Kuru*--Azrail Canımı Alınca--
    Konu Sahibi FAHRETTİN Forum İlahiler ve Ezgiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29-10-2007, 21:44
  5. Hacc
    Konu Sahibi ekremeee Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28-10-2007, 12:44

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •