Allahü teala razı olsun, teşekkür ederiz. Cenab-ı Hak cümlemizi şefaatlerine nail eylesin inşallahü teala.
Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri "kuddise sirruh", kabristânda çok dolaşırdı. Bir gece gezerken, gece bekçisi elindeki sopayla vurdu. Bâyezîd; “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil Alîyyil azîm,” dedi. Bekçi birkaç kere dahâ vurunca, sopa kırıldı. Bâyezîd hazretleri eve dönünce, talebelerine sopanın fiyatını sordu. O kadar parayı bir keseye koyarak, bir miktâr da tatlı ile berâber bir talebesiyle, o bekçiye gönderdi. Bir de mektup yazarak, bekçiye vermesini söyledi. Mektup şöyle idi: “Muhterem bekçi efendi! Belki beni hırsız sanarak dövdün. Kabahat bendedir. Gece kabristânda gezmeseydim, dövmezdin. Sopanızın kırılmasına da sebep oldum. Gönderdiğim para ile kendine bir sopa al! Sopanın kırılma üzüntüsünün kalbinden gitmesi için de, yolladığım tatlıyı yi! Allahü teâlâ’nın selâmı üzerine olsun.” Genç bekçi mektûbu okuyunca, gelip özür dileyerek tövbe etti. Onunla birlikte birkaç bekçi dahâ hak yola girdi.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû
Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.