Onbinlerce insanı kenara çekip Fatiha gibi önemli bir sürenin anlamını sormuştum
Araştırmam tüm toplum katmanlarını kapsasın diye çeşit çeşit semtlerde sürdürmüştüm araştırmamı
Hatta cami önlerinde pinekleyip, girip çıkan kesime sordum, Çarşamba gibi İslamın merkezi sayılan semtlerde bile araştırmamı sürdürdüm , ki kendinizden de örnek alabilirsiniz, ki karışlaştığım tablo şok ediciydi
Toplum Kuran'ın özünden, manasından o kadar uzaklaşmış ki, günde 5 vakit EZBER okuduğu Fatiha gibi rahmet dolu bir sürenin bile mansına yabancı
Arapça ezberini biliyor amma, neler okuyor yabancı, hatta imam hatip okumuşlar bile manayı bilmiyor
Yukarda örneğini verdiğim gibi 5,6,7 inci sınıf muhafazakar diye tanımlayabileceğimiz kesimin evlatları bile Kuran nedir biliyorlar
İş böyle olunca Rahmet içeren, Alemlere öğüt olan işten, Allah'ın Kelamından yararlanamıyoruz,bilgisiz, cahil, hurafelerle yol alan bir toplumu eriştiriyoruz
Allah insanlara Kuran sayesinde sesleniyor amma, Allah ne demiş, ne tür öğütler vermiş, nelerden çekinin, nelere durun türü işleri merak etmemişiz
İnanlar Kuranı ezberden değil de, Allah neler demiş ,manaya ermiş olsalardı yaşadığımız dünyanın düzeni bambaşka olacaktı kuşkusuz
Kimse kibire sarılmasın, kendini üstün bilmesin, çekinsin Allah uyarmış, işler kayıt altındadır, ismi Alemlere Rahmet olan Kurandır
Toplunun vardığı noktayı Kuran ile karışlaştırınca , ben sadece bir kulum , buna rağmen içim öfkeyle doluyor, neden Allahın emirleri görünmezlikten geliniyor, neden nimemtleri inkar ediliyor, neden şirk'te diretiliyor türü düşüncelere cevap arıyorum
Allah uyarmış, her bir süresi, her bir ayeti rahmet dolu hala inkar mı edeceğiz, elimizin tersiyle itip doğru diye bildiğimiz işi mi sütün tutacağız?
Her bir sözümün bir ayet veya süre dayanağı var, hiç bir özel çıkara hizmet etmemekteyim, Allahın dinini ucuz metalar karşılığında satışa çıkaranlardan değilim gelin Allahın indirdiğine uyalım demekten başka...
********************************************************
Yazımın kaynağı:
Fatiha gibi önemli bir sürenin
Fatiha 6. Bize doğru yolu göster,
*******************************************
Toplum Kuran'ın özünden, manasından o kadar uzaklaşmış ki,
Mü’minûn 53
(Mekkî 74) Fakat din hususunda ayrıldılar ve ayrılanlar, kendi kitaplarından başka kitapları inkar ettiler ve her bölük, kendi elindekine razı oldu, onunla övünmiye koyuldu.
*******************************************************
Fatiha gibi rahmet dolu bir sürenin bile mansına yabancı
Bakara 78
(Medenî 87) İçlerinde, anasından doğduğu gibi kalan, okuma yazma bilmeyenler de var ki onlar, kitap nedir bilmezler. Bildikleri şey, ancak kuruntularıdır, onlar, ancak zanna kapılırlar.
*****************************************************
Arapça ezberini biliyor amma, neler okuyor yabancı, hatta imam hatip okumuşlar bile manayı bilmiyor
Zümer 27
(Mekkî 59) Öğüt ve ibret alsınlar diye biz, andolsun ki, bu Kur'an'da her çeşit örnek getirmedeyiz insanlara.
******************************************************
Kimse kibire sarılmasın,
Lokman 18
(Mekkî 57) Ve ululanıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde, kendini beğenerek kibirle yürüme; şüphe yok ki Allah, ululanıp övünenlerin hiçbirini sevmez.
******************************************************
kimse kendini üstün bilmesin,
Bakara 212
(Medenî 87) Kafir olanlara dünya yaşayışı, süslü gösterildi de inananların bir kısmıyla alay ediyorlar. Fakat Allah'tan sakınan iman sahipleri, kıyamet gününde onlardan üstündür. Allah, dilediğine sayısız nimet verir.
Allah, dilediğine sayısız nimet verir.
dilediğine
********************************************************
Allah uyarmış, işler kayıt altındadır, ismi Alemlere Rahmet olan Kurandır
A’râf 52
(Mekkî 39) Biz onlara öyle bir kitap gönderdik ki onu bilgiyle açıkladık, o kitapta, ne lazımsa hepsini bildirdik, inananlara doğru yolu gösterir ve rahmettir.
*************************************************
hala inkar mı edeceğiz
A’râf 96
(Mekkî 39) Memleketlerin halkı inansalar ve çekinselerdi gökyüzünden üstlerine bereket yağdırır, yeryüzünden bereket fışkırtırdık, fakat inkar ettiler de kazandıkları suç yüzünden onları azaba uğrattık.
****************************************************
hiç bir özel çıkara hizmet etmemekteyim, Allahın dinini ucuz metalar karşılığında satışa çıkaranlardan değilim
Âl-i İmrân 187
(Medenî 89) An o zamanı ki Allah, kendilerine kitap verilenlerden, o kitabı insanlara mutlaka açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz onu diye söz almıştı; onlarsa o sözü artlarına attılar, azcık bir menfaat karşılığında sattılar onu, ama o aldıkları şey, ne de kötünesne.
*******************************************************
gelin Allahın indirdiğine uyalım demekten başka...
Âl-i İmrân 103
(Medenî 89) Hep birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölük bölük olmayın ve anın Allah'ın size verdiği nimeti, anın o zamanı ki düşmandınız birbirinize, kalplerinizi uzlaştırdı, nimetiyle kardeş oldunuz. İçinde ateş dolu bir çukurun tam kenarındaydınız, sizi kurtardı oradan. Allah, doğru yolu bulursunuz diye delillerini böyle açıklar işte. *
Hep birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölük bölük olmayın