Olgunluk çağında genç kendini beğenir. Kendisi gibi olanları sever. Özgür dünyada her gencin önünde iyi ve kötü diye iki yol vardır. Bu ayırım, insanların ölçüsü ise önemli değil. Dinin hayata tesiri de çok ilerdedir. Bebeklik, çocukluk, gençlik ve olgunluk. Bundan sonrası yaşlılık. Saçın rengi değişirken huyun rengi değişmeyebilir. İşin garibi yaşlı insanlar kendini beğenir. En iyi hayatı yaşadığını, her sözünün doğru olduğunu zanneder.
"Ben kendimi beğenmiyorum, beni beğenenleri de beğenmiyorum." sözünü anlayan çok azdı.
Kendini beğenen, "Benim gibi olun." diyen kitaplarla peygamberlere perde olmaktadır. İnsanı insan eden fizikî ölçüler değil, dinî ölçülerdir. Din denenmiştir. Ona uyanlar seviye kazanmıştır. Meyveye bakıp ağacı beğenmek en isabetli yoldur. Mukaddes mefhumların manevî tesiri vardır. Bunun için aletler, vecizelerden daha tesirlidir. İnsan, dinî hayata iman ile girebilir. İman ruhla bütünleşir, ruh organlara hakim olur, hayat güzelleşir. Dinî hayattan memnun olmayan Hıristiyanlar, beşerî dinlere tabi oldular. Özellikle ilmi putlaştırdılar. Fransız filozoflarından Auguste Comte (1798–1857) pozitivizm ilmihalini yazmıştı. İlmihal nedir? Hal, yaşama şeklidir. İlmi hal, yaşama ilmi demektir. Alim de yaşar, cahil de.... Alim, ilmiyle yaşar, cahil de cehaletiyle. İslamiyet'te cehalet, Hak'la batılı karıştırmaktır. İlmihal okuyan Müslüman, İslamiyet'i ilmî planda yaşayacak demektir. Auguste, ilmihal yazdığına göre yeni bir din teklif ediyor. Bunun adı da pozitivizm. Bilindiği gibi pozitif ve negatif değerler vardır. Pozitivizm aynı zamanda "ispat edilen" manasına gelir. Yani ispat edilen ilimdir. İspat edilemeyen ilim değildir. Dinde ispat edilemeyen noktalar varmış gibi, onu ilmin dışına atmak istiyorlar. Bu iddia Hıristiyanlar için geçerli olabilir. İslamiyet ilimle bütünleşmiş olduğundan bizi ilgilendirmez. Fakat bir kısım İslam ülkelerinde pozitivizm din haline getirilmiştir. Hurafeler yaygınlaştıkça, "Uydurulan din, indirilen din." tabirleri de kullanılır olmuştur. İlmi olanlar dikkat etmelidir. Nasıl ki her evde kütüphane de olmalıdır. Mideye verilen önem, beyne de verilmelidir. İnsan beyninden sayısız bilgi çıkar, hangisinin doğru olduğunu anlamak için Kur'an'ın mihengine vurmak gerek.
Koparılan takvim yaprakları, eskiyen takvimler çöpe atılıyor. Geçen günler de çöplük olmamalı. Dün ağacın kökü, bugün gövdesi, yarın meyvesidir. Ömür hastalıklarla saflaşır. İbadetle kıymetlenir