Allah'ım Seni Çoook Seviyorum
14.947 görüntülenme · 106 yanıt
İnsan, korku hissini de ancak Allah’a hasretmelidir. Çünkü Allah nihayetsiz celal, azamet ve kudret sahibidir. Öyle ise Allah’tan korkmak da hem aklın, hem de vicdanın gereğidir. Bir insanın kalbinde, Allah korkusu kemaliyle hakim olunca başka türlü korkulara mahal kalmaz. Zira Allah’tan korkan bir adam, hiçbir zaman başkasının hukukuna tecavüz etmez, hiç kimsenin canına, malına namusuna dokunmaz.
.................
Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bu konuda şöyle buyururlar: “Hikmetin başı Allah korkusudur.” (El-Münâvî, Feyzü’l-Kadir-3:574)
Toplum hayatının nizam ve ahengi Allah korkusuyla kaimdir ve onunla devam eder. Hak ve hukuk tanımamanın cezası, dünyada zillet ve ahirette İlâhî azaptır.
Toplum hayatının nizam ve ahengi Allah korkusuyla kaimdir ve onunla devam eder. Hak ve hukuk tanımamanın cezası, dünyada zillet ve ahirette İlâhî azaptır.
.................
Bir tanıdığımın: “Herkes paçayı nasıl kurtarırım ona bakıyor, kimse sınavı nasıl hakkıyla veririm diye düşünmüyor” sözleriyle dikkatimi çekti ki bazen Allah’ın rızasını kazanma gayretini kolay yoldan cennete nasıl girerim düşüncesiyle ikinci plana atabiliyor, hatta unutabiliyoruz. Kendi kendimize hesaplara giriyoruz. “Sadakamı zekatimi versem, namazlarımı aksatmamaya çalışsam, e niyetim zaten iyi kalbim temiz, tamam ya cennete girerim heralde….kimseye zararım da dokunmuyor zaten.” Evet, belki gerçekten de cennete girersin, Allah bilir ama bu “aman cennete girecek kadarından fazlasını yapmayayım..” güdülenmesi niye? Kapıdan geçelim de yeter yani..Burada bu tip bir amaç olur mu ne saçma demiyorum. Tabii ki de müslümanlar olarak her birimiz cennete girmek istiyoruz; bunun için de çabalıyoruz ama düşünce “bir şekilde paçayı kurtaracak kadarını yapayım yeter”e gelince işler değişiyor bence. Bir bütün olarak Allah’ın emir ve yasaklarından oluşan sistemini benimseyip o zorlu sınavı tümden vermek derdinde olmuyor kişi. Biraz ordan biraz burdan birşeyler yaparak ve hep yerinde sayarak tam anlamıyla teslim olamıyor bir türlü.
Böyle olunca da aklımızca hesaplar kitaplar yapıp bir kısım (işimize gelen) emir ve yasaklara uyuyor, bir kısmını rahatlıkla esgeçebiliyoruz. Sonuçta paçayı kurtaracak kadar şey yaptım diye düşünüyor kimileri ve fazlasını yapmaya zaman-enerji bulamadığı için aslında Kur’an’ı/İslamı tam anlamıyla yaşamış olamayabiliyor. Belki gerçekten de yetecek kadar yapılan kısıtlı şeyler de bu kişinin cennete girmesine ama sizce burda hayatın merkezine gerçekten de Allah mı konulmuş oluyor?
Allah’ı sevmek, O’na saygı duymak ucundan da olsa cenneti istemekten çok daha farklı bir boyut gerektiriyor. Sadece O öyle dediği için dediklerini yapmak kayıtsız şartsız teslim olmak anlamına geliyor. Örneğin; namazı kaçırdığımızda, yalan söylediğimizde, günah sayılabilecek bir şeyler yaptığımızda once Allah’a karşı utanç duymamız, O’nun dediğinden dışarı çıktığımız için derin bir üzüntü duymamız gerekiyor. Hep nasıl allah katında daha iyi bir mertebeye gelebilirim diye düşünmek gerekiyor. Bu kadarı bana yeter de artar deyip yerimizde saymamamız gerekiyor. Bu yerinde saymanın, şurdan şu kadar sevap alsam, orda bu kadar zekat versem oh tamam mantığı biraz da günümüzde kendimizi sürekli başkalarıyla karşılaştırıp kendimizi aklımızca dinen üstün görmekten kaynaklanıyor kanımca. Her nedense, ahirette diğer tüm insanlara gore kıyaslanacağımıza inanıyor; bizden dinen çok daha geride olduğuna inandığımız kişiler varken tabii ki bizim cennete gireceğimizi düşünüyoruz zavallıca. Nasılsa ortalamanın üzerindeyiz ya, yeter o…
Oysa ki imanın da mertebeleri vardır ve herkes kendi başına değerlendirilecektir, başkaları üzerinden değil. Nasıl ki atalarımızın yaptıklarında sorumlu tutulmayacaksak; dönemimizdekilerin yapmadıklarından dolayı da durup dururken değere binmeyeceğiz.
Her zaman için Allah’ın dediklerini Allah istediği için yerine getirmeyi gözetmek; O’nunn rızasını kazanmak için islam sistemini bütünüyle benimseyip her türlü gereğini yapmak bizim görevimizdir ve inşaallah ki ahiret hayatımızda bizi daha iyi bir makama getirecektir.
Böyle olunca da aklımızca hesaplar kitaplar yapıp bir kısım (işimize gelen) emir ve yasaklara uyuyor, bir kısmını rahatlıkla esgeçebiliyoruz. Sonuçta paçayı kurtaracak kadar şey yaptım diye düşünüyor kimileri ve fazlasını yapmaya zaman-enerji bulamadığı için aslında Kur’an’ı/İslamı tam anlamıyla yaşamış olamayabiliyor. Belki gerçekten de yetecek kadar yapılan kısıtlı şeyler de bu kişinin cennete girmesine ama sizce burda hayatın merkezine gerçekten de Allah mı konulmuş oluyor?
Allah’ı sevmek, O’na saygı duymak ucundan da olsa cenneti istemekten çok daha farklı bir boyut gerektiriyor. Sadece O öyle dediği için dediklerini yapmak kayıtsız şartsız teslim olmak anlamına geliyor. Örneğin; namazı kaçırdığımızda, yalan söylediğimizde, günah sayılabilecek bir şeyler yaptığımızda once Allah’a karşı utanç duymamız, O’nun dediğinden dışarı çıktığımız için derin bir üzüntü duymamız gerekiyor. Hep nasıl allah katında daha iyi bir mertebeye gelebilirim diye düşünmek gerekiyor. Bu kadarı bana yeter de artar deyip yerimizde saymamamız gerekiyor. Bu yerinde saymanın, şurdan şu kadar sevap alsam, orda bu kadar zekat versem oh tamam mantığı biraz da günümüzde kendimizi sürekli başkalarıyla karşılaştırıp kendimizi aklımızca dinen üstün görmekten kaynaklanıyor kanımca. Her nedense, ahirette diğer tüm insanlara gore kıyaslanacağımıza inanıyor; bizden dinen çok daha geride olduğuna inandığımız kişiler varken tabii ki bizim cennete gireceğimizi düşünüyoruz zavallıca. Nasılsa ortalamanın üzerindeyiz ya, yeter o…
Oysa ki imanın da mertebeleri vardır ve herkes kendi başına değerlendirilecektir, başkaları üzerinden değil. Nasıl ki atalarımızın yaptıklarında sorumlu tutulmayacaksak; dönemimizdekilerin yapmadıklarından dolayı da durup dururken değere binmeyeceğiz.
Her zaman için Allah’ın dediklerini Allah istediği için yerine getirmeyi gözetmek; O’nunn rızasını kazanmak için islam sistemini bütünüyle benimseyip her türlü gereğini yapmak bizim görevimizdir ve inşaallah ki ahiret hayatımızda bizi daha iyi bir makama getirecektir.
.................
Dedim ki: "Sen ki, beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim?
Dedi ki: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًاكَثِيرًا
وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا هُوَ الَّذِي يُصَلِّيعَلَيْكُمْ
وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ
وَكَانَبِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا
"Ey iman edenler!
ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah - akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur.
Melekleri de, size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir." Ahzap-41/43.
Kendi kendime dedim ki:
"ALLAH'ım seni çok çok çok seviyorum."
Ne guzeldir bunu demek...
Allah'ın selamı, rahmeti, mağfireti, bereketi, hidayeti, ihsanı hepinizin, hepimizin üzerine olsun.
Salat ve Selam Efendiler Efendisi, Fahr-i Cihan Hazreti Muhammed Mustafa Sallahu Aleyhi ve Sellem'e olsun.
Şükürler olsun ki Rabbime bizlere Müslüman olarak doğmayı nasip etmiş
Emeğine yüreğine sağlık Kardeşim Çok Güzel bir paylaşım
Selam ve dua ile kalın....
Salat ve Selam Efendiler Efendisi, Fahr-i Cihan Hazreti Muhammed Mustafa Sallahu Aleyhi ve Sellem'e olsun.
Şükürler olsun ki Rabbime bizlere Müslüman olarak doğmayı nasip etmiş
Emeğine yüreğine sağlık Kardeşim Çok Güzel bir paylaşım
Selam ve dua ile kalın....
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/61034-allah-im-seni-coook-seviyorum · 24.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- Seni Çoook Çok Seviyorum Peygamberimiz Hz. Muhammed ( sav ) 26 cevap
- seni seviyorum Efendim seniş çok çok çok seviyorum Kendi Şiirleriniz 3 cevap
- Seni çok seviyorum ALLAH'ım... Allah (c.c) Hazretleri 1 cevap
- Seni seviyorum allah'ım Güzel Sözler 4 cevap
- Sana Aşkımı İlan Ediyorum, Seni Seviyorum Allah'ımm!!! Dini sohbet 13 cevap
- Seni Seviyorum Ey Nebi Peygamberimiz Hz. Muhammed ( sav ) 4 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.
