İslâm Açısından Sigaranın Tahrimi
Kitap ve Sünnetten Deliller
Sigara Rasûlullah (S.a.v.) Zamanında yoktu. Ancak kıyâmete kadar her zaman ve mekâna hitap etmesi özelliği itibariyle İslamda birçok ayrıntıyı kapsayan genel kurallar vardır. Bu kurallar çerçevesinde dış müdahelelere karşı adeta bir kale konumunda olan mesur ilim sahibi ulemâmız ise zamanla gündeme gelen ve gelişen olayları inceleyerek Müslümanları aydınlatmakta böylece ümmetin felakete sürüklenmesine ALLAHın izniyle engel olmaktadırlar. Bu genel kurallar kapsamında bulunan sigara için de geçerli olan budur ki az sonra bir kısım delillerini zikrederek ulemânın “sigaranın tahrimi hususundaki kıymetli tespitlerine yer vereceğiz inşâALLAH. Tevfik ALLAHtandır.
İşte O Peygamber onlara temiz ve güzel şeyleri helal pis ve zararlış eyleri haram kılar (Araf 157).
Aklı selim sahibi hiçbir insan sigaranın “temiz ve güzel şeyler kapsamına girmediğinde şek şüphe etmez. Şu halde sigaranın ayetteki ifadesiyle “habis/ pis şeyler sınıfından olduğu gayet açıktır. Habisin; tad veya kokusunun tiksinti verdiği şey anlamına geldiği bilinmektedir. Bu da sigaranın vasıflarındandır. Gerek ulemâ gerek Tıp ehli sigaranın “habis/ pis şeyler kapsamına girdiği konusunda görüş birliği hasıldır.
Malını gereksiz yere saçıp savurma. Zira böylesine saçıp savuranlar şetanların dostlarındandır. Şeytan Rabbine karşı çok nankördür İsrâ 26- 27.
fakat israf etmeyin: Çünkü ALLAH israf edenleri sevmez " Enam 141
ALLAHın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin...(Nisâ 5).
Ayette zikri geçen aklı ermezlerden (süfehâ) malında gereği gibi tasarrufta bulunamayanlar anlaşılır. Rasulullah (S.a.v.) “boş yere söz söylemek (gereksiz) çok soru sormak ve malı zayi etmek size mekruh kılındı” buyurmuştur (Buhari Müslim). Bir şeyin mekruh olması helalden ziyade harama yakın olmasıdır.
Sigaranın malın zayii olduğunda da şüphe olmadığı gibi ...gıda vermeyen açlığı da gidermeyen..(Ğâşiye 7) ayetindeki tabire de oldukça mutabıktır.
Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın..(Bakara195).
Sigara kişiyi kanser gibi öldürücü hastalıklara düşürmektedir.
Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz ALLAH sizi çok esirgeyicidir (Nisa 29)
Sigara bağımlısı bir şahıs kendisini yok edecek nedenlere sarılmakta ve nefsini birçok hastalığa hedef kılmaktadır. Alimler zehir toprak cam taş ve benzeri maddelerin yenilmesinin haram olduğunu belirtmişlerdir. Çünkü bunlar sağlığa zarar vermektedir.
Rasûlullah (S.a.v.) “Her kim zehir içip kendini öldürürse cehennem ateşinde ebediyen o zehiri içecektir” buyurmuştur (Buhari Müslim).
Sigara içmek şahsın tedriciyen intihar etmesi demektir. Öldükten sonra ölüm sebebinin sigara olduğu anlaşılan bir kimse intihar etmiş sayılır (ALLAH korusun). İster doğrudan ister dolaylı yollardan hızlı veya yavaş kişinin ölümüne sebep olması haramdır. Netice birdir sigara bağımlısı birinin kendini ölüme sürüklediğinde şüphe yoktur.
Sigaranın kişiyi ölüme götürmediğini farz etsek bile en azından kişiyi güç ve kuvvetten düşürecek çeşitli yıpratıcı hastalıklara müptela kılar.
“Rasûlullah (S.a.v.)tüm uyuşturucu ve gevşetici şeylerden nehyetti” (sahihtir Ebü Davud- Ahmed).
Hadiste geçen “müfettir/ gevşetici vücutta gevşeme uyuşma oluşturan şey anlamındadır. Tiryakilerin böylesine etkilenmemesi asıl itibariyle haramlığına halel getirmez.
Ayrıca sigarayı içkiye kıyas eden alimler olmuş “çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır diyerek sigaranın tahrimine bu delili de istişhâd etmişlerdir. İçkiye yeni başlayan birinin sarhoş olması için bir kaç damla yeterken alkolik birinin bazen bir kadeh dolusu içkiden etkilenmediği vakidir. Sigara da aynı şekilde özellikle yeni başlayanlar veya bir dönemden sonra tekrar başlayanlar yemekten sonra içenler için sinirleri gevşetici uyuşturucu bir özelliğe sahiptir.
“Dinde; zarar vermek te zarara zararla mukabele etmek te yoktur (Müslim). Sigara tümüyle içine de çevresindekilere de zarar vermektedir.
her ikisinde de (içki ve kumar) günahı faydasından büyüktür (Bakara 219).
Sigaranın bazı faydalı yanları olduğunu farz etsek tahmini faydalar ile bil-fiil gerçekleşen zararlarını mukayese edip hangisinin daha ağır bastığına (?!) bakmamız gerekir... Ancak hakka karşı gözlerini kapayan hakkı aramayan ve nefsinin esiri olan sigaranın tahriminde şüphe eder. Ama önemli olan kişinin neye inandığı değil gerçeğin ne olduğudur..
Rasûlullah (S.a.v.)
“kim Sarmısak veya soğan yerse bize ve mescidimize uzak durup evinde otursun buyurmuştur (Müslim).
Sigara tiksindirme ve rahatsız etmede soğan ve sarmısaktan daha kötü veya en azından onlardan geri kalır bir yanı yoktur diyebiliriz. Ayrıca Cuma namazlarında güzel koku sürmenin sünnet olduğu ve sigaranın da bu sünnete aykırı olduğu ortadadır.
“İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali misk taşıyan biriyle kor üfleyen birine benzer (Buhari Müsum).
Yani kötü arkadaş ateşi ve dumanı (?!) üfler.
“Müslüman Müslümanların elinden ve dilinden selamette olduğu kimsedir (Buhari).
Müslümanlar acaba sigara için birinin zararından selamette mi olurlar?
“ALLAHa ve ahiret gününe inanan biri komşusuna eziyet etmesin (Buhari).
Sigara bağımlısı sigarasıyla hem eşine evlatlarına komşusuna hem de meleklere ve de mescidde namaz kılan diğer Müslümanlara eziyet vermektedir.
“Günahları açıkça işleyenler hariç bütün ümmetim affolunacaktır (Buhari Müslim).
Buna göre sigara bağışlanmayacak olan açık isyanlardan olur.
“Bir kavme benzeyen onlardandır (Sahihtir. Ebu Davud).
Sigara sömürgecilerin aramızda bıraktıklarındandır. Bu anlamda sigara içmek ruhi bir çöküntünün ifadesi olup kafirlere benzemenin bir tezahürüdür.
Bu illeti islam topraklarına getîrip özellikle gençler arasında yaygınlaştıranlar sömürgecilerden başkası olmamıştır. Aynı zamanda sigara ağız ve burunlarından duman çıkaran cehennem ehlinin durumunu da andırmaktadır.
“Kıyamet günü kişi dört şeyden: Ömrünü nerelerde geçirdiğinden vücudunu ne uğruna çürüttüğünden malını neyde kazanıp nereye harcadığından ve ilmiyle amel edip etmediğinden sorulmadıkça yerinden kımıldamaz (Sahihtir Tirmizi).
Ömrünü sigara içmekle geçiren; haram olduğunu bildiği halde içmekte ısrar eden; malını yararsız yere zayi edip vücuduna zarar veren; malını sigara ticaretinden kazanan; şeytanın pencerelerinden bir pencere olan sigara sayesinde vücudunu dilediği gibi oynaması ve gezmesi üzere şeytana açan bir sigara bağımlısı acaba kıyamet günü ne cevap verebilir (?).
Sigara kişiyi ALLAHa zikir ve ibadet etmekten özellikle de oruç ibadetinden alıkoyan bir zarardır. Oruç sigara müptelâlarına oldukça ağır gelen bir ibadettir. Sigara müptelâsı olanlar mescidde îtikâfa girmekten uzun uzadıya Kuran okumaktan zikir (Kurân) meclislerine oturmaktan ve namaza erkenden hazır olmaktan hoşlanmazlar. Bunların geneli cemaat namazlarına gelmez geldiğinde de sigarayı (ancak) caminin kapısında kuvvetli bir nefes çektikten sonra atıp içeri girerler. Halbuki sünnet gereği bir topluluğa gidildiğinde güzel koku sürünmek gerekir.
Şeriatın temel kuralları sigarayı haram kılmaktadır.
Binlerce hükmü kapsayan temel kurallara bazı örnekler verelim;
Zarar vermek te zarara zararla mukabele etmek te yoktur.
Yararlı şeylerde asıl olan ibâha (mubahlık) zararlı şeylerde asıl olan da (haramlık) tahrimdir.
Zararları bertaraf etmek fayda ve kar kazanmaktan daha önce gelir.
Bir konuda haramla helal müsâvi olsa haram galip gelir.
Seddüz- zerâî götüren araçları ortadan kaldırmak) kaidesi.
Yukarıda zikredilen hiç bir delilin olmadığını farz etsek bu sefer sigaranın en azından sakınmakla emrolunduğumuz şüpheli şeyler kapsamına girdiğini söyleyebiliriz. Buhari ve Müslimin tahriç ettiği hadis-i şeriflerinde Resûlullah (S.a.v.) “Helal da haram da açıktır. Bu ikisinin arasında insanların çoğunun bilmediği şüpheli karışık şeyler vardır. Her kim bu şüpheli şeylerden sakınırsa muhakkak dinini ve ırzını korumuş olur. Ve her kim bu şüpheli alana düşerse harama girmiş olur... buyurmaktadır.
Bilmeliyiz ki helal temiz ve yararlı olan şeylerdir. Haram da pis habis ve de zararlı olan şeylerdir.
Bütün bu delilleri nazarı itibara almayan nefsi hakkında ALLAHtan korkmalı ve er geç tövbe etmelidir. Şüphesiz ALLAH tövbeleri kabul eden ve Rahmeti çok olandır.
Bilinmesi gereken bir başka husus ta şudur: Sigara ilk çıktığı zamanlar ilim ehlinden bir kısmı bunun mahiyetinden habersizdi ve uyuşturucu mu gevşetici (rehavet verici) mi olduğunu sağlığa zarar verip vermediğini kesin bilgilerle bilmiyorlardı. Bu nedenle alimler arasında bunun haram ve tahrimen mekruh olduğu şeklinde görüş ayrılıkları belirmişti. Bazıları etkilenenlere haram