Rehbersiz Olmaz!
1.806 görüntülenme · 13 yanıt
Dünyâda en zor iş
Evliyânın büyüklerinden
Ahmet es-Sekkaf hazretlerine
“rahmetullahi aleyh”
Bir gün, bazı sevdikleri;
Efendim, dünyâda en zor iş nedir,
diye sordular.
Cevabında;
“Hak” nedir, “Bâtıl” nedir, yani
“doğru” hangisi, “yanlış” hangisi? veya
Kim sevilir, kim sevilmez?
Bunu ayırabilmektir.
buyurdu.
Bu, neden zordur efendim?
Şöyle izah etti:
Düşünün ki, “Yetmişüç yol”un kesiştiği
bir yol ayrımındasınız.
Evet efendim.
Bu yolların yetmişikisi “Cehennem”e, sadece
biri “Cennet”e çıkıyor. Ama hangisi?
Bilmiyorsunuz.
Evet efendim.
Bu yollardan birine girmeniz de lâzım.
Yanlış yola girerseniz, “Cehennem”de
bulursunuz kendinizi.
Gerçekten zor iş efendim. Ne yapmak
lâzım bunun için?
Bir bilene, bir “Rehber”e sormak lâzım,
öyle değil mi?
Evet ama o rehber kimdir hocam?
Rehber, “Ehl-i sünnet âlimleri”dir.
Öyle âlimler yoksa hocam?
Kendileri yoksa“Kitapları”var. O kitapları
okuyan da doğru yolu bulur
mutlaka.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû
Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
B) .......................... :a21: ........................... B)
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû
Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
"Selamun aleykü ve rahmetullahi ve berekatühü"
Peygamber efendimizin (sav)Kuranı kerim okuyuşu şöyle anlatılmıştır.
O Kuranı kerimi harf harf yavaş yavaş ve hakkını vererek teenni ve vakar ile okurdu okurkende ağlardı.
Rabbim bizi bu yoldan ayırmasın.amin.
Peygamber efendimizin (sav)Kuranı kerim okuyuşu şöyle anlatılmıştır.
O Kuranı kerimi harf harf yavaş yavaş ve hakkını vererek teenni ve vakar ile okurdu okurkende ağlardı.
Rabbim bizi bu yoldan ayırmasın.amin.
mst2005, post: 977372, member: 83186Allah razı olsun.Paylaşım için sağol.
Amin kardeşim Allahü teala cümlemizden razı olsun, sizde sağolun efendim. Selametle kalın, dua eder dualarınızı istirham ederiz.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû
Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
gülnisaselamunaleykum kardeşim
emeğıne sağlık
kuran ı kerım rehberımız olsun inşaallah
allah ne güzel de belırlemış herşeyı
tek yapmamız gereken kıtabımız uymak değıl mıdır :)
allaha emanet ol
selam ve dua ıle
Ve aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü ablacım :)
Amenna ve saddakna, yalnız ablacım ben anladığımı yazmakda acizim :a21: eksik yanlış birşey ifade etmekden de çok korkuyorum. Sizden bir istirhamım olacak hoşgörünüze sığınarak, meramımı vereceğim linklerde çok güzel açıklamışlar. İnşallahü teala oradan okuyun. Kıymetli dualarınızı istirham ederim, selametle kalınız.
Kur’an-ı kerimi nasıl anlarız .:.: www.dinimizislam.com :.:.
Kur’an-ı kerimi herkes anlayamaz .:.: www.dinimizislam.com :.:.
Kur'an-ı kerimi herkes anlayabilir mi? .:.: www.dinimizislam.com :.:.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû
Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
smmmtubaAllahcc razı olsun...BESMELE...SELAM...DUA...Dünyâda en zor iş
Evliyânın büyüklerinden
Ahmet es-Sekkaf hazretlerine
“rahmetullahi aleyh”
Bir gün, bazı sevdikleri;
Efendim, dünyâda en zor iş nedir,
diye sordular.
Cevabında;
“Hak” nedir, “Bâtıl” nedir, yani
“doğru” hangisi, “yanlış” hangisi? veya
Kim sevilir, kim sevilmez?
Bunu ayırabilmektir.
buyurdu.
Bu, neden zordur efendim?
Şöyle izah etti:
Düşünün ki, “Yetmişüç yol”un kesiştiği
bir yol ayrımındasınız.
Evet efendim.
Bu yolların yetmişikisi “Cehennem”e, sadece
biri “Cennet”e çıkıyor. Ama hangisi?
Bilmiyorsunuz.
Evet efendim.
Bu yollardan birine girmeniz de lâzım.
Yanlış yola girerseniz, “Cehennem”de
bulursunuz kendinizi.
Gerçekten zor iş efendim. Ne yapmak
lâzım bunun için?
Bir bilene, bir “Rehber”e sormak lâzım,
öyle değil mi?
Evet ama o rehber kimdir hocam?
Rehber, “Ehl-i sünnet âlimleri”dir.
Öyle âlimler yoksa hocam?
Kendileri yoksa“Kitapları”var. O kitapları
okuyan da doğru yolu bulur
mutlaka.
DİLEK-HİLAL, post: 977501, member: 62852Allah razı olsun güzeldi
Amin Cenab-ı Mevla cümlemizden razı olsun, Teşekkür ederiz, selametle kalın
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû
Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
Rehbersiz doğruya ulaşılamaz
Rehbersiz doğruya ulaşılamaz
İnsanoğlu, önünde bir yol gösteren, Allahü teâlânın gönderdiği bir rehber olmadan kendi başına doğru yolu bulamamış, hep yanlış yollara sapmıştır. İnsan, kendisini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu, aklı sayesinde anlamış, fakat ona giden yolu, rehbersiz olarak bulamamıştır. Peygamberleri işitmemiş veya o Peygamberin daveti kendilerine ulaşmamış olanlar, yaratıcıyı etraflarında aramışlar ve kendilerine en büyük faydası olan güneşi, yaratıcı sanarak ona tapmaya başlamışlardır. Daha sonra, büyük tabiat güçlerini, fırtınayı, ateşi, kabaran denizi, yanar dağları ve benzerlerini gördükçe, bunları yaratıcının yardımcıları zannederek, herbiri için birer suret yapmaya kalkmışlar ve bunlardan da putlar doğmuştur. Bunların gazabından korkarak, onlara kurbanlar kesmişler ve insanları bile bu putlara kurban etmişlerdir. Böylece her yeni hadise karşısında, putların sayısını da artırmışlardır. İslamiyet zuhur ettiği zaman Kâ�be-i muazzamada 360 put vardı.
Kısacası insan, bir rehber olmadan, her şeyin sahibi, yaratıcısı olan Allahü teâlâyı kendi başına bir türlü tanıyamamış, Ona giden yolu bulamamıştır. Bugün bile güneşe ve ateşe tapanlar mevcuttur ve bunlara da şaşmamalıdır. Çünkü rehbersiz, karanlıkta doğru yol bulunamaz. İsra suresinin 15. âyetinde mealen; (Biz, Peygamber göndererek bildirmeden önce azab yapıcı değiliz) buyurulmaktadır.
Allahü teâlâ, kullarına verdiği akıl ve düşünme kuvvetinin nasıl kullanılacağını onlara öğretmek, kendi birliğini onlara tanıtmak ve iyi işleri kötü, zararlı işlerden ayırmak için, dünyaya Peygamberler göndermiştir.
Peygamberler, insanlık sıfatları itibariyle bizim gibi insandırlar. Onlar da yer, içer, uyur ve yorulurlar. Diğer insanlardan farkları; çok akıllı olmaları, zekaları, muhakeme kuvvetlerinin çok üstün olması, tertemiz ahlaklı ve Allahü teâlânın emirlerini insanlara tebliğ edecek, bildirecek bir güçte bulunmalarıdır.
Peygamberler, en büyük rehberlerdir. İslam dinini tebliğ eden, en son ve en üstün peygamber, Muhammed aleyhisselamdır. Kitabı da, Kur�an-ı kerimdir. Muhammed aleyhisselamın sözlerine, Hadis-i şerif denir.
Kur�an-ı kerim ve hadis-i şerifler yanında bize rehberlik eden büyük din âlimleri de vardır. İnsan, iyi bir Müslüman olmak için İslam dininin kitabı olan Kur�an-ı kerimi okuyarak ve hadis-i şerifleri inceleyerek doğru yolu bulamaz mı diye bir düşünce hatıra gelebilir. Böyle düşünmek çok yanlıştır. Çünkü, din hakkında hiç bilgisi olmayan bir kimse, bir rehber olmadan Kur�an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin derin manasını anlayamaz. En mükemmel sporcu bile, yüksek bir dağa çıkarken kendisine bir rehber arar. Bir büyük fabrikada mühendislerin yanında ustabaşılar ve ustalar vardır. Böyle bir fabrikaya ilk giren işçi, önce ustalarından, sonra ustabaşılarından işinin inceliğini öğrenir. Bunları öğrenmeden, mühendis ile temas ederse, onun sözlerinden, hesaplarından hiçbir şey anlamaz. Çok iyi silah kullanan bir kimse bile, kendisine verilen yeni bir silahın nasıl kullanılacağı kendine öğretilmeden, onu doğru kullanamaz. Bunun içindir ki, din ve iman işlerinde, Kur�an-ı kerim ve hadis-i şerifler yanında kendilerine Mürşid-i kâmil ismi verilen büyük din âlimlerinin eserlerinden faydalanmak gerekmektedir.
İslam dinindeki Mürşid-i kâmillerin en üstünleri, dört mezheb imamlarıdır. Bunlar, imam-ı a�zam Ebu Hanife, imam-ı Şafi�i, imam-ı Malik ve imam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleridir.
Netice olarak, Kur�an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin manalarını doğru olarak öğrenmek için, bu âlimlerin kitaplarını okumak lazımdır. Bunların kitaplarını açıklayan binlerce âlim gelmiştir. Bu açıklamaları okuyan, İslam dinini doğru olarak öğrenir. Bu kitapların hepsindeki iman bilgileri aynıdır. Bu doğru imana Ehl-i Sünnet itikadı, inancı denir. Sonradan uydurulan, bunlara uymayan bozuk, sapık inanç yollarına ise, Bid�at ve Dalalet yolları denir.
Makaleler .:.: www.osman-unlu.com :.:.
Rehbersiz doğruya ulaşılamaz
Rehbersiz doğruya ulaşılamaz
İnsanoğlu, önünde bir yol gösteren, Allahü teâlânın gönderdiği bir rehber olmadan kendi başına doğru yolu bulamamış, hep yanlış yollara sapmıştır. İnsan, kendisini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu, aklı sayesinde anlamış, fakat ona giden yolu, rehbersiz olarak bulamamıştır. Peygamberleri işitmemiş veya o Peygamberin daveti kendilerine ulaşmamış olanlar, yaratıcıyı etraflarında aramışlar ve kendilerine en büyük faydası olan güneşi, yaratıcı sanarak ona tapmaya başlamışlardır. Daha sonra, büyük tabiat güçlerini, fırtınayı, ateşi, kabaran denizi, yanar dağları ve benzerlerini gördükçe, bunları yaratıcının yardımcıları zannederek, herbiri için birer suret yapmaya kalkmışlar ve bunlardan da putlar doğmuştur. Bunların gazabından korkarak, onlara kurbanlar kesmişler ve insanları bile bu putlara kurban etmişlerdir. Böylece her yeni hadise karşısında, putların sayısını da artırmışlardır. İslamiyet zuhur ettiği zaman Kâ�be-i muazzamada 360 put vardı.
Kısacası insan, bir rehber olmadan, her şeyin sahibi, yaratıcısı olan Allahü teâlâyı kendi başına bir türlü tanıyamamış, Ona giden yolu bulamamıştır. Bugün bile güneşe ve ateşe tapanlar mevcuttur ve bunlara da şaşmamalıdır. Çünkü rehbersiz, karanlıkta doğru yol bulunamaz. İsra suresinin 15. âyetinde mealen; (Biz, Peygamber göndererek bildirmeden önce azab yapıcı değiliz) buyurulmaktadır.
Allahü teâlâ, kullarına verdiği akıl ve düşünme kuvvetinin nasıl kullanılacağını onlara öğretmek, kendi birliğini onlara tanıtmak ve iyi işleri kötü, zararlı işlerden ayırmak için, dünyaya Peygamberler göndermiştir.
Peygamberler, insanlık sıfatları itibariyle bizim gibi insandırlar. Onlar da yer, içer, uyur ve yorulurlar. Diğer insanlardan farkları; çok akıllı olmaları, zekaları, muhakeme kuvvetlerinin çok üstün olması, tertemiz ahlaklı ve Allahü teâlânın emirlerini insanlara tebliğ edecek, bildirecek bir güçte bulunmalarıdır.
Peygamberler, en büyük rehberlerdir. İslam dinini tebliğ eden, en son ve en üstün peygamber, Muhammed aleyhisselamdır. Kitabı da, Kur�an-ı kerimdir. Muhammed aleyhisselamın sözlerine, Hadis-i şerif denir.
Kur�an-ı kerim ve hadis-i şerifler yanında bize rehberlik eden büyük din âlimleri de vardır. İnsan, iyi bir Müslüman olmak için İslam dininin kitabı olan Kur�an-ı kerimi okuyarak ve hadis-i şerifleri inceleyerek doğru yolu bulamaz mı diye bir düşünce hatıra gelebilir. Böyle düşünmek çok yanlıştır. Çünkü, din hakkında hiç bilgisi olmayan bir kimse, bir rehber olmadan Kur�an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin derin manasını anlayamaz. En mükemmel sporcu bile, yüksek bir dağa çıkarken kendisine bir rehber arar. Bir büyük fabrikada mühendislerin yanında ustabaşılar ve ustalar vardır. Böyle bir fabrikaya ilk giren işçi, önce ustalarından, sonra ustabaşılarından işinin inceliğini öğrenir. Bunları öğrenmeden, mühendis ile temas ederse, onun sözlerinden, hesaplarından hiçbir şey anlamaz. Çok iyi silah kullanan bir kimse bile, kendisine verilen yeni bir silahın nasıl kullanılacağı kendine öğretilmeden, onu doğru kullanamaz. Bunun içindir ki, din ve iman işlerinde, Kur�an-ı kerim ve hadis-i şerifler yanında kendilerine Mürşid-i kâmil ismi verilen büyük din âlimlerinin eserlerinden faydalanmak gerekmektedir.
İslam dinindeki Mürşid-i kâmillerin en üstünleri, dört mezheb imamlarıdır. Bunlar, imam-ı a�zam Ebu Hanife, imam-ı Şafi�i, imam-ı Malik ve imam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleridir.
Netice olarak, Kur�an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin manalarını doğru olarak öğrenmek için, bu âlimlerin kitaplarını okumak lazımdır. Bunların kitaplarını açıklayan binlerce âlim gelmiştir. Bu açıklamaları okuyan, İslam dinini doğru olarak öğrenir. Bu kitapların hepsindeki iman bilgileri aynıdır. Bu doğru imana Ehl-i Sünnet itikadı, inancı denir. Sonradan uydurulan, bunlara uymayan bozuk, sapık inanç yollarına ise, Bid�at ve Dalalet yolları denir.
Makaleler .:.: www.osman-unlu.com :.:.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû
Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/45115-rehbersiz-olmaz · 06.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- Kalble niyet edilmezse, dört mezhepte de namaz sahih olmaz.Sadece dille niyet olmaz. Namaz 1 cevap
- Tevhid eden deli olmaz, kalbi zelil olmaz! Kendi Şiirleriniz 1 cevap
- Hayr işlemek mutlaka para ile olmaz Kıssadan Hisse 2 cevap
- YIKILMADIK AYAKTAYIZ .OLMAZ YA... TABİİ... BİRİ İNSAN, BİRİ HAYVAN! Şiirler 1 cevap
- Dualar Neden Kabul Olmaz ? Fıkıh ve Akaîd 10 cevap
- Kur'anda çelişki olmaz (Ateistlere cevaplar) Kuran-ı Kerim 13 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.